Jump to content

tek hücreliler neden var?


Recommended Posts

AteshBey:

Bir balık popülasyonunda meydana gelen mutasyonlar sonucunda bazı bireylerin yüzme keselerini oldukça gelişmiş olsun... 3 dakika su dışında yaşayabilecekken, bu süreyi 6 dakikaya çıkarmış olsun...

Balıklar dış ortama maruz kalmadığı sürece bu mutasyonla ilgili bir doğal seçilime maruz kalmazlar... Ancak yinede popülasyondaki bir kısım balık diğerlerine göre evrimleşmiştir...

Bu örneği evrimin doğal seçilime gerek duymadan gerçekleşmesine bir örnek olarak sunuyorsunuz.

Evet.. Doğal seçilim olmadan da evrim vuku bulur ama, bu iyi bir örnek değil.

Hava keseleri ile bir balık su dışında ne kadar uzun zaman yaşayabilirse, o kadar büyük bir avantaja sahip olacaktır.

Bu da ancak doğal seçilimle kazanır..

Evet.... Canlılar doğal seçilime maruz kalmadan da evrilebilirler.

Örnekler aşağıda..

1968 yılında Motoo Kimura adlı bir Japon bilim adamı, Mishima Milli Genetik Enstitüsünde yaptığı araştırmalar sırasında ilginç bir gözlem yapmıştır. Darwin’e göre evrimin doğal seçilim ilkesine dayandığını biliyoruz. Kimura’nın yaptığı gözlemlerde, ilginç olarak, bu ilke izlenmiyordu. Yani doğal seçilim olmadan da mikroplar evrime uğrayabiliyorlardı. Kimura’ya göre moleküler mutasyonlar oluyor ve birikiyordu. Onların bakterilere ve diğer canlılara, ne yararı oluyordu, ne de zararı. Canlı da onları hamal gibi taşıyordu. Hemen her canlıda çok sayıda nötral ve inaktif genler vardı. Onlar aktif olmadıklarından canlıda değişen bir şey yoktu. Aynı kemik yapısı, aynı metabolizma, aynı boynuzlar, aynı göz ve kulak, aynı akıl.. Kimura’ya göre koşulların aniden değiştiği ve bu değişikliğe uygun genlerin ortaya çıkmasına zaman kalmadığı durumlarda, nötral ve inaktif dediğimiz genler aniden devreye girmekte ve canlının yaşamını yönlendirmeye başlamaktadırlar. Canlı onların yardımı ile ortama daha kolay uymayı başarmaktadır. Ama bu henüz mükemmel bir uyum değildir. Mükemmellik gelecek nesillerde yeni genlerin ortaya çıkması ile sağlanacaktır. Tabii bu arada fenotipik ve genotipik olarak önemli ölçüde değişecektir. Çıktığı canlı türü duruma göre yok olmuş olabilir veya olmayabilir.

Görüldüğü üzere Kimura’nın bu kuramına göre değişen genler üzerine doğal seçilim her zaman baskı yapmıyor. O genler zaten var. Yani onların ortaya çıkış nedeni rastgele tesadüfler. İnsanlarda da inaktif ve nötral genlerin varlığından kuşkulanılıyor.

HACI

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • İleti 117
  • Created
  • Son yanıt

Top Posters In This Topic

AteshBey:

Bu örneği evrimin doğal seçilime gerek duymadan gerçekleşmesine bir örnek olarak sunuyorsunuz.

Evet.. Doğal seçilim olmadan da evrim vuku bulur ama, bu iyi bir örnek değil.

Hava keseleri ile bir balık su dışında ne kadar uzun zaman yaşayabilirse, o kadar büyük bir avantaja sahip olacaktır.

Bu da ancak doğal seçilimle kazanır..

Evet.... Canlılar doğal seçilime maruz kalmadan da evrilebilirler.

Örnekler aşağıda..

1968 yılında Motoo Kimura adlı bir Japon bilim adamı, Mishima Milli Genetik Enstitüsünde yaptığı araştırmalar sırasında ilginç bir gözlem yapmıştır. Darwin’e göre evrimin doğal seçilim ilkesine dayandığını biliyoruz. Kimura’nın yaptığı gözlemlerde, ilginç olarak, bu ilke izlenmiyordu. Yani doğal seçilim olmadan da mikroplar evrime uğrayabiliyorlardı. Kimura’ya göre moleküler mutasyonlar oluyor ve birikiyordu. Onların bakterilere ve diğer canlılara, ne yararı oluyordu, ne de zararı. Canlı da onları hamal gibi taşıyordu. Hemen her canlıda çok sayıda nötral ve inaktif genler vardı. Onlar aktif olmadıklarından canlıda değişen bir şey yoktu. Aynı kemik yapısı, aynı metabolizma, aynı boynuzlar, aynı göz ve kulak, aynı akıl.. Kimura’ya göre koşulların aniden değiştiği ve bu değişikliğe uygun genlerin ortaya çıkmasına zaman kalmadığı durumlarda, nötral ve inaktif dediğimiz genler aniden devreye girmekte ve canlının yaşamını yönlendirmeye başlamaktadırlar. Canlı onların yardımı ile ortama daha kolay uymayı başarmaktadır. Ama bu henüz mükemmel bir uyum değildir. Mükemmellik gelecek nesillerde yeni genlerin ortaya çıkması ile sağlanacaktır. Tabii bu arada fenotipik ve genotipik olarak önemli ölçüde değişecektir. Çıktığı canlı türü duruma göre yok olmuş olabilir veya olmayabilir.

Görüldüğü üzere Kimura’nın bu kuramına göre değişen genler üzerine doğal seçilim her zaman baskı yapmıyor. O genler zaten var. Yani onların ortaya çıkış nedeni rastgele tesadüfler. İnsanlarda da inaktif ve nötral genlerin varlığından kuşkulanılıyor.

HACI

Bence o Japon bilim adamı da yanılmış...

Cünki dediğim gibi, %99 u zararlı hatta öldürücü olan mutasyonlar sonucunda bir canlı hala hayatta ise zaten doğal seçilimi geçmiş demektir...

Link to post
Sitelerde Paylaş
Söylediklerinizde hemen hemen haklısınız.

Fakat çevre şartlarının değişmedi bir ortam yaratmak biraz zor olsa gerek.

Hareket var ise herzaman değişim olacaktır.

Atashbey söylediklerinde tamamen haksızdır.

Çünkü evrim mekanizmasını doğal koşullardan ayırarak yorumlamaya çalışıyor.

Doğada herşey değişme içindedir.-DİYALEKTİK DEĞİŞME-

Doğada herşey birbiriyle etkileşim içindedir.-KARŞILIKLI ETKİ-

Doğada herşey kendi zıddıyla beraberdir.-ÇELİŞKİ-

Doğada herşey ilerleme içindedir.-NİCELİĞİN NİTELİĞE DÖNÜŞMESİ ya da SIÇRAMALI İLERLEME-

Bu durumda izole bir ortam yaratmanın olanağı varmıdır?

Yoktur.

O zaman hayali ortamlarda hayli canlı örnekleri vererek evrimi anlamanın yolu olabilirmi?

Hayır.

Link to post
Sitelerde Paylaş
Atashbey söylediklerinde tamamen haksızdır.

Çünkü evrim mekanizmasını doğal koşullardan ayırarak yorumlamaya çalışıyor.

Doğada herşey değişme içindedir.-DİYALEKTİK DEĞİŞME-

Doğada herşey birbiriyle etkileşim içindedir.-KARŞILIKLI ETKİ-

Doğada herşey kendi zıddıyla beraberdir.-ÇELİŞKİ-

Doğada herşey ilerleme içindedir.-NİCELİĞİN NİTELİĞE DÖNÜŞMESİ ya da SIÇRAMALI İLERLEME-

Bu durumda izole bir ortam yaratmanın olanağı varmıdır?

Yoktur.

O zaman hayali ortamlarda hayli canlı örnekleri vererek evrimi anlamanın yolu olabilirmi?

Hayır.

Hiç ümidim yok ama son bir deneme yapıyorum...

6 dakikalık yüzme kesesine sahip balık örneğini okudun mu birader?

O popülasyondaki balıkların hiç birinin dış ortama çıkmadığını düşünürsek doğal seleksiyona uğramış oluyor mu popülasyonumuz? 6 dakikalik kesenin 3 dakikalık keseye olan avantajının bir anlamı kalıyor mu? Bir anlamı olabilmesi için o popülasyonu 3 dakikadan fazla 6 dakikadan az dış ortamda zorunlu olarak kalmaları gerekir... Böyle bir şey başlarına gelmediği sürece doğal seleksiyon o mutasyonla ilgili devreye gi-re-mez. Ama yine de popülasyondaki balıkların bir kısmı evrimleşmiş olur...

Daha da anlamadıysan gidip kendimi atıcam camdan aşşağıya... :lol:

tarihinde AteshBey tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
Hiç ümidim yok ama son bir deneme yapıyorum...

6 dakikalık yüzme kesesine sahip balık örneğini okudun mu birader?

O popülasyondaki balıkların hiç birinin dış ortama çıkmadığını düşünürsek doğal seleksiyona uğramış oluyor mu popülasyonumuz? 6 dakikalik kesenin 3 dakikalık keseye olan avantajının bir anlamı kalıyor mu? Bir anlamı olabilmesi için o popülasyonu 3 dakikadan fazla 6 dakikadan az dış ortamda zorunlu olarak kalmaları gerekir... Böyle bir şey başlarına gelmediği sürece doğal seleksiyon o mutasyonla ilgili devreye gi-re-mez. Ama yine de popülasyondaki balıkların bir kısmı evrimleşmiş olur...

Daha da anlamadıysan gidip kendimi atıcam camdan aşşağıya... :lol:

Bazen,bilimdışı,fizikötesi öyle savlar atıyorsunuz ki,sizi anlamakta güçlük çekiyorum.

Neyse sen kendini camdan aşşağı atma... :lol:

Link to post
Sitelerde Paylaş
6 dakikalik kesenin 3 dakikalık keseye olan avantajının bir anlamı kalıyor mu? Bir anlamı olabilmesi için o popülasyonu 3 dakikadan fazla 6 dakikadan az dış ortamda zorunlu olarak kalmaları gerekir

Burada evrimin seçilim basamağını yanlış anlamışsın.Doğal seçilim sadece öl yada öldür değildir.Bazı mutasyonlar canlıya temelde hayatta kalmak için bir avantaj sağlamasa, hayatını kolaylaştırıp dolaylı olarak hayatta kalmasına sebep olur.Bu konuyu tartışmak istersen ilerde tartışırız.

Gelelim sunduğun kurama.Bu tarz kuramları ilk kez görmüyorum.Yaratılışcıların yapmış olduğu genelde evrimin doğal ilerleyişinin önüne bi barikat çekip mümkün olmadığını göstermektir.Yani evrimciler 1>2>3>4 derler,yaratılışcılarda oturur 1'den 4 olamayacağını savunurlar.Ama burda dikkat edilmesi gereken ara durumlarından olduğudur.

Ateshbeyin bahsettiği konunun ciğerli balıklar olduğunu zannediyorum.Ciğerli balıkların ortaya çıktığı coğrafyayı düşünelim ve afrikayı örnek verelim.Afrikada yağışlı ve kurak dönemler olduğunu belgesellerden hemen hepimiz biliriz.Yağmur döneminde göller büyür,nehirler genişler;kuraklık döneminde ise giderek kurur.Hatta bazı yerlerde ayrık ayrık küçük su birikintileri oluşur.Bu su birikintilerinin arasındaki uzaklık kesinlikle rastgeledir.Yani bazen bir su birikintisiyle diğeri arası yüzmetreler,bazen metreler,bazende kilometreler olabilir.Yani elimizde 0 dan sonsuza giden uzaklığı birleştiren bir noktalar kümesi,bir doğru var.

Bir ciğersiz balığın bir birikintide kalması,oradaki oksijeni tüketmesi ve başka bir birikintiye gitmek zorunda kalması elbet mümkündür.Eğer uzaklık çok fazla değilse 0,5 metrelik uzaklığı ciğersiz olarakta kat etmesi elbet mümkündür.Ama dediğimiz gibi uzaklıklar 0>sonsuz arasındadır.Ve böyle bir durumda azda olsa bir ciğeri,hava kesesi olan bir canlı kendini bir su birikintisinden diğerine atabilme konusunda daha avantajlı konuma getirecektir.Aynı şekilde daha büyük hava kesesi daha çok işe yarayacak,o canlıya daha çok yaşama olasılığı verecektir.Dediğimiz gibi uzaklıklar konusunda sonsuz uzaklık söz konusu.Böyle bir durumda görece küçük bir ciğerin,hiç olmaması anlamına geldiğinden söz edemeyiz.

Bu noktada bazı yaratılışçı arkadaşlar ciğerli olanların her zaman hayatta kalacağı gibi bir mantık çıkarıyorlar.Böyle bir şey yok.Bunu sembolize etmemiz gerekirse ciğersiz balıklarımızın bir birikintiden diğerine geçerken ölme yüzdesi %40 ise,ciğerli olanlarımızın(ciğerden kastım ilkel hava kesesi) geçerken ölme yüzdesi %39 olsun.Yani ikisi arasında birden uçuk bir fark beklemeyin.Ama her nesilde hayatta kalan yüzde bir ilerki nesillerde birikecektir.Yani her nesilde ciğersiz olma geni,ciğerli(hava kesesi) olma geninin populasyondaki yüzdesine yaklaşık %1 katkıda bulunacaktır.Bu birikme ilerki nesillerde(onlarca,yüzlerce nesil sonra) hava keseli olma genini direk populasyonu domine edecektir.Aynı şekilde diğer nesillerde ortaya çıkacak hava kesesinin çatallanmasını sağlayan bir gende aynen bu şekilde populasyonu domine edecektir.Bir anda değil...İlk başta populasyonda çok küçük olan değişiklik nesiller boyu populasyonda birikme eğilimi gösterecektir.Ve nesiller sonra populasyondaki gen sıklığı maximuma giderek yaklaşacaktır.Olayın temeli budur.Yaratılışcılar genelde böyle durumlarda bir anda ortaya çıkan bir değişikliği ve o bireyi kesinlikle kurtarıp,bir sürü bireyle çiftleşip genini sonraki nesillere aktardığını düşünürler.Ki bu son derece yanlıştır.

Zaten ilk hava keseleri balıkların yemek borusu civarında genişleyen ve damardan zengin bir bölge halinde oluşmuştur.Çok basit yapılardır.Ama avantaj sağlamadığı söylenemez.Aynı şekilde bir sonraki aşama bu hava kesesinin çatallanmış halidir.Bir sonraki halide 2 kez çatallanmış bir borudan ibarettir.Bu çatallanma sayısı insanda 29'dur.

Gel gelelim tek hücreli ilkel canlılara.Evrim ilkelliği yada mükemmelliği;gelişmişliği ya da geri kalmışlığı;zekayı ya da aptallığı;büyüklüğü ya da küçüklüğü savunmaz.Tek kural hayatta kal ve soyunu devam ettirdir.

Öncelikle söylemek istediğim bugün gördüğün amiple 500milyon yıl önceki amip aynı türe mensup değildir.500 yıl önceki amipsi canlıdan yüzlerce canli türü türemiştir.Ki kaldıki ameoba zaten bir tür ismi değildir.

Birde evrimle ilgili şunu kavramalısın canlılar sürekli bir değişim,devinim içindedir;ama türleşme belli özel koşullarda ortaya çıkar.Yani bir örnek vermek gerekirse; eğer 50.000 yıl önceki Homo Sapiens ile günümüzdeki Homo Sapiensi çiftleştirirsek verimli döl alamama olasılığımız ikisi aynı tür olduğu halde olasıdır.

Yani değişim süreklidir,türleşme özel koşullara ihtiyaç duyar.

Tek hücreli canlılara geri dönersek.Dediğimiz gibi evrimin tek kuralı hayatta kal ve soyunu devam ettirdir.Burdan yola çıkarak günümüzde gördüğümüz tek hücrelilerin evrim sürecinde bazı avantajları olmuş olmalıdır.Eğer bu avantajlara sahip olmasaydı diğer türlerle mücadele edemeyip yok olması gerekirdi.Yok olmadıklarına göre bunlar nedir?Ben çok hücrelilere göre,tek hücrelilerin avantajlarından aklıma gelenleri sıralıyacağım.Başka fikirleri olan arkadaşlarda varsa onlarda yazarlarsa memnun olurum.

>Tek hücrelilerin küçük olmalarından kaynaklanan üstün bir kamuflaj yeteneği vardır.Hemen hemen hiçbir çok hücreli canlı tek hücrelileri çıplak gözleriyle görüp avlayamaz.

>Tek hücreliler yapılarının basitliğinden kaynaklanan üstün sistemlere sahiptirler.Bazıları yüksek sıcaklığa,kuruluğa,kimyasal maddelere dirençlidir.Karmaşık çok hücreliler bunların hiçbirine sahip değildir.Komplexliğin getirdiği dezavantaj.

>Tek hücreliler büyüklüklerinden dolayı mekanik kuvvetlere zaten dirençlidirler.

>Tek hücreliler çok az besin tüketirler.Örneğin dünyayı saran bir güneşsizlik durumunda bir çok canlı türü ve hayvan türü yok olabilecekken tek hücreliler yaşamlarını devam ettirebileceklerdir.

>Hele hele oksijensiz bir dünya düşündüğümüzde anaerop bakteriler böyle bir dünyanın efendisi konumuna geleceklerdir.

>Tek hücreliler küçük olmalarından dolayı çok hücrelilerle parazitik,komensal ve mutualist ilişki kurmakta çok iyidirler.Hazır besin olan bağırsağa,ter bezine,bazen hastalık yaparak diğer organlara yerleşip "40 dönüm bostan,yan gel osman" hesabı yaşayabilmektedirler.Çok açıktırki bir çok çok hücreli boyutlarından ve kompleksliğinden dolayı başka canlının bağırsağında,kanında,beyninde,idrar kanalında yaşama olasılığı yoktur.

>Tek hücrelilerin bir kısmı çok dayanıklı sporlar üretirler.Yıllarca hiç bozulmadan kalan bu sporları sayesinde soylarını devam ettirmede büyük avantajları vardır.

Şimdilik aklıma bu kadar geliyor.Eklemek isteyen arkadaşlar çekinmesin.

Link to post
Sitelerde Paylaş
tek hücreliler neden var?

Sorunun cevapi kisa basit ve tek.

Hayatta kalabildiklerinden !!!

Uygun olan hayatta kalir hepsi bu !!

Gercekler basit ve yalindir,ilgisiz seyleri tartisarak bir yere varilmaz.

Mamutlar neden yok???

Cevap hayatta kalamadiklarindan !!

Olay budur !

Link to post
Sitelerde Paylaş

@CherokeKd

Yazdıklarının hepsine katılıyorum...

Yalnız sen benim iddiamı yanlış anladın....

Ben tek hücreliler hayat mücadelesini şimdiye kadar kaybetmeliydiler, dolayısıyla yokolmalıydılar demedimki... Ben Tek hücreliler evrimserl süreç yüzünde artık görülmemeliydi dedim... Bu öyle bir süreçki 25 milyon yılda, basit bir tek hücreliden bilinen türlerin çoğunu oluşturabilen bir güce sahip....

Ancak gel gelelimki aynı güç basit bir tek hücreliyi bilmem kaçyüz milyon yıldır kompleks bir canlı haline getiremedi...

Başka bir örnek vereyim...

Homo Habilis, Homo erectus, Homo ergaster, Homo florensiensis, Homo georgicus, neanderthal, Homo heidelberghensis, homo rudolfensis, Homo sapiens ve son olarak Homo sapiens sapiens...

İnsan evriminin aşamaları...

Bu aşamalardan herhangi iki tanesi aynı zamanda gözlemleyebildik mi? Mesela hemen hemen aynı yaşlarda bir Homo erectus ile Homo sapiens fosili neden bulunamıyor? Ya da bir başka ikili... ?

Link to post
Sitelerde Paylaş

Deha evrime inanmayanlar, daha doğrusu evrimin ne olduğu hakkında en ufak bir nosyona bile sahip olmayan meczuplar, öteden beri bu soruyu sorarlar.

Madem çok hücreli canlılar var ve onlar tek hücreli canlılardan evrimleşti, o halde neden hala tek hücreli yaratıklar var..

Bu sorunun yanıtı onları tatmin etmez..

Aynı soru açıklamalara rağmen tekrar tekrar sorulur..

Bu da açıklamaların ve sorunun anlaşılmadığının delildir.

Son yaptığım açıklamaların anlaşılmadığına eminim.

Çünkü bizim hitabettiğimiz zümre aklını bilime kapatmış bir güruhdur.

Sordukları bu sorunun yanıtını bildiklerini sandıkları için, onlarla bağdaşmayan açıklamaları okumazlar bile.

Okusalar da anlamazlar..

Onlar sormaktan usanmadı..

Ben de açıkalamaktan usanmadım. Ve usanmayacağım..

HACI

Link to post
Sitelerde Paylaş

Burası edebiyat forumu depil Hacı, bilim forumu...

Ben sana neden tek hücrelilerin olmaması gerektiğini söyledim... (Mükemmel kopyalama diye bir şey söz konusu olmaması)

Ama sen bana hala neden tek hücrelilerin her nesilde mükemmel kopyalama yapamadıkları halde bu farklılıkların birikerek kompleks canlı oluşturmadıgını anlatmadın... Çünki bildigini sanmıyorum...

Link to post
Sitelerde Paylaş
Burası edebiyat forumu depil Hacı, bilim forumu...

Ben sana neden tek hücrelilerin olmaması gerektiğini söyledim... (Mükemmel kopyalama diye bir şey söz konusu olmaması)

Ama sen bana hala neden tek hücrelilerin her nesilde mükemmel kopyalama yapamadıkları halde bu farklılıkların birikerek kompleks canlı oluşturmadıgını anlatmadın... Çünki bildigini sanmıyorum...

Yani sen sanıyorsun ki bir yaratık, doğası ne olursa olsun, eninde sonunda genetik yapısının sürekli değişmesinden dolayı, başka bir canlıya dönüşerek yok olup gidecek........

Bu senin önkabülün..

Bunun doğru olmadığını biliyoruz..

Evrim kaçınılmaz bir süreç değildir.

Her canlı mutlaka evrilerek yok olacak değildir.

Aslında hiç bir canlı evrilerek yok olmaz.

Eğer tek hücreli bir canlı mutlaka genetik değişikliğe uğrayarak sonunda yok olsaydı, dünyada yaşam olmazdı..

Her çoğalmada ortaya çıkan yeni tek hücreli yaratık, tek hücreli yaşamın daha sağlıklı bir üyesi olarak yaşamına devam edecektir.

Çoğalma sırasında ortaya çıkan hafif genetik değişiklik doğal seçilime maruz kalacağı için, yeni tek hücrelinin yok olması söz konusu değildir.

Sen zannediyorsun ki, kendini aynen kopyalayamayan tek hücreli canlı sonunda yozlaşarak yok olacaktır.

Yanılıyorsun..

Genetik değişiklik doğal seçilimle yönlendirildiğinden, yeni canlı değişen koşullara ve ortama daha iyi adapte olacaktır.

Nitekim kaynayan gayzerlerden, kutuplara kadar her nichede yaşayan bakteriler vardır.

Ve onlar 4 milyar yıldır varlıklarını sürdürmektedirler.

Bir şey bozuk değilse tamir etmeye gerek yoktur derler Amerikalılar..

Bu da öyle bir şey işte...

If aren't broken don't fix it....

HACI

Link to post
Sitelerde Paylaş

saniyorum yanilgilari sudur,

evrimi daima daha mukemmele giden bir sistem olarak algiliyorlar,daha ileri asamalara gecildikce ilkel asamalar kaybolmali seklinde.

Elektrikli tren varsa,buharli tren terkedilmeli gibi

Ancak evrim icin durum boyle degildir,uygun olan hayatta kalir,kalamayan yok olur,bu komplex canli icin de gecerlidir,tek hucreli icin de,ornek degisen sartlara uyum saglayamamayan mamutlar ve milyonlarca tur yok oldu ama ilk hucreli yok olmadi cunku hayatta kalabildi.

Neden bu kadar basarili ??? Cunku ureme hizi yuksek 20 dk da bir geometrik cogaliyor,bir bakteri bir kac gunde trilyonlarca adete ulasiyor,ne kadari olurse olsun hayatta kalan olmasi ihtimali yuksek,basit olduklari icin cok fazla besin e vs ye de ihtiyac duymuyorlar,ureme hizi yuksek oldugundan mutasyon ihtimali yuksek vs vs

yarin insanlar yok olabilir ama tek hucreliler devam edebilir,cunku milyarlarca yil hayatta kalarak butun olasi sartlara gore varyantlar gelistiridiler,125 derecede hayatta kalan oldugu gibi,oksijensiz(anaerob)yasayan da vardir vs vs butun olasi dogal secilim sinavlarina tabi tutuldular neredeyse.

hatta tek hucreliler cok hucrelilerle yasmaya da uyum sagladi,iste agziniz,bogaziniz,barsaginiz vs bakteri doludur vs vs

anlasilmayan nedir???

Link to post
Sitelerde Paylaş
Yani sen sanıyorsun ki bir yaratık, doğası ne olursa olsun, eninde sonunda genetik yapısının sürekli değişmesinden dolayı, başka bir canlıya dönüşerek yok olup gidecek........

Aynen öyle... Sapiens sapiens'ten önceki tüm Homoların yokolması gibi...

Evrim kaçınılmaz bir süreç değildir.

Hayır! Evrim kaçınılmaz bir süreçtir... Çünki mutasyonlar hem rastgeledir, hemde her nesilde görülür...

Her çoğalmada ortaya çıkan yeni tek hücreli yaratık, tek hücreli yaşamın daha sağlıklı bir üyesi olarak yaşamına devam edecektir.

Sen bu tek hücreli olayını çok fazla taktın kafana...

Örneği değiştireyim istersen...

400 milyon yıllık akciğerli balıklar neden ahala ara geçiş formundadır... Halbuki sadece 20-25 milyon yılda o hale geldiler...

Kısacası aslında benim sorum Evrimin bu kadar keyfi hareket etmesine neden olan mekanizma nedir?

Bu mekanizma nasıl çalışan bir şeyki kambriyen gibi bir patlamaya yol açabiliyorken öte taraftan akciğerli balıkları 400 milyon yıl boyunca gözle görülür bir şey yapamıyor ya da yapmıyor...

Bir şey bozuk değilse tamir etmeye gerek yoktur derler Amerikalılar..

Bu cümle mutasyonların ocağına incir ağacı diker Hacı... :lol:

tarihinde AteshBey tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

Yazılanları anlamıyorsun AteshBey..

Çünkü evrimi bilmiyorsun. Daha da ötesi evrimi bir inanç sayıyorsun..

Sana evrimi başka türlü açıklamak mümkün olsaydı açıklardım.

Sonunda senin evrimi anlama yeteneğine sahip olmayan biri olduğuna karar vermek üzereyim..

HACI

Link to post
Sitelerde Paylaş

DEHA beni zerre kadar anlamamış Hacı...

O benim "Tek hücreliler nasıl oluyorda hayatta kalabiliyor?" sorusunu sorduğumu sanıyor... İşin ilginç tarafı seninde DEHA nın verdigi cevabı begenmen... Konumuzla alakası nedir o cevabın Hacı?

tarihinde AteshBey tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
DEHA beni zerre kadar anlamamış Hacı...

O benim benim "Tek hücreliler nasıl oluyorda hayatta kalabiliyor?" sorusunu sorduğumu sanıyor... İşin ilginç tarafı seninde DEHA nın verdigi cevabı begenmem... Konumuzla alakası nedir o cevabın Hacı?

Dedim ya..

Tahriklere kapılmayacağım..

Ve herkese tavsiyem..

Lütfen tahriklere kapılmayın arkadaşlar..

Link to post
Sitelerde Paylaş
saniyorum yanilgilari sudur,

evrimi daima daha mukemmele giden bir sistem olarak algiliyorlar,daha ileri asamalara gecildikce ilkel asamalar kaybolmali seklinde.

Elektrikli tren varsa,buharli tren terkedilmeli gibi

Ancak evrim icin durum boyle degildir,uygun olan hayatta kalir,kalamayan yok olur,bu komplex canli icin de gecerlidir,tek hucreli icin de,ornek degisen sartlara uyum saglayamamayan mamutlar ve milyonlarca tur yok oldu ama ilk hucreli yok olmadi cunku hayatta kalabildi.

Neden bu kadar basarili ??? Cunku ureme hizi yuksek 20 dk da bir geometrik cogaliyor,bir bakteri bir kac gunde trilyonlarca adete ulasiyor,ne kadari olurse olsun hayatta kalan olmasi ihtimali yuksek,basit olduklari icin cok fazla besin e vs ye de ihtiyac duymuyorlar,ureme hizi yuksek oldugundan mutasyon ihtimali yuksek vs vs

yarin insanlar yok olabilir ama tek hucreliler devam edebilir,cunku milyarlarca yil hayatta kalarak butun olasi sartlara gore varyantlar gelistiridiler,125 derecede hayatta kalan oldugu gibi,oksijensiz(anaerob)yasayan da vardir vs vs butun olasi dogal secilim sinavlarina tabi tutuldular neredeyse.

hatta tek hucreliler cok hucrelilerle yasmaya da uyum sagladi,iste agziniz,bogaziniz,barsaginiz vs bakteri doludur vs vs

anlasilmayan nedir???

Bakterileri hızlı çoğaldığı için örnek vermişsin.

A gen sayısına sahip olupta A+x veya A-x gene sahip olan bakteri var mı?

Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...
  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.


×
×
  • Yeni Oluştur...