Jump to content

poiuz

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    3.889
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

3 Takipçiler

poiuz Hakkında

  • Derece
    Advanced Member

Profile Information

  • Gender
    Male

Güncel Profil Ziyaretleri

2.055 profil görüntüleme
  1. poiuz

    Yavrularını yiyen canlılar ve tasarım

    Kangal köpeklerinin doğurduktan sonra yavrularını yemesiyle ilgili dünyada ilk kez .... https://www.birgun.net/haber-detay/kangal-kopekleri-neden-yavrularini-yer.html
  2. poiuz

    En büyük sır henüz çözülmedi

    Buraya da yazayım. Bilinç, bizlerde bulunan farkındalık, duyarlılık, deneyimleme ve hissetme becerisinin toplamına verilen isimdir. Bilim insanları bilinç adı verilen fenomenin iki bileşenden meydana geldiğini düşünüyor: uyarılma ve farkındalık. Bunlardan ilkinin beyinsapı tarafından düzenlendiğini biliyoruz ancak ikincisinin fiziksel kökenine dair hiçbir bilgiye sahip değildik. Değildik diyoruz, çünkü geçtiğimiz günlerde Harvard Üniversitesi'nden bir ekip, beyinde beyinsapıyla birlikte işlev gösteren ve farkındalığımızı mümkün kılan bölgeleri tespit ettiğini düşünüyor. Çalışmanın başında bulunan Dr. Michael D. Fox, konu hakkında şunları söylüyor: "İlk kez, uyarılmanın merkezi olan beyinsapı bölgesiyle farkındalığımızda rol oynayan bölgeler arasında bir bağlantı bulduk; bunlar, bilincimizi oluşturan iki temel bileşen. Üstelik kurduğumuz bu bağlantıyı destekleyen pek çok öncül çalışma da bulunuyor." Çalışma kapsamında beyinsapı lezyonu bulunan 36 hasta incelendi Ekibin böyle bir çalışma yürütmesinin sebebi, beyinsapındaki yaralanmaların neden bazı hastalarda bilinç kaybına sebep olurken bazılarında olmadığını ortaya çıkarmaktı. Bu yüzden incelenen hastaların 12 tanesi bilincini yitirmiş olanlar arasından, geri kalan 24'ü ise beyin lezyonuna rağmen bilincini koruyan hastalar arasından seçildi. Yapılan incelemeler, bilincini kaybetmiş hastalarda beynin aynı bölgesinde hasar bulunduğunu ortaya koydu. Bilincini kaybetmiş 12 hastanın 10'unda, beynin rostral dorsolateral pontine tegmentum adı verilen bölgesinde hasara rastlanması ilginçti. Bu bölge, beyinsapında bulunan küçük bir bölgeydi ve bilinci yerinde olan 24 hastadan yalnızca bir tanesinin beynindeki aynı bölgede hasara rastlandı. Böyle bir oran, ekibin rostral dorsolateral pontine tegmentum ile bilinç arasında bir ilişki bulunduğunu düşünmesi için yeterliydi. Ekip, daha sonra sağlıklı bir beyin haritası üzerinde incelemede bulundu. Amaç, beynin söz konusu bölgeyle ilişki içinde olan diğer kısımlarını ortaya çıkarmaktı. Rostral dorsolateral pontine tegmentum ile ilişki içinde olduğu tespit edilen iki farklı bölge, ekibe beyinde insan bilincini oluşturan noktaların net bir biçimde tespit edilmesi olanağını sağladı.
  3. poiuz

    Ölümden sonrası için teorim.

    Bilinç, bizlerde bulunan farkındalık, duyarlılık, deneyimleme ve hissetme becerisinin toplamına verilen isimdir. Bilim insanları bilinç adı verilen fenomenin iki bileşenden meydana geldiğini düşünüyor: uyarılma ve farkındalık. Bunlardan ilkinin beyinsapı tarafından düzenlendiğini biliyoruz ancak ikincisinin fiziksel kökenine dair hiçbir bilgiye sahip değildik. Değildik diyoruz, çünkü geçtiğimiz günlerde Harvard Üniversitesi'nden bir ekip, beyinde beyinsapıyla birlikte işlev gösteren ve farkındalığımızı mümkün kılan bölgeleri tespit ettiğini düşünüyor. Çalışmanın başında bulunan Dr. Michael D. Fox, konu hakkında şunları söylüyor: "İlk kez, uyarılmanın merkezi olan beyinsapı bölgesiyle farkındalığımızda rol oynayan bölgeler arasında bir bağlantı bulduk; bunlar, bilincimizi oluşturan iki temel bileşen. Üstelik kurduğumuz bu bağlantıyı destekleyen pek çok öncül çalışma da bulunuyor." Çalışma kapsamında beyinsapı lezyonu bulunan 36 hasta incelendi Ekibin böyle bir çalışma yürütmesinin sebebi, beyinsapındaki yaralanmaların neden bazı hastalarda bilinç kaybına sebep olurken bazılarında olmadığını ortaya çıkarmaktı. Bu yüzden incelenen hastaların 12 tanesi bilincini yitirmiş olanlar arasından, geri kalan 24'ü ise beyin lezyonuna rağmen bilincini koruyan hastalar arasından seçildi. Yapılan incelemeler, bilincini kaybetmiş hastalarda beynin aynı bölgesinde hasar bulunduğunu ortaya koydu. Bilincini kaybetmiş 12 hastanın 10'unda, beynin rostral dorsolateral pontine tegmentum adı verilen bölgesinde hasara rastlanması ilginçti. Bu bölge, beyinsapında bulunan küçük bir bölgeydi ve bilinci yerinde olan 24 hastadan yalnızca bir tanesinin beynindeki aynı bölgede hasara rastlandı. Böyle bir oran, ekibin rostral dorsolateral pontine tegmentum ile bilinç arasında bir ilişki bulunduğunu düşünmesi için yeterliydi. Ekip, daha sonra sağlıklı bir beyin haritası üzerinde incelemede bulundu. Amaç, beynin söz konusu bölgeyle ilişki içinde olan diğer kısımlarını ortaya çıkarmaktı. Rostral dorsolateral pontine tegmentum ile ilişki içinde olduğu tespit edilen iki farklı bölge, ekibe beyinde insan bilincini oluşturan noktaların net bir biçimde tespit edilmesi olanağını sağladı.
  4. poiuz

    En büyük sır henüz çözülmedi

    Asırlar önce ayın, güneşin ve yıldızların dünyanın etrafında döndüğü sanılıyordu. Dünya evrenin göbeğiydi. Bunun böyle olmadığını bilim gösterdi. Güneş milyarlarca yıldızdan sadece biri ve galaksimiz de sayısız galaksilerden biri. Asırlar geçti, yine bazı insanlar dünyayı/insanları evrenin merkezi yapmaya çalışıyor. Bazı insanlar yine kibirde, narsizmde sınır tanımıyorlar Hadi senin için evrenin arkasında bir bilinç olduğunu varsayalım. Bilinçli birisi bu evreni "yarattı" Eee bizim için ne değişiyor? Size ne oluyor? G*tünüz mü kalkıyor? Yine evreni kendi etrafınzda mı döndürmeye çalışıyorsunuz?
  5. poiuz

    Yavrularını yiyen canlılar ve tasarım

    Senin için okudum, siz de okuyun Evvela, bu gibi ifadelerden, başka ilahların varlığını düşünmek tabii ki mümkün değildir. diye başlıyor. Ve özetle şöyle diyor İşte bu konuyu Risale-i Nur Külliyatındaki bilgilere göre, birkaç madde halinde açıklamaya çalışacağız. - Allah'ın yaratıcılık mertebelerinin en güzelinde varlığı yaratan bir yaratıcı olduğunu vurgulamak içindir. her şeyi, her şeye lâyık bir tarzda, en güzel bir mertebede halk eder bir Hâlıktır/yaratan bir yaratıcıdır. (Tartıştığımız konuya da değinmiş. kardeş kardeşi yiyor, anne yavrusunu yiyor diye ağlaşmayın "en iyisi" bu. Nokta. diyor) - "halk"/“yaratma” kelimesi Arapça’da yoktan var etmek anlamında kullanıldığı gibi, "güzelce ölçüp biçmek, yapmak, inşa etmek" anlamında da kullanılır. İşte Kur'an, kullandığı bu gibi ifadelerle, o gibi insanlara ders veriyor ve Allah'ın yaratması ile insanların ustalığı arasında yerden göğe kadar fark olduğunu bildiriyor Kur'an'ın durumu da bundan farklı değildir. Aynı kelime ve harfleri insan kullandığı zaman normal bir söz olur, bir kafiye olur. Ancak Allah'ın kullandığı kelime ve harflerden ise, mucizeli Furkan ve Kur'an meydana gelir. - Bazı kâfirler, kendi itikatlarınca Allah'tan başkasının da yoktan var edebildiğini iddia ediyorlardı ve adeta şöyle diyor: "Farz edin ki, sizin kendi hayalinizde tasavvur edip iddia ettiğiniz gibi, bir Allah'tan başka yaratıcılar vardır. Böyle de olsa, Allah'ın yaratmasıyla, onların o mevhum yaratmaları arasında benzerlik bile yoktur. Allah, o mevhum yaratıcıların en güzelidir." - Cenâb-ı Hakk'ın mevcut sıfât ve fiilleri ile, bu sıfat ve fiillerin küçük örneklerine sahip olanlarla bir muvazene/karşılaştırma değildir. Meselâ, nasıl ki bir asker, onbaşısına karşı kemâl-i itaat ve hürmeti gösteriyor, bütün iyilikleri ondan biliyor ve öyle görüyor; padişahı ise çok az düşünür. Onu düşünse bile, yine teşekkürlerini onbaşıya veriyor. İşte, böyle bir askere karşı denilir: "Yahu, padişah senin onbaşından daha büyüktür. Yalnız ona teşekkür et." Ve şüphesiz, şu sözle, padişahın bir realite olarak var olan haşmetli hakikî kumandanlığıyla, onbaşısının gerçekte olmayan o görünürdeki küçük kumandanlığı arasında bir karşılaştırma yapılmamıştır. Çünkü böyle karşılaştırma manasızdır. Bilakis yapılan şey, söz konusu askerin bakış açısına göre şekillenen ve onbaşıyı padişahtan daha üstün gören yanlış anlayışını düzeltmektir. - Söz konusu muvazene/karşılaştırma ve üstünlük vasfı, mevcut varlıkların için geçerli olduğu gibi, varlığı mümkün, hattâ farazî eşyalar için dahi olabilir - Meselâ, nasıl bir padişahın -fakat velî bir padişahın- ki, umum memurları ve kumandanları sırf bir perde olup, bütün hüküm ve icraat Onun elinde farz ediyoruz. O padişahın tasarrufları ve icraatı iki çeşittir: Birisi, umumî bir kanunla, zâhirî memurların ve kumandanların suretine/şekline/durumuna ve makamların kabiliyetine göre verdiği emirler ve gösterdiği icraatlardır. İkincisi, umumî kanunla değil ve zâhirî memurları da perde yapmayarak, doğrudan doğruya yaptığı şahane ihsân ve harika icraatıdır. Bu ikincisi daha güzel, daha yüksek bir icraat tarzıdır, denilebilir. İşte bunun gibi, Ezel ve Ebed Sultanı olan Hâlık-ı Kâinat/Kâinatın yaratıcısı, her ne kadar sebep ve vasıtaları icraatına perde yapmak suretiyle, rububiyetinin/yaratıcılık ve yöneticiliğinin haşmetini göstermiş. Fakat, kullarının kalbinde hususî bir telefon bırakmış ki, sebepleri arkada bırakıp, doğrudan doğruya o kalp telefonuyla Ona teveccüh edip yönelsinler. Seni bu cevap tatmin ediyor mu? Bak ben sana gerçeği yazayım. Bal'e yalvarıp yakarıyor, yaratıcıların en güzelini bırakıyor musunuz?" Saffat 125 Bal, diğer tanrılardan biri 😉 Anlayana sivrisinek saz ...
  6. poiuz

    Yavrularını yiyen canlılar ve tasarım

    ...Yaratıcıların en güzeli Allah'ın kudret ve sanatı ne yücedir! Kuran 23:14 Seni kandırmışlar 😉
  7. poiuz

    Ay'da tarım savaşı sinyalleri

    Küçüksemek gerekmez. Bence bir başlangıç.
  8. poiuz

    Yavrularını yiyen canlılar ve tasarım

    Yazıları okurken aklıma geldi Madde=Anti-madde Tanrı=Anti-tanrı (var mı acaba?)
  9. poiuz

    En büyük sır henüz çözülmedi

    Anladığım kadar.... Birisi evrimin arkasındaki bilinçi arıyor. Kutuplara karların arasına bir yeşil, bir kırmızı, bir siyah ve bir beyaz tavşan koyduğunuzu düşünelim. Muhtemelen renkli tavşanlar karda daha çabuk dikkat çekecek ve diğer hayvanlara yem olacaktır. Beyaz tavşanın hayatta kalma şansı daha yüksektir. Anladığım kadar müslüman beyaz tavşanın bilinçlice oraya koyulduğunu sanıyor. "Bak mandalin nasıl tam damak tadına göre, dilim dilim yaratılmış" gibi "Bak nasıl beyaz hayvanları karlı yerlerde yaratmış" tam demiyor ama mantık öyle çalışıyor. Bu yüzden evrimde bilinç arıyor. Diğeri, kapitalizmden kurtulmamız için tanrıyı alternatif olarak gösteriyor. Ben de kapitalizmi sevmem ama bir de tanrının sistemine bakın. Canlıların var olabilmek için birbirlerini yemek zorunda kaldıkları bir sistem! (Aklıma eski bir fıkra geldi. köylüler, komşu köyden hediye gelen bir çuval cevizi getirmişler hocaya... "hocam, şunu bir pay et bize" deyivermişler. hoca sormuş; "allah adaleti mi istersiniz, yoksa kul adaleti mi?" hep bir ağızdan "allah adaleti" demişler köylüler. hoca önündeki köylüye tek bir ceviz vermiş, yanındakine 2 avuç. birinin ceplerini doldurmuş, ikisini es geçmiş. çuval yarıya gelince, kalanın hepsini bir başka köylüye vermiş. "yalnız" demiş, "boş çuvalı sağ yanındakine ver". köylüler itiraz edecek olmuşlar. "aman hocam" demişler, "bu nasıl adalet?" "allah'ın adaleti böyledir" demiş hoca... "kimi az alır, kimi çok. boş çuvalı aldım diye bile üzülme, onu da bulamayanlar var") Ayrıca, tanrı tekelinin dinlerin elinde olduğunu da düşünürsek Yapabileceğimiz en yanlış şey bir tanrı yalanına inanmak ve buna destek olmaktır.
  10. poiuz

    En büyük sır henüz çözülmedi

    Her türlü tanrıyı her yerde aradınız, binlerce yıldır! Depremler yapan, yağmurlar yağdıran tanrı önce göğe çıkmak zorunda kaldı. Ordan zaman ve mekanın dışına, evrenin dışına çıktı. Çünkü her dediğiniz yerde bulunamadı. Uzaklaştıkc uzaklaştı. Birkaç gündür bu sitede yazıyoruz, genelde müslümanlar tanrılarını süsleyip püsleyip, kılıktan kılığa sokarak önümüze getiriyorlar. Tabiiki herkesin fantazisindeki tanrı ayrı Ama tanrılarını biraz açıklamaya başladılar mı dökülüyor. Mesela sen. Bilinc dediğin şeyi bize anlattıkça, onun hakkında bize bilgi verdikçe dökülüp yok olacağı garanti. (Sadece "bir tanrı yarattı ve ondan sonra hiç bir şeye karışmadı" dersen, yani "tanrı hakkında bilgim yok ama varlığına inanıyorum" dersen onun yokluğunu belki kanıtlayamayız. Ama böyle fonksiyonu olmayan bir tanrıdan da bize ne???) Ama tanrından bize bilgiler vermeye başlayınca nasıl elinde kalacağını görebilirsin 😉
  11. poiuz

    En büyük sır henüz çözülmedi

    Tanrı yoktur çünkü tanrının var olduğuna dair hiç bir kanıt yoktur!!!! Binlerce yıldır heryerde aranmış olsada hiç bir şey bulunumamıştır! Evreni bir bilinçin yaptığını varsaysakta evrenin insan için yaratılmadığını rahatca görebiliriz. Evren insanlar için çok çok büyüktür. İnsanlar(canlılar) olsa olsa sadece bir yan ürün olabilir. Önemsiz bir toztanesi gibi. Zaten bilinç gibi birşey etki ettiyse bunu bulsa bulsa bilim bulur. Kendi kendini gösterir. Özel bir bilinc aramak gereksizdir. Her nedense tanrıyı bulmak isteyen hep böyle şeylerle uğraşıyorlar. Daha doğrusu tanrı diyebilecekleri bir şey arıyorlar 😉 Bence
  12. poiuz

    En büyük sır henüz çözülmedi

    Aynı mantık! İster bilinç deyin, ister üstün varlık, ister tanrı! Aradığını şey belli! Ve bunu bulamıyorsunuz!!! Çünkü YOK!!! Eee ne yapacaksınız? "Bilinç olmadığını siz kanıtlayın" diyorsun! Diğeri "tanrı olmadığını sen kanıtla" diyor. Getirin matematiksel formülünü, veya fiziksel kanıtını olsun bitsin. Bizden olmayan bir şeyin yokluğunun kanıtını istemeniz saçma oluyor!!
  13. poiuz

    En büyük sır henüz çözülmedi

    Kim bilir kaç kere yazmışızdır... Anlamadığını, karmaşık birşeyi (evren) daha karmaşık bir şeyle açıklamak (tanrı) bir çıkmaz sokakatır! Böyle yapasanız tanrınızı sorgulamak gerekiyor ama tanrınız hakkında hiç bir açıklama, hiç bir kanıt, hiç bir formül yok!!! Karmaşığı daha karmaşık yapmakatan, deliği "tanrı yaratmış" diyereke kapatmaya çalışmaktan ve böylece bilimin önünü kesmekten başka bir işe yaramaz. Yunanlılar, depremleri Poseidunun yaptığını sanıyordu, Kuran, yıldırımları Allahın attığını söylüyor Vs. B9yle şeylerin sonu hep hüzün ve hayalkırıklığı ile sonlanmıştır!
  14. poiuz

    En büyük sır henüz çözülmedi

    Tabii yerçekimine veya başka bir şey tanrı diyebilirsiniz ama o tanrı sizin her gün dua ettiğiniz, sizi sınavlayan bir tanrı değildir.
  15. poiuz

    En büyük sır henüz çözülmedi

    İngiliz fizikçi Hawking "Yerçekimi diye bir yasa olduğu için, Evren kendi kendisini hiçten yaratabilir ve yaratmaya devam edecektir" diyerek bizim varlığımızın, evrenin varlığının ve hiçbir yerine, birşey olmasının sebebinin kendiliğinden yaratılış olduğunu savunuyor. Not: Türkçeye çeviriken yine "yaratılış" demişler 😄
×