Jump to content

HATEM

Üyeliği Sonlandırılmış Kullanıcı
  • İçerik sayısı

    835
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

2 Takipçiler

HATEM Hakkında

  • Derece
    Advanced Member

Güncel Profil Ziyaretleri

1.678 profil görüntüleme
  1. HATEM

    Mekanin Sahibi Coronavirus

    Tek Eylemde, Hem O atıyor hem de sen atıyorsun. Bir taşı atarken, hem elinin hem de şahsının taşı atmasında olduğu gibi... "Allah nasıl atıyor"? diye soracak olursan,, İşin (Eylemin) Allah'a dönük tarafı seni ilgilendirmez, çünkü ateistsin. Anlatılsa da anlamassın. Böyle olunca, Ben atıyor muyum? diye sorman bile saçmadır. Evet, senin eyleminin sana âid olduğu kesindir. (Senin varlığın ne kadar kesin ise o kadar kesindir. Varlığın hayâl ise atman da hayâldir) Bu soruyu bir müslümân sorsa ona verilecek cevap daha tafsîlâtlı olmak zorundadır. Çünkü bu soru, Allah'ın tanıtılmasını (irfân) gerektirir. Âyetteki, "Attığın zamân" kısmı senin için yeterlidir. Dünyâ'da zâlimlerin, özellikle ateistlerin, suç işleme yeterliliğinde tereddüd yoktur (cezâi ehliyetleri vardır, yok diyen akılsızdır). Yalvarmalarına ve bağırmalarına rağmen Suçlarının karşılığı olan cezâyı da çekecekler. Eylemlerimizde Mutlak (Her bakımdan) bir hürriyet olamayacağı için Çünkü biz sırf kendimizden ibâret değiliz. Çevremizle bir bütünüz. Ve eylemlerimiz, Temelde Allah'ın isimlerinin açığa çıkmasının bir parçası olduğu için,, Yaratılışımızın sebebi kendimizden çok "O" olduğu için, Çok Kötü bir mahlûk da olsak İyi mahlûkların anlaşılabilmesi görevini ifâ ettiğimiz için ve Kötü olsak da Bütünsel güzelliğin ve bütünsel iyiliğin zorunlu bir parçası olmamızdan ötürü Ve Varlıklarımız asıl varlık değil bir yansıma ve gölge olduğu için, Eylemlerimizle sonsuza kadar Cehennemde cezâyı haketsek de, Zorunlu olarak Rahmet dâiresinin dışına çıkmamız mümkün değildir. Eğer Dünyâ da Mutlak bir hürriyet olsaydı ki bu imkânsızdır., En büyük suçlular (Müşrîkler ve Ateistler), sonsuza kadar acı çekelerdi. Yukarıda bahsettiğim nedenlerden ötürü, en büyük suçlular, ebedî olarak cehennemde kalırlar fakat, sonsuza kadar acı çekmezler. Çünkü Varlıklarımız bağımsız değildir, , mutlak varlık olan Allah tarafından kuşatılmıştır. Allah'ın Rahmeti de her şeyden geniştir.
  2. HATEM

    Mekanin Sahibi Coronavirus

    Varsa bi delikanlı ki şu âna kadar çıkmadı, Evliyânın irfânı olan Vahdet-i Vücûd'un yanlışını göstersin. Müslümânsa Kur'ân hakemliğinde göstersin. Gâvursa, Mantık terâzisi vâsıtasıyla göstersin... Tasavvufu inkâr eden Bedevîlere sığınmaktan vazgeçin. Onların algılarındaki İslâmın yanlışlıkları sizi kurtarmaz. İşin garip tarafı, siz ateistlerin Omuzunuzun üstünde taşıdığınız kafa, Tasavvuf düşmanı bedevîlere, vahabîlere veyâ ışid kafasına çok benziyor...
  3. HATEM

    Mekanin Sahibi Coronavirus

    "…Attığın zaman sen atmadın, Allah attı!.."
  4. İsbâta hiç bir yönden ihtiyâç yok. Çünkü isbât ile ulaşılacak bir fayda yok. Zarâr ise çok. Deşifre olmak büyük bir sorun.
  5. Bu cümlenle, Konumunu doğruladın. Ey güzel Allah'ım, Hikmetsiz hiç bir işin yok... Herkese hakettiğini veriyorsun. Ben ise, Süt verilmesi gereken bebeğe, acılı adana üstüne kaymaklı künefe yedirtmeye çalışıyorum...
  6. Bizim İsbâta ihtiyâcımız yok ki Hoca nın hiç yok. Akıllı ol biraz, Yukarıda bahsettiğim özelliklere sâhip birisi bu ödülleri ne yapsın? Tamam çevresinde çok fakir var ama bence Allah (c.c.) izin vermez. Yinede edepsizlik yapıp ödülleri söyleyim, zannetmiyorum ama izin çıkarsa paraları toparlayabiliriz. Çok kolay...
  7. Akıl îmân etmez mirasyedi Kalp îmân eder. Çoğunlukla böyledir. Çok küçük bir azınlık, mu'cîzeyle îmân eder... Çok güzel okumuş bunu kaydedelim. Biz 50 yıldır öğrenemedik, Amerikalı kız nasıl okuyor bak, hayret...
  8. Demekki kendi kapasiteleri oranınca bir Tanrı algıları var. Ve Tanrıyı inkâr ediyorum dediklerinde düzeysizliklerini görüp kendilerini inkâr etmiş oluyorlar. Allah'a inananların durumu da buna benzer,, Mü'min, Kendinde Allah'ı görebildiği kadar Allah'a inanır... Hiç göremezse Ateistler gibi inanamaz... Fakat burda çok derin bir incelik daha var. Bir kısım insânlara "düzeysiz" veyâ bâtın cihetiyle "hayvândan aşağı oldukları için" demek, her problemi çözmüyor. Çünkü Onlar da her varlık gibi mükemmel "kul" durlar. Dış yüzden insândırlar. (Ve aslında hem iç hem de dış yüzden insân olan sâdece insân-ı kâmillerdir (bütün müslümânlar değil)) Her insân Allah'ın muhtelif bir isminin en mükemmel kul'udur. İşte bu noktada düzeysizlik yoktur. Meselâ Firavun mükemmel bir kuldur. Allah isminin kulu değil, Rahmân isminin kulu da değil... Hangi ismin kuluysa o noktada mükemmeldir. Şeytân da mükemmel kuldur, ama Hâdî isminin değil, Mudill isminin kuludur. @kabaraBiraz daha sınırları zorlayalım mı? Yukarda ki fikirlerin değişebilir bak,, bir ânda müşrîkliğime hükmetmeyesin... Trafolara da zarâr vermek istemem ama gerçek bilgiyi çok seviyorum, herkes öğrensin ve mutlu olsun istiyorum... Hiç bir varlık, kendisinden başka, kendisinden büyük, kendisinin dışında bir varlığı ne bilebilir ne de görebilir,, böyle bir varlığa inanması da mümkün değildir. Dolayısıyla her insân, İnandığı Tanrıdan daha büyüktür. (İnandığı Tanrıdan kastım, Allah'ın Zât'ı değil, Allah'ın mü'mindeki yansımasından, algısından bahsediyorum.) Adının Tanrı olmasına da gerek yok, Her insânın inancı, kendi i'câdıdır, kendi ürünüdür. Hiç bir Ürün, Üretildiği Fabrikadan büyük olmaz. Bir Mü'minin Allah'ı bilmesi, Nefsini (Kendini) Bilmesinin bir dalıdır, bir şubesidir. Aslolan kendimizi tanımaktır. Tanıyabilir miyiz? Tâmm olarak tanıyamyız. Neden acaba?
  9. Üçgenin üç kenarı olduğunu bildiğim gibi biliyorum. Doğrulamaya ihtiyâcımız yok,, belki sizin bile ihtiyâcınız olmaz. Rü'yâda size bile gösterilse, kim olduğunu anlarsın. İşitmesen bile Rü'yâ esnâsında kimi gördüğünü bilirsin. Şeytân, kendini rü'yâda Evliyâya ve Enbiyâya benzetmeye çalışır fakat nûrsuzluğundan rahatlıkla anlaşılır. Gördüğümüzün kim olduğuna dâir hiç tereddüdümüz yok, çünkü çokça sağlamasını yaşamışız. Kısaca bir tânesine değineyim. Bir arkadaşım bana "vahdet-i vücûd" nedir diye sordu. Gerçekten öğrenmek istiyordu... O gece Hazret-i Şeyhi rü'yâsında gördü, Hazret, çok sevecen ve güleryüzlü olarak, vahdet-i vücûd'u açıklamış. Ben kendisinden dinledim, hayret ettim. Hiç bilmiyordu bana hocalık yaptı... Neden inanmadıklarını bu forumda çok anlattım, yukardada anlattım. Biraz daha yavaş ve dikkatli okuyun. Ba'zı insânlar İç âlemi i'tibâriyle melektir ba'zıları da hayvân ve hayvândan aşağıdır. İç yüz i'tibâriyle hayvân olan bir varlık nasıl inansın ki, istese de inanamaz. Bir hayvan, konuşamayacağı gibi inanamaz da... İnsân olması lâzım, çünkü insânda Allah ile ünsiyet isti'dâdı vardır. Bu ünsiyet olacak ki, Allah'ın gören gözü olabilsin. Çünkü Allah'ı Allah'tan başkası bilemez... Meselâ ben de,, namaz kıldığımda, bedenim namaz kılıyor fakat Zihnim başka yerde, Ben zihihinden ibâret olsam, namaz kıldığım kesinlikle söylenemez. Bedenim namazda ama İstesem de Zihnimle huzura çıkamıyorum (namazda değilim). Hani sordun ya, istesen de inanamassın demiştim. Biz de istesek de bütün varlığımızla huzurda duramıyoruz. Veyâ İstesek de namaz kılamıyoruz. Bizde eksiklikler olduğu için ya huzura hiç kabul edilmiyoruz, ya da yarım kabul ediliyoruz... Çünkü varlık seviyemiz müsâit değil. Evrimleşememişiz (Tekâmül edememişiz.) Benim, Allah'tan hîbe edilmiş öyle özelliklerim yok. Fakat, Ma'rifetullah bahsinde Allah'ın bana yardım ettiği söylendi. İnşAllah, Allah (c.c.) verdiğini almaz... Evliyâlığın ilk mertebelerinde Kabîr ehlinin ahvâli gösterilir ve işittirilirmiş. Son mertebelerinde de bütün insânların, aklından ve kalbinden geçenler biliniyor. Biliniyor dedim, çünkü kalbimden geçenlerin bilindiğine çok şahid oldum. Hem kalpleri bilen hem de tayyi mekân yapan ve hem de her canlının şekline giren bir veliy yi yakından tanıyorum. Demek ki, Dünyâ üzerinde böyle insânlar var.
  10. Çıkmaz gibi gözüken bu yoldaki çıkış kapısını göstereyim. Taklîd yoluyla da olsa güzel işler ve iyilikler yapmak, bu kilitli kapıyı açar. Şöyle ki; İyi ve güzel işler yapınca Allah seni sever. Çünkü Allah güzeli sever, çünkü Allah güzeldir ve her varlık kendini sever.. İyi ve güzel işler yapınca Allah seni sever, Allah seni sevdiği zamân ancak sen Allah'ı sevebilirsin. Allah'ı seviyorsan, bu,, sevginin derecesi oranınca, Allah'ın seni sevdiğinin göstergesidir. Çünkü Varlık tektir, Varlıkta ikilik olmaz. Ancak, Asıl varlık ve gölge varlık ayırımı olabilir. Ya'nî varlıkta mertebeler olabilir. İkilik, çokluk olmaz. Çokluk Zât'lardadır. Varlıkta çokluk olmaz.
  11. Anlamanız için Daha Kaç kere anlatmalıyım. Ben birçok kerâmete gözlerimle şâhid oldum. İnanmak,, Bilmeyenler ve görmeyenler içindir. Çoğu hususta ben inanma boyutunu geçmişim... Ölüm esnâsında, İnsânın gözünde Dünyâ kapıları kapanıp, âhiretin kapısı aralandığında, Can çıkmadan önce, ilk olarak melekleri görmeye başlar. Ve Meleklerin varlığına artık inanmaktadır. Buna, "şuhûdî îmân" denir. Yatakta ölen herkes (âniden öldürülmeyen) zarûrî olarak şuhûdî îmân ile gider. Tabi bu duruma "îmân" demek, mecâzendir. Bir şey görüldüğü zamân o şey hakkında îmân teklîfi ortadan kalkar. Hâa, hazret-i Şeyhin Evliyâ olduğunu nerden biliyorum. Kesinlikle biliyorum. Rü'yâda gördüm, konuştum... Türbede, Kabrinden ayağa kalkan Bir Evliyâ gören,, normal bir insân o türbede medfûn olan kişinin bir Allah dostu olduğunu bilir. Fakat öyle anormal insânlar vardır ki, Ayın yarıldığını görse, avuç içindeki taşların konuştuğunu görse,Asâ'nın yılan olduğunu görse yinede inanmaz. Aslında inanmaz değil, İnanamaz... Niye İnanamadığını bu forumda çok izâh ettim. Varlık düzeyi inanıp inanmama kategorisinde ve seviyesinde değil,, Allah ile ünsiyet, İnsân için geçerlidir. Hayvânlık düzeyindeki mahlûkat için değil... Peygambere imân, Allah ile ünsiyete açılan bir kapıdır. Bu kapıdan giren normal bir insân, doğru ve dürüst olursa 20 milyar ışık yılı uzaklıktaki gezegenlere bir sâniyede yolculuk yapabilir. Çünkü her şeyi yaratan Allah ile bir ünsiyeti vardır. Şöyle de diyebiliriz; "Allah varlık düzey müsâit olmayan insânların inanmasını istemez" Şöyle de desek doğrudur. Allah (c.c.) kötü insânların inanmasını istememiştir. İnanmanın veyâ Bir Fiilin gerçekleşmesi için bizim istememiz yeterli değildir. Allah'ın istemesi önceliklidir.
×
×
  • Yeni Oluştur...