Jump to content

EbûTürâb

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    21
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

EbûTürâb Hakkında

  • Derece
    Member
  • Doğum Günü 17-05-2001

Profile Information

  • Gender
    Male
  • Location
    Bursa

Güncel Profil Ziyaretleri

Güncel ziyaretçiler bloku aktif değil. Diğer kullanıcılar son ziyaretçilerinizi aktif edene kadar göremezler.

  1. Sevgili dostum, Kuran üzerinden konuşacak olursak. Bu birazda diğer Müslümanların gayretleri ile ulaştırmasına bağlıdır. Bu dediğin konu sebebi ile, 4 Halife devrinde, diğer Halifeler devrinde fetihler yaşanmış, İslam aktarılmaya çalışılmıştır. Şimdi sen şöyle bir soru sorabilirsin bana, o zaman Allah'ın gücü yok muydu da, bir anda yayılmasına sebep olamadı? Hayır tabi ki de, o zaman peygamber göndermesine de gerek yoktu bu soruya göre. Bunu sadece din üzerinden değil, Devletlerin Dünyaya hakim olma konusunda bile düşünürsen güzel bir sonuç elde edebilirsin. Hayırlı geceler.
  2. EbûTürâb

    Bu forumda ,bu sorulara, mantıklı cevaplar, aranıyor.

    Doğru telafuzun Ellah olduğu yazıyor. Ancak Türkçenin özellikleri ve dile kolay gelmesinden Allah deniliyormuş. Mesela aslı Umar olan isime Ömer demek gibi.
  3. EbûTürâb

    Bu forumda ,bu sorulara, mantıklı cevaplar, aranıyor.

    Bir bilgim yok o konuda. İnternet de sanırım gerekli açıklamalar mevcuttur.
  4. EbûTürâb

    Bu forumda ,bu sorulara, mantıklı cevaplar, aranıyor.

    Sevgili dostum. Öncelikle element uydurmuyorum. İslam 1400 senedir nasıl var oldu ise, 1400 sene sonra Dünya kalacak ise yine var olacak. İkimizde biliyoruz ki, bu su götürmez bir gerçek. Dış dünyaya asla gözlerimi kapatmadım, başkası adına konuşuyor isen seni bilmiyorum. Şahsım adına ben cevabımı vereyim. Ben bu yüzyılda Kuranın emirlerine göre nasıl yaşanılacağını çok basit bir şekilde sana anlattım, bu işin detayına girip içeriye sünneti ve dahi re'y mevzusunu katsam, ne sen ne ben çıkarız bu konudan. Paketin sundukları demişsin, eğer okuduysan Kuranı çok açık bir şekilde, bugün ki düzenin çok daha iyisi. Tüm zamana ve çağa uygun çünkü içerisinde yazanlar İnsanlık Tarihi boyunca daima el üstünde tutulan konular. Dinlerin değişmesine gerek yoktur, sen böyle yaparak zaten Din dediğin kavramı bitirmiş olursun. Kuran değişmek zorunda olan bir kitap değildir. Güncellemeye falanda ihtiyacı yoktur, anlattım ama yine anlatayım. Mühim olan hükümlerin sonuçlarıdır. Bu yüzden şu hadis mühimdir; Buharî, 3:72. "Kolaylaştırınız! Zorlaştırmayınız! Müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz! Birbirinizle anlaşın, iyi geçinin, ihtilâfa düşmeyin!" İnsan aklı ve ihtiyaçları demişsin. Bilimsel konuda ilerleme sağlanıldığı çok doğrudur, ihtiyaçlar konusunda ise yüzyıllar önceki aynı ihtiyaçları daha kolay elde ediyoruz. Şimdi bu konu üzerinden bile sadece, farklı yöntemler ile aynı sonuca varılmak örneklerine çok şekilde varabiliriz. Ama, konumuz Kuranda geçen konular. Çok basit bir şekilde, Şahit konusu. Bugün bunun yerini kameralar tutmakta değil mi? Ortaya çıkıp diyen var mı, şu kadar kişi görmeliydi ancak kameralar gördüğü için cezasını kesemeyiz. Hayır, yok. Neden? Çünkü, kullanılan yöntem farklı ancak sonuç aynı sonuç değil mi? Ne yaptığı ortaya çıkmıyor mu? Bu sadece bir örnek, bunu çok daha fazla bir şekilde örneklendirebiliriz sevgili dostum. Yok olup gidecek tarzında ki düşüncelerini anlayabiliyorum ve empati yapabiliyorum. Ben körü körüne bağlı bir insan değilim, dünya hayatını da, ahiret hayatını da ortak bir şekilde idare edebiliyorum. Gerçek dünyaya gözünü kapattığında, Kuranın anlatmak istediğini anlayamazsın. Açıklayıcı olmuştur umarım. Sevgilerim ile. Hayırlı günler. Pekala dostum, ben artık bir şey demeyeceğim.. Nasıl diyorsan öyle olsun senin için. Hayırlı günler dilerim.
  5. EbûTürâb

    Bu forumda ,bu sorulara, mantıklı cevaplar, aranıyor.

    Sevgili dostum, Kuranın insan toplumu için koyduğu kurallar var. Bu kurallar, günümüzde hala daha büyük önem arz etmekte mesela; Adalet, Eşitlik, Suç konusunda yapılacaklar, Miras vb. Bu tarz kurallar, hala daha geçerlidir. Yüzyıllar boyu da süre gelmiştir. Evrensel midir konusuna gelirsek, şimdi şöyle bir durum var. Bazı ayetler var mesela, yukarıda ki mesajlarda da bahsettiğim gibi Muhammedin hayatını aslında anlatıyor bir bakıma. Bu sebepten Muhammedi ilgilendiren bazı konular ile alakalı ayetler var. Bunlar evrensel değil ama yanlış anlaşılmasın bu şu demek; Muhammed aracılığı ile diğer insanlara da emredilen bazı hususlar var bunlar hariç, örnek olarak; Ahzap 37 / Bir zaman, Allah’ın kendisine lutufta bulunduğu, senin de lutufkâr davrandığın kişiye, "Eşinle evlilik bağını koru, Allah’tan kork" demiştin. Bunu derken Allah’ın ileride açıklayacağı bir şeyi içinde saklıyordun, kendisinden çekinme hususunda Allah’ın önceliği bulunduğu halde sen halktan çekiniyordun. Zeyd onunla beraber olduktan sonra müminlere, evlâtlıklarının -kendileriyle beraber olup ayrıldıkları- eşleriyle evlenmeleri hususunda bir sıkıntı gelmesin diye seni o kadınla evlendirdik. Allah’ın emri elbet yerine getirilecektir. Ama mesela Kuranın evrensel olduğu ayetler ile sabit; En'âm Suresi - 19 De ki: "Hangi şahidin şahitliği daha güvenilirdir?" De ki: "Benimle sizin aranızda Allah şahittir. Bu Kur’an bana, hem sizi hem de ulaştığı herkesi onunla uyarmam için vahyedildi. Yoksa siz Allah ile beraber başka tanrılar olduğuna şahitlik mi ediyorsunuz?" De ki: "Ben buna şahitlik etmem." De ki: O, ancak bir tek Allah’tır; ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden kesinlikle uzağım." Bu sebepten bahsettiğim olaylar mevcuttur. Sadece o günü ilgilendiren ayetlerde bulunmak ile birlikte, hem o günü ilgilendiren hem evrensele hitap eden bir çok ayet bulunmaktadır. Ki ağır basanlarda zaten yukarıda bahsettiğim (Adalet vb terimler dahil) İnsan Davranışlarını doğru bir şekilde yönlendirmek amacı ile evrenselliktir. Bu sebepten cevabım evet evrenseldir. İkinci sorun çok güzel bir soru. Kuranın bazı ayetleri var, bu ayetler günümüz için kafa karıştırıcı bir duruma çıkmakta. Bunu da şöyle aşıyoruz; Mesela diyelim ki Miras konusunda bir hüküm, günümüz şartlarında uyumsuz duruyor. Böyle bir durumda bizler Kuranda verilen o hüküm ile alınmak istenilen sonuca bakacağız. Bu sonucu ise çağlara, zamanlara, kendi çağımıza, zamanımıza uygulayacağız. Bu konu Kuranın bir eksikliği midir? Hayır değildir, çünkü Allah gelecekten haber verme maksadı ile vahiy ettirmedi ayetleri. Ancak farkında olunulduğu üzere, Allah'ın koyduğu hükümler konusunda bizim uymamız gereken sonuç kısmıdır. Din aynı zamanda kolaylık işidir. Peygamberinde belirttiklerinden yola çıkarak, sonucu, hüküm ile aynı ise bir işin daha kolayına kaçılabilir, yada bir emir, aynı sonuca ulaşacaksa daha kolay bir şekilde uygulanabilir. Bizlerde bu kolaylık sayesinde tüm çağlara ve zamanlara uygulayabiliriz.
  6. EbûTürâb

    Bu forumda ,bu sorulara, mantıklı cevaplar, aranıyor.

    Öncelikle bu konudan başlayayım. Sevgili dostum, kendisine kitap gönderilen seninde yazdığın gibi 4 kişi var. Ayrıca peygamber sayısını yanlış vermişsin. Benim kendi inancıma göre, Zülkarneyn, Lokman ve Uzeyr'in peygamber olup olmadığı ihtilaflıdır. Ben sana söyledim, 4 kitap, 4 de suhuf var. Bu suhuflardan sadece 1 tanesi Kuranda geçer. 3 Suhuf hakkında sadece rivayet var. Bunların dışında bir şey yok, varsa da Kutsal Kitapta yok. Suhuf ayrıca hadis kitabı diye geçme imkanı yoktur. ''Suhuf, dar bir çevrede, küçük topluluklara, ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde indirilen birkaç sayfadan oluşmuş kü­çük kitap ve risâlelere denilir.'' Bu sebepten gönderilen son kitap Kuranı Kerimdir. Üstüne kitap yoktur. Tevratta yazanı anlıyorum, ancak benim demek istediğimi sen anlamak istemiyorsun. Bende diyorum ki, Tevratın hükmü İncil ile, İncilin hükmü Kuran ile kalktı. Kuranın hükmü de son hükümdür. “Doğrusu Allah katında din ancak İslâm’dır.” (Âl-i İmran, 3/19) Kuran tahrif oldu iddiası konusunda benimde bilgim ve araştırmışlığım var. Bunlar 4 halife devrinde gerçekleşen olayları, bu şekilde aksettirme çabası. Tabi bunu yaparken, Hafız Sahabeler sürekli gözden çıkarılıyor. O Sahabelerin yetiştirdiği öğrenciler gözden çıkarılıyor. Onu geçtim, bu adamlar Peygamberin en yakınındaki insanlar. Müslümanların güvenip, başa koyduğu insanlar. O zaman ki Müslümanlar, böyle bir olay olsa benim şuan savunduğumdan çok daha ateşli bir şekilde engellerlerdi. Buna örnek olarak Muhammedin ölümünden sonra çıkan Sahte Peygamber isyanlarının bastırılması örnek gösterilebilir. Benim gözümde o tarz iddialar asılsızdır. Tarihsel gerçekliğe baktığında da asılsız olduğu anlaşılacak. Sadece bazı konularda Ömer'in bazı abartılmışlıkları insanlara anlatılır. Bunlarında cevabı gerekli yazılarda verilmiş durumda.
  7. Sevgili dostum, bende zamanında farklı bir dinin mensubu oldum sonra tekrardan İslamiyete kesin olarak geçiş yaptım. Senin geçtiğin yollardan bende geçtim, benimkilerden de sen geçmişsindir ona bir lafım yok zaten. Ancak emin ol ben taraf tutarak konuşmuyorum şuan, farklı bir konuda bana belirtilen gerçekten haklı olunan bir konuda ben asla üstelemem. Beni tanımıyorsun, bu sebepten böyle olduğumu düşünmen tabi ki normal. Hak etmekten kasıt, öyle sabah akşam iman etmek değil. Kendimiz için dünyada ve ahirette çabalamamız gerek. Müslümanlar için emrolunan budur. Peygamber bile bu konuda orta seviyede olun der, hem Ahireti hem Dünyayı idare ettirebilesiniz der. Ben diğer tüm tanrıları ve dinleri es geçmedim, bunların her birinin araştırmasını yaptım, sadece Tevrat ve İncil konusunda araştırmam yok onun sebebi de benim için açık. Onun dışında ki bir çok dinle alakam oldu, hala daha var. Bunların yeri elbette şimdi burası değil ancak ben sizi çok iyi bir şekilde anlıyabiliyorum. Ancak sizler gerçekten bu konuda benle aynı çabayı gösteriyor musunuz bilmiyorum, çünkü bir dine, birbirinden farklı inançlara sahip olan iki kişinin aynı yerden bakması gerçekten büyük çaba istiyor. İman, Namaz, Sevap bunlar kişinin kendisine hastır. Toplum ile bunları ben asla birleştirmem. Her emeğin bir karşılığı vardır. Bunu seninde diğer kardeşlerimin de bildiğinden eminim. Hayırlı günler.
  8. EbûTürâb

    Bu forumda ,bu sorulara, mantıklı cevaplar, aranıyor.

    Sevgili dostum, belirttiğim gibi tarihsel gerçekliğe göre gidersek, diyelim ki onuda bir yana koyduk kendi dini inancıma göre gidersem. İncil tahrip edildiği için benim için sadece bir iddiadır onlar. (İddia demeye bile bin şahit de neyse.)Allah'ın kelamını arıyorsan Kuranı Kerim açıktır. Belki İncil de, Tevratta bazı ayetler olduğu gibi kalmıştır. Kuran ile uyumluluk gösteriyorsa eyvallah. Bak işte onlar bizler içinde önemli, siz ateist yahut farklı dine inanan kardeşlerim içinde. Aksi taktirde nasıl fikir sahibi olacaktınız? Hoş, anlamamak isteyen her şekilde anlamaz. Hayırlı günler.
  9. EbûTürâb

    Bu forumda ,bu sorulara, mantıklı cevaplar, aranıyor.

    Bu iddialarını anlayabiliyorum, son iddian için konuşacağım çünkü diğer iddiaların cevabını benim yazmama bile gerek yok. Hiç düşündün mü? Neden, Tevrattan sonra İncil büyük bir patlama yapıp, tüm dünyaya yayılabildi. İncilden sonra ise neden Kuran tüm dünyaya yayılabildi? Kuranın üstüne bugüne kadar koyulan kitap var mı? Bana kanıtını gösterecek var mı bu forumda, şu kitap, şu din Kurandan sonra geldi ve daha değerli, inananlarının sayısı daha fazla diyebilecek insan var mı? Hayır yok. Çünkü senin düşünmene bile gerek kalmayacak bir şekilde her şey ortada ve açık. Allah, ayetlerini neden insanlara Muhammed aracılığı ile açıklattı? Neden Kuranı Kerim, bu derece yükseldi? Hiç düşündün mü bunları? Bahse varım bu forumda 100 kişiden sadece 20'si düşünmüştür. İncil o kadar çok açık bir şekilde tahrip edildi ki biraz eski kaynaklara baksan çok rahat anlayabilirsin bunu. Peki para babaları, Hristiyanlık dinini kendi menfaatine kullanmak isteyen sahte din adamları ne yaptı? Kitaplara bölündü önce, sonra mezheplere, her ikisi de tükenmek üzereydi ama kendilerince bir kurtarış yaptılar. Nedir o? O yazdığın ayettir işte. Şimdi bana sen diyebilirsin, e kardeşim aynısını İslam içinde yapmışlar o zaman, İslamda da aynı böyle ayet var. Bende sana şunu derim, İslamdan sonra ne geldi? Hangi din? Hangi kitap? Ha yoksa insanlar bir anda akıllanıp, tüm dünya ateizm'e döndü de o sebepten mi yeni bir kitap gelmedi? Bunların cevabını bana verebilir misin? İkimizde biliyoruz ki hayır. Buraya 40 yıllık ateist bile gelse cevap veremez. Ama ben sana bir şeyin cevabını bırakayım buraya. “Doğrusu Kitabı biz indirdik, onun koruyucusu elbette biziz..” (Hicr, 9) “Doğrusu Allah katında din ancak İslâm’dır.” (Âl-i İmran, 3/19) Yinede inanmayacaksın dediklerime, olsun bir gün seneler geçer, aylar geçer ya sen, ya bir başkası düşünürsünüz bunun üzerine. Yada bana mesaj atarsınız bir gün, açıklarım. Hayırlı günler dilerim.
  10. Konuya karışmayacaktım ancak bu sorunu cevaplamak isterim. Allah, adaletlidir. Bu adaletten kastım şimdi sizlerin bana söyleyeceği gibi Avrupa da doğan bir çocuk yada Afrika da doğan bir çocuk tarzı adalet değil. Bu dünyada insanlar nefislerinden sorumlu. Bugün, Müslüman ülkeler kötü bir durumda, Ateist toplumlar yada diğer dinlere inanan topluluklar iyi durumda ise bunlar insanların nefsani durumlarından dolayıdır. Bunu 5 yaşında ki bir çocuğun bile düşünebileceğinden eminim. Sana değil sadece bu lafım ama inanmayan insanların büyük hatası şudur ki, aynı Peygamber vakitlerinde ki gibi mucizeler beklerler. Öyle dağ yarılması, ay yarılması, su çıkması tarzında da değil. Her önüne gelene galebe çalmak maksadında. Bolluk, bereket içerisinde yaşamak maksadında. Ancak ne yazık ki kimse oturup 2 dakika düşünmüyor. Bunlar Allah'ın bizlere beleş tarzda vereceği şeyler değil. Önce hak etmek, önce çalışmak, önce gerçekten çabalamak lazım. Hayırlı günler dilerim.
  11. EbûTürâb

    Bu forumda ,bu sorulara, mantıklı cevaplar, aranıyor.

    Sevgili dostum, bunları gerçekten düşünür bir şekilde mi yazıyorsun emin değilim. Yazdığın ithamlardan uzağım. Aklına takılan sorularını buradan belirtebilirsin. Bana inanmazsan, sorunu Ahiret vaktinde Allah'a kendin sorabilirsin. Seni bilgilendirmek adına doğruları ve yanına da rivayetleri yazıyorum. Hayırlı günler dilerim.
  12. EbûTürâb

    Bu forumda ,bu sorulara, mantıklı cevaplar, aranıyor.

    Sevgili dostum, şuan yaklaştığın yargıları anlamaktayım. Arapların çizdiği daire diye bir şey yok. Allah'ın koyduğu hükümler var öncelikle. Yukarıda yazdıkların ile askeri bir sisteme belirtmeye çalışmışsın ancak yanlış olduğunun farkında olmalısın bence. Kuranı Kerimde ilim konusunda belirtilen ayetler mevcut. Zaten ilk gelen ayetleri söylemeye bile gerek yok. Palavra bir din demişsin, kendince mutlaka haklı sebeplerin vardır. Ben ise sana karşı cepheden şöyle bir cevap vereyim. “Doğrusu Allah katında din ancak İslâm’dır.” (Âl-i İmran, 3/19) Yakacak konusunda emin ol yanılıyorsun ancak "De ki; Âllah'a itaat edin! Peygambere itaat edin! Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki o peygamber; kendisine yükletilenden ve siz de kendinize yükletilenden sorumlusunuz." (Nûr Suresi, 24/54); Dünyada sorumlulukları nasıl yerine getirmezsen, iş yerinde olsun, başka bir yerde olsun elbet bir bedeli var ise mantıklı bir şekilde olduğu gibi Ahiret içinde bu durum var. Müslümanlar için temel olan araştırmaktır, sadece dini mevzuları değil bu dünyada, ahirette işine yarayacak her şeyi araştırmak, bilmek, kendi kişisel gelişimine + katmak bizler için bir emirdir. Elbette, sen nasıl ki Türkiye Devletinde yaşar iken, kurallara uymak, onları yerine getirmek zorundasın, sana sunulan bu hayatta da, bunları yapma yükümlülüğün var. Ha yapmazsın eyvallah, senin bileceğin şey. Bunun içinde Kuranda bir cevap var. Nahl 111 / O gün, herkes nefsini kurtarmak için uğraşarak gelir ve herkese yaptığı işin karşılığı tamamiyle ödenir ve hiç kimseye de zulmedilmez.naO gün herkes gelip kendisini savunacak, herkese yaptığının karşılığı eksiksiz ödenecek, onlara haksızlık edilmeyecektir. Hayırlı günler dilerim. O gün, herkes nefsini kurtarmak için uğraşarak gelir ve herkese yaptığı işin karşılığı tamamiyle ödenir ve hiç kimseye de zulmedilmez.
  13. EbûTürâb

    Bu forumda ,bu sorulara, mantıklı cevaplar, aranıyor.

    Ben yanına kitapları yok yazdığında, kendilerine kitap gönderilmediğini bildiğini sanmıştım o zaman şöyle diyeyim.Gönderilen kitap sayısı 124 bin yada 224 bin değil. Zebur, Tevrat, İncil, Kuran 4 Büyük kitaptır. Bunlara ek olarak Ebû Zer'den yapılan bir rivayete göre; Adem, Şit, İdris, İbrahim. Bunlara da Suhuf verilmiştir. İbrahim'e verildiği sayfa verildiği Kuranda geçer. Diğer peygamberler nebi görevindedir. (Aksi belirtilmediği için bu şekilde biliniyor.) Ayrıca bu peygamberlerin hepsi Kuranda geçmektedir. Hayat hikayeleri ve önemli olayları ile birlikte. Neden Havva ismi geçmiyor konusuna ise, şu ayet ile cevap verilir. “Kocalar, eşleri üzerinde yönetici ve koruyucudurlar. Bunun sebebi, Allah’ın bazı insanlara bazılarından daha fazla nimet vermesi ve bir de kocalarının mehir verme, evin masraflarını yüklenmeleri gibi malî yükümlülükleridir...” (Nisa, 4/34) Ayrıca Havva ismi rivayetlere göre bu sebepten gelir; İblis (malum suçundan dolayı) Cennet' ten çıkarıldıktan sonra, Âdem (a.s) Cennete yerleştirilir. Kendisiyle teselli olacağı bir eşi olmaksızın, yalnız başına bir müddet orada dolaşır. Bir ara uykuya dalıp uyanınca başucunda, Allah'ın, kaburga kemiğinden yarattığı bir kadın görür. "Sen nesin?" diye sorar. Kadın: "bir kadın" diye cevap verir. Daha sonra kadına niçin yaratıldığını sorar. Kadın, "benimle teselli olman için" diye cevap verir. Bu arada melekler onları görür ve Âdem'in bilgisini ölçmek için kadının kim olduğunu sorarlar. Âdem (a.s), onun Havva olduğunu söyler. Neden O'na bu ismi verdiğini sorduklarında; "çünkü o, canlı bir şeyden yaratıldı" diye cevap verir (İbn-u Kesîr, "Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm", I, 112). Ayrıca reislik mevzusundan dolayı sadece Adem isminin geçişi normaldir. Havvayı bu ayete göre isim olarak geçilmemiş olabilir. Aksi bir bilgi varsa, bilmiyorum. Tevrat konusunda bulunan ayette ise öyle bir ayet var mı bilmiyorum ancak var ise bilen Tevrat, gelen Hristiyanlık ile zaten kendini geri bir plana bıraktı. Hükümler yeni bir şekilde yollandı. Daha sonrada son halini aldı ve Kuran getirildi.
  14. EbûTürâb

    Bu forumda ,bu sorulara, mantıklı cevaplar, aranıyor.

    Körü körüneden kastım araştırmaktan dostum. Hükümlere uymak ile onu kastetmiyorum. Ben uyduğum hüküm neden gelmiş, sebebi ne, bunu yaparsam bana yararı ne, insanlara yararı ne bunu araştıran birisiyim. Körü Körüne bağlı olan bunları araştırmaz, sadece yapar geçer.
  15. EbûTürâb

    Bu forumda ,bu sorulara, mantıklı cevaplar, aranıyor.

    Dediğim gibi dostum, ben açıkça söylüyorum körü körüne bağlılık yapmıyorum asla. Dediklerinde haklı olabilirsin, ben bu konuda bir şey diyemem, benim içinde bilinmezlik içerisinde olan bir konudur ve Kuranda yazan hüküme uyuyorum sadece.
×
×
  • Yeni Oluştur...