Jump to content

sağduyu

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    16.968
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

sağduyu Hakkında

Profile Information

  • Gender
    Male

Güncel Profil Ziyaretleri

4.318 profil görüntüleme
  1. sağduyu

    kuranı rezil eden matematiksel hata nihayet yanıtlandı..

    Bu insanların yaptığı miras paylaşımı: A. Kan hısımları I. Altsoy MADDE 495.-Mirasbırakanın birinci derece mirasçıları, onun altsoyudur. Çocuklar eşit olarak mirasçıdırlar. Mirasbırakandan önce ölmüş olan çocukların yerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır. II. Ana ve baba MADDE 496.-Altsoyu bulunmayan mirasbırakanın mirasçıları, ana ve babasıdır. Bunlar eşit olarak mirasçıdırlar. Mirasbırakandan önce ölmüş olan ana ve babanın yerlerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır. Bir tarafta hiç mirasçı bulunmadığı takdirde, bütün miras diğer taraftaki mirasçılara kalır. III. Büyük ana ve büyük baba MADDE 497.-Altsoyu, ana ve babası ve onların altsoyu bulunmayan mirasbırakanın mirasçıları, büyük ana ve büyük babalarıdır. Bunlar, eşit olarak mirasçıdırlar. Mirasbırakandan önce ölmüş olan büyük ana ve büyük babaların yerlerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır. Ana veya baba tarafından olan büyük ana ve büyük babalardan biri altsoyu bulunmaksızın mirasbırakandan önce ölmüşse, ona düşen pay aynı taraftaki mirasçılara kalır. Ana veya baba tarafından olan büyük ana ve büyük babaların ikisi de altsoyları bulunmaksızın mirasbırakandan önce ölmüşlerse, bütün miras diğer taraftaki mirasçılara kalır. Sağ kalan eş varsa, büyük ana ve büyük babalardan birinin mirasbırakandan önce ölmüş olması hâlinde, payı kendi çocuğuna; çocuğu yoksa o taraftaki büyük ana ve büyük babaya; bir taraftaki büyük ana ve büyük babanın her ikisinin de ölmüş olmaları hâlinde onların payları diğer tarafa geçer. IV. Evlilik dışı hısımlar MADDE 498.-Evlilik dışında doğmuş ve soybağı, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulmuş olanlar, baba yönünden evlilik içi hısımlar gibi mirasçı olurlar. B. Sağ kalan eş MADDE 499.-Sağ kalan eş, birlikte bulunduğu zümreye göre mirasbırakana aşağıdaki oranlarda mirasçı olur: 1. Mirasbırakanın altsoyu ile birlikte mirasçı olursa, mirasın dörtte biri, 2. Mirasbırakanın ana ve baba zümresi ile birlikte mirasçı olursa, mirasın yarısı, 3. Mirasbırakanın büyük ana ve büyük babaları ve onların çocukları ile birlikte mirasçı olursa, mirasın dörtte üçü, bunlar da yoksa mirasın tamamı eşe kalır. C. Evlâtlık MADDE 500.-Evlâtlık ve altsoyu, evlât edinene kan hısımı gibi mirasçı olurlar. Evlâtlığın kendi ailesindeki mirasçılığı da devam eder. Evlât edinen ve hısımları, evlâtlığa mirasçı olmazlar. D. Devlet MADDE 501.-Mirasçı bırakmaksızın ölen kimsenin mirası Devlete geçer. Bu da Kuran'daki miras paylaşımı: Nisa 11. Allah size, çocuklarınızın (mirası) hakkında şöyle tavsiye ediyor. Erkeğe, kadının payının iki katı, fakat, eğer kadınlar ikiden fazla iseler, o zaman terekenin (mirasın) üçte ikisi onlarındır ve eğer o (kadın) bir tek ise, o zaman yarısı onundur. Eğer ölenin çocuğu varsa, onun anne ve babasının herbiri için, bıraktığı mirasın altıda biri pay vardır. Fakat onun çocuğu yoksa ve yalnız ana-baba mirasçı oluyorsa, o taktirde, üçte biri annesinindir (geriye kalan babanındır). Fakat eğer ölenin kardeşleri de varsa, o zaman, altıda biri annesinindir. Bunlar, borcu ödenip ve de vasiyeti yerine getirildikten sonradır. Babalarınızdan ve oğullarınızdan hangisinin fayda bakımından size daha yakın olduğunu bilemezsiniz. (Belirlenen bu paylar) Allah'tan bir farzdır. Muhakkak ki Allah, Alîm’dir, Hakîm'dir. Nisa 12. Eğer çocukları yoksa, karılarınızın geriye bıraktıklarının yarısı sizindir. Eğer çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. (Bu paylaştırma, ölen karılarınızın) yaptıkları vasiyetlerin yerine getirilmesi, yahut borçlarının ödenmesinden sonradır. Eğer sizin çocuğunuz yoksa, bıraktığınızın dörtte biri onlarındır. Eğer çocuğunuz varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. (Yine bu paylaştırma) yaptığınız vasiyetin yerine getirilmesinden, yahut borçlarınızın ödenmesinden sonradır. Eğer kendisine varis olunan bir erkek veya bir kadının evladı ve babası olmaz ve bir erkek veya bir kız kardeşi bulunursa, ona altıda bir düşer. Eğer (kardeşler) birden fazla olurlarsa, üçte birde ortaktırlar. (Bu paylaştırma varislere) zarar vermeksizin yapılan vasiyetin yerine getirilmesinden, yahut borcun ödenmesinden sonra yapılır. (Bütün bunlar) Allah’ın emridir. Allah, hakkıyla bilendir, halîmdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir.) Nisa 176. Senden fetva istiyorlar. De ki: “Allah, size “kelâle” (babasız ve çocuksuz kimse)nin mirası hakkında hükmünü açıklıyor: Çocuğu olmayan bir kişi ölür de kız kardeşi bulunursa, bıraktığı malın yarısı onundur. Eğer kız kardeşi ölür ve çocuğu da bulunmazsa, erkek kardeş ona varis olur. Eğer kız kardeşler iki iseler, (erkek kardeşin) bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer kardeşler erkekli kızlı iseler, o zaman (bir) erkeğe, iki kızın hissesi kadar (pay) vardır. Sapmayasınız diye Allah size (hükmünü) açıklıyor. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir. Aradaki fark apaçık ortada.
  2. sağduyu

    Musa Asasıyla Kızıl Deniz'i Yardı mı?

    Mal herif, hala hayal aleminde yaşıyor. Dünyada bu mallardan bol miktarda olduğu sürece uyanıklar asla aç kalmaz. Herifin beyni her masalı gerçek sanacak kadar sulanmış. Hala bir yahudi zırvasını mantığa oturtmak için saçmalayıp duruyor. He amk, gelecekten süper gelişmiş bir uygarlık geçmişe ellerinde asa ile adamlar gönderip denizleri ikiye böldürüyor. Yahu sen nasıl bir salaksın?
  3. sağduyu

    Musa Asasıyla Kızıl Deniz'i Yardı mı?

    Geçmişe ya da geleceğe yolculuk diye bir şey yok, mümkün falan da değil, mal herif. Bunlar hayal ürünü, insanlığı eğlendirmek için uydurulmuş şeyler. Ancak senin gibi bir mal bunların olabileceğini sanar. Anlat bakalım, geçmişe veya geleceğe yolculuk nasıl yapılabilir? Nasıl bir mantıksal altyapıya oturtuyorsun bu iddianı? Yoksa bu deli saçması iddian için de parmağını şıklatıp bir anda geçmişe götüren kıçından uydurma bir tanrı mı icat edeceksin? Demek ki senin sapık ahlak anlayışına göre senin bu zırvalarına zırva diyenler ahlaksız ha? Sokayım öyle ahlak anlayışına.
  4. sağduyu

    Musa Asasıyla Kızıl Deniz'i Yardı mı?

    Yine saçmalamaya başlamışsın, saçmalamak ne zamandan beri mantıksal önerme sayılıyor? Bu dizilerin birer hayal ürünü kurgu olduğunun farkında mısın, merak ediyorum. Bu diziler insanları eğlendirmek için yapılan hayal ürünü şovlar, bunu bile anlayamayacak kadar mal mısın? Hayal ürünü dizileri gerçek sanacak kadar aklı gitmiş birisine anlatılabilir ki?
  5. sağduyu

    Musa Asasıyla Kızıl Deniz'i Yardı mı?

    Bence kimse mallıkta sizlerin eline su bile dökemez. Nerede kıçından sallayan şarlatanlar varsa onların peşine takılan cahillerden, aptallardan başka nesiniz ki? Buyur, konu üzerinde sen neler yumurtlayacaksın, görelim. @tolg bir şeyler sayıklayıp duruyor, katkıda bulunmak ister misin bu sayıklamalara? Bakalım sen neler sayıklayacaksın? Böyle bir saçmalık yumurtlayan, bir de bu saçmalığı desteklemek için cahil ve yağmacı arapların yazdığı cahilin el kitabından alıntı yaparak destekleyen sen değil miydin? Şu yazdığın zırvada mantığın m'si var mı? Sen hala bu baraj zırvalığını mı sayıklıyorsun? Putun bahsettiği denizi yarma olayı aslında barajda biriken suyu yarma olabilirmiş. Madem put baraj demek istiyor, o halde neden deniz anlamına gelen "bahr" kelimesini kullanıyor da baraj kelimesini kullanmıyor? Yoksa putun kelime dağarcığında baraj anlamına gelen kelime yok mu? Aslında bir ayette baraj kelimesi geçiyor ama o ayetin bu Musa olayı ile alakası bile yok. Bil bakalım hangi ayette geçiyor?
  6. sağduyu

    Muhammed yaşamadıysa, hadisler nasıl var ?

    Onu zaten biliyoruz da siz dinciler bilmiyor herhalde. Kitap kitap diye sayıklayan sizlersiniz. Arapların kıçlarından uydukları zırvaları, palavraları, masalları insanlığa gökten atılmış kitap gibi pazarlayan sahtekarlarsınız sadece.
  7. sağduyu

    Musa Asasıyla Kızıl Deniz'i Yardı mı?

    Bu baraj zırvalığını da nerenden çıkardın? Kuran'ın hangi ayetinde baraj yazıyor? Aslında ortada olay molay da yok, senin gibi akılsızları keklemek için uydurulmuş masallar var.
  8. sağduyu

    MUHAMMED YAŞADI MI?

    Hadi bir erkeğin bu dini fanatik bir şekilde savunmasını anlarım da, bir kadın neden kendini 2. sınıf insan sayan, aşağılayan bir dini savunur, anlamak zor. Demek ki bazı kadınlar aşağılanmaktan hoşlanıyor. Ne kadar aşağılanıp hor görülürse o kadar bağlanıyorlar.
  9. sağduyu

    MUHAMMED YAŞADI MI?

    Allah da puttur, put olmayan tanrı mı var? Ya şu puta söylesen de o kadar beklemese, mesela yarın bir gösteri yapsa. Madem bilime bu kadar düşmansın, neden onun ürünlerini kullanıyorsun? Neden sıkıştığında hemen bilime baş vuruyorsun? Bazı müslümanlardaki bu bilim düşmanlığının nedeni ne? Bir de hani bu put ol deyince oluyordu? Neden insan yaratmak için çamur kullanmış? Bir de acaba ne çeşit bir çamur kullanmış? Nereden bulmuş bu çamuru? Bataklıkta falan mı yaşıyordu o zamanlar bu put?
  10. sağduyu

    MUHAMMED YAŞADI MI?

    Peki senin put batıdan doğurabilir mi? Şimdiye kadar hiç doğurabildi mi? Buna benzer salakça bir soruyu İbrahim firavuna sormuş masala göre. Firavun apışıp kalmış. Ben olsaydım "Senin putunu doğurtsun görelim bakalım." derdim. Peki o odaya bir miktar çamur bıraksak senin put hemen koşturup bir insan yaratabilir mi o çamurdan?
  11. sağduyu

    Musa Asasıyla Kızıl Deniz'i Yardı mı?

    Evet, bir insan bu kadar mal olmamalı ama sana bakınca olabileceği görülüyor işte. Normalde din en zeki insanı bile mala çevirebilir, ama sende durum bu mu emin değilim, din olmasaydı da mal olma ihtimalin gayet yüksek. Şuara 60-63. Firavun ve adamları gün doğarken onları takibe koyuldular. İki topluluk birbirini görünce Mûsâ’nın arkadaşları, “Eyvah yakalandık” dediler. Mûsâ, “Hayır! Rabbim şüphesiz benimledir, bana yol gösterecektir” dedi. Bunun üzerine Mûsâ’ya, “Asan ile denize vur” diye vahyettik. Deniz derhal yarıldı. Her parçası koca bir dağ gibiydi. 6.el bahra: deniz Şuara 64.-66. Ötekileri de oraya yaklaştırdık. Mûsâ’yı ve beraberindekilerin hepsini kurtardık. Sonra ötekileri boğduk. Bu ayetlere göre Firavun ve adamlarını bahr'da boğmuş işte put. Kuran'da Şuara 63'de denizi yardık, 66'da boğduk diyor ya, bu mal aradaki bağlantıyı kuramıyor, anlayabilmesi için bu iki ifadenin aynı ayet içinde olması lazım. Bakara 50. Ve sizin için denizi yarmış, böylece sizi kurtarıp firavun ailesini boğmuştuk. Ve siz de (bunu) görüyordunuz. 4.el bahre: deniz Yunus 90. İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun da, askerleriyle birlikte zulmetmek ve saldırmak üzere, derhal onları takibe koyuldu. Nihayet boğulmak üzere iken, “İsrailoğulları’nın iman ettiğinden başka hiçbir ilâh olmadığına inandım. Ben de müslümanlardanım” dedi. 3. el bahre: deniz Duhan 24. “Denizi açık hâlde bırak.” Çünkü onlar boğulacak bir ordudur. 2.el bahre: deniz
  12. sağduyu

    Musa Asasıyla Kızıl Deniz'i Yardı mı?

    Be salak herif, Şuara 66, Şuara 63'ün devamı değil mi? 63'de demiş ya bahrı yardık diye, sonraki ayetlerde de ötekileri oraya yaklaştırdık, Musa ve kavmini kurtarıp ötekileri boğduk demiyor mu? Başka ayetlerde yemmde boğduk diyorsa o da senin putunun bunaklığındandır. Ayrıca kim bu konuda Kuran'da çelişki var demiyor, "Aferin, Kuran'da bir çelişki daha bulmuşsun" demedim mi önceki mesajlarımda. Okuduğunu anlayamayacak kadar malsan yapacak bir şey yok. Dön, mesajı bir kaç kere daha oku diyeceğim de değişen bir şey olmayacak, kapasiten bu.
  13. sağduyu

    Musa Asasıyla Kızıl Deniz'i Yardı mı?

    Şuara 60-63. Firavun ve adamları gün doğarken onları takibe koyuldular. İki topluluk birbirini görünce Mûsâ’nın arkadaşları, “Eyvah yakalandık” dediler. Mûsâ, “Hayır! Rabbim şüphesiz benimledir, bana yol gösterecektir” dedi. Bunun üzerine Mûsâ’ya, “Asan ile denize vur” diye vahyettik. Deniz derhal yarıldı. Her parçası koca bir dağ gibiydi. 6.el bahra: deniz Şuara 64.-66. Ötekileri de oraya yaklaştırdık. Mûsâ’yı ve beraberindekilerin hepsini kurtardık. Sonra ötekileri boğduk. İşte bu ayetlerde diyor, verdiğin ayetlerin önünü arkasını da mı okumuyorsun? Şimdi pişkin pişkin nerede "yemm"de boğduk diyor da dersin sen. Çünkü müslümanlık bunu gerektirir, pişkinlik, arsızlık, kıvırma, ikiyüzlülük. Çift kişilikli falan mısın, nesin? Bundan bahseden sensin, kendine mi itiraz ediyorsun?
  14. sağduyu

    Bir piyango biletinin düşündürdükleri

    Sen git putuna kesirli sayıları öğret, mal putun daha bir mirası paylaştıramıyor. Ayrıca putun sözel yanını da gördük kitabında, dünyanı en boktan yazılmış kitabı. Ne konu bütünlüğü var, ne sistem, özneler karışmış, gereksiz tekrarlarla laf kalabalığından başka bir şey yok. Onu bırak daha toplamayı bilmiyor put, bir yerde dünyayı 6 günde yarattım diyor, diğer yanda detaylara girince 8 gün çıkıyor. Böyle mal putun böyle mal inananı olur, kaçınılmaz sonuç. Bir de put kitabında beni kızdıranları şöyle yıldırımla çarptım, böyle cezalandırdım diye böbürlenmiyor mu? Madem öyle beni neden çarpamıyor, ha?
  15. sağduyu

    Musa Asasıyla Kızıl Deniz'i Yardı mı?

    Doğrusunu istersen ben putun hangi denizi yardığı ile ilgilenmiyorum, kendisi de bilmiyor herhalde ki, yardığı denizin adını bile söylememiş. Kelimenin aslı önemli değil, o etimoloji ile ilgilenlerin işi, arapların 7 yy. da bahr denildiğinde ne anladığı önemli, ki o dönem arapları bahr denince deniz anlıyor. Ne iddia etmiştin daha önce, bahr barajda biriken su olabilirmiş, yani sen diyorsun ki put denizle barajda biriken suyu bile ayıramayacak kadar maldır. Neyse sen bilirsin, bana göre hava hoş. Ayrıca nehir için "yemm" kelimesi varken araplar neden nehre "bahr" desin? Şimdi put Firavun ve adamlarını denizde (bahr) mi boğdu yoksa nehirde (yemm) mi? Çünkü put bir yerde denizde (bahr) boğduk diyor, başka bir yerde ise nehirde (yemm). Belki bunaklıktan karıştırmıştır, ha?
×