Jump to content

tolonbey

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    7.716
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

tolonbey Hakkında

  • Derece
    Advanced Member
  • Doğum Günü 03-03-1937

Profile Information

  • Gender
    Male

Güncel Profil Ziyaretleri

13.772 profil görüntüleme
  1. tolonbey

    Diyanet işleri başkanlığına sorular soracak ateistler arıyorum.

    İşte ambeleee, Diyenete bir SORUDA benden. Din adamlarını FANFİNFONDA tavan yaptıran NEDİR? DİNDİR mutlakada,dinin nesi? Yorulmamakmı? Enerji sarfedecek bir şey bulamamakmı? AKLI değil,NAKLI(arabın yazdıklarını)devamlı okumakmı? Yoksa Müslüman ülkelerdeki SICAKLIKMI sizi azdırıyor. Senin adamlarından birileri diyürki,bir baba ÖZBEÖZ kızına sarılmada şehvet duyması SUÇ değildir. Bir başka SÜPER SAPIKDA vaazında diyürki,1 yaşındaki bebeylede evlenilir. Bir başka SÜPER SAPIKTA diyürki 6 yaşındaki kızla evlenilebilir. Bir başka SAPIKTA 14 yaşındaki kızla evlenilebilir. Bir SAPIKLAR SAPIĞIDA anayla ,kızkardeşle evlenilemez deye kuranda yazmıyor.Kuranda YASAK olmayan SERBESTTİR demektir ,demek istiyor. Dini kuruluşlarda yatılı kız ve oğlanlara tecavüzler TAVAN yapmaya devam ediyor.Sizin Muhammette evlattigiyla halasının kızını evlendiriyor.Bir gün evlatlığı evde yokken eve gider ve evlatlığını karısının gözlerinin çok güzel olduğunu görünce dayanamaz kız senin GÖZLERİN çok güzel söyler ve çıkar gider.Ardından evlatlık eve gelir.Karısı derki biraz önce babalığın burdaydı.Bana dediki gelinim GÖZLERİN çok güzel.Bu sözü duyan evlatlık derki benim BABALIĞIN canı seni istemiş.------------------------------------------------------------------------------------------------Onun canının istediğini evlide olsa bizim arapların ALLAHI ona verirmiş.Artık sende benim karı değilsin seni BOŞADIM.Sorar karısına benim babalığı sende istiyormusun.?Kadından ses yok.Bu ne demek SUKUT EVET demektir.Bu BOŞAMAYI duyan MEHEMMET tam 99 TAKLA atıp evlatlığını çağırır ve derki,EVLATLIK sen boşadığın karına git onu bana iste.Veeeeeeee evlatlık gider eski karısını eski karısından babalığına ister.Derki ALLAHIN KAVLİ vede Allahın çoh sevdiği peygamber DAYINA seni GARI OLARAK istiyorum lafını daha bitirmeden eski koca,eski KARIDAN ATEŞLİ bir İSTİYORUM,İSTİYORUM,İSTİYORUM deyince,o zaman kalk babalığımın evine git.Kadın göbek atarak yeni kocasına gider. Şimdi diyenete soruyorum İSLAM kimin sözü?ALLAHINMI,ARABINMI MUHAMMEDİN ve ÖĞRETMENLERİNİNMİ??
  2. tolonbey

    İzmir'in kızları neden güzeldir?

    İşte böyleee, Kadınlarıyla ün yapmış bir ülke İrandır.İspanyada 15 gün kaldım ne erkekleri nede kadınları ilgiçekiciler.Donul bir yüzleri sakin ınsanlardırlar.Avrupanın en dürüst insanı Yunanlıları takip ederler.İtalyanlarda güzellik olmadığı gibi 3 kâğıtçılıkta çoktur.Ne boy vardır nede pos.Fıransadada pek beğenilecek tipte ınsan yok.Yunanlılarda güzeldirler.Rusl kadınlarını görenlerin valla UÇKURLARI pat deye kopar.--------------------------------------------------------------------------------------------------Bizim Türklere gelince islamdan önce enaz ikinciydiler.İslamla ÇORBA gibi çok çeşitlerle karıştığımızdan TÜRK-İSLAM TURŞUSU olduk.Genede arasıra rastlanan öyle kadınlar varkiiiii TÜRKLERDE Allah bile uzun zaman seyretmeden duramaz ,VALLADA BİLLADA. Almanyada hastanede iki iri yarı Alman kadınıyla ,birde keçi yavrusu gibi ufacık bir İtalyan kadınla masada oturup konuşuyoruz.Bir ara İtanyan kadın dediki aLMAN kadunları göstererek şunlara bak deve kadar iri yarılar.Bizle Türk kadınları UFACIKTIR ama süzme bal kadar tatlıyızdır deyince Alman kadınlar kalkıp gitti.Derken kadının kocası göründü ,aha dedi kocam geliyür.Dedimki yahu senin kocan çok gençmiş.Mustafa bey dedi,sakın kocamın yanında böyle söyleme bakarsın boşar beni :-)))) Dedigim gibi,İran kadınlarını seçmeye gerek yok.Emrike gadınlarına gelince benim tek tüyüm gıpırdamaz.İllede ERAN hatunları.
  3. tolonbey

    İslam Ne Kadar Tehlikeli Bir Dindir

    İşte böyleee, İSLAM,İnsanları AFYONLAR,BÖLER,PARÇALAr birbirlerine düşman eder.İnsanları ZIRZIRZIR cahal bırakır,gağurlara muhtaç eder.Ülkeleri yıkar yok eder.Afganistan,Irak,Suriye,Yemen,Libya,Sudan vs. gibi.8 milyon İsreilin karşısında 520 milyon Müslüman kaçacak delik arar.
  4. tolonbey

    Kemal Kaşıkçı neden öldürüldü?

    İşte böyleee, Kaşıkcı ŞERİAT rejimine karşı bir adamdı.KURAN derki herkim beni eleştirirse onun ya SAĞ BACAĞINI SOL KOLUNU KESİN,yada SOL BACAĞĞINI SAĞ KOLUNU KESİN.------------------------------------------------------------------------------------Amarikan başkanı bunu bildiğinden içinden şöyle demiş,eger gerçekten Kaşıkcıyı SUUDU hükümedi öldürttüyse SUUDULARIN yeddi sülalerinin defterini dürecem,DİPLERİNEDE ŞAP sürecem.Eger bu işi geçdoğan gibi LAF olsun deye söylemişse elimden gelse ben onun defterini dürerdim.Ama adam hırıstiyan sanırım sözünde durur.Gerçi dinlerin hepsi aynı AL birini VUR ötekine.Ama belki TRUMF ateistir MOŞEDAYAN gibi.Eger ATEİSTSE MOŞEDAYAN gibi,vay geldi SUUDULARIN hembaşına hemide GIÇLARINA.
  5. tolonbey

    Geneleve Kayyum Atandı

    İşte böyleee, VALLA bu Geçdoganın usu yavaş yavaş benide celbe başladı.Sabahtan akşama,akşamdan sabaha kadar BACAKTAN.AMDAN,GÖTTEN,SİKTEN ,SAÇTAN,SAKALDAN BAHSEDENLERDEN birini atamalıydı KERHANAYA.Gerçi onunda ötekilerden pek farkı olacağını sanmıyorum.Ama İnternetteki AZGIN din adamlarından birilerini KERHANALARIN yönetimine adasaydı çoh savabada girerdi.UN elden SU gölden,KAŞI KAŞIYABİLDİGİN KADAR.Halifelerin en böyyügü olan ABTALHAMİT Osmanlıda ilk kerhanayı , RAKI , ŞARAP , BİRA fabrikalarını AÇTIYDI.Müslümanlar bu nedenledir sanırım İSLAMIN BÖYYÜK HALİFESİ ABTALHAMİDİ çok severler.
  6. İşte böyleee, Buyurun CENEZE namazına. Halise But bir video paylaştı. SpSonSsoSrluS · 1 saat ARTIK BİRİ BUNLARIN CEVABINI VERMELİ..!! YOKSA TÜRKİYEYİ BAŞLARINA YIKMALI..! Tekrar Oynat 0:00 Sesini Aç Ek Görsel Ayarları Büyültmek için tıkla 0:00 Tekrar Oynat Sesini Aç Ek Görsel Ayarları Büyültmek için tıkla Daha fazlası için tıkla Görünüşe göre bu videoyu oynatırken sorun yaşıyor olabilirsiniz. Öyleyse, lütfen tarayıcınızı yeniden başlatın. Kapat Izmir'de Çevirme Radar paylaştı 124.016 Görüntüleme Tekrar İzle Paylaş 124.016 Görüntüleme Izmir'de Çevirme RadarSayfayı Beğen 3 saat Altıntaş 341 sokakta sadece 1 suriyelinin kaldığı eve bu kadar koli yardım geldi, bunu gören halk tepki gösterdi. Evde başka koliler cıktıgını söylediler. Halkın tepkisi büyüyünce koliler polisler tarafından toplatıldı.
  7. tolonbey

    OSMANLININ İFLASI

    İşte böyleee, Özellikle İslamcılar okusun bu yazıyıda görsünler ATALARININ BATIŞINI. Sinan MEYDAN – Borç batağındaki Osmanlı’nın sarıldığı Düyunu Umumiye ! ремонт дачи своими руками автоновости Borç batağındaki Osmanlı’nın sarıldığı Düyunu Umumiye ! Bundan tam 143 yıl önce, 6 Ekim 1875'te, Osmanlı İmparatorluğu “iflas” etti. O gün gazetelerde yayımlanan ve yabancı elçilere gönderilen bir kararname ile Osmanlı, bütün iç-dış borçları ve faiz ödemelerini, 5 yıl süreyle, yarı yarıya indirdiğini (yarısını para, yarısını yüzde 5 faizli hisse senetleriyle ödeyeceğini) açıkladı. Osmanlı Bankası'nın mimarı Alexandre Vallaury tarafından 1897'de inşa edilen Düyunu Umumiye binası. Türkiye ekonomisinin McKinsey Danışmanlık Şirketi'ne teslim edileceğinin söylenmesi, akıllara Düyunu Umumiye'yi getirdi. İki haftadır Türkiye, Düyunu Umumiye'yi konuşuyor. Peki, neydi bu Düyunu Umumiye? Neden ve nasıl kurulmuştu? En başından anlatayım… OSMANLI'NIN İFLASI… Osmanlı, 1854-1875 arasındaki 21 yılda toplam 5.297.676.500 frank borç almıştı. Değişik kesintiler nedeniyle Osmanlı'nın eline toplam 3.012.884.714 frank geçmişti. Yani, Osmanlı'ya kabaca 2.300.000.000 frank havadan borç yüklenmişti. Osmanlı'nın ödemesi gereken yıllık faiz ve itfa bedeli ise toplam 299.068.487 franktı. 1874/1875 Osmanlı bütçesinde 25.000.000 Osmanlı lirası gelir gösterilmişti. Fakat gerçek gelir 17.000.000 Osmanlı lirasıydı. Osmanlı'nın, bu paranın 13.000.000 lirasını dış borç için ayırması gerekiyordu. Geriye kalan 4.000.000 lirayla devleti yönetmek olanaksızdı. İflas kaçınılmazdı. (Parvus Efendi, Türkiye'nin Mali Tutsaklığı, s. 33, 34) Kokulan oldu! Osmanlı, 1875'te yarıya indirdiği borç ödemelerini de yapamadı. Mart 1876'da bütün dış borç taksitlerinin ödemelerini durdurdu. 1876'da Osmanlı ekonomik olarak battı. Peki, Osmanlı, nasıl bu kadar derin bir borç batağına sürüklendi? OSMANLI'NIN BORÇ ARAYIŞI… Osmanlı, 1768-1774 Rus Savaşı'ndan sonra, 1775'te “Esham Sistemi” ile yani “hazine bonosu” ihracıyla iç borçlanmaya gitti. Ancak bu sistemle gerekli parayı toplayamadı. Osmanlı, 1783'te Kırım'ın Ruslar tarafından işgalinden sonra, I. Abdülhamit döneminde, ilk dış borç teşebbüsünde bulundu. Fransa, Hollanda, İspanya, hatta Fas'tan bile dış borç alınması gündeme geldi. Uzun tartışmalardan ve görüşmelerden bir sonuç alınamayınca Aydın eyaletinin valilere ait gelirleri “esham” yoluyla satılarak bütçe açığı kapatılmak istendi. Ancak bu girişim bütçe açıklarını kapatmaya yetmedi. (Mübahat Kütükoğlu, Baltalimanı'na Giden Yol, Osmanlı-İngiliz İktisadi Münasebetleri (1580-1850), s. 272) Osmanlı, Kasım 1789'da İngiltere'den 20.000.000 kuruşluk dış borç istedi. İngiltere bu isteğe cevap bile vermedi. O sırada Napolyon Mısır'a saldırmış, Osmanlı, Fransızlarla savaşa tutuşmuştu. Acil paraya ihtiyaç vardı. Aralık 1799'da İngiltere'den bir kere daha dış borç istendi. Ancak İngiltere olumsuz cevap verdi. Osmanlı, 1839'da üçüncü defa İngiltere'den bu sefer 2.000.000 sterlin borç istedi. İngiltere, Osmanlı'ya yine borç vermedi. (Kütükoğlu, s. 273). Dışarıdan borç para bulamayan Osmanlı mecburen içeriye döndü. Osmanlı, 1848'de Galata Bankerleri olarak bilinen sarraflardan çok yüksek faizle borç almaya başladı. 1850'de Avrupa, Osmanlı'ya borç vermeyi kabul etti. Londra'da bir borç sözleşmesi imzalandı. Fakat Osmanlı, daha sonra bu borcu almaktan vazgeçti. Osmanlı, antlaşmayı tek yanlı olarak bozduğundan, borç verenlere 2.200.000 frank tazminat ödedi. (Parvus Efendi, s. 29). OSMANLI'NIN BORÇ BATAĞI… 1853'te, Osmanlı Kırım Savaşı'na girdi. Savaş masraflarını karşılamak için paraya ihtiyaç vardı. Osmanlı, Kırım Savaşı'nda Rusya'ya karşı İngiltere ve Fransa ile birlikte hareket ediyordu. Bu yakınlığın da etkisiyle, 24 Ağustos 1854'te Londra'da Dent-Palmer ve Ortakları, Paris'te Goldscimd ve Ortakları ile 75.000.000 franklık ve yüzde 6 faizli bir borç antlaşması imzalandı. Kesintiler nedeniyle bu paradan ancak 60.000.000 frank Osmanlı hazinesine girdi. (Vedat Eldem, Osmanlı İmparatorluğu'nun İktisadi Şartları Hakkında Bir Tetkik, s. 260.) Bu borçlanmaya, Mısır'dan alınan yıllık vergi “teminat” olarak gösterildi. Ancak bu borç, savaş masraflarını karşılamaya bile yetmedi. Osmanlı, aldığı borcu üretime değil, tüketime yönelik olarak kullandı. Borcun anapara ve faizlerini ödemek için yeni borçlar almak zorunda kaldı. Osmanlı'nın uzun vadeli ve yüksek faizli borç tahvilleri, Avrupa piyasalarında çok tutuldu. Osmanlı'ya borç vermek çok kârlı bir iş halini aldı. Çünkü Osmanlı, Avrupa bankalarına yüzde 15-20 faiz ödüyordu. (Parvus Efendi, s. 33). Yabancı sermayedarlar, tehdit ve rüşvetle Osmanlı devlet adamlarını daha çok borç almaya zorladılar. Galata Bankerleri, yüzde 10-12 komisyonla Avrupa piyasalarından Osmanlı'ya borç para buldular. Sırf Osmanlı'ya borç vermek için yabancı bankalar ve kredi şirketleri kuruldu. Osmanlı Bankası bunlardan biriydi. Sadece borç verenler değil, aracılar da çok kazandılar. (Şevket Pamuk, Türkiye'nin 200 Yıllık İktisadi Tarihi, s. 118). Osmanlı, 1866'dan itibaren ödeme güçlüğü çekmeye başladı. 1873'te dünyada “borsa krizi” çıktı. Avrupa piyasalarından borç para bulamayan Osmanlı, 1875'te iflas etti. (Pamuk, s. 120). Osmanlı, 1854-1875 arasındaki 21 yılda toplam 15 dış borç antlaşması yaptı. 21 yılda kabaca 237.000.000 lira borçlandı, fakat devletin eline ancak 127.000.000 lira geçti. Düyunu Umumiye memurları… Osmanlı maliyesinin yabancı denetimine girmesi… 1876'da II. Abdülhamit padişah olduğunda devlet gelirlerinin yüzde 80'i bile dış borçları ödemeye yetmiyordu. Bu nedenle öncelikle memurların, emeklilerin ve bakanların aylıkları düşürüldü. Bu düşük memur aylıkları bile ancak dört-beş yıl gecikmeyle ödenebildi. (Stanford J. Shaw-Ezel Kural Shaw, Osmanlı İmparatorluğu ve Modern Türkiye, s. 274-275). 93 Harbi sonrasında, 1878'de, Yeşilköy'e kadar gelen Ruslar, yüksek bir savaş tazminatı istediler. Böylece Osmanlı, yılda 35.000.000 kuruştan 100 yıllık bir borç altına daha girdi. (Shaw, s. 275). 1878'de Kıbrıs Adası bir miktar para karşılığında İngilizlere kiralandı. 1878 Berlin Kongresi'nde, alacaklı devletler Osmanlı'ya, İstanbul'da -Osmanlı maliyesini yönetecek- çokuluslu bir mali komisyon kurulmasını kabul ettirdiler. (Doğan Avcıoğlu, Türkiye'nin Düzeni, Birinci Kitap, s. 126-127) Ekonomik bağımlılık beraberinde siyasal bağımlılığı getirdi. Devlet içinde devlet: Düyunu Umumiye! 1881'de İngiliz, Fransız, Avusturyalı, Alman, İtalyan alacaklı temsilcileri ile Osmanlı temsilcileri İstanbul'da uzun görüşmeler yaptılar. Bu görüşmeler sonunda Osmanlı borçları -ödenebilecek biçimde– yeniden yapılandırıldı. II. Abdülhamit, 20 Aralık 1881'de (Hicri takvime göre 28 Muharrem 1299'da) Muharrem Kararnamesi'ni yayımladı. Bu kararname ile Osmanlı'nın toplam 237.138.819 lira dış borcu, 141.505.309 liraya indirildi. Başka bir hesapla Osmanlı'nın toplam 4.568.841.250 frank dış borcu, 2.660.930.850 franka indirildi. (Parvus Efendi, s. 37,38, 233). Muharrem Kararnamesi'ne göre İngiliz, Fransız, Alman, İtalyan, Hollandalı, Avusturyalı ve Osmanlı alacaklıları ile Galata Bankerlerini temsilen toplam 7 üyeden oluşan Düyunu Umumiye (Genel Borçlar) İdaresi kuruldu. Düyunu Umumiye Meclisi'ni oluşturan bu 7 üye 5 yıllık sürelerle seçilecekti. Kurumun başkanlığını, beşer yıllığına, sırasıyla İngiliz ve Fransız delegeleri yapacaktı. Muharrem Kararnamesi ile 1879'da kurulan Rusum-u Sitte İdaresi kaldırıldı. Daha önce buraya aktarılmış olan devletin temel gelirleri Düyunu Umumiye'ye aktarıldı. Osmanlı'nın Düyunu Umumiye'ye bıraktığı temel gelirler şunlardı: 1- Tuz ve tütün tekeli 2- Damga pulu vergisi 3- Alkollü içkiler vergisi, 4- Edirne-Samsun-Bursa İpek Öşrü 5- İstanbul ve birçok bölgenin balık vergisi 6- Tömbeki vergisi 7- Kimi vilayetlerin koyun vergisi 8- Gümrük gelirleri 9- Kazanç vergisine göre ortaya çıkacak fazlalık. Osmanlı Bankası ve Düyunu Umumiye tarafından düzenlenen ‘Osmaniye 1890' adlı yüzde 4 faizli borçlanmanın 22 liralık (20 sterlin, 500 frank, 400 mark) tahvili (Osmanlı Bankası Müzesi). Osmanlı'nın temel gelirlerinin üçte birine el koyan Düyunu Umumiye, Ocak 1882'den itibaren devlet içinde devlet gibi çalışmaya başladı. Kurum, aslında hükümetten ayrı, yabancıların kontrolünde bir özel şirketti. (Parvus Efendi, s. 38) Düyunu Umumiye Meclisi, şirket yönetim kurulu gibi yapılandı. Kurumun İstanbul'da bir genel müdürlüğü vardı. 1897'de Cağaloğlu'nda yapılan gösterişli bir binada (şimdi İstanbul Erkek Lisesi) çalışmalarını yürütüyordu. İstanbul'daki 4 merkez müdürlüğü ile taşra müdürlükleri bu genel müdürlüğe bağlıydı. Kurumun, 1898 sonunda toplam 26 bölge müdürlüğü, 720 il ve ilçe müdürlüğü vardı. Müdürler ve yönetici personel özellikle Avrupalılardan oluşuyordu. Düyunu Umumiye, Osmanlı'nın birçok yerinde şubeler açtı. Binlerce memur istihdam etti: 1 Mart 1912'ye kadar 8.931 memur çalıştırdı. Bunların 5.652'si sürekli, 3.253'ü geçici memurlardı. Bu memurlara çok iyi maaş verdi. Ancak ne gariptir ki, bu özel şirketin memurları aynı zamanda “devlet memuru” niteliği taşımaktaydı ve devletten “emekli maaşı” alma hakkına sahipti. Dahası, burada çalışan yabancılara bile emekli maaşı vermek için ayrıca bir sandık kurulmuştu. (Parvus Efendi, s. 75) Düyunu Umumiye, Osmanlı Maliye Nezareti'nin yanında ikinci bir maliye bakanlığı gibiydi. Çok büyük bir geliri yönetiyordu: Kurulduğunda 2.552.000 Osmanlı lirası kadar bir geliri kontrol eden kurum, 1911-1912'de 8.258.000 Osmanlı lirası kadar bir geliri kontrol ediyordu. Yani, bütün Osmanlı gelirlerinin yüzde 31.5'i Düyunu Umumiye'nin kontrolündeydi. (Parvus Efendi, s. 38) Düyunu Umumiye'nin gelirleri zamanla Osmanlı'nın tüm borcunu kapatacak duruma geldi. Fakat Düyunu Umumiye bu parayla Osmanlı borçlarını kapatmak yerine, Avrupa bankalarından tahviller aldı. Osmanlı'nın çıkardığı hazine tahvillerini alıp Osmanlı'ya kaynak sağlamaktan özellikle kaçındı. Ara sıra Osmanlı'ya faizle “avans” verdi. Bunun karşılığında bazı öşür gelirlerine “güvence” olarak el koydu. Böylece Osmanlı, zaten kendisine ait olan bir paraya, faiz ödeyerek ve öşür gelirlerini ipotek ettirerek ancak sahip olabildi. Osmanlı, 1911'de Trablusgarp'ta İtalyanlarla savaşırken, Düyunu Umumiye, aynı yıl “İtalyan eshamı” satın aldı. Böylece Osmanlı parasıyla Osmanlı'nın düşmanına bile yardım etti. Düyunu Umumiye Osmanlı'nın Trablusgarp Savaşı sonrasında alacağı savaş tazminatına da el koydu. (Parvus Efendi, s. 63-65, 243, 244) Doğan Avcıoğlu'nun ifadesiyle, “Düyunu Umumiye, ülkenin iktisaden sömürülmesine çalışan Avrupa sermayesinin bekçiliğini yapmıştı.” (Avcıoğlu, s. 132) Düyunu Umumiye'nin ekonomiyi kontrol etmesi nedeniyle oluşan “güven ortamında” Osmanlı Avrupa'dan daha uygun koşullarda borç bulabildi. II. Abdülhamit döneminde, 1886-1908 arasında 19 yeni borç antlaşması daha yapıldı. 12.000.000.000 kuruş borç alındı. Kesintiler nedeniyle bunun ancak 10.800.000.000 kuruşu ele geçti. (Shaw, s. 277-279). 1903'te Osmanlı borçları yeniden yapılandırıldı. O sırada 101.500.000 liraya inmiş olan borçlar, 57.800.000 liraya indirildi (Eldem, s. 263). Borç miktarı azaldı, ama yıllık ödemeler hiç azalmadı. Çünkü tutarı azaltılan borçların faizleri arttırıldı. Bu reformun iyi yanı, Düyunu Umumiye'nin, 2.157.375 lirayı aşan gelirin yüzde 75'ini Osmanlı'ya bırakacak olmasıydı. (Parvus Efendi, s. 234) 1914'e geldiğinde Osmanlı'nın toplam 153.700.000 lira dış borcu vardı. Bu borç I. Dünya Savaşı sonunda 303.700.000 liraya çıktı. Üstelik bu borçların sterlin, frank, markla ödenmesi gerekiyordu. Jandarmalı Tütün Rejisi… Düyunu Umumiye, tuz tekelini kendisi işletti. Tütün tekelini ise 30 yıl boyunca iki yabancı bankanın kontrolündeki “Tütün Rejisi”ne bıraktı. Tütün Rejisi, 1883'ten itibaren her yıl elde ettiği kârdan 750.000 lirayı Düyunu Umumiye'ye verecek, kendisi de yüzde 8 kâr alacaktı. Bunlar düşüldükten sonra kalan gelir ise Düyunu Umumiye ile Osmanlı arasında paylaşılacaktı. Daha önce serbest olan tütün üretimi, alımı, satımı tamamen “Tütün Reji”sinin tekeline bırakıldı. Reji, tütün alım fiyatlarını çok düşük, satış fiyatlarını yüksek tutunca kaçak tütün ticareti arttı. Reji, kaçak tütün ticaretine karşı bir kanun taslağı hazırlayıp Osmanlı'ya kabul ettirdi. Osmanlı, 2 Mayıs 1885'te kaçakçılıkla mücadeleyi Reji'ye bıraktı. Reji, kaçakçılarla mücadele etmek için kendi jandarmasını kurdu. Osmanlı, bu tütün rejisinin jandarmasına silah taşıma ruhsatı da verdi. Jandarma ile kaçakçılar arasında yaşanan çatışmalarda çok sayıda insan öldü. Reji, zaman zaman Osmanlı'ya yüzde 6 ve yüzde 12 faizle “avans” verdi. Parvus Efendi'nin hesaplamalarına göre Reji, Osmanlı'ya her yıl 500.000 lira kaybettirdi. 1913'te Reji imtiyazı sona erecekti. O yıl, İttihat ve Terakki, daha önce kaybettiği Edirne'yi Bulgarlardan geri alacaktı. Ordunun masrafları için para lazımdı. Gereken parayı Reji İdaresi sağladı. Buna karşılık Reji imtiyazı 15 yıl daha uzatıldı. (Avcıoğlu, s. 134-137. Parvus Efendi, s. 40, 41, 162, 164) *** *** *** Şu tesadüfe bakın ki, Osmanlı'nın iflas edip tüm önemli gelirlerini Düyunu Umumiye'ye terk ettiği yıl (1881) Atatürk doğdu. Osmanlı'nın bu borçlu-bağımlı düzenine, 42 yıl sonra, Atatürk son verdi. Genç Cumhuriyet, Osmanlı borçlarını 1954'te bitirebildi. Sözü evirip çevirmenin anlamı yok! Düyunu Umumiye, IMF veya McKinsey… Al birini vur ötekine… Kurtuluş, üretime dayalı, bağımsız bir ekonomik düzen kurmakta… Sinan MEYDAN – 08 Ekim 2018 - Sözcü
  8. İşte böyleee, Bu OLAYIN okunmasında ,durumun bilinmesinde ,TEKRARINDA büyük yarar vardır. Canan Karakaya Gündoğdu, R. İhsan Eliaçık'ı Beğenen Arkadaşlar grubunda bir gönderi paylaştı DENİZLİ'NİN KALE İLÇESİNDE 10 SURİYE’Lİ, 14 YAŞINDA TÜRK KIZINA TECAVÜZ ETTİ. HALK AYAKLANIP KENTTE OLAYLAR ÇIKINCA İLÇE GENELİNDE YAYIN YASAĞI GETİRİLDİ! Deni...zli’nin Kale ilçesinde Suriyeli oldukları öğrenilen 10 kişinin, 14 yaşındaki kız çocuğuna tecavüz ettiği iddia edildi. Kentte olaylar çıkarken, Kaymakam Murat Güneş Suriyelilerin sabaha kadar ilçeden tahliye edileceğini söyledi. Suriyeli 10 sığınmacının Denizli’nin Kale ilçesindeki 14 yaşındaki N.D. isimli kız çocuğuna tecavüz ettiği iddia edildi.N.D. adlı kız çocuğunun cinsel istismarı bir arkadaşına anlatmasıyla olay polise bildirildi.İhbar üzerine harekete geçen emniyet güçleri, olaya karışan 10 Suriyeliyle ilgili gözaltı işlemi başlattı. Polis, şüphelilerden 5’ini yakalayıp gözaltına alırken diğer 5 kişinin henüz yakalanamadığı öğrenildi. İLÇE KARIŞTI Olay duyulur duyulmaz ilçede büyük bir kargaşa yaşandı. Adliye ve emniyet önünde toplanan binlerce vatandaş Suriyelilerin kendilerine verilmelerini istedi.Kalabalık kontrol altına alınamayınca çevre illerden Kale’ye takviye ekipler gönderildi. Olayların gece saatlerine kadar devam ettiği öğrenildi. KALE KAYMAKAMI: ‘İLÇEDEKİ SURİYELİLER TAHLİYE EDİLECEK’ Öfkeli kalabalığın dağılmaması üzerine olay yerine gelen Kale Kaymakamı Murat Güneş, megafonla vatandaşları yatıştırmaya çalıştı. Kalabalığı sağduyulu davranmaya çağıran Güneş, 30 Suriyeli ailenin tahliye edildiğini ve ilçede kalan diğer Suriyelilerin de tahliye edileceğini söyledi. tolonbey:Sultanı evliye bu Suriyelileri TÜRKLERDEN çok sevdiğini söylemişti acaba nedeni neola? Osmanlıda öyleydi ,çevre ülkelerde nekadar ilkeller vardıysa ülkeye doldurmuş TÜRKLERİN KÜLTÜRLERİNİ en az % 50 bozdurmuştu. Belçıka kıralı ülkenin BAŞ PAPAZINI çağırır ve derki bize ülke dışından işçi gerekvar, sen milletleri iyi tanırsın hanki ülkeden işçi alalım?Kıral daha lafını bitirmeden papaz derki TÜRKLERDEN.Türkiyeden işçiler alınır ama BELÇIKADA olaylarda başlar.Tecavüzler,hırsızlıklar,kavgalar gürültülerde, Belçıkalı rahatsız olur.Durum kırala kadar gider.Kıral papazı çağırır sen bana TÜRKLERDEN demiştin bu ne yahu şu olaylara bak sana deyince papaz ben gene sözümdeyim Türklerden yanayım.Sen bu işçileri TÜRKLERDEN değil TÜRKİYEDEN aldın.Osmanlı anadoluya çevre ülkelerde nekadar ilkel canlı vardıysa yatağı için ülkeye doldurmuştu. Asyadan yılda 30,000 erkek,kadın CARIYE Afrikadan yılda 11,000 Karadenizin kuzeyindeki ülkelerden UKRAYNADA yılda 600,000 carıya toplanırdı.Batı avrupadansa 20,000 eeeeee.Ben sana TTÜRKLERDEN dedim,sen gittin ras gele toplatıp getirdin buraya insanları.Türkiyede 72,5 kökten invar var,sayın gıralım.Ben gene sözümdeyim TÜRKLERDEN deyince gıral haklısın der papaza.. İngilterede 1700 yıllarında kocalar kadınlarını dövmek için karyolanın başına bir BEYİZBOL sopası asılırdı.Bundan 2000 yıl önce TÜRKLERDE KADIN baş üstünde saygı görürdü,devlet beşkanı olur.Devlet başkanı olan kocalarının yabanccı ülkelerle yaptığı anlaşmalar hakanın karısı tarafından parafe edilmeden geçerliliği olmazdı.Savaşa bile katılırdılar.Erkekler kadınları eyilerek selamlardılar.Türk kadını dünyada enbüyük İTİBAR gören KADINDI.Tabiiki islamdan önceki TÜRKLERDE. Arap seyyah TÜRKİSTAN seyahatini anlatıyor.çadırda birTürk ve karısıyla sohbet ettik uzun uzadiye.Bu ara kadın elini apış arasına sokup şeyini kaşıdı.Ben başımı çevırdim görmiyim deye kaşımasını.erkek bana sordu neden başını çevirdin bizde çok ayıp diye başımı çevirdim.Kadın kolunuda kaşısa başını çevirecenmi dedi bende hayır dedim.Türk sordu bana, kahırede nekadar orospu var?Dedimki tahminen 2500 ve Türk bana dediki SEMERKANTTA bir tane orospu bulamazsınız.Çünkü bizde kol neyse GÖTTE odur.Siz kendinizi kendiniz azdırıyorsunuz.Bizim götümüzle başımızdan hıç sorunumuz yoktur dedi. Evetttt,Bizi bu hala koyan Osmanlı,osmanlı torunları ve başta arap marazı.
  9. tolonbey

    Celal Şengör: "Dışkı Yedim"

    İşte böyleee, Celal Şengör Tam bir bilim adamı.Bilim adamları deneyler yapmakla bu kadar buluşu yapmışlardır.Nelerin yararlı,nelerin zararlı olduğunu bulmak için bazı bilim adamları yaşamlarındanda olmuştur.--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------Bir Japon bilim adamı penisilin tedavide kuvvetli olduğu yanında bazı kişileri birleşiği itibarıyla öldürebiliyor deye bildiği halde,kendime bir iğne yapıyım bakıyım bana bir şey yapacakmı der ve penisilin iğnesini etine kakar.Adam kısa bir müddet sonra ölür. Erzıncanda köyde Samsunda şehirde evimizden eksik olmazdı penisilin tozu.Bir yerimiz yaralandımı hemen bu tozu kullanırdık.Bu tozu okadar çok kullanmışımki,birgün parmağım bayağı yaralandı.Alddım penisilin tozunu yaranın üzerine döktüm.Hemen midem bulandı ağzımın kaslarıgerildi ağzımdan sular akmaya başlayınca koştum doktora.Durumu anlattım..Doktor dediki sen bu ilacı çok kullanmışın,SAKINHA birdaha hiç kullanmayasın.Hastanelere gittiğinde bende penisiline karşı ALLARJİ var mutlaka deyesin.Aksı halda penisilin seni götürebilir.Şimdi yıllar yılıdır penisilin ve penisilin akrabası ilaçlarını doktorlar bana yazmıyorlar. Batı dünyası bu yükseklıge deneyler nedeniyle yükseldi.İslam dünyasındaysa ARAŞTIRMA,GARIŞTIRMA DENEYLER YASAKTIR.KİM,NEREDE,NASIL,NİÇİNLERİ araştırmak YASAKTIR.Çünkü araştırma yapılırsa İslamın altından ÇAPANOĞLU çıkacağından İSLAM şöyle der.İnsan,kul,ACİZDİR,ZAVALLIDIR,hİÇBİRSEYİ BİLMEZ,HERŞEYİ BİLEN ALLAHTIR ondan isteyeceksın,O isterse verir istemezse vermez.İbadetle onun gönlünü kazanacan ve bekliyecen.Acaba Allahdan Goca GÖTLÜ goca MEMELİ---Bir garı istesek verirmi?Bu arabın allahıda araplar ve Araplaşmışlar kimin SÖYLEDİKLERİNİ yapmıyor.HANİ HERDOĞAN ÇOCUĞUN RIZGINI VERECEKTİ.aFRİKADA GÜNDE BİNLERCE ÇOCUK ACINDAN ÖLÜYÜR.------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------Eski diyenet işleri başkanına soruyorlar.Bazı ayatlar insanın kafasını gurcalıyor bu ayat üstünde araştırma ,garıştıtma yapabilirmiyim?Bu ayatın dediği faydalımı zararlımı deye araştırma yapabilirmiyim deyince S.Ateş şöyleder.Ayatta nediyorsa onu kabul edecen.FAYDALIMI ZARARLIMI deye ayatı ıcığını cıcığını kurcalayamasın.İslamda bu kural bilimin önünü kesmiştir.Halbuku batılılar araştırmalarla,deneylerle bulmuştur herşeyi.-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------Araplar deve SİDİGİNİ İLAÇ deye hala afiyetle içmekte .Bugün bile ilahıyat okullarını bitiren PIROFLAR bile 1 yaşındakı bebe kızla evlenebilirsiniz derken devenin sidiği devenin vücudundaki pisliği dışarı çıkaran SUDUR demiyorlar,diyemiyorlar. Bir islami kuraldada şöyle deniyor:DİN ,AKIL İŞİ DEGİL , NAKIL İŞİDİR der.Yanı dinde aKLI KULLANAMAZSAN.Kıtaplardaki yazanları yapmak zorundasın.Yoksa yaşamından olursun deyen ayatlar var. Bilim adamlarından bazıları deneyleri kendi üstlerindede yapabiliyorlar.Kendi bokunun tadını marağından öğrenmek istemiş.En azında marağını gıdermiş:-)))) Tolonbeg
  10. tolonbey

    KENDİME İMANLI BİR KOCA ARIYORUM

    İşte böyleee, Rusyada büyük amcam hapıse düşer.Rus gencinin biri büyük amcama derki,MÜSLÜMANLAR BAŞINI ÖRTER GÖTÜNÜ AÇAR.Çok sinirlenen amcam Rus genci bir tokatta yere çarpar,Rus gencinin kolu kırılır.Şimdi bakalım RUS genci nekadar haklı.? BeğenDaha fazla ifade göster Yorum YapPaylaş ‎Caner Kırmaz‎ - MAVİ GÖZLÜ DEV SpSonSsoSrluS Bekarlara duyurulur... Tolonbey:İmamlar bu kızı görseler karısını boşamayan kalmaz bu kızı almak için.Acabaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa...........................................................................................................................................................
  11. İşte böyleee, Bu Müslümanların USU (aklı)hep SİKLERİNDE gelde deme. yorumları gör BAŞLICA GÖNDERİLER Hamide Celep bir gönderi paylaştı. Sohbet Başlatıcı · SpSonSsoSrluS · 14 saat BUNLAR ÖĞRETMEN-MÜDÜR OLUNCA ÜLKENİN HALİNİ DIŞ GÜÇLERE BAĞLAMAK SALAKLIK OLUR.
  12. tolonbey

    Dünyada Parayı İlk Kullananlar Lidyalılar Değil, Türklerdir

    İşte böyleee, Bazıları bir VAREDİCİ yok,herşey TESADÜFEN oluşmuştur der.Bazılarıda diyürki var eden EL-İLAH=ELLAH=ALLAHdır.Bu Allah yani EL-İLAH KUREYŞIN PUTUDURKİ kabedeki putların enbüyüyüydü.Yani şimdi bu muazzam sonsuz evrenleri bu PUTMU varetti. Çokk saçma. Dinsizler VAREDEN bir GÜÇ yok diyür.Herşey tesadüfen oluştu derken.Dinlilerde herşeyi ALLAH yarattı diyür.Yahuuuuuuuu,sizin ALLAHI siz yarattınız .O sizi nasıl yaratırki. İddiaları çürütmek kolayda,PEKİİİİİİ BU MUAZZAM EVREN NASIL oluştu?Şimdi insanöğlu bunu isbata çalışıyor.Bu muazzam evrenler nasıl oluştu?TANRI oluşturdu deyenlere hemen sorarız,pekiiiiiiiiiiiiiiiii TANRIYI oluşturan kim dediğimizde bize şöyle yanıt veriyorlar.O HEP VARDI.Bizde tekrar sorarız,ONU VAR EDEN KİM.Bu şuna benziyor.TAVUKMU YUMURTADAN ÇIKTI,YOKSA YUMURTAMI TAVUKTAN. Şimdi İnsanlık bunu ISBAT etmek için İsviçrede 10 kmlik dayre şeklinde bir araştırma merkezi oluşturmuş.Aralıksız bu merkez çalışmaktadır.Ama daha şimdiye kadar bir pire kadar bilgi edinememişler.Mutlaka birgüç var.Ama kaynağı ve NASILLIĞI HALA belli değil. Dincilet buna TANRI diyürler.Müslümanların ALLAHI BALDIRLIYMIŞ.Olmaz baldırlı ALLAH.Musanın babası GOTmuş.Tanrıdan baba olmaz oda yanlış.Peki bu GÜÇ nasıl bir şey?Bugüçün nasıl bir şey olduğunun İSBATI BENCE MÜMKÜN değildir.Şuan itibarıyla.Sanırımda bunu kimse isbatda edemeyecektir. Amennnnnnn:-))))) Tolonbeg
  13. tolonbey

    Dünyada Parayı İlk Kullananlar Lidyalılar Değil, Türklerdir

    İşte böyleee, Bilgiçlik taslayıpda bigileri gerçek olmayan gardaşlar.Gelin Mu kıtası örnegine benzeyen EVRİM olayına bir göz atalım.Ben şimdi desemki EVRİMİ ortaya atan kim, sizden bazıları hoppadak atlar ortaya ,DARWİN ABEYİMİZDİR der.Bakalım 1700 lerden önce EVRİMCİLER varmıydı,vardıysa kimlerdi? Buyuru: Yalnızca Türkiye kaynaklı Evrim Düşüncesine İnandıkları İçin Bugün "Sakıncalı … onedio.com › Gündem İkincisi,“emri hazırlanmış bir şeyin ‘ol’ emriyle varlık haline getirilmesi veya var olan bir şeyden veya şeylerden, tamamen farklı özelliklere sahip bir şey ortaya çıkarmak.”. ... Kandıramıyorum ki kendimi imanlı budist imanlı müslüman imanlı pagan olayım .. Neyse aklın yolu iyidir. ... Bu Tuhaf Yiyeceklerden Kaç ... Yaratılış ve Evrimci Çırpınışlar – Dini Yazılar www.diniyazilar.com/2012/04/yaratilis-ve-evrimci-cirpinislar Yaratılış ve Evrimci Çırpınışlar ... Allah Kesin Var! ... üstat şimdi önüne gelen bişey söylüyor müslüman bilimadamlarındanda evrime inanan çok fazla insan var şimdi onlar gerizekalımı yada artniyetlimi bence dayanaklarını iyice tartıp dinlemek lazım çünkü onlarda aynen sizin üslubunuzla evrime karşı olanları ... İslam alimlerinin evrim görüşü nasıldır? İbrahim Hakkı ... https://sorularlaislamiyet.com/islam-alimlerinin-evrim-gorusu... İslam alimlerinin, canlıların yaratılışı ve gelişmesiyle alakalı düşünceleri zaman zaman yanlış değerlendirilmektedir. Bunda bazı tabir ve terimlerin değişik anlaşılmasının rol oynadığı muhakkak. Farklı değerlendirmeye sebep sadece bu değil, tabii. Bilhassa evrimciler, onların bu konudaki görüşlerini istismar ediyorlar. Bir Müslümanın evrimci olmasında sorun yoktur - Eğitim … www.egitimveegitim.com/.../2727-bir_muslumanin_evrimci...yoktur.html Sadece bir Müslüman evrimci olabilir mi ve bunu derken dinde metaforlar var, metaforik anlamları da Kuran’da anlarız evrimin işte o zaman sorun …
  14. tolonbey

    Dünyada Parayı İlk Kullananlar Lidyalılar Değil, Türklerdir

    İşte böyleee, Diyelimki su altındaki BATIK YAPI KALINTILARI Mu kıtası kalıntıları değil,peki onlar bilinen hiçbir medeniyetin kalıntılarına benzemediğine göre,onlar neyin kalıntıları anlatında bilelim.O konudaki yüzlerce hatta binlerce eski belgeleri MELEKLERMİ yazdı,çizdi,resimlediler. Mısır pıramitinin birinde bir FIRAVUNUN taputu bulunur.O taputa gitmekiçin yapılan yol ancak bir insanın siğabilecegi bir yol.Bilim adamları diyürki bu TAPUT buraya pıramit yapılıp bittikten sonra getirip kondu.Ama nereden nasıl getirilip konduğunu hala bilim adamları çözememiştir. Piramitin içinde duvarının sıvası düşer.Altından bir uçak resmi çıkar.Sorıyım size bu resmi neye bakıpda çizdiler?Yoksa o zamanlardada uçak varmıydı?O değerli usunuzla bunları açıklaya bilecekmisiniz? Piramitin birinin ilk dafa içine girmek isteyenler daha piramitin içinde 30-40 metre ilerlemeden öldüler.Bilim adamları bu kişilerin radrasyondan ölmediğini tesbit etti.Peki bunlar neden öldüler?Bilim adamları bunların ölüm nedenini henüz bulamadılar.Gelin siz bulun bari:-))).Dünyada SIRRI ÇÖZÜLEMEYEN birçok şey var.Nedeni henüz çözülemedi deye bunlara yokmu deyelim.EZİZ vede LEZİZ arkadaşlar.Etmeyin,eylemeyin.Daha Türkiye DİKİŞ İGNESİYLE ,SİKİŞ HAPI WİYAGRAYI bile ALMANYADAN alıyor.Sahiiiiii siz bu USLA neden yapmazsınız bukadar basit şeyleri.Altı üstü biri DİKİŞ İGNESİ,ötekiside SİKİŞ HAPI WİYAGRA. Tolonbey
×