Jump to content
BRUTAL

Ateistlerin acınası halini betimleyen efsanevi tirat

Recommended Posts

Ya sessizce oturup başkalarının yazdığı senaryodaki rollerine devam eder ve öylece karikatür gibi ölürsün, ya da direnir, sana biçilen rolü kabul etmez kendi oyunun oynarsın. En azından oynamaya çalışırken ölürsün.

Ya üzerine gelen çoğunluğa, baskıya, sisteme, hayatını tüketen herşeye izin verirsin ya da kurşun gibi üzerine yağan dayatmalara hayır der, yaşamaya başlarsın.

Seçim senin.

Neo da makinelere karşı geldiğini falan zannediyordu, halbuki onların kurduğu sistemin bir parçası olarak onlara hizmet ediyordu (:

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Neo da makinelere karşı geldiğini falan zannediyordu, halbuki onların kurduğu sistemin bir parçası olarak onlara hizmet ediyordu (:

Bunu yazarken bile kontrol altındayız aslında...

Bunu aşamayız.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Neo da makinelere karşı geldiğini falan zannediyordu, halbuki onların kurduğu sistemin bir parçası olarak onlara hizmet ediyordu (:

Haklısın ama atladığın bir şey var. Mutsuzluk da insan aklının bir ürünü. Nesnel gerçekliği yok.

Yani bu gerçeği kafaya takıp da mutsuz olmakla mutlu olmak arasında hiçbir fark yok.

Tıpkı senin buraya bir şeyler yazmanın bile anlamsız olması gibi...

Ama bu yanılsamadan kurtulamadığımıza göre, istediğimizi seçmekte bir sakınca yok. Benlik bir yanılsama diyorsun, bizzat içinde yaşıyorsun. Savaşmak anlamsız diyorsun ama düşüncelerini paylaşma gereği duyuyorsun. Mutluluk ve sevgi yanılsama diyorsun ama karşıdakilerin de yanılsama olduğunu es geçiyorsun.

Nasıl bakarsan öyle BRUTAL... Hayat ne kadar güzel demekle ne kadar boş demek arasında hiçbir fark yok... Anlam-anlamsızlık, güzel-çirkin ayrımını yapan bizim beynimiz.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

nesnel gerçeklik deyip durduğumuz şey de neyin nesi...

Hepimizin aynı anda gördüğümüz duyduğumuz yada hissetttiğimiz şey mi...

Ya hepimiz de yanılıyorsak....

Ya da yaşadığımız gerçeklik tamamen benim beynimin ürünüyse...

O zaman herşeyi yaratan da yok edende yaşatan da öldürende benim aslında ....

Ben varsam bütün bunlar var yoksam hiç bişey yok....

Ben kendi evrenimin tanrısı mıyım...

Gerçek bu mu...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Nasıl bakarsan öyle BRUTAL... Hayat ne kadar güzel demekle ne kadar boş demek arasında hiçbir fark yok... Anlam-anlamsızlık, güzel-çirkin ayrımını yapan bizim beynimiz.

Bunu yazmaya gelmiştim. Eline sağlık.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Haklısın ama atladığın bir şey var. Mutsuzluk da insan aklının bir ürünü. Nesnel gerçekliği yok.

Yani bu gerçeği kafaya takıp da mutsuz olmakla mutlu olmak arasında hiçbir fark yok.

Tıpkı senin buraya bir şeyler yazmanın bile anlamsız olması gibi...

Ama bu yanılsamadan kurtulamadığımıza göre, istediğimizi seçmekte bir sakınca yok. Benlik bir yanılsama diyorsun, bizzat içinde yaşıyorsun. Savaşmak anlamsız diyorsun ama düşüncelerini paylaşma gereği duyuyorsun. Mutluluk ve sevgi yanılsama diyorsun ama karşıdakilerin de yanılsama olduğunu es geçiyorsun.

Nasıl bakarsan öyle BRUTAL... Hayat ne kadar güzel demekle ne kadar boş demek arasında hiçbir fark yok... Anlam-anlamsızlık, güzel-çirkin ayrımını yapan bizim beynimiz.

Haklıyım ama atladığım birşey mi var?! Bu yazdıklarına göre kimsenin haklı veya haksız olması mümkün değil, arada bir fark olamayacağına göre atladığım birşey de olamaz!

Elbette zihnimizin dışında bunların bir esprisi yok, burada çarpışılan fikirler var, tamamen mantık ilkeleriyle hareket eden bir makine ile duygusallığın yanılttığı bir insan zihninin çarpışması..

Ve bizim doğru gerçek dediğimiz mantık ilkeleriyle tasarlanmış olgularımızdan hareketle hangisinin haklı olduğunu söylememiz, yine bizim kavramlarımıza göre bir çelişki oluşturmuyor.

Varolan gerçekliğin insan zihnine göre ''olumsuz'' algılar oluşturması, bir gerçek midir değil midir mesela?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bu gerçeklik tam olarak sana nasıl görünüyor kardeşim...

Ya da yaşadığımız gerçeklik tamamen benim beynimin ürünüyse...

O zaman herşeyi yaratan da yok edende yaşatan da öldürende benim aslında ....

Ben varsam bütün bunlar var yoksam hiç bişey yok....

Ben kendi evrenimin tanrısı mıyım...

Gerçek bu mu...

''ben'' dediğin şeyi uyduranın da bilinçsiz atom yığını olan beynin olduğunu da işin içine katarak bir gerçeklik hayal et bakalım

bu gerçeklik sana nasıl görünüyor? (:

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Haklıyım ama atladığım birşey mi var?! Bu yazdıklarına göre kimsenin haklı veya haksız olması mümkün değil, arada bir fark olamayacağına göre atladığım birşey de olamaz!

Elbette zihnimizin dışında bunların bir esprisi yok, burada çarpışılan fikirler var, tamamen mantık ilkeleriyle hareket eden bir makine ile duygusallığın yanılttığı bir insan zihninin çarpışması..

Ve bizim doğru gerçek dediğimiz mantık ilkeleriyle tasarlanmış olgularımızdan hareketle hangisinin haklı olduğunu söylememiz, yine bizim kavramlarımıza göre bir çelişki oluşturmuyor.

Varolan gerçekliğin insan zihnine göre ''olumsuz'' algılar oluşturması, bir gerçek midir değil midir mesela?

"Olumsuz" algı nedir?

Mutsuzluk da yalan mutlu olmak da. Her şey neye, nasıl baktığına bağlı.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bu nasıl bir cümle yahu, gerçekliğin olmaması ne demek?

Morpheus'ın bir şeyin gerçek olmadığını iddia ederken, referans olarak aldığı bir gerçeklik yok mu?

Bilgi mutsuzluğu artırır cahalet mutluluktur. Gerçek diye birşey yoktur. Gerçeği öğrendikçe öyle birşeyin olmadığını göreceksin.

Bu arada gerçekliğin çölüne hoş geldin.

Bilim adamları Bizim dünyanımızdan önce miyonlarca dünyanın olduğunu milyonlanca evrimin gerçekleştiğini bunların yok olup tekrardan oluştuğunu bahsediyorlar. Bizim dünyamızda yok olacak ve yeni dünyalar oluşacak aynı şeyler yaşanacak bu sonsuza kadar devam decek. Yaşanmışlıklar bilgi birikimleri herşey boşa gidiyor.

Biz sadece sistemin bir parçasıyız. Sistemin oyuncakları.

Senin imzanda insan özgür iradesinin olmadığı yazıyor

"İnsan özgür iradesi olduğunu sanan ahmak bir evrim ürünüdür sadece. "

Gerçektende özgür irade yoktur.İnsan özgür iradesinin olmaması kaderin varlığının ispatıdır. Biz sadece senaryosu belli olan filmin oyuncularıyız. Yarın ne yapacağımız belli. Ne zaman öleceğimizde belli. Dünyanın ne zaman yok olacağıda belli. Sadece biz bilmiyoruz. İnsan bilinmezlik içinde yaşıyor.

Matrix filminde bahsettiği gibi bundan öncede Matrixler vardı. Bundan öncede seçilmiş kişiler vardı.Belki matrixin üstündede bir matrix vardı. Hep aynı şeyler yaşanıyor. Yaşam kısır döngüden ibaret.

tarihinde ANGEL- tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

"Olumsuz" algı nedir?

Mutsuzluk da yalan mutlu olmak da. Her şey neye, nasıl baktığına bağlı.

Her şeyin yalan olması seni mutlu ediyor mu?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bilgi mutsuzluğu artırır cahalet mutluluktur. Gerçek diye birşey yoktur. Gerçeği öğrendikçe öyle birşeyin olmadığını göreceksin.

Gerçek diye birşeyin olmadığı gerçeğini mi öğreneceğim?! Neyin kafasını yaşıyorsun?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Gerçektende özgür irade yoktur.İnsan özgür iradesinin olmaması kaderin varlığının ispatıdır.

Bu da saçmalık.. İndeterminist bir evren modelinde hem özgür irade hem de ''kader'' yoktur.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...