Jump to content
Abdülmalik

Kuran kendisinden neden “o” diye bahsediyor?

Recommended Posts

İnsan veya herhangi bir şey kendisinden bahsederken “o” diye bahseder mi?

 

Duhan 58: Belki düşünüp öğüt alırlar diye onu senin dilinle kolaylaştırdık.

 

Arapça orijinalde kuran “hu” diye geçer, üçüncü tekil şahıs olarak anlatılır.

 

Bu ayetteki “onu kolaylaştırdık” ifadesinin kurandaki orijinal  ifadesi şu..

 

يَسَّرْنَاهُ

yessernâhu

biz o'nu kolaylaştırdık

We have made it easy

 

Zuhruf 3: Biz onu, anlayasınız diye, Arabca bir Kur'an yaptık.

 

Bunun da orijinali şu.

 

ce’alnâhu

onu yaptık

(have) made it

 

Fussilet 44: Şayet biz onu yabancı dilde yapsaydık  mutlaka şöyle diyeceklerdi: "Âyetlerinin açık seçik anlaşılır olması gerekmez miydi? Bir Arap’a yabancı dilden bir kitap, öyle mi!" De ki: "O, inananlar için bir rehber ve şifadır; inanmayanlara gelince onların kulaklarında bir sağırlık vardır,

 

Bunun da orijinali şu 

 

عَلْنَاهُ

ce’alnâhu

biz onu yapsaydık

We (had) made it

 

Kuran kendisinden niye “o” kitap diye bahsediyor? O kitap ne? Kuran acaba başka “o” kitabın ( Eski + yeni ahit )  Arapça kısa açıklaması mı?

 

Devam edeceğim..

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Kuran heretik Arap hristiyan misyonerlerin Bedevileri hristiyan yapmak  için yazdıkları  İncil ve Tevrat’ın Arapça tercümesi ve yorumlarıdır. Bu yüzden onu kolaylaştırdık, Arapça yazdık diye övünülür .

Ha kuranda hristiyan lafı geçmez. Hristiyanlar “Nasara” olarak tariflendirilir ama Nasara kimdir? Bilinmiyor. Hristiyanlar asla kendini nasara olarak tanımlamamışlardır.

Resul diye bolca geçen ifade de bu kuranları yazan kişidir.

Muhammed de İsa’nın ta kendisidir.

tarihinde Abdülmalik tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
6 dakika önce, Abdülmalik yazdı:

Kuran heretik Arap hristiyan misyonerlerin Bedevileri hristiyan yapmak  için yazdıkları  İncil ve Tevrat’ın Arapça tercümesi ve yorumlarıdır. Bu yüzden onu kolaylaştırdık, Arapça yazdık diye övünülür .

Ha kuranda hristiyan lafı geçmez. Hristiyanlar “Nasara” olarak tariflendirilir ama Nasara kimdir? Bilinmiyor. Hristiyanlar asla kendini nasara olarak tanımlamamışlardır.

Resul diye bolca geçen ifade de bu kuranları yazan kişidir.

Muhammed de İsa’nın ta kendisidir.

 

Alıntı

Nerede büyüdü?

İsa’nın ailesi kısa bir dönem Mısır’da kaldıktan sonra Yeruşalim’in yaklaşık 100 kilometre kuzeyine, Celile bölgesindeki Nasıra şehrine taşındı. O sırada İsa üç yaşından küçüktü. İnsanların çiftçilik, çobanlık ve balıkçılık yaparak geçimini sağladığı bu güzel yerde, geniş ve muhtemelen yoksul bir ailede büyüdü (Matta 13:55, 56).

Mesih’in “Nasıralı” olacağı da yüzlerce yıl öncesinden Kutsal Kitapta bildirilmişti. İncil’i kaleme alanlardan Matta, İsa’nın ailesi hakkında şöyle yazdı: “Nasıra adlı şehre yerleşti[ler] ki, peygamberler aracılığıyla söylenen ‘Ona Nasıralı denecektir’ sözü yerine gelsin” (Matta 2:19-23). İbranicede “Nasıralı” ifadesinin “fidan” kelimesiyle bağlantılı olduğu düşünülür. Anlaşılan Matta, burada İşaya peygamberin sözlerinden bahsediyordu. İşaya, Mesih’in Yesse’nin kökünden çıkan bir “fidan” olacağını bildirmişti. Bu, Mesih’in Davut peygamberin babası Yesse’nin soyundan geleceği anlamına geliyordu (İşaya 11:1). İsa gerçekten de Yesse’nin oğlu Davut’un soyundandı (Matta 1:6, 16; Luka 3:23, 31, 32).


https://wol.jw.org/tr/wol/d/r22/lp-tk/2011242

 
Nasara Hristiyanlar. Nasraniler. Hz. İsa'ya (A.S.) ilk önceleri Nâsıra Karyesindeki ahali yardım ettiklerinden, onlara "Nasara" ismi verilmiştir.

Nasıra İsa peygamberin  büyüdüğü yerin adı. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 dakika önce, cengiz_han yazdı:

 

Nasara Hristiyanlar. Nasraniler. Hz. İsa'ya (A.S.) ilk önceleri Nâsıra Karyesindeki ahali yardım ettiklerinden, onlara "Nasara" ismi verilmiştir.

Nasıra İsa peygamberin  büyüdüğü yerin adı. 

Bana hristiyanlara nasara dendiğine veya kendilerini öyle tanımladıklarına dair tarihi bir belge getireceksin.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

O dönemde çok farklı kuranlar varmış, bu Kuran’ın kendisinde ifade ediliyor.

 

İsra 78: Güneşin kaymasından, gecenin kararmasına kadar namazı güzel kıl; bir de kıraatıyle seçkin olan sabah namazını; çünkü sabah Kur'an'ı gerçekten şahitlidir.

 

Sabah okunan Kuran bile varmış.

 

O zamanlar piyasada çok farklı kuranlar olduğu kesin, müslümanlarda bunu rol yaparak Kuran’ın farklı versiyonları imha edildi diye itiraf ederler. 

Ama bunu Osman değil Emevi kralı Abdülmelik yapmıştır. Kuran muhtemelen onun zamanında kanonize olmaya başladı.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
42 dakika önce, cengiz_han yazdı:

Bu kanıt değil. Nasara muhtemelen  Suriye’de teslis inancına sahip bir hristiyan mezhebidir. O zamanlar her hristiyan teslisci değildi.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Yahu bu kitabın neresi düzgün ki şimdi de hitap stiline mi takıldınız?

O der, ben der, biz der.

Kafasına/kafalarına nasıl esmiş ise o şekilde işte ...

Siz anladınız.

tarihinde kavak tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

 

Madem konu hristiyanlık ile badaştırıldı ,olayı İncil perspektifinden değerlendirelim.

 

Muhammed İsa olamaz.Muhammed İsanın dinini yok etmeye gelen görevlendirilmiş elçidir .

Tevrat ve İncil' le kıyasladığımızda Muhammed'in iblisin elçisi olduğu kesinlik kazanır.

özellikle İncil 'de ki bir çok cümle Kuran tarafından birebir muhatap alınır ve itirazlarla hatta hakaret ve tehditlerle karşılık verilir.

"Muhammed = İsa" demek Kuran bir şizofren tarafından kaleme alınmıştır demektir.

yada İsa Tanrı değil İblis olmalı ki ikili oynamış olsun ve birbirine zıt iki karakterle (İsa ve Muhammed) insanları tuzağa düşürmüş olsun.

İncil de buna itiraz vardır

"Ferisiler bunu duyunca "Bu adam cinleri  ,ancak cinlerin önderi Baalzevul' un gücüyle kovuyor "dediler.

Matta 12/24 

"Eğer ben cinleri Baalzevul' un gücüyle kovuyorsam,sizin adamlarınız kimin gücüyle kovuyor? Bu durumda sizi kendi adamlarınız yargılayacak "

Matta 12/27

"Ama ben cinleri Tanrı'nın Ruhu'yla kovuyorsam ,Tanrı' nın egemenliği üzerinize gelmiş demektir "

Matta 12/28

 

İncil' de (tek bir cin dahi ayırt etmeksizin) cinler iblisin askerleridirler.Kuran 'da cinler aklanır ve isyankar,günahkar ,kafir / iyi,müslüman olarak ayırt edilir.Allah cinlere sahip çıkar,cinlerde Allah'a  ,Muhammed'e ve müslümanlara.

Cinlere /demonlara/ iblise inanmayanlar için bu anlattıklarımın hiç bir önemi yoktur.

Hint kutsal metinlerinde islamın "demonik" yani şeytani bir din olduğundan bahsedilir.Hinduizm ve Hristiyanlık islam karşıtlığı noktasında birleşir.ikiye karşı bir.karar sizin

ayrıca Hinduizm ,Musevilik,Hristiyanlıkta "Doğu" ya secde edilir.yani.Güneş' in doğduğu yöne.güneşin doğumu ,şafak umuttur,taze başlangıçtır.

Kuran'ın Allah'ı KARA KÜPE,KARA TAŞ (HACERUL ESVED) e secde ettirir.güneşten mahrum kalmak demek "karanlığa" gömülmek demektir.bence bunlar tesadüf değil.

KARA KÜPE dikkat edin ; penceresi yoktur.ışık almaz.içi karanlıktır ve müslümanlar bu küpe doğru secde eder.bu "güneş" e düşmanlığın vücut bulmuş halidir.

İsa çarmıha gerilip öldüğünde güneş kararır.çünkü İsa "güneş" tir.

Muhammed "Ay" ı ikiye ayırır ,çünkü Güneş' e ve aydınlığa tahammülü yoktur.nede olsa Ay ışığını güneşten alır.geceyi aydınlatan sadece "Ay" dır.bu  İsa' nın güneşi ikiye ayırması gibidir.İsa "güneş" ise İsa'nın  güneşi parçalaması manasız olurdu.böyle bir mucize  Güneş' e düşmanlık olur ve insanın evinde ki çok sevdiği avizeyi parçalaması ile eşdeğerdir.

 

Kuran kendisinden "o" diye bahseder çünkü arapça harfleri  kıvrılarak giden "yılan" a benzer.Nas suresi okunurken "tıslama" sesi duyulur.yılan canlıdır ve tıslamaktadır.madem canlıdır,yılana "o" denir.yılan "iblis" tir.İncil' de bu yılana "eski yılan- ejderha- canavar "denir.Tanrı iblis ve adamlarını yeryüzüne attığında iblis yani eski yılan "kadın" ı kovalamaya başlar.Muhammed'de kadını kovalamaya başlar.yakaladığını cariye yapar.cariyeler pazarda satılır, misafirlere ikram edilir,değiş tokuş yapılır.Kuran harfleri yeryüzüne Tanrı tarafından atılan yılanı temsil eden "arapça harfler"dir.Kuran okunduğu sürece canlıdır .kalplere,ruha ,zihinlere işler.dinleyenleri teslim alır,kendisine secde ettirir.bu açıdan Kuran "canlı" bir varlıktır.ona "o" diye hitap edilse yeridir.

Hacılar kara küpün etrafında tıpkı kıvrılarak çöreklenmiş yılan gibi hareket ederler.bu yılanın başı etrafında döndükleri  Kara Küp tür.Kara Küp yılanın "eski yılan "ın,ejderhanın,canavarın başıdır.gözüde "Hacerül Esved "tir."tek göz "ise "deccal"i temsil eder.minarelerde dikleşmiş  "yılan"dır.ezan tıslamasıdır.yılan günde 5 kez tıslar ve müslümanlar ellerini kulaklarına götürerek kobra şeklini alırlar ve yılanın kıvrılmasını taklit ederler ; kıyam,rüku ,secde ve tekrar kıyam...Ramazan ayı,Kurban bayramı  her sene yer değiştirir.tıpkı yılan gibi.müslümanlarda çölde kıvrılarak giden yılan gibi  hiç durmaksızın "fitne" ortadan kalkıncaya kadar  dünyaya cihad ile emrolunarak ilerlemiş,  bu yüzden arap soluğu ispanyada almış,Endülüs' ü kurmuş sonra defedilmiştir.def edenler hristiyanlardır.tıpkı İsa' nın cinleri kovması gibi ...

 

 

 

tarihinde fezadabirtürk tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
12 saat önce, fezadabirtürk yazdı:

Muhammed İsa olamaz.

Olur, Muhammed övülmüş, yüceltilmiş anlamına gelen bir sıfattır. 

Kuran da ki şu ifadelere bakarmısın.

 

Ali İmran 144–Muhammed yalnızca bir peygamberdir. Ondan önce de nice peygamberler gelip geçti.

 

Maide 75- Meryem'in oğlu Mesih yalnızca bir peygamberdir. Ondan önce de bir çok peygamberler gelip geçti.

 

Kuranda Muhammed ismi genel ifadelerle 4 kere geçiyor. Muhammed diye ayrı bir kişi olduğunu anlatan bir ifade yok.

Daha çok resul ifadesi geçiyor. Ama bu resul kim?  Muhammed mi? Kuranı yazan hristiyan rahip, misyoner mi? Ben misyoner olduğunu düşünüyorum.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Dürüst ve tarafsız bir açıdan bakıldığında ve eldeki tüm veriler irdelendiğinde, İsa şahsiyetinin zamanla Muhammed şahiyetine büründüğünü görmek pekala mümkün. Bunun bir spekülasyon olduğunu düşünenler olacaktır ancak bence çok güçlü bir spekülasyon. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Aslında fussilet 44’ de herşey açık. 

 

On 6.08.2019 at 21:23, Abdülmalik yazdı:

Şayet biz onu yabancı dilde yapsaydık  mutlaka şöyle diyeceklerdi: "Âyetlerinin açık seçik anlaşılır olması gerekmez miydi? Bir Arap’a yabancı dilden bir kitap, öyle mi!" De ki: "O, inananlar için bir rehber ve şifadır; inanmayanlara gelince onların kulaklarında bir sağırlık vardır,

Ayeti klasik Arap yalanlarına göre okursak, Türk’e yabancı dilde kitap oluyor da Arab’a niye olmaz gibi bir saçmalık ortaya çıkıyor.

 

Ayette ki ifade aslında bunu anlatmıyor. O  kitabı anlayasanız diye Arapçaya çevirdik diyor. Bu doğru ifade.

 

 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Görmedin mi ki, Allah bulutları sürer, sonra onları bir araya getirir, sonra onları üst üste yığın yapar. Böylece yağmurun onların arasından çıktığını görürsün. Gökten içinde dolu bulunan dağlar indirir de onu dilediğine isabet ettirir ve dilediğinden de uzak tutar. Onun şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri götürecektir.Nur 43

 

Üçüncü tekil kişi olarak görmediniz mi lan şimşeği mi diyip, şimşeğiyle övünen allah. İlahi komedya.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hicr 1: Bunlar işte sana Kitabın ve gerçekleri açıklayan bir Kur'an'ın ayetleridir.

 

Kitap ne? Kuran hangi kitabın gerçeklerini açıklıyor? Kuran başka  bir kitabın  gerçeklerini açıklayan bir çeviri mi?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Kitap halinde olmayan Kuran neden kendisinden kitap diye bahseder?

 

İslam Tarihine bakdığımız zaman Kuran'ın parçalar halinde 23 yılda indirildiğini görüyoruz. Hatta İslam Tarihi bize Kuran ayetlerinin taşlara, hayvan derilerine ve hurma ağacı yapraklarına zayıldığını söylüyor.

 

Örnek vermek gerekirse, Bakara suresi taşların üstünde yazılıyken Ahzab suresi de deve derilerine yazılıydı. Yani ortada tek bir kitap yoktu.

 

Peki bu Allah, daha ortada tüm ayetleri içinde barındıran tek bir kitap bile yok iken neden Kuran'a "Kitap' demiş? Yoksa bu "Kitap" sözcüğünü sonradan Kuran'ı "Kitap" haline getirenler mi eklemiş?

tarihinde 322 tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
22 saat önce, 322 yazdı:

Kitap halinde olmayan Kuran neden kendisinden kitap diye bahseder?

 

İslam Tarihine bakdığımız zaman Kuran'ın parçalar halinde 23 yılda indirildiğini görüyoruz. Hatta İslam Tarihi bize Kuran ayetlerinin taşlara, hayvan derilerine ve hurma ağacı yapraklarına zayıldığını söylüyor.

 

Örnek vermek gerekirse, Bakara suresi taşların üstünde yazılıyken Ahzab suresi de deve derilerine yazılıydı. Yani ortada tek bir kitap yoktu.

 

Peki bu Allah, daha ortada tüm ayetleri içinde barındıran tek bir kitap bile yok iken neden Kuran'a "Kitap' demiş? Yoksa bu "Kitap" sözcüğünü sonradan Kuran'ı "Kitap" haline getirenler mi eklemiş?

Kuran Arapları hristiyanlığa geçirmek için yazılmış bir misyoner eseridir. 

Yüzyıllar içinde anlamı saptırılmış, yalanlarla ayrı bir dinin kitabı gibi lanse edilmiştir.

Şu ifadeye bakarmısın.

 

Zuhruf 3: Biz onu, anlayasınız diye, Arabca bir Kur'an yaptık.

 

İslamcılara göre tüm insanlığa gönderilen kitabı anlamamız için Arapça yapılmış, Yahu böyle akıl, mantık dışı ifade olur mu? Dünyada kaç kişinin dili Arapça? Böyle saçma izahat olmaz. 

 

Doğrusu benim dediğimdir. Sizin için kitabı (eski, yeni ahit) anlayasanız diye Arapça yaptık deniyor. Mantıklı olan bu. 

 

Ayrıca  müslümanlar Kuran’ın  parça parça indiğini iddia ederler ama Kuran çevirilerinde onun mübarek bir gecede indiği yazarlar. Bu da saçma, tezatlar içeren bir açıklamadır. Kuran tek gecede mi indi? 

 

Şöyle.. Kadir suresine bakalım.

 

1.Doğrusu Biz onu (Kur'an'ı) Kadir gecesinde indirdik. 

2.Kadir gecesinin ne olduğunu ne bildirdi ki sana? 

3.Bin aydan hayırlıdır o Kadir gecesi. 

4.Onda melekler ve Ruh, Rablerinin izniyle (yapılacak) her iş için peyderpey inerler. 

5.Bir selam (güvenlik) dir o gece, ta tan atana kadar.

 

Parantezle ekledikleri kuran aslında kuran değildir. İsa’dır. Bu surede İsa’nın Meryem’in rahmine inişi anlatılır. Doğru olan budur.

 

İslam yalanlar dinidir.

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

İslam yalanlarına devam edelim.

 

Kuran da anlamsız biçimde “o” diye ima edilen kitap Kuran’ın kendisi değildir. Çünkü Kuran bir kitap olarak tasarlanmadı. Tarih de buna kanıttır. 

Ayrı okunan tekstlerden oluşan hristiyan rahiplerce yazılmış Keryana’ların sonra kitap haline getirilmiş halidir.

 

Şu ayete bakalım.

 

Ali İmran 7..O, sana Kitab’ı indirendir. Onun bazı âyetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihtir. Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih âyetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar, “Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır” derler. ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.

 

 

Eğer bu ayette kurandan bahsediliyorsa kuran o zaman bir kitap değildi, aynı zamanda yine kendisinden “o kitap” diye bahsediyor! 

 

Doğrusu şu; Bu ayeti yazan rahip misyoner, ahitte anlaşılmayan bir takım ayetlerin olduğunu, kendisininde bunları anlamadığını belirtmek istiyor.

 

Müslümanlara soruyorum, Allah gönderdiği ayetin anlamını sadece kendinin bilebileceğini iddia eder mi? Böyle saçmalık mı olur? Tanrı anlamını kimsenin bilemeyeceği ayeti niye göndersin? 

 

Başka bir yalan, saçmalık daha.

 

tarihinde Abdülmalik tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...