leonardo18

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    1.900
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

1 Takipçi

leonardo18 Hakkında

  • Derece
    Advanced Member
  • Doğum Günü 04-02-1980

Profile Information

  • Gender
    Male
  • Location
    TR

Güncel Profil Ziyaretleri

1.671 profil görüntüleme
  1. Olmuş şeyin ve Z.kilmiş götün davası olmaz demişler. ,Daha demin Euronews izliyordum. Bugün de casusluk suçlaması filan diyorlardı. Feto olayına dair kanıt da halen yok. 2) Ben eskiden de halama teyzeme oy verirdim. Varsa İşçi Partisi, Yoksa TKP, o da yoksa CHP. - Da beni illet bastı. 3 ayda bir bu yaşıma gelmişim ilkokullarda duvardaki saçma salak resimlere bakıyorum. Yani ben eskiden de uğraşmazdım. Şimdi de işim filan olabilir. Daha önce de anlattım. Sorun Atatürk öncesine kadar gidiyor. Geri kalan sorunun da %90'ı TR'deki polis devlet ve faşizm geleneğinde kaynaklanıyor. O imam hatipleri Kenan Evren açtı. Köy enstitülerini de Adanan menderes kapattı. Yani ben geldiğimde olay zaten bu haldeydi. - Oy verecek sosyalist parti ve komünist parti arıyorum (kaç da sene olmuş, benin lise 17 yıl önce filan bitti), vere vere İşçi partisine oy verebiliyorum. Ya ben siyasetten anlamıyorum, ya siyaset beni anlamıyor. Sizler de (troll olmayan %50 filan), relax yani, koyan koyacağını çoktan koymuş. Sokulmadık candan umut kesilmez
  2. Anlamadın dimi? İşte anlamadığın yerde üşenmeyip hemen sözlüğe bakacaksın. Biz öyle yapardık.
  3. Dün "Haksaw Ridge" filmini izliyordum. Filmde eline tüfek almak istemeyen bir askerin ikinci dünya savaşın Japonlara karşı nasıl mücadele ettiği anlatılıyor. O dönemdeki olaylar hiç de kolay değildi. Japonya'nın planı da hiç saçma değildi. Fanatik kişiler zeka bakımından bizimle aynı, hatta bizden daha zekidirler. Hitler Avrupa'da herkesi dize getirecekti. Japonlar da ABD'nin Avrupa'ya yardım edecek hali kalmamasını sağlayacaklardı. O Amerikan askerleri tek tek, ada-ada Japonlara karşı savaşacaklardı. Ve kayıpları da çok yüzsek olacaktı. Belki savaşı kazanamayacaklardı. Bir noktada askerleri/kaynakları kalmayacaktı, belki ülke tamamen iflas edecekti. Tabi Atom bombası icat edilmeseydi. + Atom bombasını ilk Japonlar veya Almanlar bulsaydı, savaşın seyri bile değişebilirdi. Bugünün uluslar arası dili belki Almanca olacaktı. / Uygulamada, Tıpkı İŞİD'in, Putin'İn planları gibi, gerçekleştirilme ihtimali düşük projeler. Ama dediğim gibi fanatik insanlar daima çok da zeki olurlar ve boş bırakılma durumunda, canımıza okuma kapasitesine de daima sahiptirler. Bu örnekler çoğaltılabilir. Mesela Birinci dünya savaşı da öyle. Monarşi / gerici rejimler, sömürgeci fakat demokratik ülkelere karşı. Çanakkale'nin biz bir yönünü biliyoruz (İyi ki de kazandık), ama kazanmasaydık belki Sovyetler birliği olmayacaktı. Birinci dünya savaşı da daha çabuk bitecekti. Ondan önce, Protestanlık çıktığında bir sürü insan gitti. Aydınlanma döneminde bir sürü insan gitti (Papalık ve monarşiler cumhuriyetçilere nefes aldırmadılar) Sonrasında belki demir-perde ülkeleri, Şimdilerde Siyasal İslam ve İslami terörizm: Bunun da şakası yoktur. Bıraksan Putin AB'yi parçalayacak. İnsanları korkutup, AB'nin genişlemesine engel olmaya çalışıyorlar. Bin Ladin de ABD'yi Afganistan'a çekip, İkinci Vietnam yaşatmak istiyordu. - Tabi ki bir de Mustafa Kemal var. Çanakkale Zaferi olmasa sömürge olup, şimdi Suriye gibi olacaktık (emperyalizm de böyle bir şey). Cumhuriyet kuruldu kurulmasına ama, şimdi de "demokrasi İslama uygun değildir" lafı ile ortaya çıktılar (bütün mesele çıkar / iktidar). Salafistler tüm İslam ülkelerini, artı Dünya'daki Müslüman cemaatlerini toplayıp, Şeytani düzen dedikleri, Batı demokrasilerine karşı kullanacaklar, Putin ve Çin de buna yardım edecek -Yine çok ciddi planları var, yine amaç demokrasileri yok etmek, yine amaç fanatizme, mistisizme ve orta çağdaki çıkarlar / yalanlar / cehalet ve fanatizm dünyasına dönmek. Ve bunlar (Japonya örneğinde olduğu gibi), biz onları nasıl görüyorsak, onlar bizden daha da beter nefret ediyorlar. Mantığa dayanmayan (ya da kısmen mantıklı olan) doktrinleri var. Ve sonunda bizi yok edeceklerine yürekten inanıyorlar. - Mesela İslamcılar dünyada "Masonik düzen" var diyorlar. Bütün mücadeleleri de kıyamet döneminin iblislerine karşı savaşmak için (yani bedava cinayet işlemiyorlar, kendi kafalarında şeytan ve günahkalık ile mücadele ediyorlar) ve 2. dünya savaşındaki, Japonlar gibi. Çok ciddiler ve sonuna kadar gidecekler, ve fırsat bulurlarsa demokrasileri yıkacaklar. - Bizim ömrümüzde bunların yenilerini de göreceğiz. hele Türkiye'de, Bu salafistler gider, başka bir şey gelir. Cumhuriyet her zaman bir numaralı hedef, mantık 1 numaralı hedef, felsefe/aydınlanma düşüncesi 1 numaralı hedef. - Doktor bir tanıdığım şöyle bir şey demişti: "Hastalıklar bitmez" demişti. "Bunlar Tanrı'nın insanlara insanlıkları hatırlatmak için araçlarıdır" demişti. "Bugün Aids'i Alzheimer'i tamamen tedavi etsek, yarın başka bir hastalık çıkar, bilim adamları bu kez onu çözmek için çaba harcarlar" demişti. - O yüzden oy vermeme konusunda fikir değiştirdim. Ankara/Kızılay'da bir sürü genç (bağımsız olarak) "Hayır" denmesi için broşür filan dağıtıyorlar. Seçim sonucunun da şimdiden Mına Kyıım. Ama oy kullanmayı düşünüyorum.
  4. Bence asıl ateizmde Tanrı'dan/Dinden nefret etme yoktur. Daha çok bilime / pozitivizme / felsefeye / somut gerçeklere yakın hissedip, mistik şeylerden uzak olmak vardır. - O yüzden bazı başlıklara biraz kızıyorum. Mesela bazıları, İslam'ı çarpıtanları yüceltip daha da dinde olmayan şeyleri (kendileri çarpıtıp) ıslama yüklüyorlar. Bence Harbi ateistin buna ihtiyacı yoktur. Bu daha çok "ben Tanrı'ya inanmıyorum", "Neden?", "Bu yönde bilimsel kanıt yok." gibi bir şeydir. O yüzden burada "Ateistim" diyen bazılarından da biraz şüpheleniyorum.
  5. Kafirlerle mücadele eden balıklarımız tabi ki:
  6. Konuyu biraz genişlettim evet. Benim söylediğim bizim dünya algımız ile geçmiş toplumların dünya algısı bir değil. Oğlancılık, mesela eski-yunanda (ve Osmanlı'da) "soylu" bir davranış olarak kabul edilirdi. Oldukça da yaygındı. Yani illa ki İslam dini ile alakası yok. Kendi mekanizmaları olan toplumsal bir olgu. Hatta bugünkü kadar "çirkin" bir şey olarak da anlaşılmazdı. Bizler değiştik / medenileştik. Bugün öyle bir şey duyunca yapan kişi hapse atma gereği duyuyoruz. Toplum evrimleşiyor. / Siz dini kötülemek için bir şey yazacaksanız yazın. Ben karışmıyorum. Ama İşid / Talibanın yaptığı hangi iş insanlıkla uyuşuyor ki bu yaptıklarını din ile bağdaştırıyorsunuz. Demek istediğim bunlar zaten Kuran tanımına göre "bozguncu" kişiler. ve dediğim gibi Pakistan'daki Oto'nun arkasında birbirlerini dürtmeleri dahil, benim algımda hepsi bu tür insanlardan beklenecek davranışlardır.
  7. Molla / Taliban / İşid'ci. - Eski dönem insanını bunlarla kıyaslamayı ben ret ediyorum. -Neden? Mesela asla beklemezsin. Böyle bir şey yapan doktor olmaz dersin. Adamın biri benden bayağı yüklü bir para alıp diş tedavisini yapmamıştı. Bu tür insanlar çocukluktan itibaren hırsızlığa, düzenbazlığa alışacak şekilde yetiştiriliyor. Sizde/bende olduğu gibi "yalan söyleme, arkadaşını sev-kolla, yaşlılara öncelik ver" yok. Çocukluktan itibaren dayak, kötek, aşağılama ve hırsızlığı, yalancılığı, sahtekarlığı teşvik etme var. Halk içinde O. Çocuğu fahişeliğin kötü meslek olduğu anlamına gelmez. Bu kişinin belki doğuştan itibaren sevgisiz ve acımasız yetiştiği anlamına gelir. Molla / Taliban böyle bir şey. Yani "Pakistanda otobüsün arkasın Z.şiyolar" da diyebilirsin. Benim için aynı şey. Haci: Bence yaramaz bir durum yok ama patron sizsiniz.
  8. - olabilir. Dediğim gibi eskiden bunlar varmış. Bir akıl bir insan'ın 2015 yorumunu da okudum. Ben öyle düşünmüyorum. Sebebini bilmiyorum. (Bilmek de istemiyorum). Ama "kadına yakın" diye değildir. Dediğim gibi. O zamanlar TV, İnternet, Spor kanalı filan yok. Bize göre çok daha "fiziksel" insanlar. Seks bence o zamanlar şimdiye göre daha önemli idi. Büyük ihtimalle çeşitlilik istiyorlardı. Bizdeki gibi sadece kadın (veya sadece erkek) yetmiyordu. Şimdi bile Batı'da bir çok insan "öyle olmasalar da denemek isterler". Gladyatör filmini hatırlayalım. Adam Gladyatör'e önce "kız ister misin?" sonra, "oğlan ister misin?" diye soruyor. Vardır bir mantığı da "kadın yokluğu" değildir. Her dönemde (her toplumda) kadına erişim gayet var. Katolik papazlarında dediğiniz olay da mutlaka vardır. Ama orta çağda bile gizlice köylere filan gidip iş gördükleri bilinir.
  9. - İşler böyle yürümüyor. Nüfus veya askeri güç de değil. Büyüyen medeniyeti çöküşte olan medeniyetten ayıran kıstaslar şunlardır: 1) Aklın üstünlüğü. İnsanlar neye göre davranıyor? sürü psikolojisi, medya, siyasal propaganda, sahte bilgiler içeren eğitim sistemleri ve popülizm mi? - Yoksa mantıklı siyaset düzeni, mantıklı hukuk sistemi, mantıklı güçler ayrılığı, insanların dürtüden çok akıl ile karar alabildikleri siyasal yapılaşmalar, dış ilişkilerde akla/mantığa dayalı söylevler, tarikatçılık ya da etnikçilik yerine mantığa dayalı dış politikalar. (Bu dediklerim eski çağlarda da böyledir) Her zaman her durumda aklı, mantıklı olanı üstün tutan yaklaşım mı var? yoksa her konuda duygusallık, sürü psikolojisi, yanlış bilgi almış başını gidiyor mu? 2) En zayıf olanlara nasıl davranılıyor? - Kanada'daki gibi alkolik insanlara karşılık beklenmeden kalacak ev ve yemek sağlanıyor mu? (buna benzer şeyler Türk medeniyetinin güçlü olduğu dönemlerde vardı). Sokaktaki insanlara, öksüzlere, yaşlılara yardım ediliyor mu? Akıl sağlığı bozuk olanlara yardım ediliyor mu? /Sadece bu iki kriterle puanlama yapabilirsiniz. Ayrıca hukuk üstünlüğü konusu vardır. Eski Mısırda Firavun bile Maat yasasına tabiydi ve yasa karşısında hesap vermek zorundaydı (ki firavun aynı zamanda Tanrı idi). İlk ülkelerin ilk işi sağlam bir hukuk sistemi oluşturmak ve buna uymak olmuştur. Bu demokrasiden bile daha önemli bir konudur. Millet yapacağını yapıp ortalıkta gezebiliyorsa, o ülkeyi / medeniyeti geçiniz. - Lider diye bir şey yoktur. kendinin lideri olacaksın. Ama bunun olması için sistemi oturtman lazım. Bizde oturtulan bir sistem vardır. Ama gelen giden (kendi menfaatine veya görüşüne göre) bu sistemde esneklikler icat etmiştir. Böyle bir şey olamaz. Atatürk / İnönü döneminde olup da kaldırılan bir sürü şey (Mesela "insan haklarına dayalı anayasa gibi) geri getirilmelidir. + AB ile laf yarıştırmak yerine, dedikleri şeyleri çabucak yapsaydık şimdi hem AB'ye girip bir sürü para alıyorduk, hem de Tayyibin zibidilikleri ile uğraşmıyorduk. Lider filan yok. her şey Akla uygunluk, mantıklı yaklaşabilme, iyi bir sistem bulup o sistemi %100 uygulamak, bunu yaparken insani özellilerimizi daha da arttırmak. iyice tayyip gibi konuşuyoz ama. Olay bu kadar basittir.
  10. - Tarih bilginiz sıfır arkadaşlar. Tarihsel olarak "Oğlancılık" apayrı bir dünya görüşünü yansıtan bambaşka bir olay. Tecavüz gibi de değilmiş. Bazıları genç erkekleri bu şekilde himayelerine alırlarmış. Bu toplum tarafından da gayet normal karşılanırmış. Günümüz şartlarında geçerli değil. Ama eskiden bu varmış.
  11. Hepsini okumadım. İlk mesajla ilgili şöyle bir şey var: - Ben Avrupa'da olsam solcu takılırdım. Polise düşmanlık duyardım, cumhuriyet ilkelerinin zaten 1 asırdır sağlam olduğu yerde cumhuriyet düşmanlığı yapar, toplumsal adalete, sosyalizme, anarşizme, daha fazla sosyal devlete, daha çok sağlık reformu, öğrenci hakları ve özgürlüğe gidilmesi yönünde (sosyalist olduğum için) burjuva devrimi ürünü cumhuriyetçiliğe sürekli muhalefet olurdum. Burada Polise/askere çok bir şey diyemiyorsun: Hepsi kelle koltukta geziyorlar zaten. Cumhuriyeti pek eleştiremiyorsun, çünkü milletin yarısı anlamamış "cumhuriyet kaldırsak mı acaba?" filan diyorlar. Düşünüp düşünüp, geçmişte yaşanan onca şiddet olayına rağmen, yine kendini cumhuriyetçilerin yanında buluyorsun. -Da ben normal koşullarda sosyalistim, Yani cumhuriyet ilkelerini ve devrimlerini gerekli bulan, fakat bunların da ilerletilmesi gerektiğini düşünen insanlardanım. Tabi insanların Tofaş arabasının arkasına tüm camı kaplayan bozkurt resmi koyup "Reis dedin mi biter" yazıları yazdıkları ülkede, hem cumhuriyet ilkelerinin anlatılması sorunu olduğunu anlıyorsun, Hem de adam daha onu anlar mı, onu bile tam kestiremiyorsun. - Ben cumhuriyet ilkelerini savunuyorum. Ama ülke siyasetinden buna rağmen uzaklaştığımı hissediyorum.
  12. 6 Kalp nakli nasıl olabilir yaw. Millet 1 tanesini bulamıyor. Onu anladık. Ama bu adam 6 defa ölüme yakın deneyim yaşamış demektir. Kimisi bu deneyimlerde bir şeyler yaşarlar, geri gelince " Bundan sonra insanlığa hizmet edeceğim" filan derler. Demek ki herkeste olan bir şey değil.
  13. (Tabi ki de geyik yapıyorum. Mına K.dumun katilleri)
  14. Her şeyi birbirine karıştırmayalım. DAEŞ'i desteklemek amaçlı olduğu sürece ben de Kuran'ı Kerim yolundan ayrılmam. Benim söylediğim şudur: Sebebini bilmiyorum, Ama cinselliğin en fazla baskı altında olduğu dönem yaşadığımız çağdır. Bugün için tabu olan birçok şeye eskiden "gayet normal" gözü ile bakılırdı. Kadın kadına / Erkek ereğe, toplu halde, Özellikle genç oğlanlarla... Bunlar olağan sayılan şeylerdi. Evli kadınların ilişkiye girmesi Orta çağ arap uygarlığında bile olabilen, Bilinen ama bazen göz-yumulan bir şeydi (Özellikle köleler bu amaçla kullanılırdı). Bizler zamanla entelektüeleştiğimiz için böyleyiz. Kitapta'ki uyarılar ne boyuttadır onu da bilmiyorum. Ama demek ki ihtiyaç duyuluyormuş ki hemcinsinizle, evli insanlarla yapmayın, cezası budur denilmiş. - Diğer konuda ne söylediğinizi bilmiyorsunuz. Ben eski toplumlarda erkek çocuklarına ilgi duyulmasını işittim. Fakat sürekli gündeme getirdiğiniz şeyi daha çok Mollalar ve diğer sapıklarla özdeşleştiriyorum. Yani hiç duymadım.
  15. Bu tür zengin-ülke / fakir-ülke yaklaşımları hem vardı. Eski Mısırlılar güneydeki Afrikalılardan sürekli almışlar, Persler sürekli Batıya doğru genişleyip Doğu-Yunanlıları kendilerine bağlamışlar. Osmanlı herkesten haraç toplamış. Bir tek Arap medeniyeti daha çok ticaret ile gelişmiş, Sovyetler, en azından kendi müttefiklerine yardım etmeye çalışmışlar. - Günümüzde o kadar İnternet var. Dünyanın her yeri her yeri ile bağlantılı, Benim sorduğum soru, tek dünya olma yolunda gerçekten ilerliyor muyuz? Kapitalizm bunu tek başına başarabilir mi? Yoksa sosyalizm'den bu konuda yardım alması zorunlu mu?