Jump to content

HATEM

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    830
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

2 Takipçiler

HATEM Hakkında

  • Derece
    Advanced Member

Güncel Profil Ziyaretleri

1.438 profil görüntüleme
  1. İsbâta hiç bir yönden ihtiyâç yok. Çünkü isbât ile ulaşılacak bir fayda yok. Zarâr ise çok. Deşifre olmak büyük bir sorun.
  2. Bu cümlenle, Konumunu doğruladın. Ey güzel Allah'ım, Hikmetsiz hiç bir işin yok... Herkese hakettiğini veriyorsun. Ben ise, Süt verilmesi gereken bebeğe, acılı adana üstüne kaymaklı künefe yedirtmeye çalışıyorum...
  3. Bizim İsbâta ihtiyâcımız yok ki Hoca nın hiç yok. Akıllı ol biraz, Yukarıda bahsettiğim özelliklere sâhip birisi bu ödülleri ne yapsın? Tamam çevresinde çok fakir var ama bence Allah (c.c.) izin vermez. Yinede edepsizlik yapıp ödülleri söyleyim, zannetmiyorum ama izin çıkarsa paraları toparlayabiliriz. Çok kolay...
  4. Akıl îmân etmez mirasyedi Kalp îmân eder. Çoğunlukla böyledir. Çok küçük bir azınlık, mu'cîzeyle îmân eder... Çok güzel okumuş bunu kaydedelim. Biz 50 yıldır öğrenemedik, Amerikalı kız nasıl okuyor bak, hayret...
  5. Demekki kendi kapasiteleri oranınca bir Tanrı algıları var. Ve Tanrıyı inkâr ediyorum dediklerinde düzeysizliklerini görüp kendilerini inkâr etmiş oluyorlar. Allah'a inananların durumu da buna benzer,, Mü'min, Kendinde Allah'ı görebildiği kadar Allah'a inanır... Hiç göremezse Ateistler gibi inanamaz... Fakat burda çok derin bir incelik daha var. Bir kısım insânlara "düzeysiz" veyâ bâtın cihetiyle "hayvândan aşağı oldukları için" demek, her problemi çözmüyor. Çünkü Onlar da her varlık gibi mükemmel "kul" durlar. Dış yüzden insândırlar. (Ve aslında hem iç hem de dış yüzden insân olan sâdece insân-ı kâmillerdir (bütün müslümânlar değil)) Her insân Allah'ın muhtelif bir isminin en mükemmel kul'udur. İşte bu noktada düzeysizlik yoktur. Meselâ Firavun mükemmel bir kuldur. Allah isminin kulu değil, Rahmân isminin kulu da değil... Hangi ismin kuluysa o noktada mükemmeldir. Şeytân da mükemmel kuldur, ama Hâdî isminin değil, Mudill isminin kuludur. @kabaraBiraz daha sınırları zorlayalım mı? Yukarda ki fikirlerin değişebilir bak,, bir ânda müşrîkliğime hükmetmeyesin... Trafolara da zarâr vermek istemem ama gerçek bilgiyi çok seviyorum, herkes öğrensin ve mutlu olsun istiyorum... Hiç bir varlık, kendisinden başka, kendisinden büyük, kendisinin dışında bir varlığı ne bilebilir ne de görebilir,, böyle bir varlığa inanması da mümkün değildir. Dolayısıyla her insân, İnandığı Tanrıdan daha büyüktür. (İnandığı Tanrıdan kastım, Allah'ın Zât'ı değil, Allah'ın mü'mindeki yansımasından, algısından bahsediyorum.) Adının Tanrı olmasına da gerek yok, Her insânın inancı, kendi i'câdıdır, kendi ürünüdür. Hiç bir Ürün, Üretildiği Fabrikadan büyük olmaz. Bir Mü'minin Allah'ı bilmesi, Nefsini (Kendini) Bilmesinin bir dalıdır, bir şubesidir. Aslolan kendimizi tanımaktır. Tanıyabilir miyiz? Tâmm olarak tanıyamyız. Neden acaba?
  6. Üçgenin üç kenarı olduğunu bildiğim gibi biliyorum. Doğrulamaya ihtiyâcımız yok,, belki sizin bile ihtiyâcınız olmaz. Rü'yâda size bile gösterilse, kim olduğunu anlarsın. İşitmesen bile Rü'yâ esnâsında kimi gördüğünü bilirsin. Şeytân, kendini rü'yâda Evliyâya ve Enbiyâya benzetmeye çalışır fakat nûrsuzluğundan rahatlıkla anlaşılır. Gördüğümüzün kim olduğuna dâir hiç tereddüdümüz yok, çünkü çokça sağlamasını yaşamışız. Kısaca bir tânesine değineyim. Bir arkadaşım bana "vahdet-i vücûd" nedir diye sordu. Gerçekten öğrenmek istiyordu... O gece Hazret-i Şeyhi rü'yâsında gördü, Hazret, çok sevecen ve güleryüzlü olarak, vahdet-i vücûd'u açıklamış. Ben kendisinden dinledim, hayret ettim. Hiç bilmiyordu bana hocalık yaptı... Neden inanmadıklarını bu forumda çok anlattım, yukardada anlattım. Biraz daha yavaş ve dikkatli okuyun. Ba'zı insânlar İç âlemi i'tibâriyle melektir ba'zıları da hayvân ve hayvândan aşağıdır. İç yüz i'tibâriyle hayvân olan bir varlık nasıl inansın ki, istese de inanamaz. Bir hayvan, konuşamayacağı gibi inanamaz da... İnsân olması lâzım, çünkü insânda Allah ile ünsiyet isti'dâdı vardır. Bu ünsiyet olacak ki, Allah'ın gören gözü olabilsin. Çünkü Allah'ı Allah'tan başkası bilemez... Meselâ ben de,, namaz kıldığımda, bedenim namaz kılıyor fakat Zihnim başka yerde, Ben zihihinden ibâret olsam, namaz kıldığım kesinlikle söylenemez. Bedenim namazda ama İstesem de Zihnimle huzura çıkamıyorum (namazda değilim). Hani sordun ya, istesen de inanamassın demiştim. Biz de istesek de bütün varlığımızla huzurda duramıyoruz. Veyâ İstesek de namaz kılamıyoruz. Bizde eksiklikler olduğu için ya huzura hiç kabul edilmiyoruz, ya da yarım kabul ediliyoruz... Çünkü varlık seviyemiz müsâit değil. Evrimleşememişiz (Tekâmül edememişiz.) Benim, Allah'tan hîbe edilmiş öyle özelliklerim yok. Fakat, Ma'rifetullah bahsinde Allah'ın bana yardım ettiği söylendi. İnşAllah, Allah (c.c.) verdiğini almaz... Evliyâlığın ilk mertebelerinde Kabîr ehlinin ahvâli gösterilir ve işittirilirmiş. Son mertebelerinde de bütün insânların, aklından ve kalbinden geçenler biliniyor. Biliniyor dedim, çünkü kalbimden geçenlerin bilindiğine çok şahid oldum. Hem kalpleri bilen hem de tayyi mekân yapan ve hem de her canlının şekline giren bir veliy yi yakından tanıyorum. Demek ki, Dünyâ üzerinde böyle insânlar var.
  7. Çıkmaz gibi gözüken bu yoldaki çıkış kapısını göstereyim. Taklîd yoluyla da olsa güzel işler ve iyilikler yapmak, bu kilitli kapıyı açar. Şöyle ki; İyi ve güzel işler yapınca Allah seni sever. Çünkü Allah güzeli sever, çünkü Allah güzeldir ve her varlık kendini sever.. İyi ve güzel işler yapınca Allah seni sever, Allah seni sevdiği zamân ancak sen Allah'ı sevebilirsin. Allah'ı seviyorsan, bu,, sevginin derecesi oranınca, Allah'ın seni sevdiğinin göstergesidir. Çünkü Varlık tektir, Varlıkta ikilik olmaz. Ancak, Asıl varlık ve gölge varlık ayırımı olabilir. Ya'nî varlıkta mertebeler olabilir. İkilik, çokluk olmaz. Çokluk Zât'lardadır. Varlıkta çokluk olmaz.
  8. Anlamanız için Daha Kaç kere anlatmalıyım. Ben birçok kerâmete gözlerimle şâhid oldum. İnanmak,, Bilmeyenler ve görmeyenler içindir. Çoğu hususta ben inanma boyutunu geçmişim... Ölüm esnâsında, İnsânın gözünde Dünyâ kapıları kapanıp, âhiretin kapısı aralandığında, Can çıkmadan önce, ilk olarak melekleri görmeye başlar. Ve Meleklerin varlığına artık inanmaktadır. Buna, "şuhûdî îmân" denir. Yatakta ölen herkes (âniden öldürülmeyen) zarûrî olarak şuhûdî îmân ile gider. Tabi bu duruma "îmân" demek, mecâzendir. Bir şey görüldüğü zamân o şey hakkında îmân teklîfi ortadan kalkar. Hâa, hazret-i Şeyhin Evliyâ olduğunu nerden biliyorum. Kesinlikle biliyorum. Rü'yâda gördüm, konuştum... Türbede, Kabrinden ayağa kalkan Bir Evliyâ gören,, normal bir insân o türbede medfûn olan kişinin bir Allah dostu olduğunu bilir. Fakat öyle anormal insânlar vardır ki, Ayın yarıldığını görse, avuç içindeki taşların konuştuğunu görse,Asâ'nın yılan olduğunu görse yinede inanmaz. Aslında inanmaz değil, İnanamaz... Niye İnanamadığını bu forumda çok izâh ettim. Varlık düzeyi inanıp inanmama kategorisinde ve seviyesinde değil,, Allah ile ünsiyet, İnsân için geçerlidir. Hayvânlık düzeyindeki mahlûkat için değil... Peygambere imân, Allah ile ünsiyete açılan bir kapıdır. Bu kapıdan giren normal bir insân, doğru ve dürüst olursa 20 milyar ışık yılı uzaklıktaki gezegenlere bir sâniyede yolculuk yapabilir. Çünkü her şeyi yaratan Allah ile bir ünsiyeti vardır. Şöyle de diyebiliriz; "Allah varlık düzey müsâit olmayan insânların inanmasını istemez" Şöyle de desek doğrudur. Allah (c.c.) kötü insânların inanmasını istememiştir. İnanmanın veyâ Bir Fiilin gerçekleşmesi için bizim istememiz yeterli değildir. Allah'ın istemesi önceliklidir.
  9. HATEM

    Hristiyanların çarmıh konusunda müslamanlara cevabı

    Çarmıh konusunda hristiyanlar haklıdır. Müslümânlar, çarmıh konusundaki âyeti (Nisâ 157) anlayabilmiş değiller. Lafın gelişi hristiyanlar dedim, yeryüzünde hristiyan yoktur, o devir kapanmıştır. Bütün insânlar Ümmet-i Muhammeddir. İstese de kimse hristiyan olamaz artık (gerçek hristiyan olamaz). Çarmıh konusu çok mühimm konudur, müslümânların bu konuda yanlış yapmalarının bedeli insanlık adına çok ağır olmuştur. Yapılan bu yanlış, hristiyanım diyenlerin akın akın İslâma girmelerine de engel olmaktadır. Yaşanan Çarmıh hâdisesi bir tevâtürdür. Tevâtür kesin bilgidir. Meselâ İstanbul'un Fethi Tevâtürdür. Tevâtüre karşı çıkmak, İstanbul Fethedilmedi demek gibi bir saçma iddiâdır.
  10. HATEM

    Mekanin Sahibi Coronavirus

    Konuyu başlatan kişi, melek görmüş şeytân gibi, topuklarını kıçına vura vura kaçmış gözüküyor.
  11. HATEM

    ya atiistler yanılıyorsa!

    Bu tek satırlık cevâbı vermek için mi 30 saat bekledin? Ağzım var konuşuyorum mu demek istiyorsun... Hem,, sana verilen cevapları anlamıyor ve sürekli aynı şeyleri yazıyorsun. Varlığınızda bir eksiklik bir sakatlık olduğu,, yazışmalardan zannediyorum anlaşılmıştır. Joker filmini izledim, ve üzüldüm. Gerçekleri ifâde etme sâiki özümde baskın olsa da Gerçekleri mecbûren söylerken muhatablarımı gerçeklerin üzmesi ve aşağılaması benim hiç hoşuma gitmiyor. Bilakis, muhatabların kötülüğü için değil, herkesin iyiliği için yazıyorum. Filmdeki karakter gibi özünde iyi bir insân olmasanız bile (Doğrusunu en iyi Allah bilir.) sert darbeler vurmak, kan dökmek hoşuma gitmiyor, sanal ortamda olsa bile... Filimde olduğu gibi, Empati kurmadan ârızâlı noktaları kaşımak fayda değil zarâr verebiliyor. Doğruları söylemek doğrudur ama Her yerde söylemek doğru değildir, Hikmete muvâfık değildir. Buradaki ateistlere cevap vermemin hikmete muvafık olup olmadığını da şu âna kadar çözebilmiş değilim.
×
×
  • Yeni Oluştur...