Jump to content

EbûTürâb

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    187
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

EbûTürâb Hakkında

  • Derece
    Advanced Member
  • Doğum Günü Mayıs 17

Profile Information

  • Gender
    Male

Güncel Profil Ziyaretleri

192 profil görüntüleme
  1. EbûTürâb

    KURANDA NAMAZ

    ''Ey iman edenler, Cuma günü namaz için çağrı yapıldığında hemen Allah´ın zikrine (anılmasına) koşun ve alım satımı bırakın; eğer bilirseniz, o sizin için daha hayırlıdır.'' Cuma 9 Üst alıntıya nazaran konuşuyorum; değinmek istediğim noktayı kavrayamamışsın. Gerekli açıklamayı yaptım. Bundan sonrasına cevap vermek için bir sebep bulmuyorum. Diyanet mi? Dilersen koyduğum tüm ayetlerin sana arapçalarını bir bir buraya yazayım, karşılaştır gör. Asıl propaganda ne bilir misin? Yanlışı insanlara bağırıp, çağırıp doğru diye belirtmek! (Aynı sizlerin(bazıları dışında)yaptığı gibi) Bana dogmatik dersiniz ancak yanlış bilgilere saplanıp, üzerine başka hiç bir şey tanımadan konuşup dediğinizi kendinize aktaran sizsiniz. Ben bu forumda hac'dan tut, namaz'a, kadar her şeyi açıkladım. Sizlerin bu tepkileri normal ancak benimle kendi kanaatleriniz dışında, kayda değer Kuran bilgisi ile gelmediğiniz sürece, ancak her şeyi yok sayanlara anlatırsınız. İyi günler.
  2. EbûTürâb

    KURANDA NAMAZ

    Dostum, bunu açıkça ben şöyle şöyle desem gerçekten yanlış olur, çünkü ben Tanrının neden yapmadığını sana belirtmiş olurum ama bilmiyorum ki ben Tanrının düşüncelerini. Sadece bu konuda tek bir şey söyleyebilirim, Kuranda belirtilmeyen bir çok konuya, Peygamber açıklık getirmiş. Mesele hadislerde de değil zaten, onları inkar bile etsek ''namaz'' günümüze kadar gelen bir şey. Müslümanların geleneklerinde, yaşantılarında bunu çok defa görebiliriz. Sadece temel olan şeylerin yanında bir kaç tane küçük değişiklikler var ki, onlarda mezhep dediğimiz kavramları oluşturdu zaten.
  3. EbûTürâb

    KURANDA NAMAZ

    Bak bu yüzden verdim işte o ayeti Gördün mü salattan kasıt, birbirinden farklı olmak üzere neymiş? İlgili ayeti araştırabilirsin, ne denilmek istediğinin farkına varırsın. Salat dediğin kelime ayetteki kullanımına göre farklılık gösterir.
  4. EbûTürâb

    PEYGAMBER DÖNEMİNDEN KALAN KURAN

    Evet şimdi fark ettim. Daha detaylı açıklama bulup getireceğim. Kusura bakma.
  5. EbûTürâb

    PEYGAMBER DÖNEMİNDEN KALAN KURAN

    Ne de güzel demişsin imzanda. Günümüz için geçerli, öyle ki senin dediğinde bunu kanıtlar; Yanlış doğruyu her zaman yener ama en sonunda kazanan doğru olur.. En sonunda göreceğiz değil mi?
  6. EbûTürâb

    PEYGAMBER DÖNEMİNDEN KALAN KURAN

    Öyle mi dersin? Sadece onlardan oluşuyor demek ki? :)) 121 Sayfa Tüm Kuran'ın üçte ikisinden daha fazlasına sahip Buyur bakalım, buraya dijital bir şekilde bırakıyorum dilediğin gibi oku da(okuyabilirsen!) 2-3 sayfa mı gör http://www.bl.uk/manuscripts/Viewer.aspx?ref=or_2165_fs001r Ne garip, yine insanlar oturduğu yerden haklı çıkıyor!
  7. EbûTürâb

    KURANDA NAMAZ

    Aslında yanılıyorsun, bir insan hiç namaz kılmadan, hiç oruç tutmadan, hiç bir dini vecibeyi yerine getirmeden de cennete girebilir. Ya da tam tersi, beş vakit namaz kılarak, oruç tutarak, tüm dini vecibeleri yerine getirerek de cehenneme girebilir. Burada ince bir çizgi var, o çizgi sadece emirleri uygulaman değil, mesela Kuranda, namaz kılmayanları öldürün demez. Halbuki zaten bunlar düşününce cehenneme gidecekler değil mi? İşte o ince çizgi tam burada başlıyor, senin amacının, maksadının ne olduğunda. Ben şahsım adına konuşayım, bunları bir emir olduğu için yerine getirmiyorum. Benden önce yaşayan bir çok kişide bu düşünceleri elbette uyguladı. Kimileri var ki, ne cennet, ne cehennem hiç biri umurunda değil. Tek bir dilekleri var; Allah'ın karşısına çıktıklarında utanmadan, sıkılmadan hesap vermek.Onun dostluğunu tadabilmek. Allah'ın yüceliğinden bir parça lütuf edilmesi. Kimisi için bu yeter, kimisi için ise daha fazlası. Ayetlerin verdiği hükümler bir yana, sen Müslüman olsan bile uygulamak zorunda değilsin.(Tabi bunun karşılığında günah yok demiyorum) Bu karar sana ait. Ama arada ki fark orada, bu kararının sonucunu üstlenecek misin? İşte Allah, ayetlerde emir kipi ile bizlere belirtmek istediği şey bu. Yoksa Peygamber bile son sözlerinde namazı bırakmamalarını dile getirmiş, çünkü o da biliyor, koskoca yaratan Allah mı bilmeyecek? Öyle ki cennete gidilmenin, ateşten kaçınmanın tek yolu değildir bunlar. Peygamber hadisler ile de belirtmiş hatta. Bir hayvana yemek verdiği için cennete girenden tut, bunun gibi yüzlercesine. Ama kim bilir, insanın cennete girmesini sağlayacak bir ameli elde ettiğine? Bir hadis var, diyor ki Peygamber; bizler yaptığımız ameller(dilediğin tüm dini vecibeler)sebebi ile Cennete girmeyiz. Allah'ın bize olan rahmeti(merhameti,lütufu)sebebi ile gireriz. Soruyorlar sonra, ''Sende mi?'' diye, Peygamberde evet diyor. İşte mesele burada
  8. EbûTürâb

    PEYGAMBERE İTAAT (SÜNNET KONUSU)

    Bana Aişe'nin 4 yada 5 yaşında evlendirildiğinin kanıtını, Aişe ile olan evliliğe yaşı küçük olunduğu için karşı çıkıldığının kanıtını getir dediklerini kabul edeceğim. Ama ben sana Arapların 4 yada 5 yaşlarında başka adamlara kızlarını vermediğini kanıtlarım. Benim kanıtlamama gerek bile yok hatta, sen iki makale daha okusan anlayacaksın. Bunları geçtim, Kuranda bana çocuklar ile evlenme izninin getirildiğinin kanıtını getir, ben bir daha bu forumda ağzımı açarsam şeref yoksunuyum. Ama bunların kanıtını getiremez, iki üç doçent, profesör koyup önüme, onların verdiği kanaatleri ''al sana din'' diye önüme koyup, koskoca İslamı iki üç ''alim''in eline veriyorsan sende ömrün boyunca bilgiden mahrum kal İnşallah. Koskoca İslamı öğrenen ateiste bak! Neden ateist olduğunuzu şimdi çok daha iyi anlıyorum! Sapıtmış, yol olarak varacağı ilk yer cehennem olan günahkarları gelmişsin önüme atıyorsun, hayatları mahvettiler diye! Onlar okumadıysa, onlar bilmediyse suçu İslama atmayacaksın! Kuranda nikah çağı gelmeden bir kız ile evlenmek gibi bir durum yok! Buraya yine ayet ayet dökmeme de gerek yok. Araştırın, okuyun görün. İki sayfa, üç sayfa değil onlarca, yüzlerce makaleler, yazılar!
  9. EbûTürâb

    KURANDA NAMAZ

    Öyle mi? Yani demek istediğin dua için belli bir mekana mı ihtiyaç var? (Allah’ın mescitlerini ancak Allah’a ve ahiret gününe iman eden, namaz kılan, zekâtı veren ve Allah’tan başkasından korkmayan kimseler imar eder.) [Tevbe 18] Salat dediğin şey ayetten ayete göre farklılık gösterir, bunun sebebi belirtilmek istenen noktanın tespiti içindir. Mesela bu ayeti açıkla bana; (Allah ve melekleri, Resule salât ediyor. Ey iman edenler, siz de salât edin.) [Ahzab 56] “Onlar için salat et, kuşkusuz senin salatın onlara bir sekinedir.” (Tevbe, 9/103) Yada bunu açıkla? Yorulmadan sen, ben söyleyeyim, burada ki salat; bağışlanma maksadı iledir. Yada bunu açıklamak ister misin? “Ey iman edenler! Rükû edin, secdeye varın, Rabbinize kulluk edin ve iyilik yapın ki, saâdete erişesiniz.” (Hac,77) Sizlerin bilgiye gerçekten itibar eden insanlar olduğunu sanardım, hala salat konusunda körü körüne fikrini bağlı tutan var mı? Artık cevaplayasım bile gelmiyor ne yazık ki... Vazgeçilmiyor çünkü, doğruları anlatılsa bile. Hayır, bu sana göre değişir. Mesela ''Bunu sen emir için mi yapıyorsun, yoksa gerçekten kalpten istediğin için mi?'' Fark burada işte. Demek istediğimi kavrarsan kafandaki sorulara cevap olur.
  10. EbûTürâb

    PEYGAMBERE İTAAT (SÜNNET KONUSU)

    Olmadın hayır. Benim savunduğum tek durum şu; ortada yanlışlığı belli olan bir konu var ama insanlar(insanlık) bunun doğrusunu öğrenmek yerine o yanlışta devam ediyorlar. Senin başına haklı olduğun halde haksız olduğun bir durum getirildi diyelim, hakkını aramayacak mısın? İnsanlara bakın doğrusu aslında şu, haksız durumunda değilim demeyecek misin? Ben işin ne günahında, ne sevabındayım. Günahları bana, sevapları size kalsın. Ben sadece dini konularda değil, her konuda doğrusunu anlatıp, onu savunmayı tercih ederim!
  11. EbûTürâb

    PEYGAMBERE İTAAT (SÜNNET KONUSU)

    İlgili makaleyi ben çok önce okumuştum. Bunun tersini söyleyen elimde 3 adet makale var. Atayım mı buraya? 18 ve 9 yaşında olmak üzere ikiye ayrılır İslam dünyası, 9 yaşında olduğunu savunanlar, Klasik kaynaklarda yer alan rivayetleri temel alır ve bu uygulamanın o dönem için bir Arap örfü olduğunu, sıcak ülkelerde çocukların daha erken büluğa eriştiğini dile getirirler. Şöyle bir gerçek var, tam olarak hiç bir sahabenin doğum tarihi verilmiyor(istisnalar var), genelde ölüm yılları mevcut. Aişenin Hicri 58'de vefat ettiği zaman yaşının 66 olduğunu söyleyenler, onun dokuz yaşında evlendiği varsayımı ile hesaplamışlar. Kuran'a göre evlilik iradi bir karardır.(Ailenin verişi ayrı, aynı zamanda kızda istemeli.)(Araştırabilirsin) Evvela 9 yaşında ki bir kız, nasıl iradi bir karar verebilirsin? Bu 9 yaş muhabbetini ele alanlar, daha önce Aişe'nin nişanlı olduğu durumunu ele almazlar! Acaba neden?? Ben söyleyeyim siz yorulmayın, çünkü bunu ele aldıklarında ortaya 5 yaşında 4 yaşında nişanlı bir kız ortaya çıkıyor. :)) 9 yaşında evlenmediğinin en büyük delillerinden biri, bugün o bana verdiğiniz kaynakların dışında, Peygamber döneminde yaşamış hiç bir canlının Aişe'nin evliliğini yüz önüne vurmamış oluşudur. Öyle ki, küçücük bir şeyde bile Peygambere muhalefet edenler, bu durum olsa ortalığı yine ayağa kaldırırdı. Ama nedense göremiyorum ben böyle bir şey, siz görüyor musunuz? Ayrıca verdiğin makalede, bu görüşünü sunan ''alim'' kendi kanaatini belirtmiş, tarihsel bir dayanağa varmamış . Öyle ki birbirinden ayrı rivayetlerin belirtilmesi bunun bir kanıtıdır. Mesele oyuncak rivayetine bağlayanlar, biliyorlar mı Aişe, daima kız arkadaşları ile oyun oynamayı çok seven birisi?(İbn Sa’d, VIII, 61,62) Öyle ki, Peygamber ile yaptığı koşu, Habeşlilerin yaptığı savaş oyununu izlemesi bunların da bir göstergesi. Bak ilk dönem ''alim''lerinin yanıldığı en büyük nokta Aişe'nin Peygamberden önce nişanlandığını ele almayışlarıdır. Sen bana, Aişe'nin 5 yada 4 yaşında putperest bir aileye evlendiğini kanıtla, bende 9 yaşında evlendiğini kabul edeceğim. Halbuki, Araplar hiç bir zaman 4-5 yaşında ki kızını bir başkasına vermemiştir. Öyle ki bunun en büyük kanıtı, Aişe nişanlandığına göre, evlilik durumuna varabilen bir kadındır. Esma'nın yaşını iyi araştır, ölümünü iyi araştır. Kamer 46 konusunda ki hadisleri iyi araştır. O zaman anlayacaksınız ki, ben size açıklamaya gerek kalmadan kendi dediklerinizi imha edeceksiniz. Yada bunlar seni tatmin etmezse Fatıma'nın yaşını iyi araştır.
  12. EbûTürâb

    PEYGAMBERE İTAAT (SÜNNET KONUSU)

    :)) Ne dedim ben bir üstte; Biraz da haksız olayım ya Öyle ki yüzyıllardır diğer alimler tarafından sorun bile olmamış, acaba neden?? 9 Yaşında evlendiğinden(!) mi yoksa 18 yaşında evlendiğinden mi.
  13. EbûTürâb

    PEYGAMBERE İTAAT (SÜNNET KONUSU)

    Tatmin olmazsan söyle yazdığımdan, bu sefer daha da detayına inip yazarım.
  14. EbûTürâb

    PEYGAMBERE İTAAT (SÜNNET KONUSU)

    Buyrun bakalım; "Ben Mekke’de oyun oynayan bir kız iken Hazreti Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)’e, ‘Doğrusu, onların asıl buluşma zamanları, kıyamet saatidir; kıyamet saatinin dehşeti ise, tarif edilemeyecek kadar müthiş ve ne acıdır!’ (Kamer, 54/46) ayeti nâzil oldu." (Buhârî, Fezâilü’l-Kur’ân 6, Tefsîru Sûre, (54) 6; Aynî, Bedruddîn Ebû Muhammed Mahmûd ibn Ahmed, Umdetü’l-Kârî Şerhu Sahîhi’l-Buhârî, Dâru İhyâi’t-Türâsi’l-Arabî, 20/21; Askalânî, Fethu’l-Bârî, 11/291.) İbn Erkam'ın bu konuda üç rivayeti var; birisi 618 yılı birisi 614 yılı, birisi 619 yılı. Genelde 614 yılı esas alınır bir çok alim tarafından ancak bu dönemlerde Aişe ya yeni doğmuş bir durumda, ya da henüz doğmamış bir durumdadır. 618 yada 619'u esas alırsak bize dört yada beş yaşında bir çocuk ortaya çıkar. Ama ne ilginç değil mi? 4 yada 5 yaşında ki çocuk bu kadar keskinlik ile bu rivayeti yapacak.. Yukarıda ki hadiste kendisini tanımlarken kullandığı ‘kız çocuğu’ kelimesinin karşılığı olan ‘cariye’ lafzı, ergenlik çağına geçişi ifade eder ve o dönemler için kullanılır. İbn Yerâ'nın da bu konuda bir şiiri vardır; ''Sekiz yaşına geldiğinde artık o, benim için bir câriye değil; Utbe veya Muâviye’ye nikahlayabileceğim gelin adayımdır." Bunun üzerinde Kamer suresinin 614 yılında indiğini esas alırsak, 8 yaşında olması için 606 yılında doğmuş olması gerekmektedir. Bu ise, evlendiği gün onun on yedi yaşında olduğunu ifade eder. 618 yılını kabul ettiğimizde ise onun, 610 yılında dünyaya gelmiş olma ihtimalini ortaya koyar ki bir yönüyle bu, evlendiği gün Aişe’nin on dört yaşında olduğu sonucunu doğurur. Bu birdi. Devam ediyorum. Şimdi Esma konusundan devam edelim; Esma kendisinin ablası. 595 tarihinde dünyaya gelmiş.(Nevevî, Tehzîbü’l-Esmâ, 2/597, Hakim, Müstedrek 3/635) Hicret esnasında Zübeyr ile evli ve 6 aylık hamile. (Beyhakî, Sünen, 6/204; İbn Mende, Ma’rifetü’s-Sahâbe, Köprülü Kütüphanesi, No: 242, Varak: 195 b; İbn Asâkir, Târîhu Dımeşk, Terâcimü’n-Nisâ, Dımeşk, 1982, s. 9, 10, 28; Mes’ûdî, Mürûcu’z-Zeheb, 2, 39; İbn Sa’d, Tabakâtü’l-Kübrâ, Beyrût, 1968, 8/58.) Yani o gün 27 yaşında. Aişe ve Esma arasında ki yıl farkı 10.(Hatemü’l Enbiya Hz. Muhammed ve Hayatı, Ali Himmet BERKİ, Osman KESKİNOĞLU, s:210) Burada da Aişe'nin hicrette ki yaşının 17 olduğunu gösterir. Yani o 18 yaşına girmek üzere. Bedirden sonra hemen evlendiğini de göze alırsak, 19 yaşına basmış durumdadır. Buraya belirtmeyeceğim ama Abdurrahman ile arasındaki yaş farkını da araştır, oku. Sonra yine buraya belirtmeyeceğim Hazif Üslubu nedir bir araştır. Birde bir araştır bakalım, Peygamberimiz kendisine Aişe'yi istediğinde Aişe kiminle nişanlı. Bu 9 yaş,8 yaş muhabbetlerini ele aldığımızda da şöyle bir gerçek var; Tarihsel kaynaklar neticesinde şu bir kesinlik; Peygamber Aişe'yi kendisine istedikten 3 sene sonra alıyor. Sizin dediğinize göre 5 yaşında nişanlı oluyor :))))) (Pardon tutamadım kendimi..) Ha ama bak ben şimdi senin muhtemel yapacağını söyleyeyim, buraya Buhari de Müslimde olan hadisleri getireceksin cuk önüme koyacaksın, sonra birden haklı duruma çıkacaksın... (Müslüman olmayan taraflarca) Ben bilerek kaynak verdim, kaynak vermeden de bunu çok iyi açıklardım ancak sakal olmayınca dinlenmiyoruz işte. Kısaca Aişe, 18 yaşının içerisinde(yada doldurmuş)Peygamber ile evlendi.
×
×
  • Yeni Oluştur...