Jump to content

piri reis


Recommended Posts

Bu Piri Reis olayı sansasyondan başka bir şey değil...

İnsanlar nedense mucizevi olguları büyük bir hevesle bağırlarına basıyorlar.

Yalan bile olsa olağanüstü gözlemler insanları heyecanlandırıyor...

Erich von Daniken'in kitaplarında olduğu gibi.

Bilimden şaşmayın arkadaşlar..

Bir şey bilimle açıklanamıyorsa bilinmiyordur.

Ama onu mutlaka açıklamaya çalışmak bilimsellik değildir.

Sahtekarlıktır.

Piri Reis'in haritaları gerçekten Antarktika'yı ince ayrıntılarına varıncaya kadar gösteriyorsa bu bir sahtekarlıktır.

Bundan kuşkusu olanın ben aklından kuşkulanırım.

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • İleti 93
  • Created
  • Son yanıt

Top Posters In This Topic

Piri Reisin haritasına bakınca hayran kaldığımı bildireyim.

Hem güzelliğinden dolayı hem de verilen emekden dolayı.

http://upload.wikimedia.org/wikipedia/de/d...s_piri_reis.jpg

Başlığın ilk iletisinin içeriğinin beş para etmediğini de bildireyim.

Sadece ön yargıyla, ard niyetle yazılmış bir yazı olduğundan dolayı değil.

Kendisine "uzman" edası vererek yükseklerden uçmaya çalışan birisinin yazısı.

Kesinlik ifade eden terimler kullanıp, tanınmış kişilerin ünvanları arkasına sığınmaya çalışan birisi tarafından ele alınmış bir yazı izlenimi veriyor.

İçeriği ise hemen ilk bakışda tutarsız olduğu belli oluyor.

Erich von Daniken tarzınca.

Salla gitsin. der gibi.

Kısaca Wikipediaya bakarak çok daha sağlıklı bilgiler elde etme imkanı varken, neden bu komplo teorilerinin peşinden koşarlar anlamış değilim.

Sadece örnek olsun diye: http://de.wikipedia.org/wiki/Karte_des_Piri_Reis sayfasında biraz bilgi ve bir kaç link var (Almanca).

Sitede verilen şu iki resme bakarsak

Piri_Reis_map_interpretation.jpg

ve

Piri_Reis_map_interpretation_RG.jpg

Haritadaki hataların nerelere vardığını görürüz. Güney Amerikanın doğu tarafı 1. resimdeki gibi yorumlanabileceği gibi 2. resimdeki gibi de yorumlanbilir.

Demekki Piri Reis oralara kendisi gitmemiş, kendi zamanında piyasada bulunan haritalardan yararlanmış tahmini yapmam için elimde neden vardır.

Bu hata/hatalar haritanın değerini gözümde düşürmez.

Ama bu başlığın iletisinin orijinal yazarının sahtekarlık yapmak niyetinden emin olmam için yeterlidr.

AteshBey'in verdiği diğer linkin içeriği de, bir gazetenin satış yapmak için slogan atmasından başka bir şey değil.

1424_6427_02112007_2.jpg

Yine kısaca Wikipedia'ya göz atarsak güney kutbunun da gösterildiği haritaların listesi var: http://de.wikipedia.org/wiki/Entdeckung_der_Antarktis

Bunların haricinde antik çağlarda da, hipotez olarakda olsa, Antarktisin verlığını tahmin edenlerin bulunduğu biliniyormuş. http://de.wikipedia.org/wiki/Terra_Australis

Antik haritalarda hipotetik olarak geçtiğinden bahsediliyor. Ama orijinal örnek bir harita resmi bulamadım.

Sadece Claudius Ptolemäus'un eserinden yararlanılarak 15. YYda çizilmiş bir haritanın resmini buldum: http://de.wikipedia.org/wiki/Claudius_Ptolem%C3%A4us

Not: Linkler Almanca. Almanca bilmeyenler için Google'da tercüme servisi var. Mekanik bir tercüme. Konu geniş olmayınca genellikle anlaşılıyor.

AteshBey'in verdiği diğer linkdeki pdf dosyası okunmaya değer görünüyor. http://www.solakkedi.com/solak%20kedi/sayi...olak%20kedi.pdf

Sadece sayfaları karışrdım şimdilk. Kritik bir yaklaşım izlenimini verdi. Uygun bir zamanımda okumak isterim.

Sevgiler

Link to post
Sitelerde Paylaş

dreimalali gösterdiklerine göre piri reis önemli biri değilmiş. Yani haritalar ile günümüzün haritaları alakasız. Peki bu adamı bu kadar ünlü yapan bilim adamlarının bile ilgisini çeken yönü nedir.

http://de.wikipedia.org/wiki/Bild:Mercator_World_Map.jpg

şu adam daha güzel çizmiş. Türkiye bile harika görünüyor

tarihinde antiateist! tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

Sevgili antiateist

Piri Reis bence gayet önemli birisidir.

İletimden Piri Reisin önemsiz birisi olduğu anlaşılmasın lütfen.

Hatalarıyla, doğrularıyla... En azından eserler verdiği için gayet önemlidir.

Piri Reisin eserleri/haritaları da zamanın diğer şahsiyetlerinin eserleri ve haritaları gibi elbette incelenecekdir. En azından tarihciler, bilim tarihcileri, haritacılar vs. tarafından mutlaka incelenir.

Benim burada vurgulamak istediğim başlığın ilk iletisinin gerçeklerle ilgisi olmadığı, ard niyatli bir yazı olduğu.

Piri Reis ise ne ise odur.

Hatalarını göz ardı edip methiyeler düzmeye, göklere çıkarmaya, efsaneler uydurmaya hiç gerek olmadığı gibi, hatalarından dolayı gocunmamıza/utanmamıza hiç mi hiç gerek yok.

Başarılarından dolayı gurur duyabildiğimiz gibi, hatalarından dolayı da gurur duyabiliriz kendisiyle.

Yeterki, duygularımızdan dolayı gerçekliği göz ardı etmiyelim.

Sevgiler

Link to post
Sitelerde Paylaş
iyide o zaman bilim adamları neden bu adamın haritalarını konuşuyor. Bu kadar basit ise eger

Burda da bişiler demişler. Neyse bu adamın neden abartıldıgını anlamadım. Astral sehayet sözümü geri alıyorum. :D

:D

Bence abartanlar komplo teorisyenleri, Erich von Danikenler vs. Kısacası bu işden çıkarı olanlar ve "dikkat çekeyim de namım yürüsün" diye yola çıkanlar.

Başlığın ilk iletisindeki abartmalar ise o yazıyı ilk yazanın hayal dünyasının ürünü sadece (Üniversiteler, Uzmanlar, Matematikciler, Einsteinlar, ... Dünya Alem toplanmış başka işleri güçleri yok 24 saat Piri Reisin haritasının deriiiiin mi derin sırrını çözmeye çalışıyor. Eh yani. :P ).

Başka bir şey değil.

Verdiğin Youtube linki açılmadı. Belki trafik yoğundur şu anda.

Sevgiler

Link to post
Sitelerde Paylaş

Biraz sinir bozucu olduğunu biliyorum ama... biraz daha irdelememde sakınca yoktur sanırım.

Hiç bir kanıt ait olduğu teorimi kesin (mutlak) olarak kanıtlayamaz. Bugün en temel fizik kanunları bile kanıtlandıkları için değil aksi gözlemlenmediği için kanundur. Bilim tarihi bunun örnekleri ile doludur... En basit örneği Newton fiziğidir...

Başlangıçtaki konumuza geri dönecek olursak; yani, dünyanın yuvarlak olduğu kesin değildir diyebilir miyiz?

(Size nacizane ufak bir ipucu, genel görelelikte, kütleçekim, gerçekten de bir "çekim" midir?)

Big Bang deki durumda bence aynısıdır... Bence de genişlemeyi Big Bang'a kanıt olarak görmek doğru değildir, çünki belkide genişleme başka bir şeyin sonucu olarak da ortaya çıkmış olabilir. Ancak buradan şu sonuca varmamıza hangi durum engel olabilir? Statik evren modelleri artık çöpe gitmiştir.

Bu evrenin sanal olduğuna inanmamız içinde bir engel yok gibi... peki, bu inanç veya her ne derseniz, bilimsel bir kuram olarak görülebilir mi?

Evrenin her yerni gözlemleme şansımız olmadığı için gözlemleyebildiğim kadarı ile yetinip genelleme yapmaktan başka elimizde bir çare var mı? Şimdilik tüm evrenin genişlediğini kabul ediyoruz, doğruluk ihtimali hiçde yabana atılacak düzeyde değildir bu kabulün... Ama belki de yanlıştır... Bu belkiyi göz önüne alarak Evren genişliyor hipotezinin yanlışlayabilir miyiz?

Evren genişliyor hipotezi, gerçekten bir hipotez midir, yoksa bir gözlem mi?

Gözlemlerin güvenlirliğini nasıl tespit edebiliriz?

Matematiksel bir denklemle, gözlem arasındaki fark nedir?

Sonuç olarak genişleme, Big Bang i güçlendirici bir olaydır... Dikkat ederseniz Big Bang haricindeki tüm modeller (multivers, sicim, m vs..) içlerinde birer big bangi barındırıyorlar... Bunun nedeni de genişleme gözlemine ters düşmemektir bence...

Şunu belirtmekte fayda var... her ne kadar "bigbang teorisi" denilen şey bir "patlama"ya dayalı bir teorilere çatı oluştursa da, kuramsal fizik açısından bigbang kuramı yerini genişleme kuramına terketmiştir. Bu küçük ayrıntı önemlidir.

Küçük bir gözlem matematiksel denklemleri altüst etmiştir, tüm matematiksel öngörü ve yorumları boşa çıkarmıştır. Hala evrenin nihai sonu kestirilemiyor; Bu durumda, soruyorum size; bigbang kuramı, bir kurmaca palavra mıdır?

Einstein Genel görelilik formüllerini bulduğunda evrenin genişlemesini formüle etmişti. Ama bir hata yaparak ona göre bir fenomen olan bu olayı ortadan kaldırmak için formüllerine kozmik bir sabit ekledi... Matematik yeterince güvenilir kanıtlama yöntemi olsa idi bunu yapmaz, evren genişliyor der ve ününe ün katardı. Ama tam tersini yaptı... Hubbel evrenin genişlediğini gözlemleyince aslında ilk başta yazdığı formüllerin doğru olduğunu matematiğinde genişlemeyi doğruladığını gördü. Ve hayatınınen büyük hatasını düzeltti.

İyi ama bu benim soruma cevap değildi ki?

Matematik bir kanıt değil doğrulama aracıdır sözlerinizin ardından, ben sizden bigbang kanıtları istedim sizse, bir matematik denkleminde ki hata düzeltmesini örnek getirdiniz. Demek ki, sizin öne sürdüğünüz konseptte bu bir kanıt değil.

Matematikle ilgili yaptığınız çıkarıma sonra değiniriz.

Dediğiniz gib bu mikrodalga fon radyasyonun sebebi de Big Bang olmayabilir, Ama şurası da kesindirki Big Bang diye bir olay gerçekleşmişse mikrodalga fon radyasyonu gibi bir etkisi mutlaka görülmelidir.

Öncelikle bu sonuca nasıl vardınız? Bu patlamanın nasıl olacağına dair bilgilere nasıl ulaştınız?

Bir dinamitin patlama etkisi ve izleriyle, bigbang'in patlama etkisi ve izlerini nasıl ayırt edebiliyorsunuz da, bu izler hakkında hükümlerde bulunabiliyorsunuz?

E şimdi bu etkilerin sebebi Big Bang'tir diyoruz, çünki bu etkilere neden olabilecek başka bir teori yok. Diğer teorilerin bu etkilerle çelişmemesinin nedeni de daha önce söylediğim gibi her birinin içlerinde Big Bang ya da Big Bangler barındırmasıdır...

Hmm, güzel... yani, "alternatifsizlikte" bir yerde önem kazanıyor.

Sonuç olarak Bu etkileri Big Bang'e kanıt olarak kullanmamamız için hiç bir neden yok. Ama kesin olarak bu etkilerin nedeni de Big Bang'tir diyemeyiz elbette. Bu konuda bilimin daha katedeceği çok yol var... Merakla takipteyiz...

Bu konuda, sizinle aynı fikirdeyim...

Ama kafama bir şey takıldı:

Bigbang'i tetikleyen, başlatan enerji nereden geldi? Bigbang bunu niye açıklamıyor?

Link to post
Sitelerde Paylaş
Başlangıçtaki konumuza geri dönecek olursak; yani, dünyanın yuvarlak olduğu kesin değildir diyebilir miyiz?

(Size nacizane ufak bir ipucu, genel görelelikte, kütleçekim, gerçekten de bir "çekim" midir?)

Bu birazda rölativiteye girer sanırım. Dünya şimdikinden 100 kat daha hızlı dönmeye başlarsa şekli küre değil elips olabilir... Bilemiyorum tamamen sallama bir düşünce...

Bu evrenin sanal olduğuna inanmamız içinde bir engel yok gibi... peki, bu inanç veya her ne derseniz, bilimsel bir kuram olarak görülebilir mi?

Bilimsel olabilmesi için yanlışlanabilir olması gerek. Sizce sana evren nasıl yanlışlanır?

Evren genişliyor hipotezi, gerçekten bir hipotez midir, yoksa bir gözlem mi?

Gözlemlerin güvenlirliğini nasıl tespit edebiliriz?

Matematiksel bir denklemle, gözlem arasındaki fark nedir?

Tabii ki hipotez değil dil sürçmesi deyip geçiştireyim. Ancak eğer Einstein denklerinden yola çıkar evren genişliyor dese idi sanırım Hipotez olurdu. Hubbel gözlemlediğinden beri bir gözlem elbette... İçinde yanılsama ihtimalini de saklayan bir gözlem...

Şunu belirtmekte fayda var... her ne kadar "bigbang teorisi" denilen şey bir "patlama"ya dayalı bir teorilere çatı oluştursa da, kuramsal fizik açısından bigbang kuramı yerini genişleme kuramına terketmiştir. Bu küçük ayrıntı önemlidir.

Küçük bir gözlem matematiksel denklemleri altüst etmiştir, tüm matematiksel öngörü ve yorumları boşa çıkarmıştır. Hala evrenin nihai sonu kestirilemiyor; Bu durumda, soruyorum size; bigbang kuramı, bir kurmaca palavra mıdır?

Elbetteki genişleme adını almıştır, ama genişleme teorisi deyince konuya vakıf olmayanlar Big Bang den çok farklı bir yeni teori olarak düşünüyorlar... Big Band yerleşmiş bir kere ikisini aynı anlamda kullanmakta sakınca görmüyorum... Kimsenin Big Bang'i palavra diye ortaya attığını sanmıyorum... Yanlış olması Big Bang in bir palavra olduğunu göstermez... Yanıldığımızı gösterir...

İyi ama bu benim soruma cevap değildi ki?

Matematik bir kanıt değil doğrulama aracıdır sözlerinizin ardından, ben sizden bigbang kanıtları istedim sizse, bir matematik denkleminde ki hata düzeltmesini örnek getirdiniz. Demek ki, sizin öne sürdüğünüz konseptte bu bir kanıt değil.

İyide ben o örneği kanıt olsun diye vermedimki. Matematik bir kanıt aracı olsa idi Einstein hayatının en büyük hatasını yapmazdı demeye getirdim.

Öncelikle bu sonuca nasıl vardınız? Bu patlamanın nasıl olacağına dair bilgilere nasıl ulaştınız?

Bir dinamitin patlama etkisi ve izleriyle, bigbang'in patlama etkisi ve izlerini nasıl ayırt edebiliyorsunuz da, bu izler hakkında hükümlerde bulunabiliyorsunuz?

Etki-Tepki klasik görüşü diyelim...

Dinamitin patlaması ile Big Bang'in etkisi olaylarının bıraktığı izlerin nasıl ayırt edildiğini ben bilemem... Ama bilenler vardır...

Hmm, güzel... yani, "alternatifsizlikte" bir yerde önem kazanıyor.

Aynen öyle...

Evrim Teorisini bugün bu kadar güçlü yapan şey tamamen çözülmüş olması değil alternatifsiz olmasıdır...

Ama kafama bir şey takıldı:

Bigbang'i tetikleyen, başlatan enerji nereden geldi? Bigbang bunu niye açıklamıyor?

Birincisi; Big Bang'i tetikleyen bir şeyin olup olmadığını bilmiyoruz. Siz; "Madde yoktan var olmaz, var iken yokolmaz!" yasasından hareketle böyle bir sonuca varıyorsunuz. Halbuki bu şimdiye kadar gözlemlenmedi diye bundan sonra da gözlemlenmeyecek diye bir kaide var mı? Bu yasa Mutlak doğru mudur? Bu noktada şu itirazı yapabilirsin; "Genişlemeyi gözlemlediğimiz alanın dışına da uygulamakta bir sakınca görmüyorsunda neden madde yasasını big banga uygulamakta sakınca görüyorsun?"

Sakınca gördüğüm filan yok... Elbetteki uygulanabilir... Ama gözden kaçırılmaması gerekn bir durum söz konusu. Bizim tüm yasalarımın Planck anından sonrası için geçerlidir. Çünki 4 büyük kuvvet o zaman bir birinden ayrılmıştır. Madde o zaman ortaya çıkmıştır (en azından bildiğimiz formu ile) hatta zaman bile Planck anında işlemeye başlamıştır. Dolayısı ile maddenin ve zamanın olmadığı ortamda fizik yasalarının nasıl işleyeceğini nasıl ön görebiliriz?

İkincisi; Big Bang evrenin evrim sürecini açıklayan bir teoridir. Evreni meydana getiren maddeni kaynağını açıklamaz. Bu tıpkı şuna benziyor...

"Evrim yaşamaın başlangıcını neden açıklamıyor?"

tarihinde AteshBey tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

Cevap geciktiği için üzgünüm...

Önce,

İkincisi; Big Bang evrenin evrim sürecini açıklayan bir teoridir. Evreni meydana getiren maddeni kaynağını açıklamaz. Bu tıpkı şuna benziyor...

"Evrim yaşamaın başlangıcını neden açıklamıyor?"

İşte, güzel bir nokta ve varmak istediğim nokta.

Bilmiyorum belki farkındaydınız ama, burada yürüttüğüm tartışmanın temeli evrimle ilgili tartışmalarınızda ki subjektifliğinize yönelik bir tartışmaydı... ve artık bu konuyu ortaya koymanın zamanı geldi sanırım.

Bu birazda rölativiteye girer sanırım. Dünya şimdikinden 100 kat daha hızlı dönmeye başlarsa şekli küre değil elips olabilir... Bilemiyorum tamamen sallama bir düşünce...

Aslında demek istediğim şuydu; Güneş -veya herhangi bir kütle- dünyayı çekmez, güneşin kütlesi uzay-zaman dokusunu "büker", bunun sonucu dünya güneşin etkisine girer. Konuyu, çok değil, biraz açacak olursak, Newton yerçekiminin "ne" olduğunu modellememiştir, -eksikte olsa- nasıl davrandığını modellemiştir, Einstein ise onun "ne" olduğunu modellemiştir; kütle çekiminin "çekim etkisinin" bir yanılsama olduğunu ortaya koymuştur.

Günümüzde 11 boyutlu evren modellerinin bahsedildiği bir ortamda, "yuvarlak dünya" bile tanımsız olabilir; Çünkü, bir kere evren düz değil ki!

Benim dediğim şey şu: nasıl ki güneş, dünyayı kendine çekiyor gibi gözlemlenebilirken ve aslında bu böyle değilse sizin dünyayı yuvarlak olarak gözlemlemeniz, onun yuvarlak olduğu anlamına gelmiyor... biz sadece onu öyle gözlemliyoruz.

Bilimsel olabilmesi için yanlışlanabilir olması gerek. Sizce sana evren nasıl yanlışlanır?

Güzel soru: Bigbang teorisi nasıl yanlışlanır? Tabii ki bilimsel olan bigbang teorisi yanlışlanabilir; Ama bilimsel kabuller, yani bilimsel indirgemeyle yanlışlanabilir... yoksa, bilimsel kabullerin dışına çıktığınız anda yanlışlanabilir bir iddia bulunmamaktadır.

Sanal evren modeli yanlışlanamaz, Ama sizin öne sürdüğünüz, matematik dışı bigbang kabulü de yanlışlanamaz.

Tabii ki hipotez değil dil sürçmesi deyip geçiştireyim. Ancak eğer Einstein denklerinden yola çıkar evren genişliyor dese idi sanırım Hipotez olurdu. Hubbel gözlemlediğinden beri bir gözlem elbette... İçinde yanılsama ihtimalini de saklayan bir gözlem...

Hayır, yine yanlış anladığınız ve bir çok şeyi gözden kaçırdınız.

Bakın biz, "bilimsel kabuller" ışığında tartışmıyoruz, bilimsel kabullerin bizatihi kendisini irdeliyoruz... bu durumda ise size bilimsel kabul ile olmayanları aynı kefede sundum...

Evren genişliyor "gözlemi" bilimsel kabullerde birer gözlemdir; ancak özünde bir teoriden öte değildir.

Ne demek istiyorum; Evrenin 7 bin yaşında olduğunu iddia edenler var... peki bunu onca bilimsel "kanıt"lara rağmen nasıl yapıyorlar; onların 7 bin yıl önce bir kaç milyar yaşındaymış yaratıldığını iddia ederek, daha doğrusu zırvalayarak; Bakın sizin tüm gözlemleriniz bir anda bu kabulle ters geldi?

Elbetteki genişleme adını almıştır, ama genişleme teorisi deyince konuya vakıf olmayanlar Big Bang den çok farklı bir yeni teori olarak düşünüyorlar... Big Band yerleşmiş bir kere ikisini aynı anlamda kullanmakta sakınca görmüyorum...

Ben de sakınca görmüyorum... Ama aradaki farktan bahsedebilmem için bundan bahsetmem gerekiyordu.

Kimsenin Big Bang'i palavra diye ortaya attığını sanmıyorum... Yanlış olması Big Bang in bir palavra olduğunu göstermez... Yanıldığımızı gösterir...

Bunu bigbang için yapan "kimse"ler, konu evrim olduğunda, palavraymış demek ki demekten çekinmiyorlar ama...

Demek ki, o kişilere pek güven olmuyormuş... zira farkında olmadan çifte standart uyguluyorlarmış?

İyide ben o örneği kanıt olsun diye vermedimki. Matematik bir kanıt aracı olsa idi Einstein hayatının en büyük hatasını yapmazdı demeye getirdim.

Tamam, demek ki, (3 - 1) kanıttan bahsedebiliriz? Bu kadarcık kısa kanıt listesiyle nasıl oluyorda bu teoriyi kabul ederken, diğer çok önemli ve kanıtlarla dolu bir teoriye "öteki" muamelesi yapıyorsunuz?

Sanırım matematik mevzusunu şimdi irdeleyebiliriz. Matematik sizin dediğiniz gibi bir doğrulama aracı değildir... matematik insan zihninin soyutlama, yani indirgeme biçimidir. Yanlış hatırlamıyorsam, ilk okulda matematiği öğretirken elmayı kullanırlar, çünkü çocukların soyutlama konusu problemlidir. Onlara 2 + 2 = 4 derseniz, "iyi de ne dört?" derler... işte matematik tam olarak budur... "ne" olduğunu bilmediğini şeyleri, "ne" olduğunu bilmediğin şeylere eklersin... onun diğer niteliklerini bazı gerekçelerle(ihtiyaç yoktur--elmanın rengi, bilmiyorsundur/edinemiyorsundur vs.) görmezden gelirsin. gözlem de aynen budur. Dünya yuvarlaktır... iyide, sen daha görme sırasında(veya diğer gözlem, deney yolları) gerçekleşen süreçleri bilmiyorsun ki ona "güvenesin", işte bir "görmezden gelme", bir soyutlama size(ayrıca bkz. Schrödinger’in kedisi)!

Sicim teorisinden bahsetmiştiniz... M Teorisinin "teori" niteliğinin tartışılmasının ardında sadece "matematik" olması yoktur. Sicimle standart modeli bağlayacak bir veri elde edilememesidir. Veri elde etme nedir... çizilen matematiksel modelin gerçekten fiziğimizde öngördüğü biçimde hareket edip etmediğini "gözlemlemedir". Ama bu gözleminiz daha önceki "ne olduğunu bilmediğimiz" bilgilere göre yorumlanacaktır... Matematikte aynen öyledir... Açıları toplamı 180 olan bir odada oturuyorsanız, bu odanın üçgen olduğunun "kanıt"ıdır... ama belki sizin bilmediğiniz, bu matematiksel soyutlamanın dışında(11 boyut mesela) üçgen değildir... ama yine de oda bizim bildiğimiz, tanımladığımız dünya içerisinde o hala üçgendir!

Konu iyice karıştı sanırım...

Etki-Tepki klasik görüşü diyelim...

Dinamitin patlaması ile Big Bang'in etkisi olaylarının bıraktığı izlerin nasıl ayırt edildiğini ben bilemem... Ama bilenler vardır...

Ama, evrim konusunu "bilenlere" havale etmekte pek bir çekingen davranıyorsunuz?

Aynen öyle...

Evrim Teorisini bugün bu kadar güçlü yapan şey tamamen çözülmüş olması değil alternatifsiz olmasıdır...

Olur mu, ben evrim dışında bir sürü "teori" biliyorum; Ama bilimsel kabullere tek uygun olanı "Darwinist Evrim"dir.

Birincisi; Big Bang'i tetikleyen bir şeyin olup olmadığını bilmiyoruz. Siz; "Madde yoktan var olmaz, var iken yokolmaz!" yasasından hareketle böyle bir sonuca varıyorsunuz. Halbuki bu şimdiye kadar gözlemlenmedi diye bundan sonra da gözlemlenmeyecek diye bir kaide var mı? Bu yasa Mutlak doğru mudur? Bu noktada şu itirazı yapabilirsin; "Genişlemeyi gözlemlediğimiz alanın dışına da uygulamakta bir sakınca görmüyorsunda neden madde yasasını big banga uygulamakta sakınca görüyorsun?"

Sakınca gördüğüm filan yok... Elbetteki uygulanabilir... Ama gözden kaçırılmaması gerekn bir durum söz konusu. Bizim tüm yasalarımın Planck anından sonrası için geçerlidir. Çünki 4 büyük kuvvet o zaman bir birinden ayrılmıştır. Madde o zaman ortaya çıkmıştır (en azından bildiğimiz formu ile) hatta zaman bile Planck anında işlemeye başlamıştır. Dolayısı ile maddenin ve zamanın olmadığı ortamda fizik yasalarının nasıl işleyeceğini nasıl ön görebiliriz?

Buraya diyecek pek bir şeyim yok..

Link to post
Sitelerde Paylaş
Kimsenin Big Bang'i palavra diye ortaya attığını sanmıyorum... Yanlış olması Big Bang in bir palavra olduğunu göstermez... Yanıldığımızı gösterir...

Bunu bigbang için yapan "kimse"ler, konu evrim olduğunda, palavraymış demek ki demekten çekinmiyorlar ama...

Demek ki, o kişilere pek güven olmuyormuş... zira farkında olmadan çifte standart uyguluyorlarmış?

Çok iyi bir nokta. Ben bunu defalarca yaşadım. Şöyle ki;

1.
"
Bigbang bilimsel bir teoridir
" kabul ediyorum.

2.
"
Evrim bilimsel bir teori falan değil, uydurmadır.
" kabul etmiyorum..

Neden burada çifte standart uygulanıyor kodoman'un dediği gibi? Bigbang için uydurulan "yoktan varolma" işlerine mi geliyor yoksa? Öte yandan evrim teorisi insan'ın hayvanlardan farklı değil düpedüz "hayvan" olduğunu söylemesi zorlarınamı gidiyor? Adem & Eşi efsanesi yıkılacağı içinmi yoksa?

Link to post
Sitelerde Paylaş

"Bilinmeyenlere Oynamak"

Evet arkadaşlar bilinmeyenleri oynama çalışanları bir bir ortaya koyuyoruz. Nasıl mı? Sayın Hacı'nın #20. numaralı iletisindeki yazıya "astral seyehat" ile olabilir gibi bir cevap yazdım. Bu konu öncedende tartışılıyordu. Benim bunu yazmamdaki amaç bunu hatırlatmak ve birisini bu tuzağa düşürmekti. Ve inanın bunu başardım.

"antiateist!" adlı üye, #34 numaralı iletide bu tuzağa düştü;

Pri reis konusuna gelirsek astral seyahat yaparak çizdiğini düşünüyorum ben.

Ve ardından #42 numaralı iletide "DreiMalAli" adlı saygı değer üyemiz bu konuya açıklık getirdi. Bilinmeyen olarak düşünülen konunun biranda perdeleri açıldı. Bunun üzerine "antiateist!" adlı üyenin, #45. numaralı iletideki cevabını hep birlikte görelim;

Burda da bişiler demişler. Neyse bu adamın neden abartıldıgını anlamadım. Astral sehayet sözümü geri alıyorum.

İşte arkadaşlar. Bilinmeyenler oynamak böyle birşey. Bilim'in "henüz bu bilinmiyor" cevaplarına yamalar yapmayı pek severler bu kişiler. Sayın Hacı, bu konu hakkında ateist foruma bir başlık açmıştı. Hepinizin okumasını tavsiye ediyorum. [link]

Zecal.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Harita çizmek için ölçüm yapmak lazım.

Ölçüm içinde oraya gitmek gerekir.

Piri reis amerikaya gitmiş mi?Orada osmanlı kolonisi kurulmuş mu?

Osmanlı hakimiyeti altındaki Akdeniz ve Karadenizi neden çizmemiş(çizememiş)?

Portekizli ve ispanyol denizciler amerikada koloniler kurmuşlardır.

O haritayı İspanyol ve portekizli denizcilerin haritalarından yararlanarak çizmiştir.

Portolan Chart of the world by Juan de la Cosa, 1500; detail: Western Hemisphere only

305A.jpg

Caveri [Canerio] world map, 1502-04

307.jpg

Annonynous world map, annonymous, 1502-06

309.JPG

KAYNAK:http://www.henry-davis.com/MAPS/Ren/Ren1/Reno.html

Link to post
Sitelerde Paylaş

@Kodaman

Öncelikle ben Evrim kesinlikle bilimsel bir teori değildir, palavradır, uydurmadır iddiasında değilim.

Evrim bilimsel bir teoridir... "Hatta teori olan evrimin oluş mekanizmalarıdır. Evrim aslında bir gözlemdir." (HACI)

Evrimi tamamen reddetmiyorumda... Mikro evrimi kabul ediyor, Makro evrimden şüphe ediyorum.

Ayrıca evrim ile ilgili yığınla kanıt olduğundan da şüpheliyim. Çünki evrim canlıların benzerliklerinde homoloh organlarından yola çıkılarak geliştirilen bir teoridir.

Her fosil bulunduğunda "Aha! hem balık özelliği var hemde sürüngen, şahane bir kanıt bulduk evrime!" denmesine karşıyım... Çünki burada hafiften bir totoloji kokusu geliyor burnuma...

Evrim konusunuda tartışırız ama konu ile alakasız olduğu için şimdilik cevabı genişletmiyorum...

tarihinde AteshBey tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
Ayrıca evrim ile ilgili yığınla kanıt olduğundan da şüpheliyim. Çünki evrim canlıların benzerliklerinde homoloh organlarından yola çıkılarak geliştirilen bir teoridir.

Her fosil bulunduğunda "Aha! hem balık özelliği var hemde sürüngen, şahane bir kanıt bulduk evrime!" denmesine karşıyım... Çünki burada hafiften bir totoloji kokusu geliyor burnuma...

Ateşbey,

Bu konu hakkında arşivde bir konu var, [link] Buraya bir göz atın. Sayın Davinci bu konuya açıklık getiriyor.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Antiateist,

Gözlerime inanamadım. Onları gerçekten sen mi yazdın...

Macellan'ın birşeyi kanıtladığı falan yok. Sadece dunyayı ilk turlayan ekibin başı o. (Bence dunyayı ilk turlayan kişi, Macellan'ın gemisinin en önünde duran kişidir :lol: ) Kuzey kutbuna giden kişi kuzey kutbunun varlığını kanıtlayan değil oraya giden ilk kişidir :)

Trigonometri veya matematik kullanarak dunyanın yuvarlak oldugu neden kanıtlanmış olmuyormuş. Onu anlayamadım.

Macellan kendi çevresinde daire çizip dunyayı dolaştığını sanmış olamaz mı? (Doga bilimlerini matematikle harmanlamışsa olamaz.)

Link to post
Sitelerde Paylaş
Ateşbey,

Bu konu hakkında arşivde bir konu var, [link] Buraya bir göz atın. Sayın Davinci bu konuya açıklık getiriyor.

Baştan sona okudum...

Ancak bir anlaşmaya varılamamış...

Şimdi Rexino, sonus, Karun'a sorsak;

"Size göre benzerlikler evrime kanıt olarak gösterilebilir mi?"

Cevatları evet midir?

Link to post
Sitelerde Paylaş
Baştan sona okudum...

Ancak bir anlaşmaya varılamamış...

Şimdi Rexino, sonus, Karun'a sorsak;

"Size göre benzerlikler evrime kanıt olarak gösterilebilir mi?"

Cevatları evet midir?

Onlar evrimi doğrusal bir çizgi gibi gördükleri için cevapları -hayır olucaktır. Ama evrim doğrusal değildir. Bir ağacın dalları gibi düşünün, ya da daha basit bir örnekle, avcunuzun içini "ortak ata" yapın, parmaklarda bu ortak atadan dağılan canlılar. Şöyle ki, avuç içi "maymun" parmaklar ise; "Orangutan,şempaze,goril,insan vs."

Başka bir başlıkta "mikro evrim"i kabul ettiğinizi söylemişsiniz. Ateşbey, ataların bir sözü vardır bilirsiniz. Damlaya damlaya göl olur. Küçük küçük birikinleri üst üste koyun. Küçük birikintiler öyle bir yerde toplanıyor ki, türler oluşuyor. Evrim gözünüzün önünde görmüyor musunuz?

Link to post
Sitelerde Paylaş

Piri Reis'in haritasında en çok dikkat çeken noktalardan biri Antarktika'nın kuzey sahillerinin son derece detaylı bir biçimde çizilmiş olmasıydı. Bilim dünyasını hayrete düşüren ise Piri Reis'in bu kıta keşfedilmeden 300 sene önce nasıl bu kadar düzgün bir haritayı çizdiğiydi. Harita buna ek olarak buz altında kalan sahilleri de gösteriyordu. Jeolojik bilgiler Quenn Maud topraklarının buzla kaplanmadan önceki son halinin ancak M.Ö 4000 tarihinde görülebildiği yönünde.

bu nasıl mümkün olabilir??ilginç ve yorumsuz

Link to post
Sitelerde Paylaş
Onlar evrimi doğrusal bir çizgi gibi gördükleri için cevapları -hayır olucaktır. Ama evrim doğrusal değildir. Bir ağacın dalları gibi düşünün, ya da daha basit bir örnekle, avcunuzun içini "ortak ata" yapın, parmaklarda bu ortak atadan dağılan canlılar. Şöyle ki, avuç içi "maymun" parmaklar ise; "Orangutan,şempaze,goril,insan vs."

Başka bir başlıkta "mikro evrim"i kabul ettiğinizi söylemişsiniz. Ateşbey, ataların bir sözü vardır bilirsiniz. Damlaya damlaya göl olur. Küçük küçük birikinleri üst üste koyun. Küçük birikintiler öyle bir yerde toplanıyor ki, türler oluşuyor. Evrim gözünüzün önünde görmüyor musunuz?

Hayır Zecal'cim, doğrusallıkla alakası yok. Evrimi hiç bir zaman lineer bir süreç olarak hayal etmedim zaten, sonus ve Karun'un da böyle bir problemi yok. Oradaki itirazlar kuramın mantıksal yapısına yöneltiliyor. Benzer başlıklardan birisi de "Kelebekler" ismini taşıyor. Orada da Deicide ile uzun bir tartışmamız var.

O günden bu yana fikirlerim değişti biraz, tabii ki. Deicide ile doğal seçilimi tartışmadan önce çok düşünmüştüm üzerinde fakat yanılmışım. Verdiğin linkte ise Deicide'ın yanıtlarına bak, kuramın formülasyonu ile işin içinden çıkılıyor, ki onu ben zaten ilk iletilerimde önermiştim. (Hipotetik-dedüktif kurgulama)

Link to post
Sitelerde Paylaş
Hayır Zecal'cim, doğrusallıkla alakası yok. Evrimi hiç bir zaman lineer bir süreç olarak hayal etmedim zaten, sonus ve Karun'un da böyle bir problemi yok. Oradaki itirazlar kuramın mantıksal yapısına yöneltiliyor. Benzer başlıklardan birisi de "Kelebekler" ismini taşıyor. Orada da Deicide ile uzun bir tartışmamız var.

O günden bu yana fikirlerim değişti biraz, tabii ki. Deicide ile doğal seçilimi tartışmadan önce çok düşünmüştüm üzerinde fakat yanılmışım. Verdiğin linkte ise Deicide'ın yanıtlarına bak, kuramın formülasyonu ile işin içinden çıkılıyor, ki onu ben zaten ilk iletilerimde önermiştim. (Hipotetik-dedüktif kurgulama)

Orada Deicide tartışmaya dahil olmamışki. Davinci dahil olmuş.

O da parahomoloji ile döngüsellikten kurtulmaya çalışmış.

Bence yine de döngüsellikten kurtulmuyor evrim...

Soru şu:

Evrim nasıl yanlışlanır?

Msela 565 milyon yıllık bir memeli fosili bulunsa evrim çöker mi?

http://arsiv.ateizm2.org/ARSIV-VI/html/t7613.html

tarihinde AteshBey tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...
  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.


×
×
  • Yeni Oluştur...