Jump to content
BRUTAL

FORUMDAKİ İMZALIK İLETİLER

Recommended Posts

Zihnimizde modellenen gerçekliğin dışında -algıya bağlı olmayan- nesnel gerçeklik olarak tanımladığımız ''dış dünya''nın mahiyeti bir de bilimsel olarak ele alalım?

Bir ağacın; gördüğüm gibi ''rengarenk'' yaprakları, ''şekilli'' dalları, dokunduğum gibi ''semsert'' gövdesi, nihayetinde kokusu ve tadıyla dış dünyada bir gerçekliği var mıdır?

Yani dış dünya algıladığımız gibi midir? Bilimsel olarak dış dünya ''nasıl bir yer''dir? Zihnimizde birebir canlandırabilir miyiz?! vsvs...

Dış dünya algıladığımız gibidir. Başka türlü olması mümkün değildir.

Neden mi?

Çok basit bir nedenden dolayı, dış dünya algıladığız gibi olmak zorundadır.

.

.

.

.

.

Siz sorunu anlamıyorsunuz. Ya da anlamazdan geliyorsunuz.

Dış dünyadaki gerçeklikler bizim algımızdan bağımsızdır demek ne demektir?

Kısaca ben dış dünya gerçekleri hakkında kesin birşeyler söyleyemem demektir.

Ben de bunu söylüyorum. Beni tekrarlıyorsunuz ama tekrarladığınızın farkında bile değilsiniz.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

gerçeğin insan algısıyla "ilişkisi" bile yoktur

Ne ile var o zaman?

bu nasıl komik bir soru

çok basit bir soruyla karşılık vereyim

insan diye bir canlı oluşmadı

eeeeee

dünya yok mu?

Dünyanın var olması insan için bir gerçek ise ve insan yoksa, dünya da yoktur.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Brutal sen kendini çok beğeniyorsun değil mi?

Senin her iletine gülüyorum. Kendini zeki sanıyorsun ama soğan kadar beynin yok senin.

O zaman yapacağın şey çok basit dostum, iletilerimden seni en çok güldürenleri seçip burada paylaşacaksın ve senin gibi akıl sahibi herkesi gülümsetmiş olacaksın(:

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Farkı anlaman için özetleyeyim.

1- Materyalizm derki: Maddedir esas olan ve geçerli olan, onun haricinde bir şey yoktur.

2- Materyalizme karşıt olarak öne sürülen İdealizm der ki: Hayır, madde değildir esas olan, ü,

İDEA'dır (yani düşünce, bilinç, us kısaca kafanın içindeki şey). Ve gerçeklikte esas olan da geçerli olan da budur. Madde bunsuz hiçtir.

3- Materyalizme göre gerçek İDEA'dan (yani bilinç, düşünce, us) bağımsızdır.

4- İdealizme göre gerçek, İDEA'ya bağlıdır.

Yani materyalizmde bir bilincin, gözlemcinin, akledenin bulunmasına bağlı değildir gerçek.

idealizmde buna bağlıdır.

Gerçek bilinçlerden bağımsızdır.

İdealizmde ise bağımlıdır.

Şimdi otur sen karar ver.

Hangisi doğru?

Senin baz aldigin materyalizm insanin yazdigi materyalizm.Baska gezegenlerden gelen canlilar ne anlar dunya materyalizminden?

Senin mavi gordugun renki nasil gorduklerini, kokulari, tadlari nasil tadacaklarini, sesleri nasil duyacaklarini nerden biliyorsun?

Cok basit musluman beyni ile dusunmektesin.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Kedin, köpegin, papaganin varsa Mavi renki nasil gördüklerini sorar ögrenirsin.

Insan beyninin ürettigi materyalizmi tek gercektir diye kabul edenler at gözlükleri ile dolasanlardir.

Senin dogmatik beynin bunlari hic anlamaz onun icin iletiyi buraya asmakla ne kadar man kafa oldugunu kanitladin.

Aferin sana.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Ben bilim insani degilim fen bilimlerinden anlamam okumaktan keyif alirim ama mantiksal bir düsünce yanlisligi yaptigimi sanmiyorum

Keşke şunu buraya yazsaydın da biz de yanlışını düzeltseydik, böyle saldırgan bir uslüpla kendini rezil edeceğine işin aslını öğrenmiş olurdun.

Bakalım hala ne saçmalıyorsun..

Kedin, köpegin, papaganin varsa Mavi renki nasil gördüklerini sorar ögrenirsin.

Insan beyninin ürettigi materyalizmi tek gercektir diye kabul edenler at gözlükleri ile dolasanlardir.

Senin dogmatik beynin bunlari hic anlamaz onun icin iletiyi buraya asmakla ne kadar man kafa oldugunu kanitladin.

Aferin sana.

Bir kere o insan beyninin üretimi dediğin materyalizm, doğada renk diye bir şeyin olmadığını söyler

belli dalga boylarındaki ışığa karşılık insan beyninde mavi algısı oluşuyor ama başka canlıların beyinleri bunu farklı yorumlayabiliyor diye materyalizmi yanlışlamaya çalışan biri bana man kafa diyor(:

Insandan farkli ve üstün olan canlilara materyalizmi maddeyi tek gercek olarak dayatabilir misin? Nasil?

Insanin gördügü maddeyi diger canlilarin ayni sekilde göreceklerini iddia edebilir misin?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Renk örnegi anlasilmasi icin verilmisti.Insanoglu maddeyi nelere dayanarak aciklayip materyalizmi yaziyor?

Farkli canlilara nasil anlatacaksiniz bunu?

Dogmatik yasanti sizlerin beyinlerinizi cöpe doldurmus haberiniz yok.

"Maddecilik "fiziksel maddenin tek veya esas gerçeklik olduğu" yönündeki kuramdır."

Cangulcungul gezegeninde olan canlilara bunu anlatabilecek bilim insani var mi?

tarihinde cigi tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Renk örnegi anlasilmasi icin verilmisti.Insanoglu maddeyi nelere dayanarak aciklayip materyalizmi yaziyor?

Farkli canlilara nasil anlatacaksiniz bunu?

Dogmatik yasanti sizlerin beyinlerinizi cöpe doldurmus haberiniz yok.

"Maddecilik "fiziksel maddenin tek veya esas gerçeklik olduğu" yönündeki kuramdır."

Cangulcungul gezegeninde olan canlilara bunu anlatabilecek bilim insani var mi?

Sen arada sırada gelip buraya istediğin konuda yaz olur mu, beni de uğraştırmamış olursun(:

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Richard Dawkins bazen saçmalıyor. Çok konuşuyor ve her konuda yorum yapıyor.

Bu da öyle bir saçmalık işte.

Adamın ne dediğini anladığını sanmıyorum.

Yarısı zırva.

Sen kokuları ne renk görüyorsun?

Adam bazı kokuları bazı hayvanların görebileceğini söylüyor.

Ben de sana soruyorum.. Bokun kokusunu ne renk görüyorsun?

.

.

.

Modelin doğası nasıl bir hayvan olduğumuza bağlıdır.

Uçan bir hayvan, yürüyen, tırmanan ya da yüzen bir hayvandan farklı bir modele ihtiyaç duyar.

Bir maymunun beyni yazılımsal olarak ağaç gövdeleri ve dalların üç boyutlu simülasyonunu yapabilir olmalıdır.

Bir köstebeğin dünyayı modelleyen yazılımı, yeraltı kullanımı için uyarlanmış olur.

Bir su sineğinin beyninin üç boyutlu modellemeye ihtiyacı yoktur, çünkü Edwin Abbott'un yaylasındaki bir göletin yüzeyinde yaşar.

Yarasaların renkleri kulakları ile görebileceğini ortaya atmıştım.

Yarasaların üçüncü boyutta hareket etmek ve böcek yakalamak için ihtiyaç duyduğu dünya modeli,

kırlangıç gibi gündüz uçan bir kuşun benzer işleri gerçekleştirmek için oluşturduğu modele epeyce benzer olmalıdır.

Serçe modelinin girdileri olarak ışığı kullanırken, yarasanın zifiri karanlıkta ekoları kullanıyor olması tesadüfidir.

Yarasaların, ekoları kullanışlı şekilde etiketlemek için, algıladıkları renk tonlarını kullanıyor olduklarını da ortaya atmıştım,

- bunlar belki yüzeylerin akustik dokuları; tüylü, pürüzsüz gibi - aynen kırlangıçların ve tabi bizim algıladığımız renk tonlarını

-- kırmızılık ve mavilik gibi -- ışığın uzun ve kısa dalga boylarını etiketlemekte kullanışımız gibi.

Kırmızının doğasında, onu uzun dalgaboylu yapan hiç bir şey yok.

Önemli olan ve modelin doğasını terbiye eden şey, algılama yönteminden ziyade, modelin nasıl kullanılacağı.

J. B .S. Haldane'in dünyasında kokunun hüküm sürdüğü canlılara dair söyleyeceği bir şeyi vardı:

Köpekler çok benzer, oldukça seyreltilmiş iki yağ asidini ayırt edebilirler: kaprilik asit ve kaproik asit.

Görebileceğiniz gibi tek fark, zincir içerisindeki ekstra iki karbon atomu.

Heldane'in tahminine göre bir köpek, asitleri kokularından yola çıkarak moleküler ağırlıklarına göre,

aynen bir insanın piyano tellerini seslerinden yola çıkarak uzunluklarına göre sıralayabileceği gibi sıralayabiliyor.

Şimdi, bir yağ asidi daha var, kaprik asit, diğer ikisi gibi, tek farkı iki tane daha karbon atomu.

Daha önce kaprik asit ile hiç karşılaşmamış bir köpek, muhtemelen, onun kokusunu hayal etmekte,

daha önce duyduğumuz trompet notalarından bir nota daha yüksekten çalan bir trompeti hayal ederken zorlanacağımız kadar zorlanır.

Belki köpekler, gergedanlar ve diğer koku odaklı hayvanlar renklerle kokluyorlar. Ve iddia yarasalarla ilgili olanın aynısı olurdu.

tarihinde BRUTAL tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

İnsanlık gururu doğanın bir parçası olarak, onun öngördüğü koşullara uyarak yaşamaktır.

Bir eşek olarak yaşamamızı tasarımlamışsa doğa, öyle yaşamak, her gün beş kere Allah'a domalarak yaşamaya yeğlenmelidir. İnsanlık gururu budur.

Çünkü bir eşek olarak yaşamamak elimizde değildir. Doğa genlerimizi eşek genleri şeklinde tasarımlamışsa onun önüne geçemeyiz.

Ama günde beş kere domalmamak, Allah'a ve İslam'a köle olmamak elimizdedir.

Genlerinizin etkisini yok sayamazsınız. Onlar sizin nasıl bir hayvan (canlı) olduğunuzu dikte eder.

Ama onlar sizin onur ve gururunuzdan sorumlu değillerdir.

O sorumluluk size aittir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Brutal, en fazla imzalık ileti veren kişi, engin bilimadamı, doktor, forumun sahibi Hacı beyfendinin olması ilginç.

Bu arada, sondaki imzalık ileti bayağı komikmiş.

Adam eşek olmayı yeğliyor yani :lol: :lol:

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Dawkins özgür iradenin ve bilincin varlığını kabul ediyor. Bu zaten inkar edilemez bir gerçek.

Özgür iradeden kastettiğin şey ne, kişinin eylemlerinden dolayı sorumlu olup cezalandırılmayı hakettiği bir irade mi yoksa yere düşen taşın iradesi gibi birşey mi?

Böyle komplike bir şey değil.

İnsanın başta genlerin alehine görünen bir olayı gerçekleştirebilme yetisi.

Kan hücrelerini incelemek isteyen bir biyoloğun kendi elini bilinçli olarak acıdığı halde kanatabilmesi gibi bir şey.

Ama kesin olarak biliyoruz ki farkındalık yetimiz bile doğal kimyasal maddelerin reaksiyonlarının kaçınılmaz sonucu.

Aslında bilincimiz yok, farkındalık tepkimeleri bize bilinç gibi yansıyor. Buna bilinç diyoruz

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

kadınlara hoş ve saygılı gözle bakılmadığı sürece degil arabistan türkiyenin herbir yanında her yaptığı işler hiçte hoş karşılanmayacaktır. KADINLAR SAYGI HAKAETMELİ ANLAYIŞ HAKETMELİ İYİLİK HAKETMELİ AKSİ TAKTİRDE İŞTE BÖYLE YORUMLARA VE DÜŞÜNCELERE MARUZ KALINIYOR VE TÜRKİYE BUYÜZDEN HEP İLERİDE KALIYOR.....

:lol:

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Yemin ediyorum böyle bir komedi yok, şu ateist forumu hiç birşeye değişmem...

.

.

.

Şimdi gelelim genler onur yaratmaz mı sorusuna...

Yaratmaz gibi, gen bencildir gibi görünür.

Fakat genler zaten bencil olduğu için size kendinizi feda ettirip soyunuza faydanız olmasına çalışmanızı sağlarlar.

Genler sizin ilelebet yaşamanızı değil, üremenizi, soyunuzu daha iyi yerlere getirmek için kendinizi feda etmenizi istiyorlar.

Onur, aşk, vatanseverlik, fedakarlık, kahramanlık, etik, sosyallik, toplumculuk bunun için var...

Bencil gen tüm bunları niye sevdirsin yahu mu?

Sevdirir. Çünkü gen, seni düşünmüyor. Kendi devamını, nesilden nesile daha iyi geçmeyi düşünüyor.

Bak gördün mü nerden nereye geldik, demekki ortada kendini hangi şartta olursa olsun kopyalamaya çalışan genler ve onların uydurduğu yalanları yaşıyan taşıyıcıları varmış değil mi?

Şimdi sen bunun farkındalığını yaşıyan bir taşıyıcı olarak, bu uydurulmuş onur yalanı için sözümona cehennemde yanmaya katlanır mısın, onu geçtim herhangi bir çıkarından ödün verir misin?

Genler bir şey uyduramaz ve yalan üretemezler, çünkü bilinçli değiller...[/font]

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

demirefe'nin iletilerinde komik olan nedir Brutal?

Son derece tutarlı şeyler söylemiş. İlk yazdığıyla sonraki arasında fark yok ki. Bilakis, birbirini destekliyor.

İkinci iletide genlerin oturup düşünen, "dur ben bir yalan söyleyip şunları şaşırtayım" falan diyen yapılar olmadığını söylüyor. Bilinç derken söylediği şey bu.

Önceki iletisinde bize yaptırdıklarını söylediği şeyleri de düşünüp hesaplıyor, arada bir karar değiştirerek bize istediğini yaptırıyor biçiminde anlamışsın herhalde.

Giderek deliriyorsun Brutal..

Esasen seni kendi haline bıkramak lazım.

Ya da dur, seni Allah'a havale edelim. Bunların hepsi onun etki alanından bir türlü kurtulamamanda yatıyor. O veya bir başka Tanrı....

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

İkinci iletide genlerin oturup düşünen, "dur ben bir yalan söyleyip şunları şaşırtayım" falan diyen yapılar olmadığını söylüyor. Bilinç derken söylediği şey bu.

Önceki iletisinde bize yaptırdıklarını söylediği şeyleri de düşünüp hesaplıyor, arada bir karar değiştirerek bize istediğini yaptırıyor biçiminde anlamışsın herhalde.

Tam tersi ifeelgood, ilk iletisinde genler adına dile getirdiği vasıflar için bir bilinç nasıl gerekmiyorsa, aynı şekilde ikinci iletide geçen nitelikler için de bir bilinç gerekmez çünkü aynı mahiyetteler..

Bu genler bencil olabiliyorlar, kendilerini kopyalama adına size canınızı feda ettirebiliyor, onur aşk vs gibi doğada olmayan olguları oluşturabiliyorlar ama gelgelelim birşey uyduramıyor ve yalan üretemiyorlar çünkü bilinçli değiller öyle mi?

Komik olan işte bu, genler ne bencil ne de ''onların uydurduğu'' istemek amaçlamak gibi herhangi bir insani olguya sahip değiller, tıpkı yere düşen bir taş gibi yapmak zorunda oldukları şeyi yapıyorlar ve bu zorunlulukla üretilen zihnimizdeki olgularla onları nitelendiriyoruz..

''Onlar kendilerini kopyalıyorlar'' demek için onlarda bir bilinç aramadığımız gibi; onlar aşk, onur vs gibi olguları uyduruyorlar demek için de bilinç aramamıza gerek yok.

Bu arada hacının iletileri hiç savunmuyorsun, onlar savunmasız kalmasın arada onlara da bir el at(:

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...