Mindsurfer

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    2.652
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

8 Takipçiler

Mindsurfer Hakkında

  • Derece
    Advanced Member

Profile Information

  • Gender
    Not Telling
  • Location
    Jupiter

Güncel Profil Ziyaretleri

1.293 profil görüntüleme
  1. "Deizm tanrısı" diye birşey olsa dahi insanın tanrısı değildir. Her halükarda tanrı diye birşey yoktur. Doğa düzenini ve insan karakterini planlayan biri var ise, zaten insandan hesap sorma hakkı olamaz. Bir hayvanın insandan hesap sorma hakkı vardır. ancak kötülüğü planlayan ve/veya seyreden birinin hesap sorması diye bir şey kabul edilemez. Deizm konusunda "tanrı" kelimesinin kullanması da gereksiz. "Tanrı" sadece gücü, korkuyu ve diktatörlüğü simgeleyen ilkel ve saçma bir kavramdır. Bir adalet sağlayıcı güç olsaydı, zaten kendisine yapılan sözde kötülüklerin hesabını sorması saçmalık olurdu. İnsanlar arasında adalet istiyorsan, kibirini neden ön plana çıkarıyorsun?
  2. Benim savunduğum hiç olmazsa şeriatçı mafya zihniyeti değil. Bakıyorum, muhaliflere işkence yapmak, öldürmek veya hapse atmak isteyen dincileri övüp duruyorsun. ben ise, şahsımı tehdit etmeyen ve diyalog kurabileceğimiz insanları savunmuşum. hangisi daha karakterli bir davranış...? bu forumda şeriatçılara karşı benden daha sert eleştiri getirmiş biri varsa buyur göster? Ayrıca yahudi sempatizanı birinin böyle birşey söylemesi komik olmuş. "İslamı yahudilik'e karşı savunun" şeklinde bir iddiada bulunabilmek için, yahudiliği, dinlerin merkezine almak gerekir. yani "en sağlam din yahudilik" diyorsun. o halde seni İsrail'e doğru uğurlayalım:)
  3. Modernistlerin, koyu dincilere desteği konusundaki bazı düşüncelerimi güncelledim. bazı konularda farkında olmadan şeriatçılara bile destek olabiliyorlar. Genel ortalamaya bakarsak, zarar ve faydaları eşit diyebiliriz. ancak katı islamcı birinden dürüst müslüman filan olmaz. Tersine inancında samimi olanlar, din adına ayrımcılık uygulamayan, başkalarının hayatına karışmayan insanlardır.
  4. İslam, söylem ve şekilden ibarettir. Duygu ve düşüncelerin hiçbir önemi yoktur. İnanmayanlar, zaten tanrının elçisi olmadığı düşüncesiyle Muhammed'i reddediyor. ancak bu kuranı yazan adamların umrunda bile değil. sadece bu bile, islam'ın şekilsel söylemlerden ibaret olduğunu anlatmaya yeter.
  5. İslam'daki cihat emirlerini "o dönemin şartlarına göre" diyerek yorumlayacak olursanız, islamı da "o dönem arap yarımadasındaki insanlar için geçerli bir din" olarak kabul etmeniz gerekecektir. Aksi durumda bu iddianızda çelişkiye düşersiniz. ve aslında kuran'ı da inkar etmiş olursunuz. çünkü kuran'a göre islam, arap dinidir. Muhammed de arabın peygamberidir. Herkes böyle kabul etseydi, islama daha az kişi inanırdı belki ama, daha çok insanın da saygı duyacağı bir din olurdu.
  6. "özgür irade"den kastedilen, istediğin her şeyi yapabilmek değildir. Bu bir karar verebilme, seçim yapabilme özgürlüğüdür. Dış etkenlerden bazı yönlendirmeler olsa da, kişi seçimlerini yine kendisi yapar. İradenin etkinliği kişiye göre değişebilir. aynı insan tüm konularda kendini özgür hissetmez. Bence en fazla özgür olunabilecek konu, farklı düşünce üretebilmek...; bilhassa bilinç altını yönlendirme konusunda yeterince başarılıysak, bu mutlaka davranışlara da etki eder.
  7. Hitler gibilerinin yaptıklarının kötülük olduğunun tespiti "2x2=4" kadar net ; Gücü her ele geçirenin yapacağı aynı davranış, nasıl bir sonuç getirecekse, "iyi" veya "kötü" olması buna göre gayet net olarak belirlenir. Sonuç; insanlığa ihanettir. Bilinen diğer formül ise, aynısının kendine ve sevdiklerine yapıldığını düşünmek...; Tıpkı islamın ve kuran'ın kötülüğünü belirlemede kullanılan formül gibi.... kuran'daki düşmanlık ve saldırıların, kendine ve sevdiklerine yapıldığını düşün bir bakalım, nasıl bir sonuç çıkacak....!!? "İnsan zihnine bağlı kalmadan" diye bir koşul öne sürmek tamamen mantıksız ve komik. insan zihni dışında hangi akıl ile iyiyi doğruyu ayırt edebileceksin. ahlakın temeli zaten akıldır. Neticede tıpkı Caner şarlatanı gibi sorulara cevap veremeyip, çaresizliğini ortaya koymuş durumdasın. Sizin gibi, "Çamur at izi kalsın" diyerek felsefe yaptığını zannedip cehaletini ortaya koyanlara tavsiyem; böyle zırvalarla kendinizi rezil etmekten vazgeçmenizdir. Tanrı ve din olmadan iyiyi/kötüyü ayırt edemiyorsak, neden dinsiz toplumlar bu konuda müslümanlardan kat kat daha ileridedir? Binlerce yıl öncesinden gelen rivayetlerden ibaret tehditlerle ve inanç adına bölücülük yaparak ahlaklı insanlar yaratılabilir mi..? Buna benzer birçok soruya mantıklı cevap verilemediği sürece, böyle temelsiz bomboş iddialarla, ancak kendinizi ve düşünmekten aciz dincileri aldatabilirsiniz.
  8. Elbisenin ahlak kuralı yapılması, akıl ve ahlak yoksunları tarafından uydurulmuş rezil bir gelenektir. Ne yazık ki etkileri ilkel çağlardan günümüze kadar gelmiş. burada dinlerin de etkisi var. ama tek suçlu dinler değil. Burada şunu sorgulamak lazım...; ahlakın üzerindeki elbiseye bağlı olduğu iddia edilebilir mi? Bunun iddia eden kişinin, kendi zihnindeki insani değerlerin çürümüş olduğunu kabul etmesi gerekiyor.
  9. Madem terbiye edilmeye muhtaçsın, o zaman git kendini terbiye et. başkalarının hayatına burnunu sokma. Edebinle insan gibi yaşa ki, dinin de toplumda saygı görsün. insana saygın yok, bari kendi dinine saygın olsun. Vicdanlı ve kendini geliştirebilen insanların terbiye edilmeye ihtiyacı yoktur. "Allah" dediğin araplar ise bizi yaratmadı, geçmişimize tecavüz etti; tarihteki en büyük soykırım, işkence, tecavüz ve yağmacılığı araplardan gördüğün için onun uydurma tanrılarını yaratıcın zannediyorsun !
  10. Tecavüze uğrayan kadını affetmekten bahseden bir metnin savunulacak bir tarafı olamaz. Zorla pazarlanıp, tecavüze uğrayan kadınları affediyor...... peki o kadınları satanlara bir ceza getiriyor mu..... Hayır ! Kadınları dövmeyi, mal gibi kullanmayı engelleyen hükümler var mı.......Hayır ! Burada, kadına "mal" diyen, "itaat etmezse dövün" diyen bir kitaptan bahsediyoruz. Mesela çocukları nikahlamaya bir ceza getirilmiş mi....... veya istemediği bir evliliğe zorlayanlara müeyyide var mı......... Yine hayır. Çaresiz kadınlara tecavüz etmek hangi ayette kınanmış veya bir ceza getirilmiştir...; tersine "cariyelerle ilişkiler kınanmaz" hükmü gayet açıktır. 14 asırdır, gelenekleri, hadisleri ve uygulaması da bu örneklerle dolu olan bir dinde, "Allah yanlış anlaşıldı" gibi komik bir savunma olamayacağına göre, ne yazık ki islamda tecavüz ve kadınlara zulüm vardır. İslam'da kadınlar, sadece toplumda zayıf konumda oldukları için, mal gibi sömürülmeye layık görülmüştür... Tıpkı köleler, engelliler ve azınlıklar gibi...
  11. Fizik yasaları düşünce üzerinde bu kadar etkili olsaydı, aynı şartlarda iki farklı karar alma şansımız olmazdı. Kendi tercihlerimizi yapabilecek kadar irademiz vardır. "Tamamen nedenselliğe bağlıyız" demek, insanların yarattığı herşeyin metafizik bir güce ait olduğunu iddia etmekle eşdeğerdir. O yüzden bu tarz "iyi/kötü yoktur, hayat anlamsızdır, özgür irade yoktur" gibi iddiaların bir dayanağı yok. bunlar sadece iddia sahibini bağlayan subjektif görüşlerdir. Bu düşünce tarzının bazı zararları olduğu için belirtmek istedim.
  12. Şunu da unutmayalım ki, herkesin kavga ettiği bir ortamda kimse yapılan itirazı anlamaz. o yüzden diyalog ortamı şarttır. yoksa dincilere köstek olalım derken, destek oluruz.
  13. Nuzul sırasına göre, kuran'ın son sözü niteliğindeki Nasr suresi, bu konudaki zihniyeti iyi anlatıyor ; 110/Nasr 1-3 : Allah’ın yardımı ve fetih (Mekke fethi) geldiğinde ve insanların bölük bölük Allah’ın dinine girdiğini gördüğünde, Rabbine hamd ederek tespihte bulun ve O’ndan bağışlama dile. Çünkü O, tövbeleri çok kabul edendir. Yani neden inanmalıyız...? Çok adil ve iyiliklerle dolu bir din olduğu için mi.... hayır; memleket fethedilmiş ve güçlü bir kalabalık var, karşı koyamazsın. o yüzden boyun eğmek zorundasın! İşte islamdaki inanç anlayışı budur.
  14. Eleştiri bir insanlık görevidir. ancak sert söylemlerden kaçınarak, ortamda gerilme riski olduğunda konuyu kapatarak bunu yapmalıyız.
  15. Güzel bir soru. Evet, böyle bir hayat bence de iyidir, güzeldir. bunun için doğaya minnettarlık duyarız. Bu konudaki samimiyetimizi ise, doğayı koruyarak, hayvanlara iyi davranarak, insanlarla dostça geçinerek gösteririz. Gidip bununla zerre alakası olmayan diktatör araplara boyun eğerek "bunları bize verene teşekkür ettik" demeyiz !