Jump to content

tolonbey

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    7.930
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

tolonbey Hakkında

  • Derece
    Advanced Member
  • Doğum Günü 03-03-1937

Profile Information

  • Gender
    Male

Güncel Profil Ziyaretleri

14.965 profil görüntüleme
  1. AFiYET seker,bal,gayma olsun. SAHABEDEN ON KİŞİNİN GİZLİCE ŞARAP İÇMESİ Diese Seite übersetzen https://huseyin-ehlibeyt.blogspot.com/2009/04/sahabeden-on-kisinin-gizlice-sarap.html sahabeden on kİŞİnİn gİzlİce Şarap İÇmesİ Davetçi: İbn-i Hacer “Feth’ul- Bari” c. 10, s. 30’da şöyle yazıyor: “Ebu Talha Zeyd bin Sehl kendi evinde bir şarap meclisi düzenledi.
  2. iste böyleee. Bu yaziyi okuyanlardan artik CAMIYA gideni cok zorbuluruz. Buyurun CENEZE namazina: Mustafa Aksoy 6 hrs · checkmarkcaution-solid kurandaki celiskiler Kuran'ın Eleştirisi Kutsalları sorgulayın! Pişman olmayacaksınız. Kur’an’daki Çelişkiler Ve Nedenleri Posted on 21 Kasım 2011 (Şeriat Eğitiminin Yarattığı Çelişkili Düşünce Tarzı) - “Dinde zorlama yoktur… “ (Bakara Suresi, ayet 256.) “…Müşrikleri (puta tapanları) bulduğunuz yerde öldürün. “(Tevbe Suresi,ayet 5) - “Allah kimi doğru yola koymak isterse, örtün kalbini İslamiyete açar. Kimi de saptırmak isterse… kalbini dar ve sıkıntılı kılar. Allah inanmayanları küfür bataklığında kılar…” (Enam Suresi, ayet 125.) - “Allah kimi hidayete erdirirse, doğru yolu bulan odur. Kimi de şaşırtırsa, işte asıl ziyana uğrayanlar onlardır…” (Araf Suresi, ayet 178.) - “Allah kimin kalbini İslama açmışsa, o Rabbinden bir nur üzerinde değil midir? Allah’ı anmak konusunda kalpleri katılaşmış olanlara yazıklar olsun! İşte bunlar apaçık bir sapıklık içindedirler.” (Zümer Suresi, ayet 22.) - “Allah dileseydi sizi tek bir ümmet yapardı, ama o, istediğini saptırır, istediğini doğru yola eriştirir. İşlediklerinizden, andolsun ki, sorumlu tutulacaksınız…” (Nahl Suresi, ayet 93; ayrıca bkz. Fatır Suresi, ayet 8; Müddessir Suresi, ayet 31, 42 vd…) - “Allah dileseydi bütün insanları doğru yola sevk ederdi…” (Rad Suresi, ayet 31.) - “Kahrolası insan! Ne inkarcıdır!..” (Abese Suresi, ayet 17.) - “. ..Puta tapanlardan yüz çevir. Allah isteseydi puta tapmazlardı…”(Enam Suresi, ayet 106-107J - “Biz dileseydik herkese hidayet veririrdik; fakat cehennemi tamamen cin ve insanlarla dolduracağıma dair benden söz çıkmıştır… (Secde Suresi, ayet 13.) - “Allah dileseydi, yeryüzünde bulunanların hepsi inanırdı… Allah’ın izni olmadan hiç kimse inanamaz…” (Yunus Suresi, ayet 100.) - “Yaptıklarınızdan dolayı mutlaka sorguya çekileceksiniz…”(Nahl Suresi, ayet 93.) - “Basınıza gelen herhangi bir musibet kendi ellerinizin yaptığı işler yüzündendir.”(Şûra Suresi, ayet 30. - “(Ey Muhammed!)… Kendilerine bir iyilik dokunsa, ‘Bu Allah’tandır’ derler; başlarına bir kötülük gelince, ‘Bu sendendir’ derler. (Onlara) ‘Hepsi Allah ‘tandır’ de…” (Nisa Suresi, ayet 78.) - “Sana gelen iyilik Allah’tandır. Başına gelen kötülük ise nef-sindendir…”(Nisa Suresi-, ayet 79.) “Allah dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola eriştirir…” (Fatır Suresi, ayet 8.) - “Ayetlerimizi yalanlayanları… helake götüreceğiz.” (Araf Suresi, ayet 182.) - “Kitabını oku, bugün kendi hesabını kendin göreceksin. Kim yola gelirse, kendi lehine yola gelmiş ve kim saparsa kendi aleyhin-e sapmıştır…” (İsra Suresi, ayet 13-15.) “Kıyamet günü, yaptığınız şeylerin karşılığı verilir…” (Yasin Suresi, aye-t 54.) “Andolsun ki, biz cinler ve insanlardan birçoğunu cehennem için yaratmışızdır…” (Araf Suresi, ayt 179.) - “Kim iyi bir iş yaparsa faydası kendisinedir ve kim kötülükte bulunursa zararı kendisinedir…” (Fussilet Suresi, ayet 46.) - “Allah… dilediğine azap eder, dilediğine merhamet eder… “ (Ankebût Suresi, ayet 21.) - “…Allah’ın doğru yola eriştirdiği kimse hak yoldadır. Kimi de sap-tırırsa artık ona doğru yolu gösterecek bir rehber bulamazsın…-” (Kehf Suresi, ayet 17.) - “(Allah’ı) Yalanlamış olanların o gün vay haline! Allah’a karşı gelmekten sakınmış olanlar, elbette (cennette) gölgeliklerde ve pınar başlarındadırlar…”(Mürselat Suresi, ayet 40-41.) - “Bilsin ki insan için kendi çalışmasından başka şey yoktur. Ve çalışması da ileride görülecektir. Sonra ona karşılığı tastama-m verilecektir…” (Necm Suresi, ayet 38-41.) “…Herkese işlediklerinin karşılığı verilir. Kendilerine haksızlık yapılmaz…” (Ahkaf Suresi, ayet 19.) - “Allah rızık verirken kiminizi diğerlerine üstün tutmuştur.” (Nahl Suresi, ayet 71.) - “Dünya hayatındaki geçimlerini aralarında böldük ve bazılarını bazılarından üstün kıldık.” (Zuhruf Suresi, ayet 32.) - Her ne kadar Kur’an’ın Tanrı sözleri olduğu ve bu nedenle onda çelişki, düzensizlik, tutarsızlık, uyumsuzluk, karışıklık ya da yanlışlık vd… diye bir şey olamayacağı iddia olunur ve bunu kanıtlamak için, “.. .Kur’an Allah ‘tan başkası tarafından gelmiş olsaydı onda birbirini tutmayan şeyler bulurlardı” (Nisa Suresi, ayet 82) - ya da “Hamd olsun Allah’a ki… kendisinde hiçbir (tezat ve) eğrilik bulunmayan dosdoğru kitabı indirdi” (Kehf Suresi, ayet 1-4) şeklindeki ayetler öne sürülür ise de, bu kitap, birbirine ters düşen, birbirini çürüten, birbiriyle çelişkili hükümler yığını olup, birtakım yanlışları da kapsamaktadır. - Bir tek sure yoktur ki, çelişkisi-z ya da uyumsuz ve tutarsız nitelikteki ayetlerle düzenlenmiş olmasın! - Hem de öylesine ki-, bu çelişkiler ve bu tutarsızlıklar, sadece surelerin çeşitli ayetleri arasında değil, çoğu kez bir ayetin kendi sözcükleri ve tümceleri arasında da yer almış olarak karşımıza çıkar. - İlerideki sayfalarda bunun birçok örneğini göreceğiz; fakat başlangıç olarak kısaca fikir edinmek üzere bunlardan birkaçını belirtelim. - Kur’an’ın Bakar-a Suresi’nde, “Dinde zorlama yoktur…” (Bakara Suresi, ayet 256) diye ayet var. Çoğu kez şeriatçılar, bu ayeti öne sürerek, İslamın hoşgörü dini olduğunu, kişinin din ve inanç özgürlüğüne karışmadığını söylerler. Fakat, bu aynı Kur’an, hoşgörüye yer vermeyen, farklı inançta olanlara ölüm saçan hükümleri kapsar ki, bunlar arasında, “… müşrikleri nerede bulursanız öldürün…” (Tevbe Suresi, ayet 5) şeklinde olanları vardır. - Bu tür hükümler, Muhammed’in, “He-r kim dinini (ki Müslümanlıktır) değiştirirse, onu hemen öldürünüz” şeklindeki buyruklarıyla aynı doğrultudadır. --. Kuşkusuz ki, “zorlama yoktur” şeklindeki ayetlerle, “Müşrikler-i öldürün” şeklindeki ayetler arasındaki çelişkiyi fark etmemek için kör olmak gerekir - Yine bunun gibi Kalem Suresi’nde, Kur’an’ın bir “öğüt” olduğuna dair şu yazılıdır: “…Kur’an, alemler için ancak bir öğüttür” (Kalem Suresi, ayet 52). - Buna benzer bir ayet Müddessir Suresi’nde aynen şöyledir: “Şüphesiz Kur’an bir öğüttür; dileyen kimse öğüt alır…” (Müddessir Suresi, ayet 53-54). - Söylemeye gerek yok ki, “öğüt” olan bir şeyin zorlamayla ilgili olmaması gerekir. Oysa bu aynı Kur’an’da, Kur’an ‘a uymayanların “kafir” olarak cehennemi boylayacakları bildirilmiş ve onlara karşı savaş açılması emredilmiştir. - Örneğin, Hûd Suresi’nde şöyle yazılıdır: “Hangi topluluk (Kur’an ‘ı) inkar ederse yeri (cehennem) ateşidir” (Hûd Suresi, ayet 17). Bakara Suresi’nde de bu korkutucu hüküm var: “Allah dini (İslam) ortada kalana kadar onlarla savaşın” (Bakara Suresi, ayet 193). - Nisa Suresi’nde de şu ayet var: “…Allah yolunda göç edinceye kadar onlardan hiçbirini dost edinmeyin. Eğer yüz çevirirlerse onları yakalayın, bulduğunuz yerde öldürün ve hiçbirini dost ve yardımcı edinmeyin” (Nisa Suresi, ayet 89). - Görülüyor ki, bir yandan Kur’an’ın “öğüt” niteliğinde olduğu söyleniyor, diğer yandan da Kur’an’a uymayanların (müşriklerin, münafıkların) “yok edilmeleri” emrediliyor. Apaçık bir çelişme var ortada! - Yine aynı şekilde olmak üzere Fussilet Suresi’nde, kişilerin kendi davranışlarında özgür oldukları ve bu davranışların sorumluluğu altında bulundukları şu şekilde belirtilmektedir: “Kim iyi bir iş yaparsa faydası kendisinedir, kim kötülükte bulunursa zararı kendisinedir” (Fussilet Suresi., ayet 46). - Ancak, bu aynı Kur’an’da kişiyi doğru yola sokanın ya da saptıranın Tanrı olduğuna dair sayısız ayet var. Örneğin, İsra Suresi’nde şöyle deniyor: “Tanrı kimi doğru yola eriştirmişse, doğru (yolda) olan odur ancak. Kimi de saptırmışsa, sen ona, Tanrı ‘nın dışında dostlar bulamazsın. Böylelerini biz, kıyamet günü yüzlerinin üzerinde olacak biçimde toplayacağız. Birer kör, dilsiz, sağır olarak… Varacakları yerse cehennemdir…” (İsra Suresi, ayet 97). - Yine bunun gibi Araf Suresi’nin 178. ayeti şöyledir: “Allah kimi hidayete erdir irs e, doğru yolu bulan odur. Kimi de şaşırtırsa, işte asıl ziyana uğrayanlar onlardır” (Araf Suresi, ayet 178). - Görülüyor ki, kişiyi doğru sola sokan ya da şaşırtan (saptıran) Tanrı’dır ve Tanrı, kendi şaşırttığını (saptırdığını) cehenneme atmak, ziyana uğratmaktadır. Yani Tanrı, kendi davranışlarıyla çelişkili iş görmüş olmaktadır. - Yukarıdaki ayetlerin her biri, kendi içerisinde çelişkiyle dolu! Yine aynı şekilde Enam Suresi’nin 125. ayeti şöyledir: “Allah kimi doğru yola koymak isterse onun kalbini İslamiyete açar, kimi de saptırmak isterse… kalbini dar ve sıkıntılı kılar. Allah inanmayanları küfür bataklığında kılar” (Enam Suresi, ayet 125). - Dikkat edileceği gibi ayetin ilk tümcesinde, “Müslüman” ya da “kafir” olmanın, kişi iradesine değil, Tanrı iradesine bağlı bir şey olduğu bildiriliyor. - Yani Tanrı dilediğini doğru yola sokup Müslüman yapmakta, dilediğini de saptırıp “inanmayan “lardan kılmakta! Ancak, bu aynı ayetin son tümcesinde, Tanrı’nın, inanmayanları küfür bataklığına attığı yazılı. Yani Tanrı, hem dilediği kişiyi saptırıyor ve “kafir”lerden yapıyor hem de cezalandırıyor: sanki suçkişiye aitmiş gibi! Kuşkusuz ki bu iki tümce birbirleriyle çelişkili - !Bunun gibi, Fatır Suresi’nde “Allah dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola eriştirir…” (Fatır Suresi, ayet diye yazılı.Yani Tanrı, dilediği gibi kişileri saptırıyor ve onları inkarcı duruma sokuyor. Ancak, bunu söyleyen Tanrı, inkarcı kıldığı bu kişileri cezalandırdığını şöyle açıklamakta: - “Ayetlerimizi yalanlayanları, hiç bilmeyecekleri yerden yavaş yavaş helake götüreceğiz” (Araf Suresi, ayet 182). - Aynı şey Nahl Suresi’nde de tekrarlanmakta: “Allah dileseydi, sizi tek bir ümmet yapardı. Ama o istediğini saptırır, istediğini doğru yola eriştirir. İşlediklerinizden, an-dolsun ki, sorumlu tutulacaksınız” (Nahl Suresi, ayet 93; - ayrıca bkz. Fatır Suresi, ayet 8; Müddessir Suresi, ayet 31, 42 vd…). Yani Tanrı, dilediğini saptırıyor ve dilediğini doğru yola sokuyor. Böylece onlara irade özgürlüğü tanımamış oluyor. - Fakat, buna rağmen “…İşlediklerinizden, andolsun ki, sorumlu tutulacaksınız!” diyerek onları, sanki özgür irade yoluyla hareket etmişler gibi, mükafatlandırıyor ya da cezalandırıyor. - Yine aynı şekilde, Rad Suresi’nde şu var: “Allah dileseydi bütün insanları doğru yola sevk ederdi” (Rad Suresi, ayet 31). Yani Tanrı, istemiş olsaydı bütün insanları doğru yola sokabilecekken, sokmamış, kimini inkarcı kılmıştır; ama buna rağmen inkarcı kıldıklarını, “Kahrolası insan! Ne inkarcıdır!” (Abese Suresi, ayet 17) diyerek lanetlemektedir. - Yine İsra ve Yasin surelerinde, kişilerin irade özgürlüğüne sahip olarak iş gördükleri, iyiliği ve kötülüğü kendi davranışlarıyla seçtikleri bildirilmekte ve şöyle denmekte: “Kitabını oku, bugün kendi hesabını kendin göreceksin. Kim yola gelirse kendi lehine yola gelmiş ve kim saparsa kendi aleyhine sapmıştır” (İsra Suresi, ayet 13-15). - “Kıyamet günü yaptığınız şeylerin karşılığı verilir…” (Yasin Suresi, ayet 54). - Ancak, bir başka yerde Tanrı’nın, insanlardan bir kısmını cehenneme atmak için yarattığını, ayrıca da cehennemi insanlarla dolduracağına dair kendi kendine söz verdiğini, hatta yeminler ettiğini bildiren ayetler vardır. Örneğin, Araf Suresi’nde, “Andolsun, biz. cinler ve insanlardan birçoğunu cehennem için yaratmışındır…” (Araf Suresi, ayet 179) diye yazılıdı - Secde Suresi’nde de şu ayet vardır: “Biz dileseydik herkese hidayet verirdik, fakat cehennemi tamamen cin ve insanlarla dolduracağıma dair benden söz çıkmıştır” (Secde Suresi, ayet 13). - Şimdi soralım: Eğer Tanrı, insanlardan birçoğunu sırf cehennemlik olmak üzere yarattıysa ve cehennemi insanlarla doldurmak konusunda kararlıysa, bu takdirde “Kim yola gelirse kendi lehine yola gelmiş ve kim saparsa kendi aleyhine sapmıştır… Kıyamet günü yaptığınız şeylerin karşılığı verilir…” şeklinde konuşması, çelişki yaratmaktan başka bir şey olmaz mı? - Bu konuda birkaç örnek daha verelim: Yunus Suresi’nde, “(Allah) dileseydi, yeryüzünde bulunanların hepsi inanırdı… Allah’ın izni olmadan hiç kimse inanamaz…” (Yunus Suresi, ayet 99-100) diye yazılı. Yani “inanan”lardan olmak, Tanrı’nın isteği ve izniyle olan bir şey; ama buna karşılık NahI Suresi’nde, kişi, kendi davranışından dolayı sorumluymuş gibi gösterilmekte: - “Yaptıklarınızdan dolayı mutlaka sorguya çekileceksiniz” (Nahl Suresi, ayet 93). - Şûra Suresi’nde kişi, özgür iradeye sahipmiş ve kendi davranışlarının sorumluluğu altındaymış gibi gösterilmekte: “Başınıza gelen herhangi bir musibet, kendi ellerinizin yaptığı işler yüzündendir” (Şûra Suresi, ayet 30). - Mürselat Suresi’nde, benzeri nitelikte bir diğer hüküm şöyledir: “(Allah’ı) Yalanlamış olanların o gün vay haline! Allah’a karşı gelmekten sakınmış olanlar, elbette (cennette) gölgeliklerde ve pınar başlatandadırlar…” (Mürselat Suresi, ayet 40-41). - Ancak, Kehf Suresi’nde bunun zıddı olan bir hüküm var ki, kişinin Özgür iradeye ve sorumluluğa sahip olmayıp, Tanrı’nın keyfine tabi olduğunu bildirmekte: “…Allah’ın doğru yola eriştirdiği kimse hak yoldadır. Kimi de saptırırsa artık ona, doğru yolu gösterecek bir rehber bulamazsın” (Kehf Suresi, ayet 17). - Görülüyor ki, burada Tanrı, doğru yola erişmenin ya da doğru yoldan sapmanın kişi iradesine değil, Tanrı iradesine bağlı olduğunu bildirmekte! - Yine bunun gibi Kur’an’ın çeşitli surelerinde Tanrı’nın insanları, sırf kendisine ibadet etsinler diye yarattığı yazılıdır. Örneğin, Zariyat Suresi’nde, “Cinleri ve insanları, yalnızca bana ibadet etsinler diye yarattım…” (Zariyat Suresi, ayet 56-58) - denilmektedir. Ahzab Suresi’nde, Tanrı’ya ibadet edenlerin Tanrı tarafından büyük bağışlamalara ve mükafatlara (ecr’e) kavuşacakları bildiriliyor (Ahzab Suresi, ayet 35; - ayrıca bkz. Tevbe Suresi, ayet 112; Secde Suresi, ayet 15-17). Mü’min Suresi’nde Tanrı’nın şöyle konuştuğu yazılıdır: - “Rabbiniz, ‘Bana kulluk (ibadet), edin ki, size karşılığını vereyim. Bana kulluk (ibadet) etmeyi büyüklüklerine yediremeyenler, alçalmış olarak cehenneme gireceklerdir’ buyurmuştur” (Mü’min Suresi, ayet 60). - Dikkat edileceği gibi, bu ayetlerle Tanrı, kişileri kendisine ibadet ettirmek için onlara bir karşılık vereceğini söylemekte; yani onların ibadetine muhtaçmış gibi bir durumda. Çünkü, muhtaç olmamış olsa onların kendisine ibadet etmelerine aldırmazdı. Ancak, bunları söyleyen Tanrı, insanların ibadetine muhtaç olmadığını söylemekten geri kalmaz: - “Ey insanlar! Allah’a muhtaç olan sizsiniz. Zengin ve övülmeye layık olan ancak odur” (Fatır Suresi, ayet 15). - Yorumcuların bildirmesine göre bu ayetin anlatmak istediği şey şudur: “Din ve ibadet Allah’ın ihtiyacı değil, insanların ihtiyacıdır… (Allah) sizin ibadetinize muhtaç olmadığı gibi, bütün ihtiyaçlarınızı tatmin edebilecek kudrete de maliktir…”’ - Evet, ama eğer Tanrı, insanların kendisine ibadet etmelerine muhtaç değil idiyse neden kalkıp, “Cinleri ve insanları, yalnızca bana ibadet etsinler diye yarattım…” (Zariyat Suresi, ayet 56-58) diye konuşsun? - Yine aynı şekilde Kur’an’ın pek çok yerinde, Tanrı’ya ve peygamberlerine baş eğmeyen nice kavimlerin Tanrı tarafından yok edildikleri yazılıdır; ama bunu yapan Tanrı, yok ettiği bu kavimleri imandan uzak kılanın yine kendisi olduğunu söylemekten geri kalmaz; örneğin, “Allah kime hidayet verirse, işte doğru yolu bulan odur,..” (İsra, Suresi, ayet 97) - iman ederlerdi… Allah’ın izni olmadan hiç kimse inanamaz. - (Allah), akıllarını kullanmayanları murdar (inkarcı) kılar” (Yunus Suresi, ayet 99-100) - ya da “Alemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz” (Tekvir Suresi, ayet 29) - ya da “Allah dileseydi onlar ortak koşmazlardı…” (Enam Suresi, ayet 107) diyerek çelişki üzerine çelişki yaratmaktan geri kalmaz. - Daha başka bir deyimle, hem bir yandan,“Ben dileseydim yeryüzündeki insanların tamamını iman edenlerden yapardım” demekte hem de inananlardan yapmadığı kimseleri, biraz daha imansız yaparcasına “(Allah), akıllarını kullanmayanları murdar (inkarcı) kılar” diye konuşmaktadır. - Yine bunun gibi Kur’an’da, herkese, kendi çalışmasının karşılığının verileceğine dair ayetler var ki, bunlardan biri şöyle: “Bilsin ki, insan için kendi çalışmasından başka şey yoktur. Ve çalışması da ileride görülecektir. Sonra ona karşılığı tastamam verilecektir…”(Necm Suresi, ayet 38-41). - Burada geçen “çalışmasından” sözcüğünün aslı “sa’y”dır ki, insanın emeği, çabası anlamına da gelir. Her ne kadar bu ayeti “insan başkasının suçu ile sorumlu olmaz” şeklinde anlamak mümkünse de, (1)aynı zamanda “İnsan kendi emeğinin karşılığını alır” anlamına da gelir ki, Türkçedeki tiden gelen öğün olmaz, o da vaktinde gelmez”(2)şeklindeki meseli andırır. Bu yukarıdaki ayetin bir benzeri şöyledir: - “…Her biri için de yaptıkları amellerden dereceler vardır, bu da hiç hakları yenmeyerek bütün amellerini kendilerine tamamen ödemek içindir.., “ (Ahkaf Suresi, ayet 19).(3) - Burada anlatılmak istenen şey, insanlardan kiminin amellerinin karşılığının dünyada, kimininkinin de ahrette ödeneceğidir.(4) Hatta bu doğrultuda olmak üzere, Muhammed’in, “Deveni bağla da öyle tevekkül et” ya da “Amellerin derecesi niyete göredir” şeklinde konuştuğu söylenir. Bütün bunlardan anlaşılan odur ki, herkes, kendi emeğinin karşılığını alır, yani kendi rızkını kendi çalışmasına göre sağlar. Ancak, bu aynı Kur’an’da, rızkın kişilerin kendi gayret ve çalışmalarının ürünü olmayıp, Tanrı’nın keyfine göre verildiğine dair ayetler var ki, bunlardan bazıları şöyledir: - “Allah rızık verirken kiminizi diğerlerine üstün tutmuştur” (Nahl Suresi, ayet 71). - “Dünya hayatındaki geçimlerini aralarında böldük ve bazılarını bazılarından üstün kıldık” (Zuhruf Suresi, ayet 32). - Yukarıdakilere benzer örnekler sayısız denecek kadar çok. Fakat, şeriatçılar için Kur’an’da, “çelişki” diye bir şey yoktur; söz konusu bile olamaz. Onlar, aklın alamayacağı bir “mantık”la çelişkileri “çelişki” değilmiş gibi göstermekte pek beceriklidirler. İlerideki bölümlerde bu konuları örnekleriyle inceleyeceğiz. - Yukarıda değindiğimiz ve daha ileride daha da geniş olarak değineceğimiz gibi, Kur’an, bu yukarıdakilere benzer çelişkilerle doludur. “Neden dolayı bu çelişkiler yer almıştır Kur’an’da?” diye sorulacak olunursa, bunun yanıtını ayrı bir bölüm olarak ilendeki sayfalarda vereceğiz ve göreceğiz ki, Kur’an’daki çelişkiler, esas itibariyle Muhammed’in günlük siyasetinin gereksinimlerinden doğmuştur. Fakat, gerçek olan şu ki, şeriat eğitimiyle yoğrulmuş kişiler, Kur’an’da çelişki olabileceği ihtimaline asla yer vermezler. - Kur’an’da çelişki olabileceğini söylemek ya da düşünmek bile, onlara göre günah sayılır. Bundan dolayıdır ki, birbirine ters düşen, birbiriyle çatışan hükümleri aynı zamanda benimsemekten geri kalmazlar. - Örneğin, bir yandan Kur’an’ın “Dinde zorlama olmaz” şeklindeki ayetine sarılmış olarak İslamın hoşgörü dini olduğunu haykırırlarken, diğer yandan bu aynı Kur’an’ın “Müşrikleri nerede görürseniz öldürün “ şeklindeki emrini yerine getirmeye hazırdırlar. - Bu iki hükmün birbiriyle çeliştiğinin farkında değildirler. Fark etseler de aldırış etmezler ya da “Çelişkiler bize göredir, Allah’a göre değil!” diyerek kendi kendilerini avuturlar. - Yine bunun gibi Enam Suresi’nin 106. ayetinde “…Puta tapanlardan (müşriklerden) yüz çevir…” (Enam Suresi, ayet 106) diye yazılı. - Bu ve benzeri emirlere uyarak Müslüman kişi, kendi öz anasını, babasını ve yakınlarını dahi (eğer müşrikseler) “kafir” bilip, onlardan yüz çevirmeye hazırdır. - Çevirirken de Muhammed’i örnek bilir; çünkü, vaktiyle Muhammed, kendi öz anası Emine’ye, müşrik olarak öldü diye mağfiret dilememiş, - “Tanrı bana ananı için mağfiret dileme izni vermedi” demiştir. - Ve işte Müslüman kişi, farklı inançta olanlara, örneğin “müşrik”lere karşı (velev ki, bunlar kendi anası, babası ya da hısımları olsun) mağfiret dilemezken ya da müşrikleri öldürmek isterken, İslam şeriatının “hoşgörü” dini olduğunu söylemekten geri durmaz! -Söylerken de, müşrikleri “müşrik” yapanın yine Tanrı olduğunu bildiren şu hükmü ağzında gevelemekten usanmaz: “Allah dileseydi, onlar puta tapmaklardı (Allah’a ortak koşmazlardı)…” (Enam Suresi, ayet 107). - Yani bu ayetlere göre, Tanrı, hem kişileri “müşrik” kılıyor hem de onlardan yüz çevrilmesini emrediyor olduğu halde, şeriat eğitiminden geçmiş kişi, birbirine ters düşen, birbiriyle çelişen bu hükümleri, hiçbir güçlüğe düşmeden kabul eder. - Yine bunun gibi Enam Suresi’nin 125. ayetinde yer alan,“Allah kimi doğru yola koymak isterse onun kalbini İslamiyete açar, kimi de saptırmak isterse… kalbini dar ve sıkıntılı kılar. Allah inanmayanları küfür bataklığında kılar” (Enam Suresi, ayet 125) şeklindeki hükmü de rahatlıkla benimser. Oysa bu ayet, biraz önce belirttiğimiz gibi birbiriyle çatışan iki tümceden oluşmakta. - Birinci tümcede insanların “Müslüman” ya da “kafir” olmalarının, doğrudan doğruya Tanrı’nın keyfine ve dileğine bağlı bir şey olduğu; - ikinci tümcede ise, Tanrı’nın “kafir” kıldığı kimselerin, yine Tanrı tarafından küfür bataklığına atıldığı bildiriliyor. Kuşkusuz ki, bu, çelişkiden başka bir şey değil. Ancak, şeriatçı kafa yapısında olan bir kimse, Kur’an’ın Tanrı ağzından çıkmış sözlerolduğuna inandığı için, bu kitapta çelişki diye bir şey olamayacağını düşünür; çelişki diye bir şey kabul etmez. - Kur’an’daki çelişkileri “çelişki” olarak görmez; çelişkili görünen hükümlerde, olsa olsa “hikmet vardır” diye düşünür! Dipnotlar; 1)Elmalılı Hamdi Yazır. Hak Dini, Kur’an Dili, Bedir Yayınevi. İstanbul 1993 c 5, s.3984. 2)Elmalılı H. Yazır, aynı eser, c.7, s.4611. 3)Çeviri Elmalılı H. Yazır’ındır. Diyanet Vakfı çevirisinde şöyle: “Herkese işlediklerinin karşılığı verilir. Kendilerine haksızlık yapılmaz… “ (Ahkaf Suresi, ayet 19). 4)Elmalılı Hamdi Yazır, aynı eser, c.6, s.4351. Mustafa:Ben ALLAHA inanirim , FELLAHA degil.Benden ALLAH hicbirsey istemiyor,iisteyan ALLAH degil FELLAHDIR.Benden calismaz,baska kapiya. Like
  3. iste böyleee, Acele edin yeni Istanbul hava alanina ortak olmaya.REKLAM. Write a comment... ‎Sakin Safa‎ to MUSTAFA KEMAL İN ASKERLERİ SÖZ SİZDE August 2 at 7:04 AM · Salih Dülger August 2 at 12:25 AM YİNE YANILDILAR YİNE KANDIRDILAR YİNE ÖNCEDEN PARSELLEDİLER YİNE ZENGİNLİKLERİNE ZENGİNLİK KATTILAR YİNE yine YİNE
  4. iste böyleee, Türesin AlçınsoyFollow July 18 at 12:05 PM TESADÜFEN BULDUĞUM İLGİNÇ BİR YAZI OKUMANIZ ÖNERİLİR . 15 TEMMUZ FETÖ DARBESİNİN ARKASINDAKİ ABD VE RUS GÜÇLERİ VE RUSYA'NIN ABD'YE KARŞI ZAFERİ . DARBENİN MECLİSTE ARAŞTIRMASININ REDDİ BU KONULARLA İLGİLİ OLABİLİR Mİ ACABA ??? -------------------------------------- O PİLOTLAR NEDEN KORKTU? O pilotlar Cumhurbaşkanının uçağını neden düşüremedi? 05 Ağustos 2016, Cuma 11:46 Prof Ata Atun'un o gece yaşananlarla ilgili müthiş yazısı... İŞTE O YAZI: ABD ve Nato Erdoğan'ın uçağını neden düşüremediler... Darbe nasıl engellendi ? Dün yabancı basında Türkiye ve KKTC ile ilgili haberleri karıştırırken çok ilginç bir yazıya rast geldim. Yazının orijinali Fransızca yazılmış. Yazarı da Hannibal Genseric. Yazı La Cause du Peuple’de 27 Temmuz günü yayınlanmış. Yazının orijinal başlığı “Comment Poutine a fait « échec et mat » au coup d'état d'Obama en Turquie” ve yayın adresi de https://fr.sott.net/…/28679-Comment-Poutine-a-fait-echec-et…. Söz konusu yazının İngilizce çevirisinin başlığı “How Putin was “checkmate” the coup Obama stated in Turkey” ve Türkçe çevirisinin başlığı da “Obama’nın Türkiye’de yaptırdığı darbeyi Putin nasıl Şah-Mat etti”. Yazının içeriği çok ilginç. Bu nedenle de önce yazarın kim olduğunu, yazdıklarının komplo teorisi mi yoksa araştırmaya dayalı gerçekleri mi yansıttığını araştırdım. Hannibal Genseric Fransız bir Matematikçi ve Bilgisayar Mühendisi. Yani kafası somut analizler yapan bir yapıya sahip. Fransa da yaşayan ünlü bir araştırmacı ve yazar. Araştırma ve yazı alanı Uluslararası ilişkiler ile dünya politikası. Çok çarpıcı bulguları var. Mesela yazılarından bir tanesinde “Genetikçiler atalarımızın Araplar olduğunu söylüyor. Le Pen ve Claude Gueant’de Arap kökenli” diyor, kanıtları ile birlikte. Jean-Marie Le Pen (baba) ve Marine Le Pen (kızı) Fransa’nın en aşırı sağcı siyasi parti olan Ulusal Cephe’nin eski ve yeni liderleri. Hannibal’ın söz konusu yazısında 15 Temmuz darbesi ile ilgili bugüne değin duymadığımız ve Türk basınına yansımamış bilgiler var. 15 Temmuz Darbesi’nin Amerikan Ordusu ve NATO tarafından organize edildiğini, planlayıcılarının da CIA, MI6 ve Mossad olduğunu ve sonucunun da Türkiye’yi Anglo-Siyonist Eksen’den (Anglo-Sionist Axis-ASA) uzaklaştıracağını ve Şangay İşbirliği Organizasyonu’na (Shanghai Cooperation Organization-SCO) veya da Gelişmekte Olan Ülkeler Grubu olarak tanımlanan BRICS’e (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika) yaklaştıracağını belirtmekte. Yazıda özetle dikkat çeken bölümler şunlar: KGB’nin çok iyi çalıştı ve 15 Temmuz Darbesi ile ilgili bilgileri Rus Başkan Vladimir Putin’e çok önceden iletti. Rusya, Türkiye Hükümetini haberdar etmek için detaylı bilgi topladı ve darbecilerin kullanacakları silahlara karşı bir koruma sistemi oluşturdu. İncirlik Üssü’nden yöneltilen bu boyuttaki bir darbenin fiyasko ile sonuçlanmasının nedeni Rusya’nın iki tarafa da çalışan ajanları ekarte etmiş olmasıdır. Bu darbede İncirlik Üssü”ndeki yüksek rütbeli subayların kullanılması çok aptalca oldu. Bu hata darbenin CIA tarafından yapıldığını ortaya çıkardı. Batı güçleri Erdoğan başta olduğu müddetçe, Yeni Dünya Düzeni (New World Order-NWO) projesinin hedefi olan Dünya Devleti’ni kurmanın mümkün olmayacağını artık anlamışlardı. Erdoğan’ın Orta Asya Türk Devletleri ve bir kısım Orta Doğu ülkeleri ile güçlü bir blok kuracağını anladılar ve bu darbeyi planladılar. Kremlin, Türkiye’nin NATO ve AB ile arasının bozulduğunu biliyordu. Başarısız bir darbenin Türkiye’yi Rusya’ya yakınlaştıracağını hesaplayıp, darbe süresince Türkiye Hükümetine yardım etti. Rusya, Suriye, İran ve Batı ülkeleri darbe yapılacağını biliyorlardı. Darbe günü Batı dünyası İstanbul ve Ankara’ya canlı yayınla bağlanmış, CNN’in ünlü sunucusu Christiane Amanpour ise darbeden 2 gün evvel tüm kamera ve yayın ekibi ile Türkiye’ye gelmişti, darbe günü canlı yayın yapabilmek için. Putin, danışmanı Alexander Dugin'i, Türkleri darbe konusunda uyarması için, Ankara'ya çok gizli bir şekilde gönderdi. Dugin Türk Hükümetine uzun bir darbeciler listesi verdi. Darbecilere “karşı darbe” yapılması” bir ay önceden bazı darbecilerin kimliklerinin öğrenilmesi ile başlatıldı. Türk hükümeti 2 bin Türk askerinin (hava ve deniz) tutuklanması için savcıya talimat verdi. Mahkemeler bu talebi reddetti. Feto'cu yargıçlar darbeci generallere bir şeylerin olduğu haberini ilettiler. Bu şekilde, darbe öne alınmak zorunda kalındı. 24 saat susan Amerikan ve Batı medyası, darbenin başarısız olacağını anlayınca, tipik yanıltıcı propaganda ile ortaya çıktı. Madem Erdoğan'ın uçağını F-16'lar gördü niye vurmadılar; çünkü, darbe Erdoğan'ın “Sahte Darbesi”ydi de ondan demeye başladılar. Gerçek ise çok farklıydı. Türk F-16’larının peşinde 7 Rus uçağı ve iki S400 füze sistemi de üzerlerine kilitlenmişti. F-16 pilotlarına ihtar edildi: "Erdoğan'ın uçağına en ufak bir atış yaptığınız takdirde yok edileceksiniz." Bu sebeple, Türk jetleri Erdoğan'ın uçağına ateş edemedi. İncirlik ABD Üssünden 42 helikopterin yok olması ilk anlarda izah edilemedi. Sonradan öğrenildi ki, bu helikopterler Türkiye'yi işgal edecek güçlere katılmışlardı. Bu nedenle Türk hükümeti İncirlik üssünü 2500 polisle kuşatmış, elektriğini kesmis ve Amerika'ya "Ne yaptığınızı biliyoruz, Askerlerinizi bu yüzden güvenceye aldık." Mesajını iletti. Bunun üzerine, Obama işgal güçleri armadasını (bir çok ulustan oluşan ordu) durdurdu….. Söz konusu yazının boyutu benim yazdıklarımın neredeyse 3 misli kadar. Sedece önemli gördüğüm yerleri size aktarabildim. 15 Temmuz darbesinin arkasından bilinen ve bilinmeyen birçok neden, etken ve organizatör var anlaşılan. Kesin olan şu ki, Batı artık Türkiye’den ve Türkiye’nin potansiyelinden çok korkuyor…. Ata ATUN 3 Ağustos 2016
  5. iste böyleee, Write a comment... Tuncay Kandemir shared a video. 3 hrs Play -2:03 Additional Visual Settings Enter Watch And ScrollClick to enlarge Unmute Click for more Posted by TCvatanım 4,324,695 Views 4,324,695 Views TCvatanımLike Page September 22, 2017 Burası Türkiye Değil, Avustralya'nın Başkenti Kanbera.Atatürk Anıtının Açılışını Yapanlar Türkler Değil, Avustralya Halkı..!
  6. iste böyleee, Müslümanlarin USU büyük baslarinda degil,KÜCÜK baslarindadir. Herseyden önce müüslümanlar Kücük baslarinin istedigini yaparlar. Tanistigim bir dokdor söyle demisti. S.Arabistanda 8 yil doktorluk yaptim. Gördügüm kadariyla araplarin % 20 si escinseldir demisti. Fellahlahmislarinda uslari baslarinda degil,KICLARINDADIR. Osmanlida öyle degilmiydi? Osmanlida cinsi sapiklarin orani sanirim % 60,70 in üstündeydi. Fatihi sultani Mehmedi bile SAPIKOGLU sapikti. Kilise papazinin ogluna sulanip siirler yazmisti. Papaz oglunu Fatihe vermeyince,Fatih oglani idam ettirmisti. Müslümanlarin cok sevdigi Fatihleri. Fatih geberince degerli ordusu istanbulu 3 gün boyunca talan etmisti.Yerine gelen bu orduya neden böyle yaptiniz diye bile sormamisti. Islam ülkesinin halifesi olacak olan ALLAHLI, Dedeniz
  7. tolonbey

    Böyle Demokraside Böyle Ceza Olur

    iste böyleee. Milletin anasinin a...……. koyanlarin a...………..bu millet koymadikca TÜRKIYE düzelemez.imammoglunun ikinci gez fazlasiyla kazanmasi halkin uykudan uyaniyor olmasida tbiki büyük gelisme. Erdogani iktidar yapan,besleyen,büyüten CHP dir.CHPde bir Diktator kafaya sahiptir.Erdogana kiralligini kurduran BAYKALDIR.Kilicdarogluda 9 secim kaybiyla defolup gitmemekle,ERDOGANA büyük yardim yapmis olmaktadir.Kilicdaroglu artik parti baskanligi degil nahiye müdürlügü bile yapamaz.Onu partiden atamayan bir partiden birsey beklenemez. TÜRKIYEYI fellahlik morfinlemistir.Bu morfinden kurtulmak kolay olmayacaktir.Cünkü morfini almaya devam etmekteyiz. Cin,ingilterenin eli altindayken Cinde ESRAR,EROIN serbesti.Üstelikte Cine yilda 60.000 sandik uyusturucuda sokuluyordu.Halk bol bol uyusturucu kullaniyor.Kahvelerr ESRAR tekkeleri olmustu.Cin imparatoru dayanamayip ingiliz kiralina bir mektup yazar.Siz kendi ülkenizde yasak ettiginiz ESRAR ve EROiNi neden Cinde serbest ettiriyorsunuz?Tabiki bu soruya ingiliz kirali yanit vermiyor. Cinde MAO denen KOMUNiST bir Adam cikiyor,etrafina topladiklariyla heem kiralliga hemide müstemlekecilige savas acar hem kiralligi TEPELER hemide müstemlekeci Ingilizleri.Bu adamin cizdigi yolda yürüyen Cin bugün amarikayi ha asdi hada asmak üzere,Almanya bile Cinden KREDi istemektedir.Cin bankalaridan DOLARLAR artik tasmaktadir.MAONUN cizdigi yolda yürüyen Cin birkac yil sonra amarikayida gerilerde birakacaktir. Demekki Islam dünyasina verilen UYUSTURUCU Cine verilenlerden kat kat fazlaki KOMUNiST MAO Cini afyonlayanlari TEPELEDIGI halda bizim sevgili ATATÜRKÜMÜZÜN CHP si bunu basaramamis parti uYUSTURUCULARIN eline gecmistir.Sagolsun imamoglu partiyi %40 uyusturucudan temizlemistir.Uyanan chp liler ATÜRKCÜLÜGE Meyle baslamislar.Bu hareket cogunu korkutmustur.Umariz imamoglu bu yolda basaiya ULASIR. Dedeniz.
  8. iste böyleee, d MEVLANA veeeee SEMS SAPIKLARININ GERCEK YANLARI. Buyurun okuyun MEVLANA (!)]’NIN İSLAMA AYKIRI GÖRÜŞLERİ - Yazmış olduğu şiirlerle tarihin derinliklerinden günümüze kadar adından söz ettiren Mevlana Celaleddin-i Rumi hiç şüphesiz, dünyanın en büyük şairlerinden bir tanesidir. - Tarih boyunca İslam dışı dinlerin mensupları tarafından sevilen Mevlana, - şiirleriyle ve bazı inançlarıyla dünyada adından söz ettiren ender şairlerden bir tanesidir. - İnsanlar üzerinde şiirlerinin derinlemesine bıraktığı iz o kadar kuvvetli ki; bunun etkisiyle bu gün kabrinin bulunduğu Konya, dünyanın dört bir yanından gelen sevenleri tarafından sürekli ziyaret edilen bir yer haline gelmiş durumda. Mevlana insanların gözünde dünyanın en büyük şairlerinden bir tanesi olabilir. Ya da milyarlarca insanın gönlüne taht kurmuş bir şahsiyet olabilir. - Ne denirse densin şu bir hakikattir ki, Mevlana bir İslam âlimi unvanını alamamıştır. - İslam adına ne vermiş olduğu bir fıkıh kitabı, ne bir akaid kitabı ne de başka herhangi bir eseri mevcuttur. - Şiire olan aşırı merakından dolayı İslami söylemlerle sözlerini süsleyip, insanlara sunmuştur. - İslam’ın bazı güzelliklerinden ilham alarak yazmış olduğu birçok hikâye tarzı şiiri mevcuttur. - Aslında yazmış olduğu kitabın kendisine ait bir kitap değil, bizzat Allah tarafından kendisine indirilmiş bir kitap olduğunu söylemektedir.(yani mevlana nerdeyse ben Allahim yada ben Allahin bir ogluyum deyecekti bu SAPIK) Tıpkı Tasavvuf dinine mensup din kardeşi Muhyiddin ibn Arabî gibi o da yazmış olduğu kitabın, Allah katından kendisine indirildiğine inanmaktadır. - Hocası (ASKI)Şems-i Tebrizî ile karşılaşmasından sonra hayatı tamamen değişen Mevlana, Tasavvuf inancına büründü. - Hocası Şems-i Tebrizî gibi ’’Hulûliye‘’ inancından olan Mevlana’nın, Allah’ın kendisine hulûl ettiğine ve Panteizm’e olan inancının izlerini kitaplarında da açık bir şekilde görebiliriz. - Aynı şekilde şiirsel sanatının tamamını döktürüp yazdığı mesnevisinin bizzat Allah(c.c) tarafından kendisine indirildiğini diyebilecek kadar ileri gitmiştir. - Allah(c.c) tarafından indirildiğini iddia ettiği Mesnevi’sinde; hikâyeleri pornografik öğelerle süsleyip insanlara sunmuştur. - Maalesef bugün büyük Allah dostu(!), evliya diye adlandırılan Mevlana’nın, İslam’a aykırı görüşleri insanlara gösterilmedi. Şimdi Allah dostu, büyük evliya(!) diye adlandırılan Mevlana’nın, İslam dinine aykırı görüşlerini aktaralım. - Söylemiş olduğumuz sözlerle ilgili herhangi bir şüphesi olan varsa, Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin Mesnevi’sine göz atıp araştırma yapabilir. - Sayfa numaralarıyla birlikte Mevlana’nın Kuran’a aykırı görüşlerini sunacağız. - Mevlana hakkında daha geniş bir bilgiye sahip olmak isteyen okuyucular Prof Dr. Mikail Bayram’ın “Sosyal ve Siyasi Boyutlarıyla Ahi Evren-Mevlana Mücadelesi” adlı değerli kitabına başvurabilirler. - MESNEVİ’NİN ALLAH TARAFINDA İNDİRİLDİĞİNİ SÖYLEMESİ Mevlana diğer Tasavvuf önderleri gibi, bizzat kendi yazmış olduğu kitabın kendisine Allah tarafından indirildiğini şu sözlerle bizlere aktarmakta: Bu kitap, Mesnevî kitabıdır. Mesnevi hakikate ulaşma ve yakîn sırlarını açma hususunda din asıllarının asıllarıdır. - Tanrı’nın en büyük fıkhı, Tanrı’nın en aydın yolu, Tanrı’nın en açık bürhanıdır. - Mesnevî, içinde kandil bulunan kandilliğe benzer. Sabahlardan daha aydın bir surette parlar. Kalplere cennettir; pınarları var, dalları var, budakları var. - O pınarlardan bir tanesine bu yol oğulları “sel sebil” derler. Makam ve keramet sahiplerince en hayırlı duraktır, en güzel dinlenme yeri… Hayırlı ve iyi kişiler orada yerler, içerler. Hür kişiler ferahlanır, çalıp çağırırlar. - Mesnevî, Mısır’daki Nil’e benzer: Sabırlılara içilecek sudur. Firavun’un soyuna sopuna ve kâfirlere hasret… Nitekim Tanrı da, “Hakk onunla çoğunun yolunu azıtır, çoğunun da yolunu doğrultur.” demiştir. - Şüphe yok ki Mesnevi gönüllere şifadır, hüzünleri giderir, Kur’ân’ı apaçık bir hale koyar, rızıkların bolluğuna sebep olur, huyları güzelleştirir. Şanları yüce, özleri hayırlı kâtiplerin elleriyle yazılmıştır, temiz kişilerden başkalarının dokunmasına müsaade etmezler. - Mesnevî Âlemlerin Rabbinden inmedir.(SAPIK) - Bâtıl ne önünden gelebilir, ne ardından. Tanrı onu korur, gözetir; Tanrı en iyi koruyandır, merhametlilerin en merhametlisidir. Mesnevî’nin bunlardan başka lakapları da var. O lakapları veren de Tanrı’dır…” (1)(yalancinin) - Mesnevi gönüllere şifa verir, Kuran’ı apaçık bir hale sokar, rızıkları bollaştırır; ona temiz kişilerden başkası dokunamaz. - Kuran’a verilen bütün vasıfları Mevlana Mesnevi’ye verdikten sonra; en sonunda Mesnevi’nin, bizzat Âlemlerin Rabbi tarafından kendisine indirildiğini söylemekte. - Oysa kuranı incelediğiniz vakit, Yüce Allah’ın(c.c) bu vasıfları Kuran için kullandığını şu ayetlerde görebiliyoruz: 25/24 , 2/26 , 80/15-16 , 56/79, 56/80, 41/42 ,12/64… Bu ayetlerin hepsinde Kuran’ın bu vasıflarından bahsedilmekte olduğunu görüyoruz. - Aynı şekilde Mevlana bu vasıfların hepsini Mesnevi’sinde görmektedir. Ve o, bu noktada kendi kitabını Allahın Kitabı ile aynı şekilde görüp kendi yazmış olduğu kitabın Allah tarafından kendisine indirildiğini iddia etmekle Allah’a çok büyük bir iftirada bulunmuştur.(sapikoglu sdapik) - “Şeyh, Tanrı gibi aletsiz işler görür, müridlere sözsüz dersler verir.” (2) - Bir gün Sultan Veled buyurdu ki: Dostlardan biri babama(Mevlana’ya) şikâyette bulundu ve “Âlimler Mesnevi’ye neden Kur’an diyorlar diye benimle bahse girişti. Ben de Kuran’ın tefsiridir dedim.” deyince; babam bir lahza susup sonra a sersem dedi, niçin olmasın? - A eşek niçin olmasın? A oruspu cocugu… kardeşi niçin olmasın? Peygamberlerle velilerin harfi zarflarında Tanrı sırlarının nurlarından başka bir şey yoktur. (3) - Beyit 1840— Tarihçiler, bunu duyunca Bayezid’in tayin ettiği zamanı yazdılar. Adeta şişe benzeyen kamış kalemlerini kebapla bezediler. Tanı o zaman, o tarih gelip çatınca o padişah doğdu… Devlet satrancını oynadı! Beyit 1845Bayezid’in ölümünden sonra yıllar geçti, Ebu’l Hasan dünyaya geldi. Beyit 1850 — O, padişah Ebu’l Hasan’ın ihsanına, kıskanmasına ait huylar söylediyse aynen zuhur etti. Beyit 1851— Çünkü onun önünde giden levh-i mahfuzdur… Neden mahfuzdur o levh? Hatadan! Beyit 1852 — Bu ne yıldız bilgisidir, ne remil, ne de rüya… Allah, doğrusunu bilir ya, Allah vahyidir! Beyit 1853 — Sofiler, bunu halktan gizlemek için gönül vahyi demişlerdir. Beyit 1855 — Sen istersen onu gönül vahyi farz et! Gönül zaten onun nazargahıdır… Gönül, ona agah olunca nasıl hata eder? (4) - Görüldüğü gibi tamamen Allah’a iftira üzerine kurulmuş bir inanç… - Allah’a(c.c) bu şekilde iftira atanlar hakkında Rabbimiz Allah-u Teâlâ şöyle buyurmaktadır - ’’Allah’a karşı yalan uydurup iftira düzenden veya kendisine hiç bir şey vahyolunmamışken “Bana da vahiy geldi” diyen ve “Allah’ın indirdiğinin bir benzerini de ben indireceğim” diyenden daha zalim kimdir? - Sen bu zalimleri, ölümün ‘şiddetli sarsıntıları’ sırasında meleklerin ellerini uzatarak onlara: “Canlarınızı (bu kıskıvrak yakalanıştan) çıkarın, bugün Allah’a karşı haksız olanı söylediğiniz ve O’nun ayetlerinden büyüklenerek (yüz çevirmeniz) dolayısıyla alçaltıcı bir azapla karşılık göreceksiniz” (dediklerinde) bir görsen.’’(6 Enam/93) - Artık vay hallerine; kitabı kendi elleriyle yazıp, sonra az bir değer karşılığında satmak için “Bu Allah katındandır” diyenlere. Artık vay, elleriyle yazdıklarından dolayı onlara; vay kazanmakta olduklarına. ( Bakara/79) - Kendisine hiçbir şey vahyolunmamışken yazdığı kitabın bizzat Allah tarafından kendisine indirildiğini söyleyen bir insan, nasıl olur da Allah(c.c) dostu olarak gösterilebilir?! - Allah dostu olarak anılan Mevlana, kendi yazmış olduğu kitabın Allah(c.c) katından indirilme olduğunu söyleyerek Allah’a(c.c) iftira atmıştır. - Allah’a(c.c) iftira atan bir insan, bırakın Allah(c.c) dostu olmasını, ancak şeytana dost ve arkadaş olabilir. - Allah(c.c) dostu ve evliyası olarak insanlara anlatılan Mevlana Celalettin Rumi kendi yazmış olduğu kitapta Allah’a(c.c) iftiralar atmaya devam ediyor. - ’’Ormanlar kalem olsa, denizler mürekkep olsa yine Mesnevi’nin biteceğini umma…” (5)(SAPIKOGLU SAPSAPIK) - Oysa ALLAH (c.c) Lokman suresinde kendi kitabı Kur’an için şu açıklamayı yapmaktadır: “Eğer yeryüzündeki ağaçlar kalem olsa, denizler de, arkasından yedi deniz daha kendisine yardım ederek (mürekkep) olsa yine ALLAH’ın kelimeleri tükenmez.” (Lokman: 31/27) - MESNEVİ DE VELİLERİN TANRI’NIN ÇOCUKLARI OLDUĞUNU SÖYLEMESİ Yavrum veliler de Tanrı çocuklarıdır. Onlar ortada olsun, olmasın… Tanrı, mallarını, canlarını korur; onların ahvalinden haberdardır. Sakın noksanlıklarını bulup aleyhlerinde gıybet etme. - Onlar için kin güdenden, onların öcünü alan Tanrı’dır. Tanrı dedi ki: Bu Veliler benim çocuklarımdır. Gariplik âlemindedirler, eşleri yoktur. Ne işleri vardır, ne güçleri. Halkı imtihan için hor ve yetim görünürler. Fakat hakikatte dostları da benim, nedimleri de. Hepsi de benim korumama arka vermiştir. Sanki onlar, benim cüzülerimdir. Sakın, sakın! Bunlar benim hırka giyenlerimdir. (6) - Mevlana velileri, Tanrı’nın çocukları olarak gördüğünü açıkça söylemektedir. Yani Hıristiyanların Baba, Oğul ve Kutsal Ruh (Teslis) akidesini bu şekilde, az da olsa benimsediğini göstermektedir. - Mecazi anlamda da olsa bir kişinin, velileri Tanrı (ALLAH)’nın çocukları olarak görmesi, İslam inancına göre küfürdür. Allah (c.c) şöyle buyuruyor: - “ “Rahman çocuk edindi” dediler. Hakikaten siz, pek çirkin bir şey ortaya attınız. Bundan dolayı, neredeyse gökler çatlayacak, yer yarılacak, dağlar yıkılıp düşecektir! Rahman’a çocuk isnadında bulunmaları yüzünden… Hâlbuki çocuk edinmek, Rahman’ın şanına yakışmaz. Göklerde ve yerde olan herkes, istisnasız, kul olarak Rahman’a gelecektir.” (19 Meryem/88-93) - “Yahudiler, Üzeyir Allah’ın oğludur, dediler. Hıristiyanlar da, Mesih (İsa) Allah’ın oğludur dediler. Bu onların ağızlarıyla geveledikleri sözlerdir. (Sözlerini) daha önce kâfir olmuş kimselerin sözlerine benzetiyorlar. Allah onları kahretsin! Nasıl da (haftan batıla) döndürülüyorlar!” (9 Tevbe/30) - BİR ŞEYHİN BAYEZİD’E KABE BENİM: BENİM ÇEVREMDE TAVAF ET DEMESİ ’’ 2210: Ümmetin şeyhi Bayezid, Hac ve Umre için Mekke’ye doğru koşuyordu, ilk defa gittiği şehirde değerli kişileri soruşturup arardı.. 2 - - - MEVLANA’NIN BOZUK ALLAH İNANCI (sapikoglu sapik) Mevlana tıpkı Muhyiddin-i Arabî gibi, bozuk bir Allah inancını, temelini Panteizm inancından alıp zihninde oluşturmuştur. - Tasavvuftaki Allah inancının kökü Kuran’a dayanmamakta; - gerek Mevlana olsun gerekse tasavvuf inancını benimseyen muttasavvuflar olsun bu insanlar Allah inancını Panteizm inancını da alıp, Vahdeti vücut inancı olarak akideleştirmişlerdir. - Mesela, Mevlana -hâşâ- evliyaları Allah’ın(c.c) çocukları olarak görebiliyor ya da her şeyin –hâşâ- Allah olduğunu, canlıların hepsinin Allah’ın birer parçaları olduğuna inanabiliyor. - Mevlana’nın, Allah inancını tıpkı diğer tasavvufçular gibi Panteizm inancından aldığını açık ve net bir şekilde kitaplarındaki şu sözlerle görebiliyoruz: - “Bir işin yapılmasını söylediği zaman Şeyh Muhammed Hâdim, inşallah deyince Mevlana bağırıyor. A aptal, ya söyleyen kim? (39.b) Fakat bu Tanrılığı kendisine hasretmiyor (bir şey arzulamak). Onca herkes o’dur (Allah’tır) ve insan insanlığını anlayınca O (Allah), olur. (8) - Tanrının adlarından birisi de Mümin’dir. İman eden kul da mümindir. Mümin müminin aynasıdır. Tanrı onda, o aynada tecelli etti demektir. Yani aynada gibi olan mümin kulda, Mümin olan Tanrı tecelli ediyor. Tanrıyı görmek istiyorsan gel aynaya bak da onu gör. (9). Enelhak kadehiyle bir yudumcuk içen sızdı Tanrılık şarabından - Şişelerle, küplerle içtim ben, sızmadım, ben, sultanların aradığı sultan.” - “Ben hacetler kıblesiyim. Gönlün kıblesiyim ben. Ben Cuma mescidi değilim, insanlık mescidiyim ben. ”Gönlü sâf sûfiyim ben; benim tekkem âlem, medresem dünya benim. -SAPIKLIGIN COK GUVVATLI eyyyyyyyyyy ATESPEREST mevlana.. - Değilim abalı sûfilerden.”“İster münacat eri ol sen, Meyhane rindi istersen; bundan sanki ne çıkar? Yok Cumartesiymiş, yok Cumaymış, bence ne fark var? (10) Sabah oldu, ey sabahın penahı Tanrı! (Ben özür serd edemiyorum), bize hizmet eden Hüsamettin’den sen özür dile! Aklı-ı Kül’lün ve canın özür dileyeni sensin; canların canı, mercanın parıltısı sensin. “Sabahın nuru parladı, bize de bu sabah çağında senin Mansur şarabını içmekteyiz.” (11) - Mevlâna bu sözleriyle, ben Allah’ım diyen Hallacı Mansur gibi sabaha kadar Vahdet-i Vücûdçuluk yaptığını söylemekte ve bununla da (hâşâ) “sen Husameddin’den özür dile” demek suretiyle Allah’a minnet etmektedir. Mevlana bu sözleriyle ben Allah’ım diyen Hallacı Mansur, Muhyiddin-i Arabî, Abdülkerim el-Cili, Hasan Rıdvan, İmam’ı Rabbani gibi Vahdet-i Vücudu savunmaktadır. Vahdet-i Vücud inancı (Panteizm) tasavvufun en büyük akidesidir. Bu konuda son bir örnek de Mevlana’yı Mevlana yapan hocası Şems-i Tebrizi’den verelim. Bakın Şems-i Tebrizi, Allah’ı ne şekilde görüyor: - - Yine buyurdular ki: Mevlana Şems-i Tebrizî’nin Kimya adında bir karısı vardı. Bir gün Şems hazretle­rine kızıp Meram bağları tarafına gitti. Mevlana haz­retleri medresenin kadınlarına işaretle: “Haydi gidin Kimya Hatun’u buraya getirin; Mevlana, Şemseddin’in gönlü ona çok bağlıdır” buyurdu. - Bunun üzerine kadın­lardan bir grup onu aramaya hazırlandıkları sırada Mevlana, Şems’in yanına girdi. Şems, şahane bir ça­dırda oturmuş, Kimya Hatunla konuşup oynaşıyor ve Kimya Hatun da giydiği elbiselerle orada oturuyordu. Mevlânâ bunu görünce hayrette kaldı. Onu aramağa hazırlanan dostların karıları da henüz gitmemişlerdi. Mevlânâ dışarı çıktı. - Bu karı kocanın oynaşmalarına mâni olmamak için medresede aşağı yukarı dolaştı. Son­ra Şems “içeri gel” diye bağırdı. Mevlânâ içeri girdiği vakit, Şems’ten başkasını görmedi. Bunun sırrını sor­du ve: “Kimya nereye gitti” dedi. Mevlânâ. - Şems: “Yü­ce Tanrı beni o kadar sever ki istediğim şekilde yanıma gelir. Şu anda da Kimya şeklinde geldi” buyurdu, işte Bayezid’in hali de böyle idi. Tanrı ona daha sakalı bit­memiş bir genç şeklinde göründü. (12) - Yıllarca bize büyük Allah dostu, evliya olarak tanıtılan bu insanların akide inançları bunlardan ibarettir. - Allah’ı kadın kılığında gördüğünü söyleyebilecek kadar aşağılık bir duruma düşen bu insanlar Allah dostu, Allah evliyası olarak ilan edildiler. - MEVLANA CELALEDDİN-İ RUMİ’YE GÖRE HZ. MUSA FİRAVUN MÜCADELESİNDE KİM HAKLI - Görüldüğü gibi İslam akidesini adeta oyuncak haline getirdiklerinden dolayı, artık Musa’yı da Firavun görmeye başlıyorlar, - Firavunu da Musa…(!) Yani imanı küfür, küfrü ise iman olarak görebiliyorlar. - Hatta Mesnevi’nin 2467-2468. beyitlerinde Firavun’a, Musa demekle, - Musa ile Firavunun aynı şahıs olduğunu, dolayısıyla küfür ile imanın aynı şey olduğunu söylüyor Mevlana. Şöyle ki: - 2465 beyit: Beni bir an ay yapıyor, bir an kara. Allah’ın işi bundan başka bizzat ne olur? - Ol oldu. Hükmü sopalarının önünde mekân ve mekânsızlık âlemlerinde koşuyoruz. Renksizlik renge esir olunca, bir Musa-başka bir Musa ile savaşa tutuştu. Sahip olduğun renksizliğe ulaştığında, Musa ile Firavun barışıktı. Bu nükte üzerinde sualin olursa, renk dedikodudan uzak olur mu? 2470 Beyit: Bu şaşılacak şeydir. Bu renk renksizlikten doğdu, renk renksizlikle nasıl savaşa girişir. Yağın aslı suyla fazlalaşır. Sonuçta suyla nasıl zıtlaşır? Madem gül, dikendir ve diken gülden… Niçin her ikisi savaş ve macera içinde? Veya bu savaş değil, hikmet içindir. Tıpkı eşek satıcıların savaşı gibi sanattır. Veya ne budur, ne o şaşkınlıktır. Define aramalı, bu harabedir. - 2480: Görünüşte o seni kendine çağırıyor, içtense seni ret sopasıyla kovuyor. Ey akıllı kişi! Tersine nallar vardır. Firavun’un nefretini Musa’dan bil. (13) “Hiç biz Müslümanları, kâfirler gibi tutar mıyız? Ne oluyor size? Nasıl (böyle saçma) hüküm veriyorsunuz? Yoksa sizin bir kitabınız var da, onda mı okuyorsunuz?. Onda, beğendiğiniz her şey sizin için mutlaka vardır (diye mi yazılı)? Yoksa “Ne hükmederseniz mutlaka sizindir” diye sizin lehinize olarak tarafımızdan verilmiş, kıyamet gününe kadar geçerli kesin sözler mi var? Sor onlara: Bu iddiayı onların hangisi savunacak? Yoksa ortakları mı var onların? Sözlerinde doğru iseler, hadi getirsinler ortaklarını!” (Kalem35-41) - MEVLANA’YA GÖRE CEHENNEM SENBOLİK BİR YERDİR - Tasavvufçuların kullandıkları metotlardan biri de, insanları kendi yollarında yürütebilmek ve doğru yolda gidenlerin yollarından alıkoymak ve dolayısıyla kendilerine bağlamak için peygamberleri ve müminleri kötüleyebiliyorlar. - Böylece kendilerinin ve gittikleri yolun iyi olduğunu insanlara yutturmaya çalışıyorlar. - Ayrıca insanları bu tuzaklarına düşürmek için, kullandıkları diğer bir metot da Bâtıniliği şiddetle savunmaları. - Onların batın anlayışına göre örneğin; minare dense, muhakkak bunu kuyu olarak anlamak lazımdır. Birisine bunu yutturdular mı artık ona kabul ettiremeyecekleri hiçbir şey kalmaz. Öyle ki, İslam dininde Allah bir mi deniyor; sofist buna karşılık her şeyin Allah olduğunu kabul ettirmeye çalışır ve etiket olarak kendisinin Allah olduğunu hemen iddiasının üzerine yapıştırır. - İslam dininde cennet güzelliğiyle mi övünülüyor; sofist bunun iyi bir şey olmadığını, ahmakları kandırmak için kurulmuş bir tuzak olduğunu kabul ettirmeye çalışır. İslam dininde cehennem kötü bir yer olarak mı bildiriliyor; sofist onun iyi bir şey olduğunu içindekilerin ondan çıkmak istemediklerini kabul ettirmeye çalışır. - Şöyle ki: Cenneti bu kadar kötüleyen sofu’lar, cehennemi övmekten geri durmazlar, öyle ki: Mevlana için cehennem bir ceza yeri değil, arızi kötülükleri temizleyen, insana hiçbir zarar vermeden olgunlaşma kazandıran bir yerdir; ateşi ise kırmızı şarap gibidir. Mevlana bu konuda şöyle demektedir: - “Cehennem ateşi, ancak kabuğu yakar. Ateşin içle hiçbir işi yoktur. Ateşi içe yayılım verirse mutlaka bil ki onu pişirmek içindir, yakmak için değil. Tanrı, hüküm ve hikmet sahibi oldukça bu kaide daimidir. Geçmiş zamanda da böyledir, gelecek zamanda da. Lâtif iç, hatta kabuklar bile onun tarafından yargılanırken artık nasıl olur da içi yakar? - Uzaktır ondan bu. Hatta inayet eder de bu inayeti yüzünden başına vurursa bile ona iştah verir, o kırmızı şarabı içirir.” (14) “Rabbinden apaçık bir delil üzerinde bulunan kimse, kötü işi kendisine güzel görünen ve heveslerine uyan kimse gibi olur mu?” ( Muhammed/14) - “O küfredenler, bölük halinde cehenneme sürülür. Nihayet oraya geldikleri zaman kapıları açılır, bekçileri onlara: Size, içinizden Rabbinizin ayetlerini okuyan ve bugüne kavuşacağınızı ihtar eden peygamberler gelmedi mi? derler. “Evet, geldi” derler ama azap sözü kâfirlerin üzerine hak olmuştur. Onlara: “İçinde ebedî kalacağınız cehennemin kapılarından girin; kibirlenenlerin yeri ne kötü!” denilir.” (Zümer/71-72) - “Şüphe yok ki kâfir olanlar, yeryüzündeki her şey ve bunun yanında da bir o kadarı kendilerinin olsa da kıyamet gününün azabından kurtulmak için onu fidye verseler onlardan asla kabul edilmez; onlar için acı bir azap vardır. Ateşten çıkmak isterler, fakat onlar oradan çıkacak değillerdir. Onlar için devamlı bir azap vardır.” (5 Maide/36-37) - MEVLANA’YA GÖRE BÜTÜN DİNLER TEK’DİR - Mevlana, kendisinin hakikatler ve dinler konusundaki görüşünü anlatırken, kendisinin böyle şeylere bağlı olmadığını, mızrağın kalkanı deldiği gibi, böyle şeylerden kurtulup uzaklaştığını anlatmaktadır. Ona göre, geceyle gündüz birdir, dolayısıyla aydınlıkla karanlık da birdir ve kesin hakikat diye bir şey yoktur. Kesin hakikat kabul etmemekle de, bütün dinler ve bütün şeriatların aynı olduğunu yani herhangi bir gerçeği temsil etmediklerini söylemektedir. Zaten aslında bu düşünce Tasavvuf inancının temelini oluşturmaktadır. - Bu konuda Mevlana görüşünü şöyle belirtmektedir: - “Mızrak, kalkandan nasıl geçerse ben de gündüzlerden, gecelerden öyle geçtim (onlar, beni tutamadıkları gibi onlardan bana bir şey de bulaşmadı.” “Ondan dolayı bence bütün şeriatlar, bütün dinler birdir. Bence yüz binlerce yılla bir saat aynı.”(15) “Ondan dolayı bence bütün şeriatlar, bütün dinler birdir. Bence yüz binlerce yılla bir saat aynı.” (16) - Hiç şüphesiz din, Allah(c.c) katında İslam’dır. Kitap verilenler, ancak kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki “kıskançlık ve hakka başkaldırma” (bağy) yüzünden ayrılığa düştüler. Kim Allah’ın ayetlerini inkar ederse, (bilsin ki) gerçekten Allah, hesabı pek çabuk görendir. (Ali İmran Suresi, 19) - Peki onlar, Allah’ın dininden başka bir din mi arıyorlar? Oysa göklerde ve yerde her ne varsa -istese de, istemese de- O’na teslim olmuştur ve O’na döndürülmektedirler. (Ali İmran Suresi, 83) - Kim İslam’dan başka bir din ararsa asla ondan kabul edilmez. O, ahirette de kayba uğrayanlardandır. (Ali İmran Suresi, 85) - MEVLANA’YA GÖRE İÇKİ HELAL DİR - Mevlânâ, nihayet halka haram olan şarabın kalenderlere helâl olduğunu söyler ve der ki: “Zevk veren her şey, şu aşağılık kişiler, bir delil elde edip dadanmasınlar diye nehyedilmiştir. Yoksa şarab, çeng, güzel sevmek ve sema, haslara helâldir, aşağılık kişilere haram. (17) - Yine dostların olgunlarından nakledilmiştir ki: Bir gün kıskanç fakihler inkâr ve inatları sebebiyle Mevlana’dan: ’’ Şarap helal midir veya haram mı ?’’ diye sordular. Onların maksadı Şemseddin’in şerefine dokunmaktı. Mevlana kinaye yolu ile: ’’ İçsen ne çıkar? Çünkü bir tulum şarabı denize dökseler deniz değişmez ve denizi bulandırmaz. Bu denizin suyu ile abdest almak ve onu içmek caizdir. Fakat küçücük bir havuzu, şüphesiz bir damla şarap pisletir.böylece tuzlu denize düşen her şey tuz hükmüne girer. Açık cevap şudur ki, eğer Mevlâna Şemseddin şarap içiyorsa, her şey ona mubahtır. - Çünkü o deniz gibidir. Eğer bunu senin gibi bir kahpenin kardeşi yaparsa, ona arpa ekmeği bile haramdır.” buyurdu.(18) - Her ne kadar birçok tasavvuf mensubunun sözde mecaz anlamda kullanıldığı iddia edilse de, açık bir şekilde Mevlana’nın içkiye bakışını bu şekilde öğrenebiliyoruz. Çok açık bir şekilde gösteriliyor ki Tasavvuf dininde her şey serbest. Delil mi arıyorsun? Şeyh yaptıysa bir bildiği var. - Sen onlardan daha mı iyi biliyorsun? Al sana delil! Gerisini kurcalama! “Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar (putlar), fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir; bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz. Şeytan içki ve kumar yoluyla ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi, Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık (bunlardan) vazgeçtiniz değil mi?” ( Maide90-91) - KAYNAK 1) Şark İslâm Klasikleri, Mesnevi, Mevlâna, M.E.B. Yayınları, İstanbul 1988 çeviren Veled İzbudak. Cilt 1. Önsözden.Ayrıca bakın Mevlana Celaleddin Rumi Yeni şafak yayınları Mesnevi cilt 1 sayfa 39 Çeviren Prof.Dr . Adnan Karaismailoğlu 2) Şark İslâm Klasikleri, Mesnevi Cilt 2 Mevlana M.E.G.S.B. Yayınları 1988 baskısı, sayfa 101 3) Şark İslâm Klasikleri, Mesnevi Cilt 4 Mevlana M.E.G.S.B. Yayınları 1988 baskısı, sayfa 326 4) Şark İslâm Klasikleri, Mesnevi, Mevlâna, M.E.B. Yayınları, İstanbul 1988 çeviren Veled İzbudak. Cilt 4. sayfa 151 5) Şark İslâm Klasikleri, Mesnevi, Mevlâna, M.E.B. Yayınları, İstanbul 1988 çeviren Veled İzbudak. Cilt 6. Sayfa 178 6) Şark İslâm Klasikleri, Mesnevi, Mevlâna, M.E.B. Yayınları, İstanbul 1988 çeviren Veled İzbudak. Cilt 3 Beyitler-7-8, sayfa 75-80.)Mevlana Calaleddin Rumi, Mesnevi, Hazırlayan: Adnan Karaismailoğlu, Yeni Şafak Kültür Hizmeti, 2004 Cilt 1, Sayfa 289 7) Mevlana Calaleddin Rumi, Mesnevi, Hazırlayan: Adnan Karaismailoğlu, Yeni Şafak Kültür Hizmeti, 2004 Cilt 1, Sayfa 234-235 Ayrıca bakın Şark İslâm Klasikleri, Mesnevi, Mevlâna, M.E.B. Yayınları, İstanbul 1988 çeviren Veled İzbudak. Cilt 2. Sayfa 171-172-173 (Mevlânâ Celâleddin, İnkılâb Kitabevi, İstanbul 1985, Dördüncü Basım. Abdulbâki Gölpınarlı, sayfa 292) Ayrıca bakınız ( Şark İslâm Klasikleri, Mesnevi. Mevlâna, M.E.G.S.B. Yayınları, İstanbul 1988 çeviren Veled İzbudak. Cilt 1. Sayfa 144 Beyit 1807-8-9. ) 9) Şark İslam Klasikleri, Ariflerin Menkıbeleri, Ahmet Eflaki Cilt: 2 S. 78, M.E. B. Yayınları 10) Mevlânâ Celâleddin, İnkılâb Kitabevi, İstanbul 1985, Dördüncü Basım. Abdulbâki Gölpınarlı, sayfa 292 11) Şark İslâm Klasikleri, Mesnevi, Cilt I Mevlâna, sayfa 144 12) Şark İslam Klasikleri,Ariflerin Menkibeleri, Ahmet Eflaki,Cilt 2 S. 216 13) Şark İslâm Klasikleri, Mesnevi, Cilt I Mevlâna, sayfa 198) Mevlana Celaleddin Rumi Yeni şafak yayınları Mesnevi cilt 1 sayfa 116-117 Çeviren: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu 14) Şark İslâm Klasikleri, Mesnevi, Cilt VI Mevlâna M.E.G.S.B. Yayını. 1988 Çeviren, Veled İzbudak sayfa 311 – 312, beyitler 3928-3929-3930-3931-3932.) 15) Mesnevi Cilt 1 Mevlana, Meb yayınları sayfa 280 b.3503–3504.) 16) (Şark İslâm Klasikleri, Mesnevi, Cilt I Mevlâna, sayfa 280 – , beyitler 3503–3504.) 17) Abdulbaki Gölpınarlı’nın Mevlana Celâleddin isimli kitabının sayfa 198 – 199 – 200. İnkılâb Kitabevi 1985 baskısı.) 18) Şark İslam Klasikleri,Ariflerin Menkibeleri, Ahmet Eflaki,Cilt 2 S. 216): Com
  9. Iste böyleee, türkler nasil müslüman oldular. Türkler Nasıl ve Neden Müslüman Oldu? - … Diese Seite übersetzen https://turkiye.net/kultur-sanat/turkler-nasil-ve-neden-musluman-oldu Görüldüğü gibi İslam’ın Türklere kabul ettirilmesi hiç de öyle güle oynaya olmamış 70 yıl kadar süren bu kanlı süreç sonunda Arap egemenliğine boyun eğen Türkler Müslüman olanlara sağlanan ayrıcalıkların da etkisiyle eski dinleri olan Şaman- Göktürk dinini terk etmeye başlamışlardır. Zaten bir süre sonra Abbasi devleti (750-1258) dönemi başlayacak, Türk savaşçılar Arap ordularına katılacaklardır. Autor: Erdağ Duru
  10. Iste böyleee. Aminnnnnnnnnnnnnnnnnnn-ofis muhtesem Firavun.Firavun,Amenofis bile cocuklarini birbiriyle evlenmelerine izin vermezken ulu adem babaniz cocuklarini birbiriyle evlendirdi.Ademin Allahi ikinci baska bir adem yaratanadigi icin.Hemde arabin ulu Allahi vucüdü akraba evliligine müsait yaratmadigi halde.Arabin Alölahinin kendi yaptigindan habari yok. Eeeeeeeeeeeeeeeeee arapdan olacak Allah bukadar olur.
  11. tolonbey

    TÜRKLER KATLiAMLARLA MÜSLÜMAN YAPILDILAR

    Iste böyleee, Arapların Türk katliamları ve Cengiz Han'ın … Diese Seite übersetzen https://www.youtube.com/watch?v=QMiAyouHyp8 11.03.2012 · Türkler Nasıl Müslümanlaştı? Türk-İslamcı resmi tarihimizin gizlediği konu : Türkler nasıl Müslümanlaştı? Tarih ders kitaplarımızda bu konuda tek cümle ile Türklerin 9. ve 10 ... Autor: KemalistKonya Aufrufe: 977K Videolänge: 6 Min.
  12. iste böyleee, Müslümanlarin arap koruyuculugundan herzamanki gibi YALAN yazip söylediler. Türkler Nasıl ve Neden Müslüman Oldu? - … Diese Seite übersetzen https://turkiye.net/kultur-sanat/turkler-nasil-ve-neden-musluman-oldu Görüldüğü gibi İslam’ın Türklere kabul ettirilmesi hiç de öyle güle oynaya olmamış 70 yıl kadar süren bu kanlı süreç sonunda Arap egemenliğine boyun eğen Türkler Müslüman olanlara sağlanan ayrıcalıkların da etkisiyle eski dinleri olan Şaman- Göktürk dinini terk etmeye başlamışlardır. Zaten bir süre sonra Abbasi devleti (750-1258) dönemi başlayacak, Türk savaşçılar Arap ordularına katılacaklardır. Autor: Erdağ Duru
  13. iste böylleee, Bancali ve yandaslari MHPden KOVULMAK üzere. Mustafa Home Find Friends Create 0Friend Requests Friend Requests Find Friends · Settings Friend Requests See All 0Messages Messages New Group · New Message Recent(1)Message Requests(2) Gök Tanrı - Tengri You sent a link. Apr 20 Yasemin Aksoy You missed a video chat with Yasemin. Apr 17 Facebook User Teşükkerler Mustafa! Tüm soruları cevapladığın için teşekkürler! Eğer numaranızı bıraktıysanız 5-10 gün içerisinde profesyonel danışmanlarımız sizi arayarak tam detaylı bilgi vereceklerdir. Güzel günler sizin olsun! Mar 15 Emine Sezgin Emine hanım sizin için ekistra gelmedik,başka şeyler için gelmiştik.Fazla kalmadık hemen döndük.Akçaya uğradık ev için.,Nazireye uğrayıp blraz zeytin alıp altın olukta tanıdıklara uğrayıp döndük.Ben bilmiyordum sizin ANkarada olduğunuzu.Ama Hanım dediki onlar ankarrada.üzülmenize gerek yok.Hadi hoca kalın,herkese çok selam. Mar 5 Göktürk Tugayı Ocakları Halepte TÜRK çocuklar savaşda.bizde ARAP gençler bizim gızları koşturup duruyorlar.AKP sayesinde.Azda degiller vatanlaeını korumayıp kaçanlar 4 milyon arap ilticacı,sırtımızdan geçiniyürler.Onların yüzünden herşey % 100 zamlandı Jan 24 1Şizofren Teşekkür ederim.. Ilginiz icin.. Jan 15 Osmanlı Ocakları You sent a video. 12/26/18 Kurtalan-56 Bize mesaj gönderdiğin için teşekkürler. En kısa zamanda size yanıt vereceğiz. 12/14/18 Destan Atmaca Buldummmm 10/30/18 TC Hatice Türkay You missed a video chat with TC Hatice. 6/29/18 Show Older See All in MessengerMark All as Read 0Notifications Notifications Mark All as Read · Settings Notifications Tire'de SON DAKİKA has new posts from Ercan Çelik and Ergün Çelik. 16h Nurdan Sezgin also commented on her status. 23h Nurdan Sezgin also commented on her status. 1d Gönülden Sesleniş Ay Işığı also commented on their photo. 1d Tire'de SON DAKİKA has new posts from Ercan Çelik, Ergün Çelik and 3 others. 1d Your post goes against our Community Standards so only you can see it. See options. 2d Your post goes against our Community Standards so only you can see it. See options. 2d Gönülden Sesleniş Ay Işığı also commented on their photo. 1w Gönülden Sesleniş Ay Işığı also commented on their photo. 1w Tire'de SON DAKİKA has new posts from Ercan Çelik and Ergün Çelik. 1w Nurdan Sezgin mentioned you in her comments. 1w Nurdan Sezgin also commented on her status. 1w Nurdan Sezgin also commented on her status. 1w Gönülden Sesleniş Ay Işığı also commented on their photo. 1w Gönülden Sesleniş Ay Işığı also commented on their photo. 2w See All Account Switcher Another person has unread notifications. Account Settings Mustafa Aksoy News Feed Messenger Watch Marketplace Shortcuts Edit 20+ MUSTAFA KEMAL İN ASKERLERİ SÖZ SİZDE 20+ Tire'de SON DAKİKA 11 Mynet Çanak Okey Explore Groups Pages Events Fundraisers Recommendations Crisis Response Friend Lists Memories 11 Games Saved Find Friends Offers Discover People Recent Ad Activity Buy and Sell Groups Jobs Gaming Video Weather Oculus See More... 1 request from Pembe Altın Listings You Recently Viewed €650 15,950 TL 161,000 TL 37,000 TL See More Sponsored Create Ad Holle dir jetzt dein Willkomenspaket --> top10test.de Vergleiche die besten Anbiter miteinander ! 120 Jahre Opel Sondermodelle opel-weismann-frankenthal.de/120-Jahre-Opel.html 120 Jahre Sondermodelle inkl. serienmäßiger Ausstattungshighlights. Jetzt Preisvorteile be... English (US) · Türkçe · Deutsch · Español · Português (Brasil) Privacy · Impressum/Terms/NetzDG · Advertising · Ad Choices · Cookies · More Facebook © 2019 Create Post Photo/Video Tag Friends Feeling/Activity Photo/Video Tag Friends Feeling/Activity Check in Live Video GIF Watch Party Ask for Recommendations Support Nonprofit checkmarkcaution-solidPublic Post StoriesSee All Hasan Aksu News Feed Nurdan Sezgin commented on this. Nurdan Sezgin -M-a----y -1-9---- ------a------t -1-----1---:---04 -AM · Umut KahvesiLike Page -M-a----y -1-8---- ------a------t -1-----1---:---32 -PM · 1 Comment 333 LikeShow more reactions CommentShare Comments Nurdan Sezgin Amin hayırlısıyla inşallah cümlemize Manage LikeShow more reactions · Reply · 23h Write a comment... AfD Fraktion Darmstadt Sponsored ⋅ Paid for by AfD-Darmstadt-Fraktion · Rund 1/3 aller Asylbewerber sind ehemals recht komfortabel mit dem Flugzeug gekommen. Das ergab eine Anfrage der AfD im Bundestag. Aber wie viele es seit einem Jahr und zurzeit sind, darf keiner wissen. Darmstadt mit seiner Nähe zum Frankfurter Flughafen ist wahrscheinlich durch Zuwanderer, die mit dem Flugzeug kommen und Asyl beantragen, mehr betroffen als andere Städte und Gemeinden. Aber Auskünfte über zusätzliche Flüchtlinge bzw. die zahlreichen nicht asylberechtigten Zu...wanderer bekommt die AfD-Fraktion in Darmstadt nicht. Auch schon frühere Fragen in diesem Sinne wurden schlicht nicht beantwortet. Mit dieser Geheimhaltungspolitik steht die Stadt Darmstadt nicht allein. Das CSU-geführte Innenministerium von Minister Seehofer macht ebenso ein Geheimnis aus dieser eigentlich für die Bürger sehr wichtigen Frage. Die Gründe dafür klingen eher wie Ausreden. https://jungefreiheit.de/…/einreise-per-flugzeug-regierung…/ See More Around 1/3 of all asylum seekers have previously been quite comfortable with the plane. This revealed a request from the afd in the bundestag. But how many it has been for a year and currently, no one can know. Darmstadt with its proximity to the Frankfurt airport is probably more affected by immigrants who come by plane and request asylum than other cities and municipalities. But information about additional refugees or The numerous non-immigrant immigrants do not get the af...d faction in darmstadt. Even earlier questions in this sense were simply not answered. With this perfect the city of darmstadt is not alone. The CSU-Guided Ministry of interior of minister seehofer also makes a secret from this very important question for the citizens. The reasons for this sound more like excuses. https://jungefreiheit.de/politik/deutschland/2019/einreise-per-flugzeug-regierung-erklaert-fluechtlingszahlen-zur-geheimsache/ See More · See original · Rate this translation Paid for by AfD-Darmstadt... 8 Comments 8 Shares 141232929 LikeShow more reactions CommentShare Nurdan Sezgin ----1----7 --h--rs- · Şiir SokağimLike Page ----1----7 --h--rs- · LikeShow more reactions CommentShare Comments Write a comment... Nurdan Sezgin ----1----7 --h--rs- · Mevlana Dan Anlamlı Ve Güzel SözlerLike Page ----2----1 --h--rs- · LikeShow more reactions CommentShare Comments Write a comment... Nurdan Sezgin Y-e---------s---ter-d----a---y----- -a---t-- ---12-:08 P------M-- · Duaya Muhtaç Insanlara Beraber Dua Edelim ve ÖğrenelimLike Page -M-a---y---- 2--4-- ------at 1--1:-33--- -----P---M---- · LikeShow more reactions CommentShare Comments Write a comment... Nurdan Sezgin ----1----7 --h--rs- · Duaya Muhtaç Insanlara Beraber Dua Edelim ve ÖğrenelimLike Page ----1----9 --h--rs- · LikeShow more reactions CommentShare Comments Write a comment... Nurdan Sezgin ----1----7 --h--rs- · Medyada yer bulamayanlarLike Page -M----a-----r-c-h-- --1-8 · LikeShow more reactions CommentShare Comments Write a comment... Nurdan Sezgin 1--7--- hrs--------- · Duaya Muhtaç Insanlara Beraber Dua Edelim ve ÖğrenelimLike Page 1--9--- hrs--------- · LikeShow more reactions CommentShare Comments Write a comment... HFH · Hamburger Fern-Hochschule -S-po---n--so-r-----e--d---- · Näher am Leben. Mit einem berufsbegleitenden Fernstudium zum Ingenieur. Jetzt kostenlos informieren! Closer to life. With a inservice distance learning to the engineer. Inform now for free! · See original · Rate this translation Studieren neben dem Beruf Wirtschaftsingenieurwesen Learn More 6 Comments 979797 LikeShow more reactions Comment MSN Türkiye 12 mins · 26-05-2019 Tarihli Gazeteler www.msn.com/…/othe…/26-05-2019-tarihli-gazeteler/ss-BBSWhEI… 111 LikeShow more reactions CommentShare Nurdan Sezgin 1--7--- hrs--------- · Allah'ın MucizeleriLike Page 2--0--- hrs--------- · LikeShow more reactions CommentShare Comments Write a comment... Gül Öztürk 1--0--- hrs--------- · ASKERLİĞİN KISALMASI BİR ABD PLANI MI? Halk bu konuda bilgilendirilmelidir. (Aşağıda alıntı yaptığımız yazı KORKUNÇ denilecek bir plan hakkında Türk Halkını uyarıyor. Yazılanlar doğruysa, vay halimize) ... HALKA SADECE "ASKERİK KISALIYOR" DİYE VERİLEN HABERİN ARKASINI BENİM GİBİ PEK ÇOĞUNUZ DA DÜŞÜNMEMİŞTİR. AMA PERDELENEN VEYA VATANDAŞIN BİLMESİNİ İSTEMEDİKLERİ NELER VAR? YAZIDAKİ MANZARA ÇOK ÜRKÜTÜCÜ. ABD'NİN BOP PROJESİNİN ADIMLARI MI ATILIYOR??? TÜRK ORDUSU TERHİS EDİLİYOR FARKINDAMISINIZ? SANKİ YENİ BİR SEVR ANLAŞMASI İMZALANDI. YENİ ASKERLİK KANUNU KABUL EDİLDİĞİ GÜN TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNİN ERBAŞ ER MEVCUDU BİR ANDA % 80 ORANINDA DÜŞÜYOR BİR GÜNDE KARA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI % 25 MEVCUT İLE KALACAK 300.000 KİŞİLİK BİR KARA ORDUSU 1NCİ CELP 75.000 KİŞİ TERHİS 2NCİ CELP 75.000 KİŞİ TERHİS, 3NCÜ CELP 75.000 KİŞİ TERHİS ORDUDA SADECE 75.000 KALACAK ONLARIN DA 3 AYI VAR BU SARMALI YÜRÜTÜN BAKALIM KAÇ AY SONRA, KAÇ YIL SONRA TEKRAR 300.000 KİŞİLİK BİR KARA ORDUSUNA ULAŞABİLECEKSİNİZ? HEM DE BAYRAM AREFESİ HEM DE TERÖR ÖRGÜTLERİNİN EYLEM YAPMAYA BAŞLADIĞI MAYIS, HAZİRAN AYLARINDA HEM DE AKDENİZ ISINMIŞKEN, HEM DE S 400 KRİZİ DEVAM EDERKEN, AŞAMA AŞAMA ABD AMBARGOSU BAŞLAMIŞKEN, HEM DE TERÖR ÖRGÜTÜNÜN SINIRIMIZIN DİBİNDE 70 000 KİŞİLİK TEÇHİZATLI BİR GÜÇ HALİNE GELDİĞİ GÜNLERDE EY YETKİLİLER, EY SORUMLULAR, EY SİYASET, EY ASKERİ BÜROKRASİ, KOMUTANLAR, GENERALLER SİYASETÇİLER, NEREYE GİDİYORUZ? BOB PLANININ SON AŞAMASINA MI GELDİK? BİRİLERİ ÜLKEYİ NEREYE GÖTÜRÜYOR? ASKERLİK SÜRESİNİN HİÇ BİR HAZIRLIK YAPILMADAN PALDIR KÜLDÜR KISALTILMASININ YARATACAĞI RİSKLERİ GÖRMÜYOR MUSUNUZ? ÜLKEYİ İŞGALE HAZIR HALE GETİRMEK Mİ AMACINIZ? Ne mutlu Türküm diyene... Güner Akca beyden alıntıdır See More 1 Comment 28 Shares 36544949 LikeShow more reactions Share Nurdan Sezgin ---1---------7 hrs- · Ask Seninle GüzelLike Page ---1---------7 hrs- · LikeShow more reactions CommentShare Comments Write a comment... Nurdan Sezgin ---1---------7 hrs- · Cem Sve ---2---------1 hrs- LikeShow more reactions Comment Comments Write a comment... Gül Öztürk ---1---------0 hrs- · 2 Comments 14 Shares 403317474 LikeShow more reactions Share HeyJobs -S-po---n--so-r-----e--d---- · Zur Verstärkung unseres Teams bei WISAG Gebäudetechnik Hessen in Kelsterbach suchen wir nach einem Haustechniker Energie- und Gebäudetechnik (m/w/d) See Translation www.heyjobs.de/jobs-bei-WISAG Gebäudetechnik Hess... Haustechniker Energie- und Gebäudetechnik (m/w/d) in Kelsterbach Moderner, abwechslungsreicher Arbeitsplatz. Attraktives Gehalt! Apply Now 7 Comments 1 Share 22177 LikeShow more reactions CommentShare Nurdan Sezgin ---2---------2 hrs- · Abdullah birisiLike Page ---Y---es----t-----e---rda-----y--- ---a--t 1---:-2-9 --A-M-- · LikeShow more reactions CommentShare Comments Write a comment... Nurdan Sezgin commented on this. Nurdan Sezgin --Ma-y --1---8------- ----at----- ---8:--22-- --P-M- · Abdullah birisiLike Page --Ma-y --1---8------- ----at----- ---4:--08-- --P-M- · 1 Comment LikeShow more reactions CommentShare Comments Nurdan SezginAmin hayırlısıyla inşallah Manage LikeShow more reactions · Reply · 23h Write a comment... Emine Aytekin shared a post to the group: MUSTAFA KEMAL İN ASKERLERİ SÖZ SİZDE. 1--4----- ----h-r-s · Play -3:28 Additional Visual Settings Enter Watch And ScrollClick to enlarge Unmute Click for more Posoflu triangle-downtriangle-up LikeShow more reactions shareShare It looks like you may be having problems playing this video. If so, please try restarting your browser. Close Tayyip Erdoğan’ın ‘örtülü’ dünyası Posted by Posoflu 981,058 Views 981,058 Views PosofluLike Page --Ma-y --2---1------- ----at----- ---8:--14-- --P-M- · Tayyip Erdoğan’ın ‘örtülü’ dünyası 1 Share 911010 LikeShow more reactions Comment Comments Write a comment... Nurdan Sezgin 1--7----- ----h-r-s · Duaya Muhtaç Insanlara Beraber Dua Edelim ve ÖğrenelimLike Page 2--1----- ----h-r-s · LikeShow more reactions CommentShare Comments Write a comment... Nurdan Sezgin 1--7----- ----h-r-s · Mizah AdamLike Page --Ma-y --2---4------- ----at----- ---3:--00-- --P-M- · LikeShow more reactions CommentShare Comments Write a comment... Nurdan Sezgin 1--7----- ----h-r-s · Duaya Muhtaç Insanlara Beraber Dua Edelim ve ÖğrenelimLike Page 1--9----- ----h-r-s · LikeShow more reactions CommentShare Comments Write a comment... Jeep Deutschland -S-po---n--so-r-----e--d---- · Egal, ob Berge oder Stadt: Bei unseren Jeep® Modellen wirst du fündig. No matter if mountains or city: with our jeep ® models you will find it. · See original · Rate this translation www.jeep.de Das Abenteuer wartet Angebot einholen Get Quote 6 Comments 4 Shares 11371121121 LikeShow more reactions CommentShare Nurdan Sezgin -1--7 ----h----r--s · OlumluyorumLike Page -2--3 ----h----r--s · LikeShow more reactions CommentShare Comments Write a comment... Nurdan Sezgin -1--7 ----h----r--s · Duaya Muhtaç Insanlara Beraber Dua Edelim ve ÖğrenelimLike Page -2--0 ----h----r--s · LikeShow more reactions CommentShare Comments Write a comment... Nurdan Sezgin -1--7 ----h----r--s · Duaya Muhtaç Insanlara Beraber Dua Edelim ve ÖğrenelimLike Page 20 hrs · LikeShow more reactions CommentShare Comments Write a comment... MSN Türkiye -1--9 ----h----r--s · Burak Hakkı'dan evlilik iddiası www.msn.com/…/burak-hakkı-evliliğe-sıcak-bakmıy…/ar-AABTKzw… 222 LikeShow more reactions CommentShare Nurdan Sezgin ----1---7 hrs------ · Hisler AynasıLike Page --Ma-----y 2-----4 ---at-- -----3:-----01--- -P-M--- · LikeShow more reactions CommentShare Comments Write a comment... Gül Öztürk -3- -----hr----s · ???? SEN DE PROFİLİNE KOPYALA YAPIŞTIR ???? Ata'mızın boyu 1.74, kilosu ise 75 civarıydı. 42 numara ayakkabı giyiyordu. Ayakkabıları genelde siyah rugandı. ATATÜRK’ün de TC kimlik numası: 10000000146. Aslında bu, birinci sıradaki TC Kimlik numarası. Sondaki 46, güvenlik amacıyla, sistem tarafından otomatik konulmuş. ATATÜRK’ün en sevdiği yemek, etsiz kuru fasulye ile pilavdı. Kahveyi de çok seviyordu. Günde 10-15 fincan Türk kahvesi içiyordu. ATATÜRK’ün tüm gömlekleri beyazd...ı. Takım elbiselerinin modelini kendisi çiziyordu. Lacivert rengi sevmezdi. Bu nedenle gardolabında laciverte yer yoktu. ATATÜRK'ün “Foks” adında bir köpeği vardı. Ata'mız Foks’u Yalova Kaplıcalarına gittiği bir gün, seyyar bir fotoğrafçıdan 50 liraya satın almış. Foks öldükten sonra doldurulup mumyalanmış. Halen de; ATATÜRK ve KURTULUŞ SAVAŞI MÜZESİ'nde sergileniyor. ATATÜRK spor yapmayı çok severdi. Düzenli ata binerdi, yüzerdi ve bilardo oynardı. ATATÜRK çok kitap okuyan biriydi. Yüzlerce kitabı vardı. Ancak en sevdiği kitap, Reşat Nuri Güntekin’in Çalıkuşu adlı romanıydı. Öyle ki, kitabı sürekli yanında taşırdı ve zaman zaman rastgele bir sayfa açıp okurdu. ATATÜRK 44 sayfalık bir Geometri kitabı yazdı. Bugün kullandığımız üçgen, dörtgen, çap, artı, eksi, bölü, oran gibi Türkçe kelimeleri ATATÜRK buldu. ATATÜRK’ün bu kitap dışında 13 kitabı daha var. ATATÜRK; Medeni Bilgiler, Karlsbad Hatıraları, Bölüğün Muharebe Eğitimi gibi hem Askeri hem de Toplumsal konularda kitaplar yazdı. ATATÜRK isminde bir çiçek vardı. Rivayete göre, Ata'mız çok seviyor diye bu ismi koymuşlar. Bir başka iddiaya göre ise Meksika kökenli çiçeği Türkiye’de yetiştiren Bitkibilimciler çiçeğe ATATÜRK ismini verdi. Mustafa Kemal ATATÜRK, son söz olarak, “Aleykümselam” dedi. Anlatılanlara göre, ATATÜRK, doktoruna dikkatle baktı ve “Aleykümselam” dedi. Ardından girdiği komada 30 saat kaldı. 10 Kasım 1938 günü ise maalesef hayatını kaybetti. Ata'mızı Sevgiyle, Saygıyla, Minnetle ve Şükranla anıyoruz. SEN DE PROFİLİNE KOPYALA YAPIŞTIR... ???? Ben ATATÜRK ÇOCUĞUYUM ???? See More 4 Shares 3366 LikeShow more reactions Share Voadent -S-po---n--so-r-----e--d---- · İmplant ve Tüm Diş Hizmetlerimiz İçin Bir Telefon Kadar Yakınınızdayız... Voadent İstanbul Beşiktaş Whatsapp: +90 212 261 1717 İmplant ve Tüm Hizmetlerimiz için sizi arayalım... Learn More 1 Comment 131313 LikeShow more reactions Comment Nurdan Sezgin ----1---7 hrs------ · Cem Sve ----2---1 hrs------ LikeShow more reactions CommentShare Comments Write a comment... Gül Öztürk -3- -----hr----s · Nurdan Sezgin -1--7- h-r------s-- · Kalbin Sevgimle DolsunLike Page -2--0- h-r------s-- · Amin... LikeShow more reactions CommentShare Comments Write a comment... Nurdan Sezgin Y---e---------s----t-e-r----------da-y at--- 12:--36 ----P------M · Abdullah birisiLike Pag Gül Öztür
×
×
  • Yeni Oluştur...