Jump to content

Değiştirilmiş Kitap Kuran


Recommended Posts

Tarihi olarak kabul edilen anlatıma göre Osman Beni Ümeyyedir.Yani Emevi! Osmanın öldürülme sebebide Haşimilere karşı son derece sert olması buna mukabil yönetime daima Ümeyye soyundan insanları getirmesidir.Osmanın müslüman olmasıda ilerde Haşimi iktidarı gerçekleşirse Ümeyyeyede bu iktidarda yer sağlayabilmek içindir.Hatta Osmanın mescidde öldürülmesini Muavviye Ali ve Onun soyundan(Hasan Hüseyin) bilmiş bu yüzdende Aliye isyan etmiştir.Dahasıda var.Ömeri Farukta rızayla müslüman olmamıştır.Muhammedi öldürmek için gitmiş ama Hamzanın gürzüyle karşılaşınca müslüman olmuştur!(Tulekadırlar.Yani Kılıç zoruyla müslüman olanlar.) Bunlar bilinen bilgilerdir.Şimdi şu sorular sorulur:

1-Mademki bu Muhammed düşmanları iktidara geldiler.Neden Muhammedin yazdığı bir kitabı kabul etsinler?

2-Neden inanmadıkları bir yalancı peygamberin adını sikkelere koydurtsunlar?

Ya ondan sonra oğlu ve Yezidin Muhammed soyuna yaptıkları? Kerbela olayı ve arkasından gelen İmamların katli?!(Bana göre bunlarda sadece Müteşabih anlatımlardır.12imamların Ali Hasan Hüseyin dışında kalanların yaşantıları tarihte hiç bilinmez?Ama neden?)

Bakın Sayın Levia İsmet paşa bile iktidar olunca paraların üstünden Atatürk resimlerini kaldırtmıştı değilmi? Üstelik aralarında hiç bir düşmanlık olmadığı halde.Ama Haşim ile Ümeyye kardeşler daha doğarken elleri birbirinin gırtlaklarındaydı!?:)

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • İleti 463
  • Created
  • Son yanıt

Top Posters In This Topic

ddas53.jpg

Gerçekten çok gulunç olarak, bu sikkedeki "M" nin Muhammed'in "M" si olarak tasavvur edilmesi beni inanilmaz guldurdu. Yahu adam saçmalar saçmalamasinada bu kadar da pes... Bu "M" harfi ta IV. asira ait sikkelerde, Bizans topraklarinda basilmaktaydi. Yani, bu M harfinin Muhammedin "M" sini simgelemesi iddiasi gerçekten çok buyuk bir aptallik. Guya Bizanslilar Arapça bir kelime olan Muhammed isminin bas harfini, hemde latin alfabesiyle basarlarmisda biz anlayamamisiz, ne demessin. Yuh yani saçmalamaninda raconu var yani.

ddas66.jpg

Buradaysa, "M" harfinin altinda arapça MHMD yazili... Ve tesadufe bak, ki, araplarin Bizansi sinirlarinda puskutmesi, Soforniusun tarifiyle, haçlarin kirilmasi, rahiplerin katli ve kiliselerin tahrip edilmesinden sonra, Abdelmelik doneminin basina ait ?

Abdelmelik, ki az zaman sonra, ayetler, kelime-i sehadet ve arapça sikkeler bastirma reformuyla, sikke reformu gerçeklestirmistir.

Iki zimmilerin belliki muslumanlarin gozune girmek için bizans sikkelerine Muhammed ismini yazarak, bir nevi hurmet gostermesi, benzer sekilde yahudi simgeleri tasiyan sikkelerde de Muhammed yazili olmasindaki gibi, bir hurmet gostergesinden baska bir sey ifade etmez. Zaten, yukarida vermis oldugum daha en az 30 sene daha eski sikkelerde, haç resminin sadece bir dikey çizgiyle basilanlarida mevcuttur. Simdi, haçlari kiran, kiliseleri harabeye çeviren emeviler sizofrenmiydi ? Bu sikkeleri, Emevi Merkez Bankasi basiyormus gibi "ha haç ve Muhammed yazarlarmis" deyip hiristyan olduklarini iddia etmek tam bir zirvalama ve aptallik.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Nw4ZEsGo00qRt62pSqCIew.jpg

148176377_427de44a6d.jpg

Ustteki rum sikke taklidleri, emevi doneminde araplarca basilmis olup, orijinal versyondaki haç yerine, dikey bir çizgiyle yetinilmektedir. Bu, hiristyan simgesi olan haçin putperestlik olarak algilanip basilmamasi için boyle yapilmaktaydi... Bu sikkeler yukardaki dortgen sikkeden en az 30 yil daha eskiler !

Arius.jpg

Ustteki kimse Arius. Yani Luxenbergin Muhammedin kendisinin tarftarlarinin arabistandaki vaaz ve ayinlerinden etkilenip yayginlastirmaya çalistigi iddia ettigi kimse. gorebiliriz ki, Ariusun basliginda bir haç simgesi vardir. Arienler, asla haç simgesine karsi tavir almamislarir. Bu tipik bir musluman tutumudur, ve Kudusun Omer donemindeki ilk fethinden itibaren haçlara karsi bu tutum degismemistir... Her ne kadar zimmiler bazen rum sikkeleriyle cizyelerini odemis olsalar bile.

bsl_dinar_abd_al_malik_channel_624x351.jpg

Bu ise 690 da kelime-i sehadetle basilan emevi sikkesi. Muhammed Allahin elçisi yazili. Abdelmelik donemindeki sikke reformunun eseri, Abdelmelik 645 de dogmustur...

Sikkeleri sarraflar basiyorlardi, emevi devleti sadece sahtekarligi denetliyordu. Boylece saraf kendi tusunu oyle veya boyle koyabilmekteydi...

Link to post
Sitelerde Paylaş

Islam'ın kendi yazdığı tarihi kaynak olarak göstermek bir yalanı tekrarlamaktır.

Savınızı nötral kaynaklara dayanarak savunmanız gerekiyor.

Bu konuda yazılmış kitaplarda yüzlerce kaynak var.

Kitaplara bir göz atmanız yeter.

Sayin Haci, sayfa atlamisti ve bu mesajiji yeni gordum. Ben bu konuda zaten yukarida bir çok linkler verdim. Ama benim vermis oldugum, tarihçilerce denetlenmis kaynaklar sizi tamin etmiyor gibi ? Ben, hicri I. asrin ilk yarisindaki palimpsestlerin bir çok uzmanca Osman reformunun kalintilari oldugunu ifade ettiklerini kaynaklariyla verdim zaten.

Tarihçiler, sanki islam tarihi hiç yokmus gibi, islam tarihini tamamen yabanci kaynaklardan sifirdan yazmazlar. Her meselede oldugu gibi, mevcut butun kaynaklari tarih elestirme metodolojisiyle tetkik ederek, dogruluk derecelerini saptamayla tarihi bilimsellestirirler. Bu, bazen antropoloji, bazen filoloji, bazen radyokarbonla tomarlarin incelenmesi, bazen yabanci agizdan soylenenlerle karsilastirmakla, ..., tarihçiler bu islam tarihini inceden inceye derince incelerler. Sonra elde edilen saptamalari tarih-bilim metodolojisinin isiginda makalelerinde paylasirlar. Bu konuda, ben Manfred Kropp'un ozellikle Kuranin tarihçesiyle ilgili seminerine atifta bulundum... Bir ingilizce linkde Kuranin tarihçesiyle ilgili bir detayli ozeti linkledim... Hepsinin uzmanlarca tetkiki yukardaki vermis oldugum kanakçalarda bolca verildi.

Link to post
Sitelerde Paylaş

A. Fedeli, "Early Evidences Of Variant Readings In Qur'ānic Manuscripts", in K-H. Ohlig & G-R. Puin (Eds.), Die Dunklen Anfänge : Neue Forschungen Zur Entstehung Und Frühen Geschichte Des Islam, 2006, 2nd Auflage, Verlag Hans Schiler: Berlin (Germany), pp. 298-299 and pp. 304-306.

* Ornegin, burada Noseda'nin talebesi olan Fedeli, Sana'ada kesfedilen VII. asrin ilk yarisina ait Kuran sayfalari arasinda, islami kaynaklarda nakledilegelen ibn Mes'ud codex'ine uygun varyantlarin tespit edildigini dogrulamaktadir.

B. Sadeghi & U. Bergmann, "The Codex Of A Companion Of The Prophet And The Qurʾān Of The Prophet", Arabica, 2010, Volume 57, Number 4, pp. 348-354.

* Burada Bergmann ve Sadeghi bazi nushalardaki alt scripto'nun Peygamber zamanindan kalma bir sure pasaji, ust scripto'daysa Osman standartlastirma sirasindaki duzenleme sirasinda yazilmis ayetler oldugunu saptamaktalar...

Anonymous, "‘The Qur’an: Text, Interpretation And Translation’ 3rd Biannual SOAS Conference, October 16–17, 2003", Journal Of Qur’anic Studies, 2004, Volume 6, Issue 1, p. 143.

* Yine burada, bir kisim palimpsestlerin alt scriptosunun Osman oncesine ait ayetler oldugu saptanmaktadir.

Ve ornekler daha çogaltilabilir... Osman doneminde sayfalarin standartlastirildigi, islami kaynaklarda nakledle gelen, Ubey ibn Ka'b codexine ait, ibn Mes'ud codexine ait sayfalarin, hakikaten VII. asrin ilk yarisina ait parsomenlede tespit edildigi, palimpsestlerin tam Osman reformu sirasinda uygulandigi, ..., artik uzmanlarca kuvetli ve bilimsel olarak ispat edilmistir...

tarihinde Levia tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

Osman bir emevi degil, emevilerden once yasamistir. Kuranin toplanmasinin tarihçesine gelince, Muhammedin sagliginda, araplarda sozlu gelenegin oncelikli olmasi yatmaktadir. Bu zorunluydu da. Zira, arap yazisi henuz gelismemisti. Yazilanin dogru okunmasi için, onceden ne okunmasi gerektigini bilmek gerekiyordu. Ornegin "be", "te", "nun" ve peltek "se" ayni sekilde yaziliyordu. Sesli harfler hiç yoktu... Bu yuzden, sozlu nakil gelenegi tercih edilmekteydi.

Oysa, ebu Bekir doneminde, hafizlar savaslarda kaybedilmeye baslayinca, Kuranin kaybolmasi endisesiyle bir ilk Hafsa codexi yazilmis... Osman donemindeyse, yayilan musluman topraklarinda Kuranin farkli ve orijinalinden uzaklasan varyantlari ortaya çiktigi farkedilmistir. Osman, gelismemisde olsa, bir temel resm uzere butun Kuranin bir araya getirilmesi talimatini vermis. Boylece, en azindan, orijinalinden çok uzaklasan kiraatler yok edilerek, Kuran korunmak istenmistir.

Abdul Aziz doneminde sesli harfler araplarca icat edilince, Kurana tatbik edilmesine itirazlar çig gibi buyumustur. Zira, 30.000 ayet okuma farkliliklari varmis. Buna ragmen, 7 tanesi, rivayet zincirine gore, Osman codexinin resmine uyumuna gore ve kuresysin o donemdeki sivesine (Muhammed Kureystenmis ya) seçilmistir. Daha sonra, bu "sahih" kiraatler ona çikarilmistir.

Bu nedenle, en eski hicazi el-yazmalarinda ne noktalar ne sesli harf harekeleri yoktur. Ancak, bazi Osman reformundan onceye yukselen nushalarda palimpsest musahede edilmistir. kagit o zamanlarda çok pahali ve degerli oldugundan, bozulmasi emredilen uyumsuz sure sayfalari silinip uzerinden yeni sureler yazili sayfalar bulunmustur. Bazi rufak resm farki içeren sayfalarsa, yirtilip parçalamis ve torbalara yerlestirilip, Sana'ada bir mescidin tavan-arasina yerlestirilmistir. IX. asirda arap yazisinin reformu nedeniyle, daha onceye ait, nokta ve harekesiz mushaflar okunamaz hale gelmis. Bu nedenle, yakilarak, yirtilarak veya gomulerek sistematik bir sekilde yok edilmeye baslanmistir. Bu nedenle, uzun zaman, tarih uzmanlari, Kuranin IX. asirdan once varligi konusunda ciddi tereddut içindelermis. Ancak, bu sistematik yok etmeye ragmen, bazi el-yazma parsomen ve tomarlar gunumuze kadar kazaen yetimistir. Iste, Sana'a mescidinde bulunan bu 926 adet parçalanmis Kur'an bu konuda çok deger tasimaktadirlar tarihsel açidan...

Bu bilgiler yabancı kaynaklarda da yer alıyor mu...

Link to post
Sitelerde Paylaş

Elbette. Ben daha fazla ana dilim olan fransizca eserler okuduguma, fransizca yazilan makale ve eserleri daha yakindan bilmekteyim. Bu konularda ornegin, Françis Déroche, çagimizin en uzman codiologie ve paleografi uzmanlarindan birisi. Ve bu konuda oldukça doyurucu ve tatmin edici eserler vermistir. Bir vigulu bile ihmal etmeyen Déroche bu konuda çok bilimsel saptamalarda bulunmustur... Bu sadece bir ornektir, bu konuda pek çok paleograf, codiolog, filolog, tarihçi, ve çok disiplinli makaleler ve eserler mevcuttur. Ve benim yukardaki yazmis oldugum butun tespitler, uzmanlarca tespit edilmislerdir. Zaten ben hiç bir zaman bilimsel kaynaklarin disinda seyler yazmiyorum. Fikrim veya kendi tezlerim olursa, altini çizerek bunun sahsi tezim oldugunu ifade ederek paylasiyorum. Bilimsellikde bunu gerektirmektedir.

Link to post
Sitelerde Paylaş

İslam aleyhinde kim(kim olduğunun önemi yok) ne demişse doğrudur :D

Yazilari okudun mu bilmiyorum. Levia, Muhammed'in gercekten yasamis oldugunu ve elimizdeki en eski kuranin Osman doneminde yazilmis oldugunu ve o zamandan bu zamana degismeden geldigini soyluyor.

Ayrica Levia'nin kaynak gostererek yaptigi detayli aciklamalari karsisinda bir cumlelik itirazin ciddiyetsiz durdugunu kabul et. Bu sekilde detayli ve kaynak gosterilerek aciklanmis bir konuda yapilacak itiraz, burada yapildigi biri bir cumlecik mizikci cocuklarin yaptigi gibi bir itiraz degil, ayni detayda ve kaynak gosterilerek yapilacak bir itiraz olmalidir. Aksi takdirde ciddiyetsiz durur.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Ben Muhammed'in tarihsel olarak gerçekten yasadiginin gunes kadar açik oldugunu soyledim ve savundum. Ve Kuran'in resm sekliyle ilk hicri asrin birinci yarisina ait Kuranlarin, elimizdeki Kuranin resmiyle çok siki bir sekilde uyustugunu, ve bazi ufak dil farkli veya sure siralamasi farki disinda, resm yapisinin gerçekten çok sabit kaldigini, ve gerçektek ilk asra ait mushaflarin gunumuzdekinin %83'unun tahrip olmadan saptandiginin altini çizdim.

Ve zanedilenin aksine, Kuranin daginik ve tertipsiz, gelisi guzel ve duzensiz gorunumunun aldatici oldugunu, Michel Cuypers'un sami belagat okuyusuyla, aslinda butun surelerin derin simetriler, ve iç-içe simetrilerle inanilmaz bir duzen uzere oldununu ispat ettigini, ancak bu eski antik çag sonuna ait anlamsalligin muslumanlarca unutuldugunu saptadiginin altini çizdim.

Ancak, IX. asirda, Kuran ayetlerini ve surelerinin 30.000 kadar okuma biçimi var oldugunu, bunlarin Tesfir ve tarih kitaplarinda gunumuze kadar nakledile geldigini soyledim... Ve IX. asirda, 7 kiraatin rivayet isnadlarina ve osman codexine uyumuna gore seçilip, Kurana noktalar ve harekelerin eklendigini soyledim. Hatta elif ul med, vav ve ye uzatmalari eklendigini, codiologie uzmanlari parsomenlerde tespit ettiler... Bu eklemeler, surelerin istenilen biçimde vokailze edilmesi içindi. Dolayisiyla, elimizdeki Kuranin derin simetrileri orijinaline en azindan çok yakin oldugunu gostermektedir.

Ancak, elimizdeki Kuranin bazi pasajlari anlasilamiyor. Mufessirler, bazi ayetler uzerinde sayfalarca ihtilaflar sergiliyorlar. Luxenberg ve bazi uzmanlar, aramice terimler ve hatta bazi gramer izlerinin, Kurandaki mevcudiyetini saptayip, o pasajlarin aslinda Muhammedin donemindeki ayinsel arap-suryani karisimi bir sivede yazildigini savundular, ve inanilmaz bir sekilde o bolumler çok net bir sekilde anlasilir oluverdi... Bilinmeli ki Muhammedin doneminde, arapça daginik ve parçalanmis sivelerden olusuyor, bir birleyici ortak gramer yoktu... Ve suryanice, ibranice, habesice, grekçe ve baska dillerden alma terimler ve usluplar araplarca kullanilmaktaydi. Kutturlu olanlar, ayinsel terminolojide, suryanice çok terimleri ozumseyip kullanmaktaydilar. Bu filolojik arastirma daha çok yeni baslamistir Kuran uzerinde, muslumanlarin tehdit ve saldirganliklarina ragmen, canlari pahasina yuzlerce uzman canlarini tirnaklarina takarak, aslinda musluman alimlerine ve aydinlarina dusen bu arastirmalari ilerletmektedirler.

Ozetlersek, elimizdeki Kuranin orijinaline çok yakin oldugu kesindir, ancak tamamen uygun oldugnu soylemek imkansiz. Zira ilk nushalarda nokta ve harekeler yoktu.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Hayir, Osman doneminde harekeler bilinmiyordu. Sadece Muhammede yakin olanlarin okuyusundan çok uzaklasan nushalar yok edilip, Kuran tek codex uzerine tertip edildi. Yukarda ilk asrin birinci yarisina ait ibn Mesud ve ubey ibn Kab codexlerinin tespit edildigini, ve bazi palimpsetlerin bu duzenleme surecine ait olduguna dair uzmanlarin tespitleriyle ilgili kaynakçalarda verdim. Harekeler, IX. asirda araplarca icat edildi, muslumanlar bunlarin Kuranda uygulanmasina siddetle karsi çiktilar, zira bu varyantlarin kisitlanmasi demekti... Hatta hadis mecmualarinda halen harekeler kullanilmamakta. Zira degisik mezhepler degisik okuyabilmekteler.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Araplar tarafından İzmir alınıyor.Arap orduları Anadoludan taa Kadıköye Hem karadan hemde Denizden geliyorlar.İstanbul kuşatılıyor.Bu Orduların Emevi Muavviyeye ait olduğu biliniyor.Ama bunların İnançları hakkında elde mevcut tek delil yok! Bizans kayıtlarında yok ! Ceneviz Venedik kayıtlarındada yok!Bir tek Dimeksli Yahyanın duyduğu bir Tevatür üzerine Muhammed yaşıyor oluyor?!Ebubekre ait sikke yok!Kudüs fatihi Ömere ait sikke yok!Osmana ve Aliye ait sikke yok! Para bastırmamışlar?!koskoca fatihler.Mezarları yok,Kılıçları yok!Hırkai şerifteki bir Hırkadan gayri? Oda ne olduğu belli değil?

Yahu bunu Müslümanlar dahi söylüyorlar"Elimizde Kurandan gayrı bir delil yok" Bir tek sayın Levia aksini iddia ediyor.:)

Link to post
Sitelerde Paylaş

Farzedelim ki, Muhammedin saç telleri, hirka-i Serif ve ayakkabilari birer kurnaz tacirin uydurmasi... Bir insanin tarihi varliginin tespiti için sahsi esyasinin gösterilmesi sart kosulsa, tarihde çok az insanin yasadigi sonucuna varmamiz gerekirdi. Söyledigim gibi, bu iddianla tarih biliminde bihaber oldugunu göstermektesin sadece. "Sadece Levia" mi aksini soylermiz ? BIR TEK TANINMIS TARIHCI zikret bunu iddia eden. Tarihsel olarak Muhammedin yasadigi gun kadar açiktir. Hem arkasinda biraktigi Kuran, islamla, hem dunyanin kisa zamanda akdeniz etrafina bu yeni dini çok hizli yaymalariyla, hem Presby Thomas'in, binlerce paleoglif, mezar taslari, mescitlerde yazilan Muhammed adiyla... Aksini söylemek tamamen fantezi ve tarih-bilimden esinti almamis insanlarin saçmaligindan baska bir degeri olmayan bos bir iddia.

Muhammedin ismi, hicri birinci asirda bir çok yerlerde yazili bulunmaktadir, bunlar vefatindan sonra, Presbyt Thomasin yazisindaki gibi bir çok yerde kaydedilmistir :

* Radyo karbon testine gore 590 tarihine kadar inmesi mumkun olan Codex Sana'a I in bazi fragmanlarinda (ornegin 27v) "Muhammed Allahin elçisi" yazili...

* Hicri 14 [634] Doctrina Jacobi nuper babtista'da Abraham adinda bir yahudi rahibin, Ismaili bir peygamberin çiktigini soyluyor, ve yakin zamanda rumlarla sinirlarinda çatistigini ve kendisinin onu goren taniklarla bizzat konustugunu yaziyor.

* Hicri 16 [636] Sofronius, araplarin Kudusu fethettiklerini, haçlari kirdiklarini ifade ediyor.

* Hicri 25 [645] Presbit Tomas "Muhammedin araplariyla rumlar arasinda Gazzenin 12 mil dogusunda çatisma oldugunu, haçlarin kirildigini, kiliselerin, samariten, yahudi ve hiristyanlarin kiliçtan geçirildigini yaziyor.

* Hicri 61 [681] Yakin zamanda aralarinda dört tanesinin uzerinde Muhammed ismi yazilmis olan bir çok grafitiler bulundu, en eskileri Frédéric Imbert tarafindan H.61 den kalmadir.

* Hicri 66 (685) de basilmis bir sasani altin dirhemde Muhammed ismi yazilmis.

* Hicri 71 (691) de Misirda bir mezar tasi ustunde Muhammed yazili.

* Hicri 72 (692) Mescid-i Aksada, kubbenin içinde kelime-i sehadet, disinda "Muhammed'e indirilene iman ettik" yazili.

* 742 de Suriyeli Yahya Maamed adinda sahte bir ismaili peygamnerin Heraklius doneminde bir gokten indigini iddia edip peygamberlik ilan ettigini, ve surelerden kimisini ismen zikredip çok detayli ayatlerden bahsetmekte.

* ...

Ali ibn abu Talib 661'de, Muaviye 680 de vefat etmisler. Ve bunlar, Muhammedin Kuran katipleriydiler. Bu yazilar Muhammedin yakin arkadaslarinin daha sag bulundugu yillarda, yazilar Muhammedin etkisiyle yayginlasmasiyla, ve zengilesmeye rastlamaktadir. Bölgede, daha önceden kalan yazilar hemen hemen yok denecek kadar azdir.

tarihinde Levia tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

Cigi , videodaki bazı ifadelere göre ;

Kurandaki baş örtme ,kadın dövme ile ilgili ayetleri yanlış anlıyor olabilirler mi müslümanlar ,dinciler ya da islamcılar ?

Yani Kuran'da penguen gibi salının denmiyor diyebilir miyiz ?

tarihinde direngezi tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

Bu savasan insanlar gokten zembille inmediler, ellerinde Kuranla savasiyorlardi, ve Muhammed adinda bir ismaili peygamberin tebeasiydilar... Sikke olarak neden arapça sikkeleri basmakta geciktiler diye butun tarih sil-yaz edilemez.

Abdelmelik sikke reformuna kadar, sikkeleri sarraflar rum gelenegine uygun basiyorlardi. 660'tan itibaren sikkelerdeki haçlar tek çizgi olarak basilmaya baslanmis. Ve 690'da Kuran ayetleri ve kelime-i sehadetle basilmaya baslanmislardir. Herhalde çolden çikan bu bedeviler, hemen kendi sikkelerini icat etmek zorunda degildiler... 680 de bir rum sikkesinde hurmeten bir sarrafin bozuk arapca MHMD yazmasi bir sey ifade etmez... Zira en az 30 yil daha eski sikkelerde haç bozularak, arapça yaziyla yazili sikkeler mevcut.

http://www.bbc.co.uk/ahistoryoftheworld/objects/YQMPZkAXRW6iYDCe5L4KSA

Link to post
Sitelerde Paylaş

Farzedelim ki, Muhammedin saç telleri, hirka-i Serif ve ayakkabilari birer kurnaz tacirin uydurmasi... Bir insanin tarihi varliginin tespiti için sahsi esyasinin gösterilmesi sart kosulsa, tarihde çok az insanin yasadigi sonucuna varmamiz gerekirdi. Söyledigim gibi, bu iddianla tarih biliminde bihaber oldugunu göstermektesin sadece. "Sadece Levia" mi aksini soylermiz ? BIR TEK TANINMIS TARIHCI zikret bunu iddia eden. Tarihsel olarak Muhammedin yasadigi gun kadar açiktir. Hem arkasinda biraktigi Kuran, islamla, hem dunyanin kisa zamanda akdeniz etrafina bu yeni dini çok hizli yaymalariyla, hem Presby Thomas'in, binlerce paleoglif, mezar taslari, mescitlerde yazilan Muhammed adiyla... Aksini söylemek tamamen fantezi ve tarih-bilimden esinti almamis insanlarin saçmaligindan baska bir degeri olmayan bos bir iddia.

Muhammedin ismi, hicri birinci asirda bir çok yerlerde yazili bulunmaktadir, bunlar vefatindan sonra, Presbyt Thomasin yazisindaki gibi bir çok yerde kaydedilmistir :

* Radyo karbon testine gore 590 tarihine kadar inmesi mumkun olan Codex Sana'a I in bazi fragmanlarinda (ornegin 27v) "Muhammed Allahin elçisi" yazili...

* Hicri 14 [634] Doctrina Jacobi nuper babtista'da Abraham adinda bir yahudi rahibin, Ismaili bir peygamberin çiktigini soyluyor, ve yakin zamanda rumlarla sinirlarinda çatistigini ve kendisinin onu goren taniklarla bizzat konustugunu yaziyor.

* Hicri 16 [636] Sofronius, araplarin Kudusu fethettiklerini, haçlari kirdiklarini ifade ediyor.

* Hicri 25 [645] Presbit Tomas "Muhammedin araplariyla rumlar arasinda Gazzenin 12 mil dogusunda çatisma oldugunu, haçlarin kirildigini, kiliselerin, samariten, yahudi ve hiristyanlarin kiliçtan geçirildigini yaziyor.

* Hicri 61 [681] Yakin zamanda aralarinda dört tanesinin uzerinde Muhammed ismi yazilmis olan bir çok grafitiler bulundu, en eskileri Frédéric Imbert tarafindan H.61 den kalmadir.

* Hicri 66 (685) de basilmis bir sasani altin dirhemde Muhammed ismi yazilmis.

* Hicri 71 (691) de Misirda bir mezar tasi ustunde Muhammed yazili.

* Hicri 72 (692) Mescid-i Aksada, kubbenin içinde kelime-i sehadet, disinda "Muhammed'e indirilene iman ettik" yazili.

* 742 de Suriyeli Yahya Maamed adinda sahte bir ismaili peygamnerin Heraklius doneminde bir gokten indigini iddia edip peygamberlik ilan ettigini, ve surelerden kimisini ismen zikredip çok detayli ayatlerden bahsetmekte.

* ...

Ali ibn abu Talib 661'de, Muaviye 680 de vefat etmisler. Ve bunlar, Muhammedin Kuran katipleriydiler. Bu yazilar Muhammedin yakin arkadaslarinin daha sag bulundugu yillarda, yazilar Muhammedin etkisiyle yayginlasmasiyla, ve zengilesmeye rastlamaktadir. Bölgede, daha önceden kalan yazilar hemen hemen yok denecek kadar azdir.

Farzedelim ki, Muhammedin saç telleri, hirka-i Serif ve ayakkabilari birer kurnaz tacirin uydurmasi... Bir insanin tarihi varliginin tespiti için sahsi esyasinin gösterilmesi sart kosulsa, tarihde çok az insanin yasadigi sonucuna varmamiz gerekirdi. Söyledigim gibi, bu iddianla tarih biliminde bihaber oldugunu göstermektesin sadece. "Sadece Levia" mi aksini soylermiz ? BIR TEK TANINMIS TARIHCI zikret bunu iddia eden. Tarihsel olarak Muhammedin yasadigi gun kadar açiktir. Hem arkasinda biraktigi Kuran, islamla, hem dunyanin kisa zamanda akdeniz etrafina bu yeni dini çok hizli yaymalariyla, hem Presby Thomas'in, binlerce paleoglif, mezar taslari, mescitlerde yazilan Muhammed adiyla... Aksini söylemek tamamen fantezi ve tarih-bilimden esinti almamis insanlarin saçmaligindan baska bir degeri olmayan bos bir iddia.

Muhammedin ismi, hicri birinci asirda bir çok yerlerde yazili bulunmaktadir, bunlar vefatindan sonra, Presbyt Thomasin yazisindaki gibi bir çok yerde kaydedilmistir :

* Radyo karbon testine gore 590 tarihine kadar inmesi mumkun olan Codex Sana'a I in bazi fragmanlarinda (ornegin 27v) "Muhammed Allahin elçisi" yazili...

* Hicri 14 [634] Doctrina Jacobi nuper babtista'da Abraham adinda bir yahudi rahibin, Ismaili bir peygamberin çiktigini soyluyor, ve yakin zamanda rumlarla sinirlarinda çatistigini ve kendisinin onu goren taniklarla bizzat konustugunu yaziyor.

* Hicri 16 [636] Sofronius, araplarin Kudusu fethettiklerini, haçlari kirdiklarini ifade ediyor.

* Hicri 25 [645] Presbit Tomas "Muhammedin araplariyla rumlar arasinda Gazzenin 12 mil dogusunda çatisma oldugunu, haçlarin kirildigini, kiliselerin, samariten, yahudi ve hiristyanlarin kiliçtan geçirildigini yaziyor.

* Hicri 61 [681] Yakin zamanda aralarinda dört tanesinin uzerinde Muhammed ismi yazilmis olan bir çok grafitiler bulundu, en eskileri Frédéric Imbert tarafindan H.61 den kalmadir.

* Hicri 66 (685) de basilmis bir sasani altin dirhemde Muhammed ismi yazilmis.

* Hicri 71 (691) de Misirda bir mezar tasi ustunde Muhammed yazili.

* Hicri 72 (692) Mescid-i Aksada, kubbenin içinde kelime-i sehadet, disinda "Muhammed'e indirilene iman ettik" yazili.

* 742 de Suriyeli Yahya Maamed adinda sahte bir ismaili peygamnerin Heraklius doneminde bir gokten indigini iddia edip peygamberlik ilan ettigini, ve surelerden kimisini ismen zikredip çok detayli ayatlerden bahsetmekte.

* ...

Ali ibn abu Talib 661'de, Muaviye 680 de vefat etmisler. Ve bunlar, Muhammedin Kuran katipleriydiler. Bu yazilar Muhammedin yakin arkadaslarinin daha sag bulundugu yillarda, yazilar Muhammedin etkisiyle yayginlasmasiyla, ve zengilesmeye rastlamaktadir. Bölgede, daha önceden kalan yazilar hemen hemen yok denecek kadar azdir.

Sayın Levia:

Lut İbrahim İsmail İshak Yakup Yusuf Benyamin Musa ,İsa ,Hezekiel Davut Süleyman...........v.s Allahın peygamberidir .Diyen tarihi eserlerde onların yaşadıklarına delil değildir.Bu yazılar sadece O mezar taşları altındaki ölülerin hangi dine mensup olduklarını bize gösterirler.

Sayın Levia şaşırdınızmı siz ?Sanaada bulunan yazıtlarda Radyo karbon testi yapıldığında 590 yılına kadar inileceğini söylüyorsunuz?Muhammed 571 de doğdu yani 19 yaşında peygambermi oldu?Şişiriyorsunuz iyice....:)Haçların kırılması son derece doğaldır.İsmaili yahudi geleniği Hacı bir İbrahimi sembol olarak asla görmedi.Onlar hilalden asla vazgeçmediler. İsa Sadece Allahın peygamberiydi!Çarmıhada gerilmedi.Allah Onu Göğe çekti.Muhammed olarakta gönderdi.İsayı Muhammed vardır.

Doktirina Josepinin yazdığı ise Tevatürdür.O Peygamberin ismini dahi belirtmiyorki.?Şamlı Yahya ise 740 lı yıllarda yaşadı.Yani Muhammedi görmedi!O sadece İsmaili yahudiliği tenkit etti.

Bana ÖYLE BİR TARİHÇİ TANIK GÖSTERİNKİ MUHAMMED ZAMANI YAŞAMIŞ VE ONU GÖRMÜŞ OLSUN?Bunun dışında bugünkü tarihçiler elbette Muhammed yaşamamıştır diyemezler.Zira bu Hiristiyan ve Yahudiliğinde aynı zamanda çürütülmesidir.İşlerinden olurlar.Bakın Muhammed Swen Kalisch in haline.:)Maalesef sosyal bilgilerde tarafsızlık yoktur.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Gerçekçi, Danyel, Isaya, Mose gibi sahislarin tarihselligi, onlarin donemlerine ait yazilar olmadigindan tartisilabilinir... Kaldi ki ben, yukarida, Ibrahimin israililer ve araplarin ortak bir atasi olarak yasamis olduguna dair, minimalist tezimin özetini verdim yukarida. Seninle böyle bosu bosuna zamanimi bosa harcayamam. Ben, yukarida kaynaklar, belgeler, linkler verdim. Isteyen muracaat eder.

Ben Sana'a I codexinin radyokarbon testine göre 590'a kadar yukselebilecegini yazdim, o dönemde yazilmis demedim. Belli ki sen radyokarbon testinin standart sapma uzerine tarihler verdiginden bihabersin... Bu fragmanlar, Muhammed isminin peygamber olarak Kuran içinde Muhammed'in henuz vefat etmedigi bir zamanda yazilabilmis olma ihtimali oldugunu, ve bunun kuvvetle muhtemil oldugunu ifade etmek için bunun altini çizdim. Yukardada bunun saptamasinin nerede hangi uzmanca yapilip, hangi makalelerde yayinlandigina dair kaynakçalar verdim. Doctrina Jacobi nuper baptizati bir tevatur degil, 634 senesinin ocak ayinda kaleme alinmis olan bir eser. Ve bizanslilarla savasan araplarin basinda bir ismaili peygamberin varligindan söz etmekte. Diger noktalari da bu sekilde çapraz okudugun kanaatindeyim. presbit Tomas "645'te MUHAMMEDIN araplarinin bizansilarla Suriyede savastiklarini nakletmekte"... Az gözlerini surt, ve bence, yukarida yazmis olduklarimi nefes alip sakince tekrar bir oku. Saygilar.

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.


Kitap

Yazar Ateistforum'un kurucularındandır. Kitabı edinme seçenekleri için: Kitabı edinme seçenekleri

Ateizmi Anlamak
Aydın Türk
Propaganda Yayınları; / Araştırma
ISBN: 978-0-9879366-7-7


×
×
  • Yeni Oluştur...