Jump to content

arasaksoy

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    38
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

arasaksoy Hakkında

  • Derece
    Advanced Member

Güncel Profil Ziyaretleri

308 profil görüntüleme
  1. Forumda herhangi bir üyeyi engellemek veya bloklamak için bir yol bulamadım. Her forumda olan özellik burada yok mu?
  2. arasaksoy

    Kötülük sorunu Tanrı'nın yokluğuna delil olamaz!

    Özgür irade olmadan da iyilik yapan varlıklar olabilir. Örnek: melekler. İyi olma kriteri özgür irade ile iyilik yapma ise o halde iyi olmaz, ama doğası gereği, bir makine gibi iyilik yaptığı söylenebilir.
  3. arasaksoy

    Kötülük sorunu Tanrı'nın yokluğuna delil olamaz!

    Özgür irade her koşulda iyi bir şey değilse, Tanrı'nın daha iyisi varken neden özgür iradeli varlıkları yarattığı sorusu havada kalır. Belki şöyle bir cevap verilebilir: "Tanrı özgür iradeye sahip olmasa bile en iyi varlıktır, ancak bu sadece Tanrı için geçerlidir. Diğer tüm varlıkların yaratılmaya değecek kadar iyi olmaları için özgür iradeye sahip olmaları gerekir." Ancak bunun ikna edici olduğunu sanmıyorum çünkü sezgisel olarak özgür iradeli olmadan da iyi varlıklar yaratılabilirmiş gibi geliyor. İyilikler arasından seçim yapmak, özgür irade sahibi bir varlık olduğunu göstermez. Özgür iradeyi başından beri iyilik ve kötülük arasında, tam bir seçim yapma hürriyeti olarak ele aldım ki bundan başka tanımların özgür irade olmadığı konusunda herkesin hemfikir olacağını düşünüyorum. Kaldı ki dediğin şey özgür iradeyi gösterse bile, o halde şu soru sorulabilir: "Tanrı neden kendisi gibi sürekli iyiyi seçen varlıklar yaratmak yerine kötülüğü de seçebilen varlıklar yarattı? Madem iyiyi seçmek de bir özgür irade göstergesi, o halde bu şekilde bir evren yaratsa çok daha iyi bir evren olurdu." Böyle bir durumda da Tanrı, kötülük yapma ihtimali olan bir varlık oluyor. Bayağı marjinal bir bakış açısı yani. Bu durumda teizmin öne sürdüğü mutlak iyi Tanrı fikrini terk etmemiz gerekir ki bunu yaptığını söylüyor musun, bilmiyorum.
  4. Yıllardır bıkmadınız aynı, kalıplaşmış kelimeleri tekerleme gibi kullanmaktan... Bırakın da insanlar bazı konuları tartışabilsin artık. Demokles'in kılıcı gibi sallanmayın üstlerinde. Bir AKP'liler bi ulusalcılar, devletin sahibini kendileri olarak görmekten ve kendileriyle herhangi bir konuda ayrı düşen birini hain ilan etmekten bıkmadı. Dogmalarınızı o kadar benimsemişsiniz ki, azıcık dışına çıkınca onların, otomatikmen vatan, millet, devlet elden gidiyor naraları atıyorsunuz. Sonunda da Tayyip Erdoğan zihniyeti ile aynı noktaya geldiniz. Bırakın her şey tartışısıln kardeşim. Atatürk milliyetçiliği de, Türk milleti tanımı da. Devletin görevi ifade özgürlüğünün teminatı olmaktır. Tartışmadan, fikirler çatışmadan doğruya ulaşılmaz. Dua edin ki bu çatışma sadece fikri olsun. En güzel yol bu olacaktır çünkü. Ama tabularınıza öyle bir bağlanmışsınız ki, dogmaların dışına taşınca sanki evrenin başka bir boyutundan varlıklar gelip Türkiye'yi ele geçiriyormuş gibi bir tavır takınıyorsunuz.
  5. arasaksoy

    Kötülük sorunu Tanrı'nın yokluğuna delil olamaz!

    Teistlerin savunmasını eleştiriyorum zaten. O yüzden özgür irade tartışmasına girmeden, onun var olduğunu farz ettim. Özgür iradenin var olup olmadığı ayrı, uzun bir tartışma konusu. Tanrı iyi olduğuna göre iyilik yapmalıdır. Tanrı iyilik ve kötülüğün üstünde derseniz, Tanrı'nın iyi olması için ortada hiçbir temel kalmaz. Bu durumda Tanrı, pekala kötülük de yapabilir. Böyle bir Tanrı ise en azından klasik Teizmin önerdiği Tanrı ile bağdaşmaz. Tanrı' nın iradesi hakkında bir şey söylemiyorum. Teizmin sunduğu argüman üzerinden ilerliyorum. Özgür irade kötülüğe izin verilmesine yol açacak kadar büyük bir iyilik ise ve Tanrı da özgür iradesi olmadan iyi olabiliyorsa, neden yarattığı dünyadaki varlıklara özgür irade vermek zorunda kalıyor diye sorguluyorum. Eğer özgür irade o kadar büyük bir iyilikse, Tanrı'da da var olması gerekir ancak bence Tanrı' da bu irade yoktur çünkü Tanrı sıfatları gereği her zaman iyilik yapmak zorundadır. Zorunluluğun olduğu yerde özgür iradeden bahsedilemez. Eğer özgür irade çok büyük bir iyilikse ve Tanrı'da yoksa, o halde şunun cevaplanması gerekir: "Gerçekten özgür iradeye sahip olmayan bir Tanrı, nasıl var olan en iyi varlık olabilir?"
  6. arasaksoy

    Kötülük sorunu Tanrı'nın yokluğuna delil olamaz!

    Kötülük probleminde şöyle bir kilit nokta var. 1. Tanrı en iyi varlık olduğu için mümkün olan en iyi evreni yaratmalıdır. (Tanrı'yı mantık kurallarına tabii olarak kabul ediyorum.) Yaşadığımız evrende kötülük vardır, çünkü kötülüğün olmadığı bir dünyada özgür irade (iyilik ve kötülük arasında seçim yapma yetisi) olamaz. Özgür iradenin olmadığı bir dünya ise en iyi mümkün dünya olamaz, özgür irade öyle büyük bir iyiliktir ki, bu iyilik için bazı kötülüklere Tanrı izin vermiştir. Soru: Tanrı tanımı gereği hep iyiliği yapmak zorunda olduğuna göre, Tanrı'nın özgür iradesi yoktur. Tanrı' nın özgür iradesi yok ise ve özgür irade çok büyük bir iyilik ise, Tanrı neden buna sahip değildir? Tanrı var olabilecek en mükemmel derecede iyi varlık değil midir? Ayrıca Tanrı, sadece kendisi gibi sürekli iyiliği yapan varlıkları yaratamaz mıydı? Şüphesiz yaratabilirdi. O halde bunu yapmak yerine, neden kötülüğün de var olmasına izin vermek pahasına kendisinde bile olmayan (ki kendisi var olan en iyi varlık) "özgür irade" yi insanlara vermiştir? İyilik yapan bir insan, iyilik yapan bir Tanrı'dan daha mı iyidir? Böyle bir şey düşünülebilir mi?
  7. arasaksoy

    Muharrem İnce ye atılan iftira

    Muhtemelen AKP'lilerin ortaya attığı bir kumpas bu. İnce de çok güzel yedi sağolsun. Yapması gereken olayı büyütmeden partisinin yanında olduğunu söylemesiydi. Ne diye çıkıp CHP'liler bunu yaptı falan diyor? Bakın tüm AKP'li kanallara, adamların istediği de bu zaten. Tayyip, İnce'nin CHP başında olmasını ister tabii ki çünkü kendisi Cumhurbaşkanı adayı olacak, dolayısıyla İmamoğlu olamayacak. İnce'ye karşı kazanma şansı, İmamoğlu'na karşı kazanma şansından kat kat fazla.
  8. arasaksoy

    ABD Suriye'den Çekiliyor

    Türkiye de serbest piyasa ekonomisi uygulamıyor ki. Soğan, pırasa deposu basan, pazarcı gibi marul satan, Uber'i, Paypal'ı yasaklayan, 4 şirkete devletin bütün ihalelerini veren serbest piyasa mı olur? Serbest piyasa kurallarına uysa ekonomi bu durumda olmazdı. Tayyip kendi ekonomik modelini uygulamaya çalışıyor. Aslında olmayan bir model de işte, rejim yanlılarını zengin edip cahil bir burjuvazi yaratma. Orta sınıfı bitirme, fakirleri orta sınıfa yaklaştırarak oy toplama. Zenginlerden zaten alamıyor. Kürt liderler ekonomik sosyalizmi savunuyorsa dediğin geçerli ama tek büyük devlet yerine bölerek yönetmek daha kolay geliyor hala bana.
  9. arasaksoy

    ABD Suriye'den Çekiliyor

    Bunun, Kürtçüleri yalnız bırakmasıyla alakası ne?
  10. arasaksoy

    ABD Suriye'den Çekiliyor

    Hocam beni niye vatan millet Sakaryacı ilan ettin, senin söylediğinin aksine bi şey demedim, sadece fikrini merak ettim. Mesela küçük Kürt devletleri oluşturup onlardan hakim güçlerle şantaj yaparak taviz koparmak daha kolay olmaz mı? En azından belli bir süre. Zamanla nasıl bi sistem oturur bilemem. Ama bi yandan her ulusun devlet kurmasına izin vermek milliyetçi görüşleri de uçuracak, ABD'nin varlığı daha fazla tehdit altına girecek. Karışık bi durum. Ama ABD 21.yüzyıla kadar çıkarlarını nasıl başarılı şekilde koruduysa, bundan sonra da koruyacak gibi geliyor bana.
  11. Tarihi bir karar olabilir. https://www.nbcnews.com/news/world/u-s-says-it-will-stand-aside-turkey-moves-syria-n1063106 Bu konuda özellikle @anibalın görüşlerini merak ediyorum. ABD, Kürtçüleri yalnız bırakarak o bölgede uzun vadede ne gibi bir şey amaçlıyor?
  12. arasaksoy

    AKP MHP Koalisyonu

    Sorunlu musun arkadaşım sen? Dünyanın her yerinde muhalefet iktidarı devirmeye çalışır. Oyunun kuralıdır bu. Bunun olmadığı yerde krallık veya komünist tek parti diktatörlüğü türünden bir yönetim vardır. Muhalefet güçleri, hele ki Türkiye gibi partiler arası ittifakın kaçınılmaz olduğu bir yerde doğal olarak ittifak yapmıştır. İktidar, aşırı sağ partiyle ittifak yapınca sorun olmuyor da muhalefet yapınca mı sorun oluyor? İktidarın yaptığı ittifak ne kadar ilkelere bağlı ki, onların yaptığı ittifak da öyle olsun? Kafan iyi güzelmiş, CHP Baykal'ın politikasına dönse 15 milyon oy AKP-MHP'den CHP'ye geçecek öyle mi? Ahahahahahahaha. Ulan CHP %20'yi bulamıyordu Baykal döneminde. Gayet de millicilik yapıyordu Baykal, bi boka yaramadı. Tayyip döneminde Türk askerinin başına çuval geçirildi, takan oldu mu? Yok, cebine baktı herkes. Sizin anlayışınıza göre Tayyip o dönemki en gayri milli adamdı ama en yoğun destek gördüğü dönemdi. Çünkü ekonomi çarkları dönüyordu. S400 konusu da o kadar basit değil, sen NATO üyesiysen elini kolunu sallaya sallaya başka ülkeden bu tür gelişmiş silahlar almana müsaade etmezler kardeşim. Senin elinde NATO'nun envanterine kayıtlı binlerce savaş gereci varken, jet varken adam ne diye bu bilgilerin Rus yapımı savunma sistemi hafızasına kaydolma riskini göze alsın? Ki aldığın savunma sistemini uzun menzilde kullanamayacaksın o da ayrı konu, NATO dışı radar sistemiyle entegre olması gerekiyor çünkü. Ortadoğu kafası her yerde aynı. İster ateist ol, ister Müslüman, o içerdeki kompleksli, komplocu, benmerkezci kafa yapısı değişmiyor.
  13. arasaksoy

    AKP MHP Koalisyonu

    Özellikle 15 Temmuz'dan sonra derinleşen bu koalisyon, 1 yıl geçmeden 16 Nisan 2017'deki referandumda tartışmalı da olsa ilk seçim galibiyetini aldı. Bu koalisyon elbette ki bir ilkeler koalisyonu değil. Ortak noktaları var elbette, çağdaş değerlere mesafeli olmak, "devlet"in sahibi olarak kendisini ve" millet"in içine yalnızca dayandığı tabanı dahil etmek gibi. Koalisyonunun temelinin muhakkak ki rant ve bölüşüm kavgasına dayandığını düşünüyorum. Rant alanları, Akp'nin "devlet kurumu" denebilecek herhangi bir oluşum bırakmaması sonucu MHP açısından kaçınılmaz hale geldi, adeta "beka sorunu" oldu. 15 Temmuz'dan sonra AKP'ye karşı muhalefetin bir şey kazandırmayacağı anlaşıldı ve devlette özellikle Fetullahçılardan boşalan ballı mevkilere yerleşmek için geçmişte sövdüğü AKP ile ittifak kurmak MHP açısından hiç zor olmayacaktı. MHP'nin istediği koltuklar AKP'nin aksine ülke yönetimini ilgilendiren alanlar değil, hiçbir zaman da olmadı zaten. MHP ülkenin altından kalkamayacağını, ülkeyi yönetmeye talip olmadığını 7 Haziran'dan sonraki tavrıyla gösterdi zaten. Üstelik MHP'nin ülke yönetiminde AKP ile birlikte söz sahibi olması onun da yaşanan kötü şeylerden sorumlu olmasını gerektirecekti ki devletin ballı mevkilerde kadrolaşmak varken bu riske girmeye gerek yoktu. Sonuç olarak yapılan ittifak 24 Haziran'da da bir şekilde devleti talan etme imkanı bulacakları ölçüde başarılı oldu. 24 Haziran erken seçimlerine sanılanın aksine ekonomideki kötü gidiş üzerine değil, elde edilecek rantları bölüşmek için uygun bir zemin oluşması amacıyla gidildi. Oy oranlarının belli olması ve yeni sistemin MHP sayesinde kurulmasıyla birlikte AKP'nin de elinde yüksek bürokrasi, yargı, kamu kurumları kadrolarını peşkeş çekmekten başka seçenek kalmayacaktı ve artık oyalamayacaktı. İttifakta çatlak oluşmuş gibi görünen dönemlerden birisi 31 Mart seçimleri süreci öncesinde 29 Ekim 2018'de Devlet Bahçeli'nin belediyelerde AKP ile işbirliği yapılmayacağı açıklaması ile oldu. Bu bir gözdağıydı ve devamında yapılan görüşmelerle büyük ihtimalle MHP kendi istediği payları kopardı ve tekrar ittifak olarak seçime gittiler. Belediyeler de doğrudan vergiyle beslenen yerler ve MHP'nin aldığı il ve ilçe belediyelerinin artan sayısına bakıldığı zaman burada da amacına ulaştığını görebiliyoruz. MHP, bugün Türkiye'nin başına bela olan tüm sorunlarda AKP ile birlikte baş aktör olmasına rağmen, muhalefet cenahında bile sorumlu tutulan taraf olmuyor ve ülke yönetimine yazılan her eksi puan MHP'ye artı oy olarak gidiyor. Aynı anda devlette de kadrolaşmayı ve rant kaynaklarını çoğaltmayı başardılar. Yapılan her olumsuzluk AKP'ye yazdığı için şu an ittifakın güçlü kolu da MHP'dir, kritik bir anda ittifakı bitirme imkanına AKP'den çok daha fazla sahiptir. Cidden tarihe geçecek günler yaşıyoruz. Yıllar değişiyor, kişiler değişiyor, aktörler değişiyor ama ülkeyi ganimet olarak gören kafa değişmiyor. Bu ittifakın geleceği ve sonlanma biçimi de belki bu anlayışın hangi şiddette devam edeceğini gösterecek.
  14. arasaksoy

    Ekrem İmamoğlu hakkında

    E ne olacaktı, dincilerin bi 50 yıl daha "başörtüsü zulmü" diye zırlayıp oy devşirmesine göz yummak daha mı iyiydi? Kabul etseniz de etmeseniz de bir gerçek var, bu ülke SAĞCI, bu millet SAĞCI. Bu devletin hafızası baştan aşağı SAĞCI pratiklerle dizayn edilmiş. Bütünüyle bir sağ görüşü yargılamıyorum burda, ama Türkiye'deki sağcılık tam bir verem. Hamaset edebiyatı yapıp vatandaşın malına çökmekten başka bir halt yedikleri yok. Ama ne yapacaksın, millet de aynı karakterde olduğu için devamlı onları seçiyor. Çünkü milletimiz insan hakları, hukukun üstünlüğü, ifade özgürlüğü gibi şeyleri önemsemiyor; varlığı yokluğu neredeyse aynı birçoğu için. Milletin korumak zorunda hissettiği ortak değerleri yok. Belki "Vatan bütünlüğü" bundan hariç sayılabilir o da muhtemelen asker millet olmamızdan ileri geliyor. Neyse, şimdi bu millet bu koşullarda hep benzer insanları başa getirecek, bu insanlar yeterli güce sahip olmadan indirilirse ne mal oldukları görülemeden kahraman ilan edilecek. Menderes ve Özal'da olduğu gibi. Şimdi Tayyip hepsini aştı, kendi devletini kurdu bir nevi. Bu da adım adım her alanda iflas ediyor ve etmeye devam edecek. Böylece insanlar kendi yarattıkları putu kendileri yıkacak ve gerçekten bir şey "öğrenmiş" olacaklar. Belki zor, zahmetli, yıllar alan bir süreç ama demokrasinin sınırları içerisinde bundan başka yol yok. (Burda demokrasiyi güzellemiyorum, sadece durum tespiti anlamında söylüyorum.) İnsanların kutsal addettiği şeyleri yeterince ciddiye almazsan, yıllar geçse de üstünden bu unutulmadığı gibi, bu insanları radikalizmin göbeğine itmiş olursun. Hele de bu denli dinle yaşamı iç içe yaşayan toplumlarda. İstedikleri hakları alıp insanlarla iç içe yaşamaya başladıklarında hem başkalarından farklı olmadıklarını anlarlar hem farklı gruplarla -artık onları ayrıcalıklı görmedikleri için- çok daha fazla etkileşime girerler. İsteseler de istemeseler de "başörtüler" seküler yaşama uyum sağlıyor ve baştakilerin istedikleri türden insan olmayacaklar. Kürtler de PKK'nın istediği profilde olmayacak. Ortak vatan fikrini gayet benimsemişler ve kendileri bu vatana ait hissettiklerinde PKK zaten tükenmiş olacak çünkü insan kaynağını yitirecek. Her ne kadar Ortadoğu halkları lider odaklı toplumlar olsa da, milletini tanımayan kişi lider olamaz. Türkiye'de İslami düşünce 70'lerden bugüne nasıl evrildiyse, Kürt hareketi nasıl evrildiyse, toplum da daha hızlı bir şekilde evrilmeye devam edecek. Ama bu noktadan sonra bu gerçeği kabul eden kimse, kültürleri yok sayarak bir ilerleme yolunun olmayacağını görmelidir. Geçmişten beri çok farklı kültürlerin, dillerin, inançların olduğu bu coğrafya bundan sonra da ancak çeşitlilikleri kabullenip, HOŞLANSA DA HOŞLANMASA DA bunlarla bir arada yaşamayı öğrendiği zaman refaha kavuşur.
  15. arasaksoy

    Ekrem İmamoğlu hakkında

    İmamoğlu da, Kılışdar da siyaseti sizden iyi biliyor. Hiç kusura bakmayın. Sizin kafanızda olsak değil Adana'yı, Antalya'yı, İstanbul'u almak, İzmir'i zor tutardık elimizde. Baykal döneminde o çok sevdiğiniz siyaset yapılıyordu da ne oldu? %19'un üzerine çıkamadı parti. Alevilerden bile oy alamadı. Şimdi Kürt düşmanlığı yapınca ne olacak? Zaten AKP&MHP bu görevi yürütürken çakmasına niye versin insanlar? Hiçbir AKP'li "Bak bunlar da teröre karşı, bi de bunlara veriyim" diye oy falan vermez. AKP'lilerin oy vermesi ekonomik şartlardan dolayı tepki oyu olur. İstanbul'da MHP'lilerin yarısı Demirtaş'la ilgili demeçlerine rağmen oy verdiler bu adama. Çünkü terörü ağzına sakız gibi alan partilerden gına geldi ve bu gerçekçi gelmiyor. Türkiye' nin birinci gündemi terör değil, ekonomi, eve ekmek götürmek. Kürtleri, hele de sizin bu ırkçı yaklaşımlarınızla %99'unu cahil, terör yanlısı ilan etmenin hiçbir manası yok. Bu insanları yalnızlaştırır ve radikalleştirir. AKP'nin istediği gibi siyaset yapmış olursunuz. Zira bu kafadaki insanlar 90'lı yıllarda ancak kaldırılan kamuda Kürtçe konuşma yasağını da savunurdu, daha sonraları önü açılan Kürtçe yayın yasağını da. Ne faydası oldu peki bunların? Önceden öcü gibi bakılan başörtüsü yasağı nasılsa bu da kaldırılınca vatan, devlet elden gitmedi. Nasıl bunlar yapıldıysa bu insanlara dillerini öğrenme hakkı da sağlanacak, kültürlerini yaşamalarına da izin verilecek. İzin vermemekte diretirseniz insan yitireceğiz çünkü.
×
×
  • Yeni Oluştur...