Jump to content

Emre Karaköse

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    207
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

Emre Karaköse Hakkında

  • Derece
    Advanced Member

Contact Methods

  • Website URL
    http://emre1974tr.blogspot.com/

Profile Information

  • Gender
    Male

Güncel Profil Ziyaretleri

358 profil görüntüleme
  1. Emre Karaköse

    Populer Science dergisinden bazı notlar

    Hayır tam tersine Kuran sadece kanıta dayalı gerçek bilgiye iman etmemizi emrederken, hurafelerden ise uzak durmamızı emrediyor. Zan ile inancı birbirine karıştırmayın: http://emre1974tr.blogspot.com/2011/07/bilgiler-bile-birer-inanctr.html Ve Kuran'ın bilimi emretmesi: http://emre1974tr.blogspot.com/2011/07/kurann-bilimi-emretmesi.html Selam
  2. Emre Karaköse

    Ruhçuluğun Hıristiyanlıktaki Tezahürleri

    http://emre1974tr.blogspot.com/2013/10/george-orwell-ve-roman-1984-hakknda.html Selam ve sevgiler
  3. Emre Karaköse

    Populer Science dergisinden bazı notlar

    Dini Yazılarda da yayınlanmışken güncelleyelim konuyu: http://www.diniyazilar.com/2018/12/popular-science-dergisinden-bazi-notlar/ Selam ve sevgiler
  4. Emre Karaköse

    Sızma zeytinyağı floresan özelliğiyle ışık yayar

    Bu mucizeyi sunan ayette floresan özelliğe sahip madde nereye koyuluyor? Lambanın içine... Lamba ne oluyor, floresan lamba oluyor. Bu da 1400 yıl önce floresan lambanın bulunacağının haber verildiğini gösteriyor. Ateş değmeden yanacağı ayrıntısı bile verilerek. Selam ve sevgiler
  5. Emre Karaköse

    Sızma zeytinyağı floresan özelliğiyle ışık yayar

    Her açıdan iyidir: http://www.diniyazilar.com/2018/12/nur-suresi-35-ayetteki-mucize/ ve http://emre1974tr.blogspot.com/2011/07/kurann-bilimi-emretmesi.html Selam
  6. Emre Karaköse

    Dişi Sivrisineğin Üzerindeki Canlı

    Bu mucize tüm dünyaya duyurulacak: http://www.diniyazilar.com/2018/12/disi-sivrisinegin-uzerindeki-canli/ Selam
  7. Emre Karaköse

    Ahiret Evreniyle ilgili 2 yeni notum

    Bahsettiğiniz kötülüğü yapanların, kötülerin cezalandırılması sözkonusu cehennemde. Yani tam tersi bir olay var, o kötülüğü yapan veya fırsat geçse eline hep yapacak olanların cehennemde içindekilerle yüzleştirilmesi, tattırılması. http://emre1974tr.blogspot.com/2013/03/iyiler-mutlaka-kazanr.html Bahsettiğiniz vahşeti yapanlar, yani şirk batağındaki o caniler yakalanıp cezalandırılsa sevinmeyecek misiniz, işte olay bundan ibaret. Selam
  8. Emre Karaköse

    Ahiret Evreniyle ilgili 2 yeni notum

    Ayetlerde cennettekilerin cehennemdekilerden farklı olarak, ilk ölüm dışında ölümü tatmayacakları vurgulanıyor. Cennettekiler sonsuza dek yaşarken, cehennemdekiler ise bir gün cehennemin kendisiyle birlikte yok edilecek olabilirler. Saffat 55. Baktığında, onu cehennemin ortasında bulur. 56. "ALLAH'a andolsun, az kalsın sen beni de mahfedecektin," der. 57. "Rabbimin nimeti olmasaydı, ben de şimde seninle birlikte olurdum." 58-59. Biz ilk ölümümüzden başka ölecek değiliz ve biz azaba uğrayacak da değiliz. Orada, ilk ölüm dışında ölüm tatmazlar. Allah onları cehennem azabından korumuştur.(Duhan Suresi 56. ayet) *** Saffat Suresi: 54. (Yanındakilere,) "Bakar mısınız?" der. 55. Baktığında, onu cehennemin ortasında bulur. 56. "ALLAH'a andolsun, az kalsın sen beni de mahfedecektin," der. 57. "Rabbimin nimeti olmasaydı, ben de şimde seninle birlikte olurdum." Mutaffifin Suresi 34 İşte bugün, iman sahipleri, küfre batmışlara gülüyorlar. 35 Koltuklar üzerinde seyrediyorlar. Ayetlerden, Cennettekilerin bizim 3 boyutlu internet/televizyon teknolojisine benzer bir imkanla diğer alemleri izleyebil...diklerini görüyoruz. Öyleyse şu anda Ahiret Evreninde/Cennette yaşayan bir tanıdığımız arada sırada bizi/dünyayı izliyor olabilir. Ayrıca şu ayet de Peygamberin Cennette/Ahiret Evreninde yaşadığını ve gelişmelerden haberdar olduğunu göstermekte; Furkan 30: Resul de şöyle der: "Ey Rabbim, benim toplumum, bu Kur'an'ı terk edilmiş/dışlanmış halde tuttular." Ahiret Evreni demişken hatırlatalım: http://emre1974tr.blogspot.com/2016/05/goklerevrenler.html Selam ve sevgiler
  9. Emre Karaköse

    Ruhçuluğun Hıristiyanlıktaki Tezahürleri

  10. Emre Karaköse

    Gökler/Evrenler

    Hawking son günlerinde tıpkı Kuran'da belirtildiği gibi gerek evrenin boyutunun gerekse evrenlerin sayısının sonlu olduğunu söylemiş: https://www.mynet.com/stephen-hawking-in-olmeden-onceki-son-teorisi-ortaya-cikti-kainat-sonsuz-degil-ve-sandigimizdan-daha-basit-110104094766#7533689 Yazımda da ayetlerle gösterdiğim üzere Kuran birden fazla ama sonlu sayıda evrenin olduğunu belirtir. Zaten sonsuz sayı diye birşey de yoktur. Ancak bir süreç sonsuza dek devam edebilir, ama ulaştığı sayı hiçbir zaman sonsuz olmaz. Selam
  11. Emre Karaköse

    Kuran'ın belirttiği üzere karıncaların konuştuğu kanıtlandı

    Ses nerelerinden çıkarsa çıkar , bilimadamları karıncalar sesli konuşuyor diyor, tıpkı ayetlerin ifade ettiği gibi. Nokta. Gerisi teknik detaydır. Ve dikkat ederseniz bu yıllarda bilim dünyasında en dikkat çekici ve inceleme altına alınan konulardan biri karıncaların muhabbetleri. Özellikle de dişi kraliçe karıncanın sohbeti kayıt altına alınıyor vs... Selam
  12. Emre Karaköse

    Dişi Sivrisineğin Üzerindeki Canlı

    Artık ağlaşacak hiçbir alanınız kalmadı. Bu mucize , tüm dillere tercüme edilerek dünyaya yayılacak inşallah yakında. Selam.
  13. Emre Karaköse

    Dişi Sivrisineğin Üzerindeki Canlı

    Kalemzade arkadaşım fevk kelimesini güzel incelemiş, şurda verelim: " 3. Fevk Kelimesinin Manası Gelelim fevk’e… Hani o meşhur fevkaladenin fevkindeki fevk’e. Cümledeki can alıcı nokta bu kelime. Fevk kelimesi Türkçede genellikle “üstünlük” anlamında kullanılır. Arapçada da böyledir. Ama Arapçada aynı zamanda bir şeyin cismen de “üzerinde” anlamı vardır. Ama bu “üzerinde”nin Türkçede ayrışmış şekilde ifade eden bir karşılığı yoktur. Belki “yukarısı” kelimesi bu anlamı kısmen verebilir ama Türkçe düşünürken yine de gerçek anlam kaçırılabilir. Çünkü biz Türkçede “üzerinde” dediğimiz zaman veya “yukarısında” dediğimiz zaman bahsettiğimiz nesne ya da olguyu cismin içerdiğini mi içermediğini mi anlamak için durumu ifade eden diğer kelimelerden faydalanırız. Örneğin “üzerindeki nedir?” diye sorduğumuzda karşımızdakinin vücudunun üzerindeki yara bereyi mi, sırtına geçirdiği giysiyi mi yoksa başının üstünde uçuşan sinekleri mi kast ettiğimiz anlaşılamaz. Anlaşılması için ya parmağımızla işaret eder ya mimik ve tonlama kullanır ya da “üzerindeki ütüsüz ceket nedir?” gibi nesneyi ve maksadı da açıklayan bir cümle kurarız. İngilizce bilenler için belki daha anlaşılır olacak bir örnek vereyim. Fevk kelimesi “above” ve “over” arası bir şeydir. Nitekim ayetin az da olsa bazı İngilizce çevirilerinde bu makaleyi onayacak şekilde “above” kelimesinin kullanıldığı da görülüyor. “God does not shy away from citing the example of a mosquito, or anything above it. …” (2 Surat Al-Baqarah (The Cow) 26: translated by The Monotheist Group) Yine de Türkçe anlaşılması için bir örnekle bunu vermek istiyorum. Bir şiir yazdığınızı düşünün ve şiirinizde bulutların üzerinde gezmekte olduğunuzu anlatın. İşte fevk “bulutların üzerinde” lafzında kullandığınız şekliyle “üzerinde” anlamında olan kelimedir. Yani ne buluta ait bir parçasınızdır ne de ondan uzaktasınızdır. Üzerinde ama üzerinde olduğunuz şeyden hem kopuk hem de etkileşen bir haldesinizdir. Kısmen temas/iletişim söz konusudur. Yani “above the clouds” durumunda “over the clouds” haldesinizdir. Başı dumanlı dağlar ya da pâlleri dönmekte olan helikopterler gibi. Her ikisinin üzerinde de bir cisim/vaka vardır. Bir başka örnek, atmosferin tabakalarıdır. Ne birbirlerinin parçasıdırlar, ne de birbirlerinden ayrıdırlar. Birbiri üstüne katmanlar halinde, fevk üstüne fevk durumundadırlar. Cümle içinde kullandığınız manaya göre fevk hemen hemen budur. Üstünde değildir, üzerinde bir haldedir. Eğer masanın üstündeki kitaptan bahsediyorsanız “fevk” değil “ala” kelimesini kullanmanız gerekir. Ama masanın üzerine çökmüş sigara dumanı “fevk” halindedir. Türkçede “üzerinde” ya da “üstünde” derseniz ve açıklamazsanız yön ya da içerik mi olduğu anlaşılamaz. Oysa fevk yön olarak üzerinde demektir. Yukarısında anlamında üzerinde demektir. Yukarısında, tepesinde, tam üzerindedir. Çok uzatmayalım, bu durumda yukarıdaki ayetin ilk cümlesi şöyle oluyor. “Şüphesiz Allah bir dişi sivrisineği ve yukarısındaki şeyi misal getirmekten utanmaz.” “İnnellahe LA YESTAHYI ey yadribe meselem ma BEUDATEN fe MA FEVKAHA” Biliyorum hala Allah’ın “utanması” kulağınızı tırmalıyor ve sivrisineğin üzerindeki/yukarısındaki/tepesindeki/fevkindeki soru işaretini düşünüyorsunuz. İleride onları da çözeceğiz. Ama bakın beyne meallerde kısa devre yaptıran mantıksızlık ortadan kalktı. Ne biçim cümleydi o öyle “Allah sivrisineği ve ondan daha üstününü misal getirmekten çekinmez”!!! Peki ben bunu nereden çıkarıyorum? Bulutların üzerinde الغيوم فوق fevk kelimesi kullanılır Above the clouds الغيوم فوق fevk kelimesi kullanılır Masanın üzerinde الطاولة على ala kelimesi kullanılır Başımın üzerinde رأسي فوق fevk kelimesi kullanılır Başımın üstünde رأسي على ala kelimesi kullanılır Sivrisineğin üstünde البعوض على ala kelimesi kullanılır (oysa ayette fevk kullanılmış) Meleklerin yukarısında الملائكة فوق fevk kelimesi kullanılır Bunun yanında “ala” kelimesi bir yol üzere olmak, üzerinde hak olmak, birinin ya da bir şeyin izinde olmak manasında da kullanılabilir. Yani mecaz da olsa “ala” kelimesi, eğer bir temasla mecaz yapıyorsa kullanılır. Fevk ise böyle değildir. 4. Fevk Kelimesinin Kuran’daki Kullanılışları “Fevk” ve “ala” kelimeleri, hem konum belirtmek hem de üstünlük belirtmek için Kuran’da birçok başka yerde de nasıl kullanılmış bakalım. Eğer Kuran’ı hak ettiği biçimde meallerle karşılaştırarak okumaya başlarsanız yavaş yavaş Kuran Arapçasını da çözmeye başlıyorsunuz. İstiyorsanız siz de yapabilirsiniz. Şimdi o ayetlere kısa kısa bakalım. Aşağıda gördüğünüz gibi İsrailoğullarının üzerine kaldırılan Tur Dağı için “fevk” kelimesi kullanılıyor. Tur Dağını İsrailoğullarından üstün kıldık diye çevrilmemiş. 2 Bakara 63 Tur dağını ÜZERİNİZE ( فَوْقَكُمُ ) kaldırarak bir zamanlar sizden söz almıştık: ‘Size verdiğimize kuvvetle sarılın, içindekileri hatırlayın ki korunasınız,’ demiştik. 2 Bakara 63 Ve iz ehaznâ mîsâkakum ve refa’nâ FEVKAkumut tûr(tûra) huzû mâ ateynâkum bi kuvvetin vezkurû mâ fîhi leallekum tettekûn(tettekûne). Aşağıdaki ayette her iki mana da kullanılmış olabilir. Ama üstünlük manası ağır basıyor elbette. Çünkü burada bir hiyerarşi var. Erdemlilerin alay edenlerden üstünlüğü söz konusu. 2 Bakara 212 İnkâr edenler için dünya hayatı çekicidir. Bu yüzden inananlarla alay ederler. Oysa erdemliler Diriliş Günü onların ÜSTÜNDEDİR ( فَوْقَهُمْ ). Allah dilediğine hesapsız şekilde nimetler bahşeder. Alttaki ayette kalplerin ve diğer organların üzerinden bahsederken Allah, “fevk” kelimesini değil “ala” kelimesini kullanıyor. Çünkü kalplere işleyen, dokunan bir mühürden bahsediliyor. Çünkü (mecaz da olsa) mühür vurulduğu yerin üstündedir, birleşmiştir, üzerinde gezinmez. 2 Bakara 7 Allah onların kalplerinin ÜZERİNİ ( عَلَى ) ve işitme hassasının ÜZERİNİ mühürledi ve görme hassasının ÜZERİNE perde çekti. Onlar için büyük azap vardır. 2 Bakara 7 Hatemallahü ALA kulubihim ve ALA sem’ıhim* ve ALA ebsarihim ğaşaveh* ve lehüm azabün azıym Aşağıda da “ala” kelimesi bir yol “üzere” olmak anlamında kullanılmış. Yukarısında gibi bir anlam yok. 2 Bakara 170 Ne zaman onlara: “Allah’ın indirdiklerine uyun” denilse, onlar: “Hayır, biz, atalarımızı ÜZERİNDE ( عَلَيْهِ ) bulduğumuz şeye (geleneğe) uyarız” derler. (Peki) Ya atalarının aklı bir şeye ermez ve doğru yolu da bulamamış idiyseler? 2 Bakara 170 Ve izâ kîle lehumuttebiû mâ enzelallâhu kâlû bel nettebiu mâ elfeynâ ALEYHİ âbâenâ e ve lev kâne âbâuhum lâ ya’kılûne şey’en ve lâ yehtedûn(yehtedûne). Fevk’in ala’dan farklı olduğunu anlıyoruz. Demek ki “fevk” ile sivrisineğin vücudunun ana bölümündeki (gövdesindeki) bir şeyden bahsetmiyoruz. Şimdi diğer “fevk” kelimelerinden ayetlerin tanımlayıp belirlediği, kelimeyi bize öğrettiği birkaç örnek daha verelim. Kuran’ın nasıl öğrettiğine şahit olacaksınız. Nisa11 ilginç bir tanımlayıcı ayettir. 2 rakamının üzerinde olanlar için fevk kelimesi kullanılmıştır. 3 ve daha büyük sayılar, 2’den değil ama hemen üzerinden artmaya başlayan rakamlardır. Mecazen de yukarısındadır. 4 Nisa 11 Allah size miras taksimi şöyle ferman buyuruyor: Evlâdınızda: Erkeğe iki dişi payı kadar, eğer hepsi dişi olmak üzere ikinin ÜZERİNDE (Fevkasneteyni) iseler bunlara terikenin üçte ikisi… Enam 18 fevk kelimesi için müthiş belirleyici bir ifade içeriyor. Allah asla bizden bir parça değil, bizden münezzehtir ama şah damarımızdan bile bize yakın, hep bizimle birlikte, hep üzerimizde gözetleyici, gerektiğinde Kahhardır. Mecazen hep yukarımızda, üstümüzdedir. 6 Enam 18 O, kulları ÜZERİNDE (fevka) kahredici olandır. O, hüküm ve hikmet sahibi olandır, haberdar olandır. Yine belirleyici bir ifade. Azab üstünüzü ve altınızı kaplamış durumda, ol emrini bekler. Bakın ayetler, her yönüyle anlayalım diye nasıl açıklanıyor. 6 Enam 65 De ki o size ÜSTÜNÜZDEN (fevkıkum) veya altınızdan bir azâb salıvermeğe, yahud birbirinize katıp bazınızın bazınızdan hıncını tattırmaya da kadirdir, BAK AYETLERİ NASIL TASRİF EDİYORUZ, GEREK Kİ FIKHİYLE ANLASINLAR. Ateşten örtüler… Fevklerinde bir örtü var. Dumanlı dağlar örneğimizdeki gibi. 7 Araf 41 Onlara, cehennem ateşinden bir döşek ve ÜZERİNDE de (fevkı-him) örtüler var. Biz zalimleri böylece cezalandırırız. Üzerinde gölgelik… Neredeyse tepelerine düşecek… Yine çok belirleyici bir ifade. 7 Araf 171 Bir zamanlar dağı, sanki bir GÖLGELİKMİŞ GİBİ ÜSTLERİNE (fevka-hum) geçirmiştik. Onlar ise neredeyse tepelerine düşecek sanmışlardı. (Onlara demiştik ki:) “Size verdiklerimize sımsıkı sarılın ve onda olanı düşünün, ki sakınasınız.” İşte fevkin en belirgin tanımlarından biri… Kökünden, yerden koparılmış, ama hala yerle irtibat halinde. Yerin üzerinde fevk haline getirilmiş, yerle irtibatı en aza indirgenmiş bir ağaç. Yerin üstüne koysanız da yerle irtibatı çok zayıf olduğu için ayakta kalamıyor. 14 İbrahim 26 Kötü bir sözün misali, GÖVDESİ YERDEN KOPARILMIŞ (min fevkı el ardı), o yüzden ayakta durma imkânı olmayan (kötü) bir ağaca benzer. Çok net bir açıklama. İşte tavan üstlerinde fevk (above) halinde… 16 Nahl 26 Onlardan öncekiler, hileli düzenler kurmuşlardı da, Allah(ın azab emri) onların kurdukları yapıların temellerine geldi, böylece ÜSTLERİNDEKİ (min fevkı-him) tavan tepelerine çöktü; azab onlara şuurunda olmadıkları yerden gelmişti. Fevk’in en iyi tanımlarından biri daha… Üst üste tabakalar fevk halinde. 24 Nur 40 Ev ke zulumâtin fî bahrin lucciyyin yagşâhu mevcun min FEVKıhî mevcun min FEVKıhî sehâb(sehâbun), zulumâtun ba’duhâ FEVKa ba’d(ba’dın), izâ ahrace yedehu lem yeked yerâhâ ve men lem yec’alillâhu lehu nûren fe mâ lehu min nûr(nûrin). 24 Nur 40 Yâhud derin bir denizdeki zulümât gibidir, onu bir dalga bürüyor, ÜSTÜNDEN bir dalga, ÜSTÜNDEN bir bulut, öyle zulümât ki BİRBİRİ ÜSTÜNE, elini çıkardığı vakit onu görmesi ihtimali yok, her kime de Allah, bir nûr yapmamışsa artık onun için hiç nûr yoktur Ve daha birçok ayet fevk’i tam da anladığımız şekilde kullanıp tanımlıyor. Felsefeyi, bilimi işaret etmekle kalmıyor, Kuran bilmeyene ihtiyacı karşılayacak kadar Arapça bile öğretiyor. 33 Ahzab 10 Hani onlar, size hem ÜSTÜNÜZDEN, hem alt tarafınızdan gelmişlerdi… 39 Zümer 16 Onların ÜSTLERİNE ateşten tabakalar, altlarında da tabakalar vardır… 42 Şura 5 Gökler, neredeyse ÜSTLERİNDEN çatlayıp parçalanacaklar… 49 Hucurat 2 Ey imân etmiş olan zâtlar! Seslerinizi Peygamberin sesinin ÜSTÜNE yükseltmeyin ve O’na sözü bağırırcasına söylemeyin… 50 Kaf 6 ÜZERLERİNDEKİ göğe bakmıyorlar mı?… 67 Mülk 19 ÜSTLERİNDE olan kuşlara bakmazlar mı ki KANATLARını açarlar ve kapayıverirler… 69 Hakka 17 Melek(ler) ise, onun çevresi ÜZERİNDEDİR. O gün, Rabbinin arşını onların da ÜSTÜNDE sekiz (melek) taşır. 78 Nebe 12 Sizin ÜSTÜNÜZE sapasağlam yedi gök bina ettik. Velhasıl ilgilendiğimiz ayete dönebiliriz. Demek ki bizim dişi sivrisineğin üzerinde/fevkinde/above/over bir şey var ve Allah hem bizim dişi sivrisineğimizi hem de onun üzerinde fevk halinde olan şeyi örnek göstermekten utanmayacağını söylüyor. Peki nedir dişi sivrisineğin fevkindeki o şey? Allah’ın misal getirmekten utanmayacağı! Ama birilerinin utanacağı!!!" KALEMZADE https://kalemzade.net/2013/11/08/fevkaladenin-fevkinde-bir-kuran-mucizesi-sivrisinek/
  14. Emre Karaköse

    Kuran'ın belirttiği üzere karıncaların konuştuğu kanıtlandı

    Karıncalar sesli konuşmaya daha bebekken başlıyormuş bu arada. Yani sesli iletişimleri diğer iletişimlerinden önce geliyor. Bir diğer dikkati çeken nokta, özellikle "yardım", "alarm " çığlık ve komutlarını öğrenmeleri. Ayette de bir nevi alarm emri veriyordu dişi(muhtemelen kraliçe) karınca . Herşey ne kadar da uyumlu... Selam
×