Jump to content

Genel Araştırma

'cennet' etiketi için arama sonuçları.

  • Etiketlere Göre Ara

    Aralarına virgül koyarak ekleyin
  • Yazara Göre Ara

İçerik Türü


Forumlar

  • FORUM YÖNETİMİ
  • FORUMLAR
    • ATEİSTFORUM
    • ATEİSTCAFE
    • BİLİM FORUMU
    • HODRİ MEYDAN FORUMU
    • KURALLAR ve DUYURULAR
    • TAVANARASI
  • ATEİSTFORUM ARŞİVLERİ
    • FORUM ARŞİVLERİ

Find results in...

Find results that contain...


Oluşturma Tarihi

  • Start

    End


Son Güncelleme

  • Start

    End


Filter by number of...

Katılım

  • Start

    End


Üye Grubu


AIM


MSN


Website URL


ICQ


Yahoo


Jabber


Skype


Location


Interests

Araştırmada 12 sonuç bulundu

  1. Arkadaşlar İslamiyette şöyle bir şey var hani adem yaratıldı şeytan ona secde etmedi sonra tanrının huzurundan kovuldu .oyleyse ; huzurdan kovuldu ve cennette ademler havayı kandırdı o zaman cennete nasıl girdi ? Yani asil soru tanrı ona sen cehennemlik son diyor peki cehennemlik bir varlık nasıl cennete girebiliyor
  2. sağduyu

    Allah'ın Amacı Ne?

    Allah'ın trilyon kere trilyon kere..yıl yalnız başına öylece oturduktan sonra birden bire canı sıkılmış ve melekleri yaratmış. Ama daha sonra bunlardan da sıkılıp evreni, dünyayı ve insanları yaratmaya karar vermiş. İnsanlığın sonunu getirdikten sonra da kimini cennete atıp sonsuza kadar hurilerle oynaşmalarını, kimilerini de cehenneme atıp sonsuza kadar yanmalarını seyredecekmiş. Bütün olay bu mu yani? Bu mu sonsuz kudret sahibi denilen Allah'ın amacı?
  3. Ölmeden Önce Cennetin Tapusunu Almak! Bundan yaklaşık bir yıl önce Türkiye’de şöyle bir olay oldu; medyadan öğrendim. İki kişi Orta Anadolu’da dolaşıp “HIDRELLEZ” (Hızır ve İlyas) olduklarını, kimse cehenneme girmesin diye insanlara yardımcı olmak istediklerini söylüyorlar ve şöyle diyorlar: Bize verilen bilgiye göre cennette lüks binalar kalmamış; evliyalar tüm güzel yerleri kapmışlar. Ancak 30 metrekarelik küçük evler kalmış; bunları da 10 bin YTL karşılığı satmak istiyoruz ve bu parayı da hayır yerlerine harcıyoruz, bu konuda yetkiliyiz diyorlar. Sonuçta iki müşteri bulup her birinden 10 bin YTL aldıktan sonra başkalara bilet satmak için orayı terk ediyorlar. Kimileri polise haber verince, onlardan biri yakalanır diğeri kayıplara karışır. Daha sonra ne olduğunu bilmiyorum. 21. asırda maalesef islam toplumunda hakim olan zihniyet böyle. Ama daha beteri var. Neden bu masal gibi haberi yazıyorum! Çünkü bu konuda Kur’an’da ve Hz. Muhammed’in icraatında benzer ilginç şeyler var da ondan. Önce konunun ana malzemesini oluşturan ilgili ayetleri vereyim. 1)Özetle, ”Kim Allah’a güzel bir borç verirse, Allah da ona fazlasıyla verir!”[1] 2)”Kim Allah’a güzel bir borç verirse, Allah da ona fazlasıyla verir!”[2]. Aynı surede farklı bir versiyonla bu kez: ’Sadaka veren erkek ve kadınlara, Allah’a güzel borç verenlere, verdiklerine karşılık kat kat ödenir’ denilir[3]. 3)”Eğer Allah’a güzel bir borç verirseniz, o size buna karşı fazlasıyla verir”[4] Her şeyden önce aynı anlamı içeren bu kadar cümleyi Kur’an’a eklemenin bir anlamı yok. Diğer önemli bir olumsuzluk, tanrının kendini bu hale sokması. Yani bana borç verin ben bunun karşılığını gelecekte size kat kat vereceğim demesi. Hele hele kim bana güzel bir borç verirse ifadesi daha ilginç. Demek ki verilen borcun değeri yüksek olmalı. Mesela adam altıyüz ağaçlık hurma bahçesini vermiş (bunu az sonra anlatacağım). Bazıları az önceki ayetlerden, ’Kim iyilik yaparsa ben Allah olarak ona fazlasını veririm’ anlamını çıkarmaya çalışmaları yersiz çünkü Kur’an’a göre de böyle bir yorumun şansı yoktur. Görebileceğiniz gibi Hadid suresi 18. ayette, ”Sadaka veren/iyilik yapan erkek ve kadınlara ve Allah’a borç verenlere kat kat karşılık verilir” diyor. Eğer borçtan kasıt sadaka, iyilik olsaydı hem sadaka verenler, hem de Allah’a borç verenler demezdi. Bir de maksat borç değilse, o zaman kelime seçiminde bir yanlışlık vardır. Çünkü Arapça benim alanım, biliyorum ki Arap dili çok zengin ve istenilen her maksat için uygun kelimeler var. Dolayısıyla anlatılmak istenen başka birşey olsaydı o zaman uygun kelimeler seçilebilirdi. Demek ki işin içinde farklı bir niyet söz konusu değildir. Yani tanrı direkt olarak borç istiyor; daha sonra fazlasını vereceğim diyor. Bir kere sunduğum ayetler işin teorik yanı. Şimdi de ayetleri takviye eden ilginç bir-iki somut örnek vereyim. Bu ayetler indiği sırada Medineli Ebu Dehdah adındaki kişi Muhammed’e soruyor: Allah nasıl bizden borç ister, bu olacak iş mi? Muhammed,”cennete girmeniz için Allah böyle bir şey ister” yanıtını verir. Bunun üzerine adam Muhammed’e: “Peki Allah’a ödünç bir şey versem, ben ve ailem cenneti garanti edecek miyiz?” diye sorunca Muhammed, ’Evet’ yanıtını verir. Adam devam eder. İki bahçem var. Ben ikisini de Allah’a (Tabi ki Allah ortalıkta olmadığı için Muhammed’e) veririm der. Muhammed, ’Hayır ikisini verme; yalnız bir tanesini versen yeterlidir’ der ve karar böyle verilir. Sonuçta adam Muhammed’e,”Ver elini” der ve içinde 6 yüz tane hurma ağacı bulunan bahçesini, Allah rızası için, cenneti garantilemek niyetiyle Muhammed’e devredip hemen bahçesine döner. Kapıya varınca, o sırada bahçede bulunan eşine ve çocuklarına seslenir, ben bahçemizi cennet karşılığı Allah’a borç olarak verdim, ailece hepimiz cennete gireceğiz; artık bahçe bu aşamadan sonra bizim değildir. O yüzden bahçeden çıkın der ve böylece cennetten bir parsel burada bahçe kaşılığı alınmış olur. Birçok islam alimi bu konuyu, yukarıdaki ayetlerin tefsirinde işlemiş. Mesela en başta Fahrettin er-Razi, İbni Kesir, Kurtubi, Taberi, İbni Aşur gibi birçok Kur’an müfessiri(Kur’an’ı detaylıca açıklayan alim) bu olayı işlerken, çoğu hem Bakara suresi, hem de Hadid ve Tegabün surelerinde işlemişlerdir. İster Muhammed o bahçe ile toplum için bir fabrika kurmuş olsun, ister onu fakir-fukaraya versin(ki böyle de yapmamış, kendisi kullanmış zaten) bir kere insanların elindekini bu şekilde almanın bir izahı olamaz. Bunları anlatınca, bazıları hakkımda dine dil uzatıyor diyebilirler. Ama ayetler ortada, açıklama yapan ünlü kişilerin kaynakları ortada ve tabi ki mantık ortada. Hz. Muhammed’den cennet biletinin satışıyla ilgili farklı bir örnek daha vereyim. Tebük savaşına hazırlık yapılırken halife Osman, bin dinar (o dönemin para birimi) bağışta bulunur ve bu parayı Hz. Muhammed’e verir. Olayı aktaran kişi şunu anlatır. Muhammed o altın paraları evirip çevirince sevinçten , ”Osman bugünden sonra ne iş yaparsa zarar etmez’ dedi ve bunu iki sefer tekrarladı”[5]diye açıklama yapar. Aslında Hz. Muhammed’in kendi yaşıtı olan Osman’a iki kızını vermesi, bunlar ölünce, on kızım, hatta yüz kızım olsaydı ben yine Osman’a verirdim: Biri öldü mü sırayla diğerini verirdim ta ki hepsi ölene kadar demesi ve yine onun Osman’a cennet müjdesini vemesi hep bu çıkar ilişkilerinin bir sonucudur. Ayşe anlatıyor. “Birgün Muhammed çağırdı, ilkin babam Ebubekir geldi, daha sonra Ömer, Hz. Ali ve Sad b. Malik ayrı ayrı geldiler. Bunlar gelince o sırada Muhammed’in dizleri açıktı ve hiç de istiraharını bozmadı. Ancak Osman içeri girince Muhammed dizlerini kapattı ve kendini toparladı.” Ayşe Muhammed’e sorar, “onlar girince sen bir şey yapmadın; ancak Osman girince sen kendine çeki düzen verdin; bu da ne demek?” Muhammed cevaplar, “Osman öyle bir insandır ki melekler bile ondan utanır. O yüzden ben kendimi ona karşı toparladım” [6] Diyelim ki bir müslüman en değerli varlığını verdi ve cennete gitmeye hak kazandı! Peki kişi erkekse buna karşı kaç tane huri gelir, veya bu yöntemle sadece cennetlik mi olacak; yoksa huriler de buna dahil mi; dahilse kaç tane düşer? İşte bunlara açıklık yok. Kişinin tanrıya verdiği borca karşı kendisine verilecek cennetin menüsü tam belli değil. Ortada bir muğlaklık söz konusu. İşin magazin tarafı bir yana. Yıl 2011 ve hala bu masallardan medet umanlar var. Aslında politikacılar Ortadoğu halklarına seküler dünya görüşünü sunmuş olsalardı bu mitolojik inançlar çoktan bitmişti. Ama işin içinde çıkar var, bundan beslenen iktidarlar var. O yüzden bitirilmek istenmiyor. Diğer yandan bu inanca göre savaş var, cihat var. İşte bu, emperyalist güçlerin, silah satanların da işine gelir. Dolayısıyla onlar da dinin hep canlı kalmasını isterler. Biran önce bu mitolojik inançlardan kurtulmak dileğiyle. [1]-Bakara suresi, 245.ayet. [2]-Hadid suresi, 11.ayet. [3]-Hadid suresi, 18.ayet. [4]-Tegabün, 17.ayet. [5] a)Tirmzi, Mebakıb, Osman kısmı, no: 3701. b)Hindi, Kenz, Fedaili Osman, no: 32792’den itibaren Hz. Muhammed’in Osman’la ilgili yüzlerce abartılı ve inanılmaz sözleri var. c)İbni Kesir, Tebük seferi kısmında, 5/7 cilt. [6] Hindi, Kenzü-l Ummal, Menakıb-i Osman, no: 36233 v
  4. İslam'a göre cennet veya cehenneme gitmekteki en önemli kriter iyi bir insan yeterli midir, yoksa iman şart mıdır? Enbiya/47: Kıyamet günü için adalet terazileri kuracağız. Öyle ki hiçbir kimseye zerre kadar zulmedilmeyecek. (Yapılan iş) bir hardal tanesi ağırlığınca da olsa, onu getirip ortaya koyacağız. Hesap görücü olarak biz yeteriz. Müminün: 102: Artık kimin tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. 103: Kimlerin de tartıları hafif gelirse, işte onlar da kendilerini ziyana uğratanların ta kendileridir. Onlar cehennemde ebedi kalacaklardır. Ayetlere göre, kıyamet günü teraziler kurulacakmış, hiçbir kimseye zerre kadar zulmedilmeyecekmiş ve tartıları ağır gelenler kurtuluşa erecekmiş. Ya biz dinsizlerin tartısı da ağır gelirse, bizlerde cennete gidip, hurilerle alem yapacak mıyız?
  5. sağduyu

    Allah'ın Adaleti

    extinction'ın sorduğu bu sorular çoğu kişinin sorduğu sorulardır, çoğu kişide bu gibi sorular yüzünden dini sorgulamış, tatmin edici cevap alamayınca dinsiz olmuştur. extinction'ın aslında bu soruları Allah'ına sorması gerekirken hedef şaşırıp bana sormuş, sanki ben o insanları cennet veya cehenneme gönderiyormuşum gibi. Ayetler burada: Müminun: 102. Artık kimin tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. 103. Kimlerin de tartıları hafif gelirse, işte onlar da kendilerini ziyana uğratanların ta kendileridir. Onlar cehennemde ebedî kalacaklardır. Bu tartıları kuran kim? Allah. Tartıları ağır gelenleri cennetine alan kim? Allah Tartıları hafif gelenleri sonsuza kadar cehenneme atan kim? Allah Her şey ayan beyan ortadayken daha bana ne diye soruyorsun? Ben zaten bu adaletsizliklere isyan etmişim, o yüzden dinlerin zırvalık olduğunu görmüşüm ve terketmişim. Bu tartıya çıkacak olanlar sadece müslümanlar. Bir de hiç terazi falan kurulmadan direk cehenneme postalanacaklar var. Kehf/105. Onlar, Rab’lerinin âyetlerini ve O’na kavuşacaklarını inkâr eden, böylece amelleri boşa çıkan, o yüzden de kıyamet gününde amelleri için bir terazi kurmayacağımız kimselerdir. Ya bu insanların yaptığı iyilikler ne olacak? Hiç. Köy sandığına gidecek, kendileri de cehenneme kebap olmaya. Adamlar uğraşmış, didinmişler insanları kırıp geçiren hastalıklara çareler bulmuşlar, insanın hayatını kolaylaştıracak bir sürü icat yapmışlar, insanların refahı için binbir türlü zahmetlere girmişler vs. Bunların Allah nezdinde hiç önemi yok, tek önemli olan Muhammed'e inanıp inanmaması.
  6. Bir askeri komutanın veya birliğin işine çok yarayan bir argüman. Neden diyecek olursanız, bir birlik düşünün. Savaşa gidecek ve 50 askerden 20 asker seçilecek. Seçilen 20 askerin psikolojisini bir düşünün onlar savaşa giderken diğer 30 tanesi bekleyecek. İşin ucunda vatan var ama o psikolojiyi yaşamak tabii ki kimse istemez. Ama bir imam gidip o askerin kulağına "Merak etme, en kötü ihtimal geberip gidersen öteki tarafta yerin garanti" derse orada işler biraz değişir. Çünkü ölüp gitsen bile öteki tarafta elinden tutup gel sen şu bahçeye, al şu ilik gibi gacıları da diyecek bir tanrı var. Adama savaşma isteği bile gelir be! Ama ateist kardeşim buna neden inanmaz? Biri sana öldükten sonra cennete gideceksin diyor. Ne güzel di mi? Neden inanmaz ki bir insan? Hiçlikten daha iyidir. Çünkü yalan. İnanmasını biz de biliriz ama tüm bunlar palavra, yalan dolan. Aç artık gözlerini. Öldükten sonra cennetmiş, üzüm bağıymış, nehirmiş. Maalesef hayat o kadar tospembe değil. İster şehit ol, ister kafanı kessinler, ister araba çarpsın. Gideceğin yer, yanlışlıkla öldürdüğün böcekle aynı. Not: Yazının başını okuyan inançlılar ateistler savaşta vatanını satar fikrine kapılabilirler ama biz vatanımıza diğer herşeyden daha çok önem veririz din için değil vatan için ölürüz de!
  7. Bazı ateist arkadaşlarım,4000 civarı Tanrı olduğunu ,benim inandığımın doğru olmama durumunda ne yapacağımı soruyorlar.Şimdi,evrensel dil olan matematik ne diyor,bir bakalım: -Benim Tanrımın doğruluk olasılığı 4000/1.Yani bir Tanrı var ve biz bu Tanrı'nın ne Tanrısı olduğunu bilmesek bile böyle bir ihtimalim var.Ancak böyle bir durumda ateistlerin cennete gitme olasılığı 4000/0'dır. Umarım,bir hesap yanlışım yoktur,ne diyorsunuz bu duruma?
  8. "Florida'da yaşayan bir çift, Tito ve Amanda Watts, birkaç gün önce binlerce insana 'cennet için altın biletler' satmaktan gözaltına alındı. Alıcılara biletlerin som altından yapıldığını ve her bir biletin alıcıya cennette bir pozisyon rezerve ettiğini söylediler." Demek ki insanları din ile kandırmak bugün bile bu kadar kolaymış. Bu da memleketimden insan manzaraları, hatırlamak babında:
  9. Merhaba, (55/14) :“İnsanı,vurulduğunda testi gibi ses çıkaran kuru bir balçık­ları yaratdı.“ Adem Kur'ana göre cennette çamurdan çanak gibi yapilip hayat verilince, meleklerin selamlamak için ona secde etmeleri emredilir. Iblis ona yasak agaçtan unutturup yedirince ise gökteki cennetten dünyaya ceza olarak gönderilir... Pek iyi, uzay mekigiyle mi inmis ? Kur'an ne diyor inis sekli ile ilgili ? (2/30-39) : “Bir zaman rabbin meleklere : 'Ben, yeryüzünde bir halife yarata­cağım' demişti. Melekler de :'Orada bozgunculuk yapacak ve kan döke­cek birisini mi yaratacaksın ? Halbuki biz seni överek tesbih ediyoruz ve tenzih ediyoruz.'dediler. Tanrıda onlara : 'Şüphesiz ki ben, sizin bilme­diklerinizi bilirim' dedi. (...) Yine bir zamanlar meleklere : 'Ademe secde edin' demiştik, bu­nun üzerine onlar Ademe secde ettiler. İblis hariç, O diretti, büyüklük tas­ladı vekafirlerdenoldu. Ve şöyle demiştik : 'EyAdem, sen ve eşin cennette kalın. Orada istediğiniz yerden bol bol yeyin. Yalnız şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa za­limlerden olursunuz. 'Şeytan oradan her ikisinin de ayağını kaydırdı ve onları,içinde bulundukları nimetten çıkardı. Biz de : 'Birbirinize düşman olarak (yeryü­züne) inin. Sizin için orada belirli bir zamana kadar kalma ve geçim imkanıvardır.'dedik. Adem, rabbinden kelimeler aldı. (günahının bağışlanmasını iste­di) Tanrıda tevbesini kabul etti. Şüphesiz ki Tanrı, tevbeleri çokça kabul edendir, merhamet sahibidir. Biz onlara 'Hepiniz oradan yeryüzüne inin. Tarafımdan sizehi­dayet geldiğinde kim hidayetime uyarsa, onlara bir korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir de.' dedik. İnkaredip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar, cehen­nemliktirler. Orada ebedi olarak kalacaklardır.“ Burada hepiniz peygamberlere uyun diye kime deniliyor ? (7/172-174) :"Hatırla ki, Rabbin, Adem oğullarının sulblerinden zürriyetlerini çıkarıp da onları nefislerine karşı şahid tutarak; 'Ben sizin Rabbiniz değil miyim ?' diye buyurduğu vakit onlar da; 'Evet, Rabbimizsin, şâhid olduk', demişlerdi. Bu şahid tuşumuzun sebebi, kıyamet günü, bizim bundan haberimiz yoktu, dersiniz diyedir. Yahut, 'Bizden önce babalarımız Tanrıya ortak koşmuşlar. Biz onlardan sonra gelen bir nesiliz. Şimdi batılcıların işlediği yüzünden bizi helak mı edeceksin ?' dememeniz içindir. Hakka dönsünler diye işte ayetleri böylece ayrı ayrı açıklıyoruz." * Demek, Cennette Adem'den bütün insanlar çikarilip, Tanri inanci içlerine yerlestirilmis... Ve hepsi ondan Adem ile beraber sonra dünyaya gönderilmisler. Bu halde, Adem ve diger insanlar dünyaya nasil inmisler pek iyi ? (23/13-15) : “Yemin olsun ki biz insanı (Adem'i), süzülmüş özlü balçıktan yarattık. Sonra onu (Adem'i) bir döl suyu eyleyip müstahkem bir karargah olan rahme yerleştirdik. Sonra damlacığı'yapışkan nesne'haline getirdik. Yapışkan nesneyi bir 'çiğ­nem'kıldık. Bir çiğnemikemiklere çevirdik ve etle giydir­dik. Sonra onu değişik bir varlık kıldık. En iyi şekilleri biçimlendiren Tanrı ne yücedir. Sonra siz, bunun ardından mutlaka ölüyorsunuz.“ En iyi sekilleri biçimlendirmek, yukardaki sekilden sekile biçimlendirmekle kesismekte... (32 : 7) : "O ki, her şeyin en iyisini biçimlendirdi !" Burada bir tekamül, iyiden daha iyiye ilerleme açikca ifade edilmekte. (95/1-5) : Yani :"insanı en iyi ayak üstü şeklinde biçimlendirdi." (71/13) : "Sizleri şekilden şekile çevirerek biçimlendirdi" (24/45) “Tanrı, bütün canlıları döl suyundan yaratmıştır. Onlardan kimi, karnı üzerinde sürünerek yürür, kimi iki ayağı üstünde yürür. Kimi de dört ayak üstünde yürür. Tanrı,dilediğini yaratır. Şüphesiz Tanrı,herşeye kadirdir.“ Bu ayet, BÜTÜN hayvanların meniden yani birbirlerinden çıkmalarınıgerektirmektedir. Ayrıca (4/30)ayetinde : “İnkarcılar görmezlermi ki yerle gök bir bütünken onları koparıp ayrıştırdık ve bitin canlıları sudan biçimlendirdik.“(Taberi tefsiri) Neden dünyada ? Çoğu müfessirlerce, örneğin Taberi'ce(839-923), Kuran uzaylıların varlığı yönünde inançlar taşımaktadır değişik kısımlarında (65/12) : ''Tanrıyedi göğü yarattı, ve bir o kadar da dünyalar.Aralarında vahiy inmekte, kiTanrının herş şeye kadir olduğunu ve her şeyden haberdar olduğunu bilesiniz.'' Müfessirlerce,bu ayet insansı türlerin üzerinde yaşadıklarıyedi dünyadan söz etmektedir ki bunlara İbrahim gibi elçilerin göndelildiği ibn Abbasca nakledilmiştir, bu konuda güvenilir sürümle Beyhakice (H. 384-458) bir rivayet nakledilmiştir ve bu rivayet ibn Kesirce (1301-1371) Tefsirinde alınmıştır. Ayrıca, Kuran "yedi gökte" hayvan çeşitlerinin yaygın kılındığınıokumaktayız, ibn Kesir gibi müfessirlerce bu konuda şu ayet delil olarak gösterilmiştir : (42/29) : ''Gökleri ve yeri yaratması ve oralarda da canlıları yayması, onun varlığını gösteren delillerindendir. O, dilediği zaman onları bir araya top­lamaya kadirdir.''
  10. Benim bildiğim Araf, cennet ve cehennem arasında bir bölge. Cennetlik olup olmadıklarını ise tartışmak istiyorum. Başlıktaki 2 soruya cevap verecek Müslüman arkadaşlar görüşlerinizi almak mümkün mü?
  11. Münafıklık; Kuran'da, islamda ve müslümanların yaşamında önemli yer tutan bir kavram olmasına rağmen forumda hak ettiği yeri bulmadığını üzülerek müşahade ettim Halbuki dini bütün insanlar bu kavramı günlük yaşamlarında sık sık kullanırlar ama frumdaki dinci arkadaşlarımızın ağzından bu kavramı hiç duymuyoruz. Bu başlıkta münafık ve münafıklığın ne olduğunu, bir münafığın nasıl tespit edilebileceğini ya da tespit edilmesinin mümkün olup olmadığını, mürted ile münafık arasındaki farkı, ele almak istiyorum. Bu çerçevede; Münafığın kim olduğunu ve tespit yöntemlerini bizlere söyleyebilecek müslüman arkadaş var mı?
  12. 1) Vakıa suresini okudukça okuyasım geliyor. Çok dikkat çekici ayetler var. Anlamakta zorlandığım hususları ayrı ayrı yazacağım, belki aydınlatan birileri çıkar Konuya girmeden önce Vakıa suresinde genel olarak; *kıyametin kopuşu, *mahşer günü, *cennet ve cehennemde insanları bekleyenler *Allah'ın varlığının kanıtları anlatılıyor. 2) Vakıa 7'de mahşer günü insanların 3 gruba ayrılacağı söyleniyor. Vakıa 7- Ve sizler de üç sınıf olduğunuz zaman; Ancak surenin tamamına baktığımda 4 grup görülüyor. Bu gruplar aşağıdadır. Vakıa 8- İşte o 'Ashab-ı Meymene', ne (kutludur o) 'Ashab-ı Meymene'. Vakıa 9- 'Ashab-ı Meş'eme' ne (mutsuzdur o) 'Ashab-ı Meş'eme'. Vakıa 27- 'Ashab-ı Yemin', ne (kutludur o) 'Ashab-ı Yemin.' Vakıa 41- 'Ashab-ı Şimal', ne (mutsuzdur o) 'Ashab-ı Şimal.' Şimdi Müslüman arkadaşlar 3 grup mu olacağız yoksa 4 grup mu? Haaaa (notun türkçesi ): Şu grup aslında bu grupla aynıdır diyen alimler olduğunu biliyorum ama bana pek inandırıcı gelmedi. Tartışalım doğruyu bulalım.
×
×
  • Yeni Oluştur...