Jump to content

KAM

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    1.985
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

KAM Hakkında

  • Derece
    Advanced Member
  • Doğum Günü 17-09-1989

Profile Information

  • Gender
    Male

Güncel Profil Ziyaretleri

3.678 profil görüntüleme
  1. KAM

    Yabancı diliniz ne durumda?

    Bir türlü anlatamadım demek istediğimi, hata bende olmalı , bu sefer özen göstererek tekrar yazıyorum , İngilizce öğretmenliği ve ya İngilizce dili ile ilgili herhangi bir işe bozuk aksanınızla giremezsiniz. İşiniz Ingilizce dili ile ilgiliyse tabii ki telafuzun önemlidir ve local'e yakin olmalıdır. Ama , işiniz/bölümünüz İngilizce diliyle ilgili değilse , özellikle de Türkiye'de sayısal dediğimiz bölümlerden biriyse , kimse sizin aksanınıza bakma (çok aykıri olmadikca) .. Sadece ABD değil dünyanın her ülkesindeki her universitede , en az 1 tane Hınd ve ya Arap (sayısal bölüm) profosoru vardır.ve bunlarda kendi ulkelerinin aksanlariyla ingilizce konuşurlar..
  2. KAM

    Yabancı diliniz ne durumda?

    Kişinin işin İngilizce dili üzerine ise tabi ki telafuz önemli olacak, biz burda İngilizceyi sadece iletişim için bir arac olarak kullanmaktan bahsediyoruz.. Yabanci aksanlarınızla herhangi bir okulda İngilizce öğretmeni olarak iş bulma şansınız yoktur fakat Amerika'daki hemen hemen her ünıversitede Hind ve ya Arap aksanlı bir profosör vardır , umarim anlatmak istediğim anlaşılmıştır. O fonetik alfabeden ülkemizde sadece Linguistic bölümünde okuyanlar ve dillere meraklı insanların haberi var. Türk aksanina örnek Suleyman Demirel ; https://youtu.be/jifHblNgOyc Bir tek bizim vatandaşlar dalga geciyor bu Ingilizceyle , ne röpartajı yapan ne de dunyadaki Ingilizce konuşan insanlarin umurunda değil , çünkü kimsenin Türkiye Cumhuriyeti başbakanindan British aksanı gibi bir beklentisi yok. Röpartajı ingilizce olarak vermesi bile gazetecilere bir jest olarak algınlanmalı.. https://youtu.be/LYzKPxoX_Lg Bu videoda ilginç bir video. Ingiltere'de yaşayan bir Türk , oyunlarda , filmlerde Türk rolü yapmak durumunda kalan Ingiliz oyuncular için , Türk aksanı dersi veriyor. Sonuçta bu kız ingilterede yaşıyor ve orda yaşayan Türklerin (coğunluğu Kibrisli) nasil konuştuğunu biliyor ve bunu formulute etmiş , yani bir Turk aksani diye bir sey varmis.
  3. KAM

    Yabancı diliniz ne durumda?

    https://youtu.be/wtb4z9IUY88 Ne zaman bu türden muhabbetlere denk gelsem aklima Cem Yılmaz'in gösterilerinden bu kesit aklıma geliyor ; https://youtu.be/wtb4z9IUY88 Elin Hintlisi , Rusu ve ya Italyanı hiç kasıntıya girmeden dümdüz kendi aksanlarıyla konuşuyor fakat bizimkiler bir US citizen gibi konuşmaya çalıştıkları halde en ufak hatalarinda yine bizimkiler tarafindan eleştri bombardımanına tutuluyorlar. Vallahi anlamıyorum saçma bir komplekse giriyoruz galiba.. Ben de İngilizce biliyorum , özellikle okumada ve de yazmada eksiksizimdir fakat konuşurken telafuzum berbat. Açıkcası bir İngiliz gibi de ingilizce konuşmak istemem çünkü İngiliz değilim. Tanışık olmadığım birisiyle konuşurken bozuk telafuzum sebebiyle kibarca nereli olduğumu sorarlar ben de Türkiye derim , heralde içlerinden "bu da Türk aksanıymış" diye geçiriyorlardır , Çok da önem.verdiğim şeyler degil bunlar , aksanim hakkında ne düşündukleri.
  4. KAM

    Bina Çöktü , ne Şimdi bu İlahi Uyarı mı

    Bu olay bir "ilahi uyarı" olarak algılansa çok çok iyi olacak. Düşünsenize koca İstanbul'da bu halde kaç tane bina vardır. Olduği yerde çöktü bina. Büyük bir İstanbul depremi bekleniyor. 1999'da depremin merkezüssü Kocaeli ve Gölcük'tü. Bu deprem hattının bundan sonraki merkezüssü bu sefer tam olarak İstanbul olacak. Bu şekilde yaşanmaya devam edilirse milyonlar ölecek. Ben kendi adıma , bu olası felaketten ve malum sonuçlarından çok korkuyorum.
  5. KAM

    Antartikaya üs kurduk.

    Televizyonun eski fenomenlerinden Saadettin Teksoy kuzey kutbunda namaz kılmıştı. Youtube'da arasan bulursun aslinda. Ama bence bu konu sulandırılacak bir konu değil. Gayet de önemli bir gelişme. Çok şasırdim , inanamadım haberleri görünce.
  6. KAM

    Haritalardaki Strateji Aldatmacası

    Evet doğru , Altinda stratejik aldatmacalar gibi amaçları olmasa da haritalar aldatıcı olabilir. Fakat rakamlar asla aldaticı olmaz. Ülkelere sadece haritadan bakmayalim. Rakamlarina da bakalim. Hangi ülkeyi yazsan Google aninda temel sayısal nicelikleri çıkıyor en başta. Diğer ülkelerinden değerlerine bakarken de referans için bildiğimiz bir coğrafyayı kullanalim , yani Türkiye'yi. Ülkemizin yüz ölçümü , 783 K (km kare) Avrupa aslında çok kücük bir kıta. Tamamının yüz ölcümü 10 M Bu da her biri yaklasik 9M olan Çin , Abd ve Kanada'dan birazcık daha büyük demek. Rusya ise 17 M km kare. Neredeyse 2 ABD ediyor. Osmanlı en geniş olduğü sinirların bile 3 katindan fazla. Africa kıtası gerçekten de haritada göründüğünden çok daha büyük. Mesela bu Orta Afrika Cumhuriyeti diğerlerinin yaninda gayet orta karar bir yüzölçüme sahip gibi görünüyor ama yüz ölcümü Türkiye'den biraz daha az. Varin diğer Afrika ülkelerini de siz hesaplayin. Aynı görsel yanılgıya Güney Amerika' da düşüyoruz. Devasa komsüları yüzunden orta karar bir yüzölçume sahip.gibi düşünüyoruz ama Bolivya'nin yüz ölçümü 1 M km kare. Asya'da ise Cin ve Rusya gibi iki devasa ülke arasında kalan Moğolistan'in yüz olçümu ise 1.5 M yani Türkiye'nin 2 katından fazla , buna rağmen 3 M kadar nufusu var ama o da ayri bir olay. Ilk 10 ise söyle , 1- rusya - 17M 2-kanada - 10M 3-çin -9.7 M 4-abd - 9.6 M 5- brezilya 8.5 M 6- avustralya 7.6 M 7- hindistan 3.7 M 8- arjantin 2.7 M 9- kazakistan 2.7 M 10-cezayir 2.3 M ..
  7. KAM

    Kızlar tipe önem verir mi?

    Kızlar tabii ki tipe önem verir , sen tipe önem vermez misin ? Bu tip olayı , yakışıklılık , güzellik falan başlangıçta büyük avantaj sağlar , bunu kim yok sayabilir. Ama dediğim gibi, bu sadece bir avantaj , her şey değil. Ve de bundan şikayetçi olması gereken taraf , dişı taraf , sen değil. Erkeklerin çok istisnai durumlar hariç , her türlü gideri vardır. Ama bir çok erkek kendine bakmadığında bu potansiyeli değerlendiremiyor. Ayrıca erkeklerin dış görünüşten başka değerlendirmede çok daha fazla kriteri var. Bunlarin başında kendine güvenme ve güç geliyor. Bu ikiside erkek olmayı (toplumun erkeklere yüklediği rolü becerebilmeyi) getiriyor. Bundan kastım da erkeğin kendi ayakları üstünde durması , özgür olması be kendi kendini geçinsirebilmesi (bu bağımsızlıktır).. kadınların ise elindeki tek sermaye güzellikleri. Sen bu dediklerimi sağlayabildikten sonra , istesen de yalnız kalamıyorsun. Tabiri caizse kendine güvenen , seni yanına yakıştıran kızlar sana kancayı takıyorlar , sen de onlardan birini seçiyorsun. Yani bu zamana kadar yalnız kalmanın sebebi salt dış görünüş olamaz. Bir şekilde onların senin yanına yakıştırabilecekleri seviyeye çıkman lazım , sırf bir kız arkadaşım olsun diye çaba sarfetme kendini geliştir. Bu tür şeyler olacaksa olur , kovalamaya gelmez. Lisede değilsin gidip kizlara çıkma teklif edesin. 1- dış görünüş olarak eksiklik olduğunu düşünüyorsan , bir tarz bul, her erkege giden bir tarz var, tarz dediğin kılik, kiyafeti de kapsar. Aslinda bu kilık kiyafet dediğin şey seninle ilgili sandığiñdan çok fazla bir şeyler anlatır karşi tarafa. 2- insan psikolojisinde güzel bir "bug" var. Olmak istediğin gibi görünmeye çalıştıkça , yeteri kadar öyleymiş gibi rol yapınca , bir zaman sonra rol yapmana gerek kalmıyor. Kendi kendini kandırmak çok kolay. Mesala sürekli özgüvenliymiş gibi rol yapınca bir zaman sonra gerçekten özgüvenli bir birey oluyorsun. Hatta , sürekli kendine yakışıklı dersen , yakışıklıymıs gibi davranırsan , onlar gibi triplere girersen bir zaman sonra kendinin gerçektwn de yakışıklı olduğunu düsünüyorsun ve daha ilginci sen oýle davrandığın için karşı taraf da seni öyle görüyor. 3- bu da diğerleri gibi kız tavlamakdan çok kendine yarar bir tavsiye. Bir rotan , hedefin olacak , bu da kendi hayatını kurmak. Mesela kızlar arabalı erkekleri sever derler. Bu sadece maddiyatla iligili değil. Bir erkegin arabası olmasi onun özgür olması da demektir. İstediği zaman istediği yere gidebilir , bağımsızdır. Kadın gözünden ; işı var , arabası var , evi var yani yuva kurmak için önünde hiç bir engel yok. Yadırgayacak bir şey yok , o da kendi için en iyisini düsünüyor. Yani onun için en iyu olan şey aslında senin için en iyi olan şey.. Bu durum bence dünyanın en doğal şeylerinden biri. Sikayet etmemek lazım.
  8. KAM

    Kılıçdaroğlu ve Laikler

    Açıkcası Kılıçdaroğlunda ve hatta CHP'den ümidi keseli çok oldu, benim gözümdr hepsi bir , hepsi aynı , Mesele laiklik, falan da değil , bu iki gurühun aynı mentaliteye sahip olması. Bu dediğim sadece Parti kadrolarına özel değil , tüm tabanlarına kadar genelleyebilirim. Sanki Merkez Sağ ve Merkez Sol diye iki tane din var , bu insanlar da yıllardır bitmek bilmeyen bir din savaşı içindeler. Yani Türkiye'deki tüm politik kutuplar aynı seviyede, ama inandıkları farklı..
  9. KAM

    Piri Reis

    Osmanlıların okyanuslarda ulaştığı en uzak mesafe günümüz Endonezya'sının batı ucundaki Açe yarımadasıdır. Oradaki Açe Sultanlığı ile Osmanlıların ilişkisi , Karadeniz kuzeyindeki Kırım Hanlığı ile olan iliskisine çok benzer. Tamamen vassaldır Osmanlılara. Osmanlı'nın oralara kadar ulaşmasının nedeni tabii ki yeni dünyalara duyulan merak değildir. Halifelik muhabetiyle Osmanlılara bağlı olan Açe'liler , Portekiz ve Hollanda'lıların işgaline uğrayınca halife olarak inandikları Osmanlılardan yardım isterler ve sürpiz bir şekilde Osmanlı bu isteğı yanıtsiz bırakmaz. Ateşlı silahlar , toplar gibi cephanelerle , ve onlara savaşmayı ögretmek için rutbesi yüksek Subaylarla ve onların inançlarıni kaybetmemeleri için saygı duyulan imamlarlarla, hocalarla dolu gemilerle oluşan bir filoyu Açe'ye gönderirler. Bu filo yerine ulasır ve amacına ulaşır , yani bir derece. Sonunda savaş ve Açe Hollandalılara kaybedilir ama savaşılmıştır en azından. Bu hadise aslinda başlıkta sorulan soruya da cevap oluyor. Osmanlıları yeni dünyayı keşfetmesine gerektirecek bir şey yoktu, meraktan başka ve bu merak o zaman ki Osmanlı padişahlarında yoktu , sonrakiler de treni kaçırmıştı. Ama yine de Kanuni'nin yerinde oğlu Sehzade Mustafa olsaydı belki farkli olabilirdi. Onub merakı ve idealleri vardı. Kısmet değilmiş. https://youtu.be/SJc_94NHt2Q
  10. KAM

    10 yıl sonra tekrar merhaba

    Açıkcası nikimden başka bir numaram yok bu sitede , Benim aklıma arada bi gelir bu site , genelde simdi oldugum gibi sarhoşken olur bu vakitler , o kafayla aklima gelen her seyi ozensizce yazarim , ama ayilinca hemen kacmam , 1 hafta ya da 3 ay takilirdim sonra sıkılır kaçardım bi 5 ay ya da 2 sene sonra yine aklima gelmedikçe ugramam buralara. Buraya özensiz yazmamin asil sebebi ise , düşük reytingler
  11. KAM

    Robotlar

    O sana kalmış , hidrolik de yapabilirsin elektronik de Sen insansı robotlardan bahsediyorsun galiba , insanı örnek alalım , ana enklemler olur bir de onlara bağlı kücük hareketi kisitli enklem sistemleri olur
  12. KAM

    10 yıl sonra tekrar merhaba

    Galiba beni başka birisiyle karıştirdiniz , tamam benim babam da kanserden gitti ama bu 10 sene önceydi , buraya yazdığımi hiç sanmıyorum , yazmış olsam bile sizin hatırlayacağınızı hiç ihtimal vermiyorum
  13. KAM

    10 yıl sonra tekrar merhaba

    Benim de 11 sene olmuş ilk kayıt olduğumdan beri ama kimse tanımaz beni , yazmaktan cok okuyucumdur.
  14. KAM

    İnançlı sülüklerin masrafları bize ödetilmemeli

    Avrupa ve ABD gibi olmali , Inançların masrafları inananlar kendi aralarında karşilamalı ve devlet de bunlardan din vergisi almalı
  15. KAM

    Robotlar

    Robotlar yazılım ve donanım olarak iki parcadan oluşurlar diyebiliriz. Donanim kismı senin gördüğün fiziki kısım. Doğru materyal ve doğru güç kaynagı kullanırsan bu Boston'un güçlü robotlarını meydan getirebilirsin. Yazılım kısmı ise senin diger sorularınla ilgili kısım. Robotun bilinçsiz programlanmış zihni diyebiliriz. Algoritma mantığına sahiptir. Gerçelten meraklıysan Algoritma'ları araştirabilirsin , hakkında yapılmiş çok güzel belgeseller de var , onları da izleyebilirsin. Bu algoritmalar bilgisayar dillerinde (0'lar ve 1'ler) ile mikroişlemcilere yüklenir. Mikroislemcilere de küçük elektronik beyinler diyebiliriz. Çalışma prensibi temel de biz biyolojik canlılardan çok da bir farkı yok. Güç kaynağına bağlı oldukça (insanda can oldukca) mikroişlemci gelen komutları algoritma ne diyorsa uygulamak için gerekli elektrik akımını gerekli yere yollar (beyin gelen uyarıları degerlendirir ve kararını verip gerektiğı yere sinir sistemlerini kullanarak elektrik akımıyla yollar)
×
×
  • Yeni Oluştur...