Jump to content

tolonbey

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    8.065
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

tolonbey Hakkında

  • Derece
    Advanced Member
  • Doğum Günü 03-03-1937

Profile Information

  • Gender
    Male

Güncel Profil Ziyaretleri

15.617 profil görüntüleme
  1. tolonbey

    BiZ KiMiZ ?

  2. tolonbey

    BiZ KiMiZ ?

    iste böyleee. Sende YALANI sevdigine göre müslümansin LAS Seis.Müslümanlarin,helede yönetimde olanlari tutamasin Y...… n söylemesinler deeye.Onlarca Y...……….N haktir. Ulu önderimiz ne demistti müslümandan TERÖRiST olmaz.Bakalim gercekten yokmu müslüman TERÖRiST.Yoksa pek cokmu? Müslüman kadınları kırbaçlayıp ve iple boğup katlettiler (Video İzle 18) 2016.09.2815:03 AddThis Sharing Buttons Share to FacebookShare to TwitterShare to Daha Çox Irak ve Suriye’de yönetimini ele geçirmek isteyen vahhabi teröristlerinden oluşan Işid, En-Nüsra, ÖSO ve diğer grupların cinayetleri bitmek bilmiyor. Teröristler ele geçirdikleri şehirlerde insanları küçük bir bahane ile korkunç bir şekilde infaz ediyorlar. Aşağıdaki 2 videoda teröristlerin işgale başladıkları birkaç yılda kadınlara ve kızlara karşı acımasızca cinayetlerinin bazı örneklerini göreceksiniz. -Birinci videoda Işid üyelerinin Irak’ta kadınlara karşı cinayetlerini göreceksiniz. Ulaşılan bilgiye göre vahhabi teröristleri Müslüman kadınları aynı günde kaç kişi ile yatmaya zorluyor ve bunun adını da seks cihadı koyuyorlar. İkinci videoda ise teröristler Suriyeli kadını iple boğup öldürüyorlar. Acilnews, sunuyor: flowplayer src=”http://sizinyol.com/wp-content/uploads/2016/09/video_2016-09-27_13-55-54.mov” ratio=”0.6″] Qadını iplə boğub öldürürlər: [flowplayer src=”http://sizinyol.com/wp-content/uploads/2016/09/ISIS-Executes-Syrian-Woman-in-Manbij-Aleppo.mp4″ ratio=”0.6″] DÜNYA En-Nusra Irak IŞİD ÖSO Suriye vahhabi teröristler dedeniz
  3. tolonbey

    BiZ KiMiZ ?

    iste böyleee, Bizim kim oldugumuzu bilemeyen salakolar var oldukca sizi yönlendirecegiz. Faruk Öztürk‎ - Aşağıçavuşlular (Yeryüzünde Saklı Cennet)
  4. iste böyleee, Mustafa Aksoy 20 Oca 2020 15:09 45) ORTA ASYA'DA TÜRK PİRAMİTLERİ - Yeniden Ergenekon yenidenergenekon.com CiNDEKi TÜRK PiRAMiTLERi 45) ORTA ASYA'DA TÜRK PİRAMİTLERİ - Yeniden …Diese Seite übersetzen https://yenidenergenekon.com/45-orta-asyada-turk-piramitleri Uygur bölgesinde bulunan, Mısır piramitlerinden yüzyıllarca önce yapılan ve Mısır piramitlerinden daha yüksek/büyük olan piramitleri yapan Türklerdir. Çin hükümeti buraya girişi tamamı ile yasaklamıştır. Çünkü bu piramitlerin içinde proto-Türk yazılar mevcut. Arkeologların dahi girişine kati surette izin verilmiyor. Çünkü dünya tarihinin tekrar yazılması gerekebilir. Gizlenen Türk Piramitleri Hakkında Bilgiler - …Diese Seite übersetzen https://www.youtube.com/watch?v=No3ViAv7OQc 16.12.2015 · Maya piramitleri, inka piramitleri, aztek piramitleri ve zigguratların da birbirlerine çok benzer bir teknik ile inşa edilmesi bu teoriyi güçlendirmektedir. Autor: Cavit Pancar Aufrufe: 331K TÜRKLERDEN SAKLIYORLAR! ÇİN DEKİ TÜRK …Diese Seite übersetzen https://www.youtube.com/watch?v=pBpN1pS3JZo 17.12.2019 · Çİn'dekİ tÜrk pİramİtlerİ İÇİnden Öyle bİrŞey Çikti kİ, gÖzlerİnİze İnanamayacaksiniz. tÜrklerden sakliyorlar! Çİn dekİ tÜrk pİramİtlerİ - bÜyÜk sir - kaynak... Autor: TUNCER - Gizem Avcısı Aufrufe: 348K
  5. Iste böyleee, En üstdeki yazimi okursaniz islamdan önceki araplarin PUTPEREST olmadigini,KURANIN en güzel ayatlarinin putperest oldugu iddia edilen arap sairlerinden alinan siirler olldugunu görürsünüz.Putperest olan bir halkin sairleride putperest olur.Putperst olan sairler bukadar tanri TANIR olamazlar.Bu sairler Muhammedin Allahindan cok daha güzel ayetler yazmislardir.Aslinda arap sairiUmeyye Bin EBU SALTA yakisirdi peygaberlik.Cünkü kurandaki ENTERESAN ayetleriin nerdeyse tümü bu sairin siirlerinden alinmadir.Digerleri TEVRATTAN,SÜMERLERDEN surdan burdan alintidir.--------------------------------------------------------------------Simdiiiii bu ilahiyatlar uyuyorlarmiki bu gerceklere Kulak tikiyorlar.Bu gercekler bu Kadar ortadaykan Arap sairlerin siirlerinden alinan ayatlara Allahin ayatlaridir nasil deyebiliyorlar gercekten buna inanmak imkansizdir.Arab sairin siirine AALLAHIN ayatidir demek her baba yigitin isi degildir.Birde bize KAFIR kendilerinede TANRI tanir diyorlar.Simdi soruyorum okurlarimiza sizce TANRI tanir kim bu sairlermi,yoksa onlara putperest diyenlermi? dedeniz.
  6. iste böyleee, Osmanlida törenlerde OGLANLARDA resmi gecitlerde vardilar.Fatihin oglanina VEZiR güzelligine dayanamaz bir siir yazar.Bunu duyan Fatih veire 3 gün katiksiz hapis verir.OSMANLININ torunlari,atalarinizla iftihar edebilirsiniz.Fatihin öldügünü duyan YENi CERiLER istanbulu 3 gün boyunca TALAN ederler.Yeni padisahsa bunlari cagirip neden istanbulu 3 gün boyuna soydunuz bile dememistir.COHMU COH Ünlü FATiHiMiZiN ordusuna.-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------Atatürk garilari sevip oglanlardan hoslanmadigindan OSMANLI gibi,ATATÜRK osmanlinin torunlarinca sevilmez,Osmanlinin isi gücü ülkelerin hem paralarini hemide garilarini soymakti yilda 600,000 cariya karadenizin kuzeyindeki ülkelerden 30,000 avrupadan.30,000 asyadan ,11,000 de Afrikadan erkek ve disi cariye girerdi osmanli ülkesine.Fatma Sultan kocasi pasanin oglanlarla olan yasamindan bikmis usanmisti usanmisti.Babasi padisaha baba beni bu adamin elinden alda istersen kapina köpek yxap diye yazdigi mektuplara yanit bile vermemisti ÜNLÜ padisahimiz kizina. Dedeniz Tolonbeg
  7. iste böyleee, Osmanli,anasi GAGUR,karisi GAGUR ,keendisiyse OGLANCIYDI.Dinle imanla isi yoktu,Fatih her cumartesi kiliseye giderdi.Varmi Hacca giden bir padusahu möhterem,yok.Su anda Fatih kiminle yanyana yatiyor biliyormusunuz?Bizans imparatoruyla yanyana yatiyor.Fatih ben doguroma imparatoruyum demistir.------------------------------------------------------------------Fatihin hanimi kendi adina bir kilise yapilmasini ister istanbula.Fatih veziri cagirir hemen hanimimin adina bir kilise yapin der.Vezir,delirdinmi padisahim,biz haniminin adina istanbula kilisee yaparsak ertesi günü bizi bu halk paramparca eder deyince.O Zaman istanbula degilde girite yapin der.Vezirde bak oraya olabilir der. Gelelim osmanlinin OGLANCILIGINA.Osmanli OGLANCILIGI Perslerdeen,Perslerde oglanciligi araplardan ögrenmistir.Bir doktorrla tanismistim.Suudu arabistandaki Amarikalilara 8 yil doktorluk yappmis.Ne demisti biliyormusunuz?Araplarin % 20 si oglandir. 19 OCAK 2020 PAZAR | Mobil Uygulamalar Kim bu oğlancı padişahlar "Okuyun! Büyük Atatürk'ün Osmanlı sisteminden neden nefret ettiğini daha iyi anlayacaksınız." 847 Shares 384 405 07.12.2016 14:45 Karakter boyutu : Gazeteci yazar Rıza Zelyut'un yeni araştırma kitabı "Osmanlı'da Oğlancılık" Kaynak Yayınları'ndan çıktı. Zelyut, pek çoğu sümen altı edilen belge ve edebi eser ışığında Osmanlı toplumunu ve saray yaşantısını inceliyor ve kitabının önsözüne çalışması için şunu ekliyor: "Okuyun! Büyük Atatürk'ün Osmanlı sisteminden neden nefret ettiğini daha iyi anlayacaksınız." Rıza Zelyut, kitabının "Padişahların Oğlancılığı" başlıklı bölümünde kimi padişahların şiirleri ve dönemin yazarlarının hatıratıyla oğlancı padişahların isimlerini açıklıyor... İşte Rıza Zelyut'un "Osmanlı'da Oğlancılık" kitabından ilgili bölümler: "Osmanlı padişahları, kendilerinin Bizans ve Acem imparatorlarıyla eş değerde olduklarını göstermek için, devlet protokolünü bu iki uygarlığın değerlerine dayamayı bir meziyet olarak görmüşlerdir. Elbette ki İran kökenli teşrifatın altında Arap imparatorluk geleneğinin etkisi de bulunmaktadır. Önceki dönemde bölgelerine hükmeden imparatorlardan hiç de geri olmadıklarını göstermek Osmanoğulları için itici bir güç olmuştur. Bu yüzden, eski saraylarda yer alan oğlancılığı da hiç düşünmeden içselleştirmişlerdir. Bu işin temelinin Yıldırım Bayezid zamanında atıldığı söylenmektedir. Vezir Çandarlı Ali Paşa'nın mahbub oğlanları, içoğlanı biçiminde saraya soktuğu, bu işe padişahı da alıştırdığı suçlaması hemen hemen bütün Osmanlı vakayinamelerinde yer alır. Manzum Tevârih-i Âl-i Osman'daki şu anlatım, devletin dönüştürülmesine ilişkin ilginç ipuçları vermektedir: "Heman ki (ne zaman ki) Kara Halil oğlu Ali Paşa vezir oldu, fısk ü fücur (eğlence ve zina) ziyade oldu. Mahbub oğlanları yanına aldı, adını içoğlanı kodu. (…) İç oğlanına itten beter rağbet ederlerdi. İçoğlanına rağbet etmek Ali Paşa'dan kaldı. Heman Ali Paşa vezir oldu, onun zamanında danişmentler (din âlimleri) çoğaldı, begler kapısına geldiler. Her biri bir begin yanına geldiler. Her biri onlara yarayalım deyü tabiatlarına münasip cevap verdiler. Allah buyruğun peygamber kavlin terk ettiler." Bu kaynakta, danişmentlere (okumuş din adamlarına) dayalı yeni Osmanlı hukuk ve din anlayışının, Allah'ın buyruğunu ve Peygamber'in kavlini terk etmek olduğu söylenerek çok ağır bir eleştiri yapılıyor. Sözü edilen dönem halk devletinden kopup devşirme devletine geçişi gösteren dönemdir. Bizans, Fars ve Arap devletlerinin düzeyinde olduğunu, hatta onları aştığını göstermek için Osmanlı sultanları bu önerileri büyük bir iştahla kabul etmişlerdir. Bu yeni sistem, halk ahlakıyla çelişse de egemenlik gücünün kuvvetlendiğini göstermesi açısından saray tarafından kabullenilmiştir. Sorunu, 1387-1406 yılları arasında başvezirlik (veziriazam) yapan Ali Paşa'yla sınırlamak yanıltıcıdır. Bu süreçte içoğlanı sisteminin padişahlar tarafından kuvvetle benimsendiğini görüyoruz. Bu dönem ayrıca sarayın haremlik ve selamlık diye ikiye ayrıldığı, kadınların harem kısmına sürgün edilerek oğlanların kadın saltanatına ortak edildiği bir dönemdir. (...) Oğlancılık, kurucu kitleler arasında bilinmemektedir. Bu bağlamda devleti kuran Odman Bey'in121 oğlancılıkla ilgisi yoktur. Gelenekten böyle bir şey taşınıp aktarılmamıştır. Yıldırım Bayezid'den sonraki kısa bir kargaşa (fetret) döneminden sonra Osmanlı sarayı oğlancılığı geliştirerek sürdürmüştür. Çok büyük bir komutan olan Padişah II. Murat, oğlancılığı protokol kitabı olarak devlet sistemine sokmuştur. Çok içmesiyle ünlü olan bu padişah iyi bir şairdir ve şiirleri onun hoşgörüsünü ve zevke düşkünlüğünü pek açık yansıtır. Sehî Bey, Tezkire (Heşt Behişt) adlı eserinde Sultan II. Murat'tan bir beyit aktarır. Bu Sultan, o beyitte içki içerken rakkas yani oğlan oynattığını yazmıştır. Onun oğlu Fatih Sultan Mehmet de içoğlanı kullanmıştır. İşte bu oğlanlardan saki olarak kullanılan birisine Veziriazam Şair Ahmet Paşa âşık olunca kıyamet kopmuştur. Sehi Bey, Tezkire'sinde Ahmed Paşa'yı anlatırken bu olaya da değinmiştir. (...)" FATİH SULTAN MEHMET "Büyük Sultan'ın (Fatih Sultan Mehmet) Avni mahlasıyla yazdığı şiirlerinde de güzel oğlanlara ilgi duyduğu görülmektedir. Birkaç örnekte bunu görebiliyoruz: "Bir Güneş yüzlü melek gördüm ki âlem mahıdur Ol kara sünbülleri âşıklarınun ahıdur" (Yüzü öylesine Güneş [gibi parlak] bir melek gördüm ki, âlemin ışık saçan dolunayıdır. Onun sümbül gibi simsiyah saçları da âşıklarının ahlarıdır.) "Karalar geymiş meh-i tâbân gibi ol serv-i naz Mülk-i Efreng'ün meğer kim hüsn içinde şahıdur" (Karalar giyinmiş bir dolunay gibi nazlı nazlı salınan o servi boylu [sevgili] tıpkı Frenk ülkesinin güzellikler içindeki padişahı gibidir.) "Gamzesi öldürdügine lebleri canlar virür Var ise ol ruh-bahşun din-i İsa rahıdur" (O güzel sevgilinin hışımlı yan bakışının öldürdüğüne, dudakları can bağışlamaktadır. Galiba o ruh veren güzelin dini, Hz. İsa'nın yoludur.) "Avniyâ kılma güman kim sana ram ola nigar Sen Sitanbul şahısun ol (da) Kalata şahıdur" (Ey Avni, gönül verdiğin o Hıristiyan güzelinin sana ram olacağını asla umma! Çünkü sen nihayetinde İstanbul'un şahısın, o ise güzellik ülkesinin başkenti olan ve içinde cennet gibi hurilerin dolaştığı Galata'nın padişahıdır.) Yukarıdaki şiirde anlatılan sevgili, Galata'da yaşayan Hıristiyan bir oğlandır. Onun için dininden bile vazgeçmeye hazır olduğunu yazabilmiştir. Bu dinden geçmeyi bir mecaz olarak yorumlasak bile, anlatılanın kara donlu bir erkek olduğu açıktır. Çünkü Osmanlı ülkesindeki gayrimüslimler, sokakta kim oldukları anlaşılsın diye genelde siyah elbiseyle dolaşmak zorundaydılar. "Akl ü fehmin din ü imanın nice zabt eylesün Kâfir olur hey Müselmanlar o tersayı gören" (Hey Müslümanlar! O Hıristiyan dilberini bu güzellik içerisinde görenler akıllarını, şuurlarını, din ve imanlarını nasıl korusunlar? Onu gören insanın neredeyse kâfir olası geliyor.) "Kevser'i anmaz ol içdüğü mey-i nâbı içen Mescide varmaz o varduğı kilisayı gören" (O Hıristiyan güzelinin içtiği saf şarabı içenler, Kevser şarabını artık hatırlarına bile getirmezler, onun gittiği kiliseyi görenler, bir daha mescide ayaklarını basmazlar.) II. BEYAZID Fatih Sultan Mehmet'ten sonra tahta geçen oğlu II. Bayezid daha şehzadelik döneminde ayyaş ve ahlaksız olmakla suçlanmıştır. Onun içoğlanı, güzel Sırp çocuğu Mustafa tarihimizde Koca Mustafa Paşa olarak bilinmektedir. II. Bayezid'in oğlu Selim (Yavuz), oğlancı şairleri korumuştur. En sert oğlancılık kitabının yazarı şair Gazalî, Yavuz döneminde işini sürdürmüştür. Daha da önemlisi, Yavuz Sultan Selim dönemin şeyhülislamı Kemalpaşazade'ye (İbn-i Kemal, 1468-1536), Rücûu'ş-Şeyh ilâ Sibâhü fi'l Kuvvet-i Ale'l-Bah adlı meşhur cinsellik kitabını (bahnameyi) yazdırtmıştır. Bu kitapta, oğlancılık ilişkileri de anlatılmaktadır. Sonraki yüzyıllarda bu kitabın farklı adlarda yapılan baskıları başka padişahlara da sunulmuştur. Bu durum, Yavuz Sultan Selim'in sarayda oğlancı ilişkileri devam ettirdiğini göstermektedir. Osmanlı sultanları içinde Türklerden en fazla nefret eden Yavuz Sultan Selim, bu düşmanlık yüzünden şiirlerini Türkçe değil Farsça yazmıştır. Onun adına sonradan bazı kıtalar uydurulmuş olsa bile, Sehi Bey, Sultan Selim'den bir beyit bile Türkçe şiir kalmadığını yazmıştır: "Gerçi cahil insanlar onlara (ona) Türkçe şiirler isnad ederler. Ama onlar asla Türkçe şiir söylememişlerdir. Bütün şiirleri Farsçadır." Yazdığı bir gazelde sevgilisini kılıçlı bir güzel halinde, yani savaşçı bir oğlan gibi tasvir etmesi de şaşırtıcı değildir. Bu dönem, oğlancılığın saraydan taşıp sokaklara egemen olduğu bir dönemdir. Aynı ilişkiler genişleyerek Kanuni Sultan Süleyman döneminde de sürmüştür. Oğlan satıcılığının (oğlan pezevenkliğinin) devlet memurları tarafından bile yapılır hale geldiği görülmektedir. Padişah Kanuni de şiirlerinde oğlancı bir ruh hali içinde olduğunu ortaya koymaktadır. Onun binlerce şiiri içinden seçilerek kendi hattıyla (yazısıyla) yazılmış Muhibbi Divanı'nda bunun ipuçlarını görmekteyiz. Kanuni'nin yaşlılık döneminde, eski serbest şiirlerinden elenerek hazırlandığı anlaşılan bu Divan'da padişahın şarabı çok övdüğü ve içtiği dile getiriliyor. Bir gazeli şöyle başlıyor: (...) "İy Muhibbi içüben mest-i harabat olub Topdolu eyleyelim nara ile afakı" (Ey gönül öyle içelim ki meyhane sarhoşuna dönelim ve attığımız naralarla dört yanı çınlatalım.) Böyle sarhoş olduğu ortamdaki güzel, mahbub diye anılan bir oğlandır. Bunu şu beyitleri açıkça göstermektedir: "Ol Hıta mahbubı gör kim turresin çîn gösterir Nokta-i hali ile gül üzre pür çîn gösterir Deyr içinde zülfini zünnar edip ol muğbeçe Bana sundukda kadeh üstünde haçın gösterir" (O Hıta dilberleri kadar güzel olan hub [oğlan], güle benzeyen yanağındaki beniyle daha da çekicileşip alnına dökülen kıvırcık saçlarını [kâkülünü] bize gösterir. O meyhane oğlanı [saki] manastır keşişleri gibi saçını beline kuşak ederek bana kadeh sunduğunda sanki haçını göstermiş gibi olur.) Birçok imgeyi ve sembolü iç içe geçiren Şair Muhibbi (Kanuni Sultan Süleyman), burada meyhaneci çırağı diye anlattığı bir Hıristiyan oğlana tutulduğunu dile getirmektedir. Bu oğlan, aslında Padişah'a sakilik yapan içoğlanından başkası değildir. (...) IV. MURAT Osmanoğullarının Yavuz Sultan Selim gibi gaddar sultanlarından birisi olan IV. Murat'la ilgili pek çok bilgiye sahibiz. IV. Murat hızlı bir oğlancıdır. (...) O dönemde yaşayan ve Enderun'da yetiştirilmiş olan Ali Ufki de bu bilgiyi doğrulamaktadır: "IV. Murat, Büyükoda'da içoğlanı olan Ermeni Musa'ya böyle âşık oldu ve ona öylesine tutuldu ki kimi zaman çıldıracak hale geliyordu. Ayrıca genç bir silahdar paşaya da (halk içine çıktığında padişahın kılıcını ve silahlarını taşıyan ve baş hadımağaların ardından sarayda neredeyse en üst mevkide bulunan içoğlanına) âşık oldu. Bu içoğlanı güzelliği uğruna Galatasaray kışlasından alınmış, önce Padişah'ın lütfuyla Hasoda'ya kabul edilmiş, çok kısa bir sürede de silahdar paşa olmuştu." Ali Ufki Bey, kendi döneminin padişahı olan IV. Mehmet'in de Ermeni kökenli bir oğlana olan tutkusunu şu ifadelerle dile getirmiştir: "Şu anda hüküm süren Padişah, Güloğlu adında İstanbullu genç bir oğlana âşıktır. Padişah'ın musiki içoğlanı olan bu kişi şimdi onun gözdesidir ve kendisine imparatorluğun en önde gelen mevkilerinden, neredeyse divan reisliğine denk kubbe veziri rütbesi verilmiştir." Odatv.com
  8. iste böyleee, Evettt,bakin Suudulu müslümanlar kime dost kime düsmanlar? HACCA gidip kestiginiz kurbanlari bakin kimlar yiyorlar.
  9. iste söyleee, iranmi yalan söylüyür yoksa amerikami?
  10. iste böyleee, Mustafa Aksoy Ünlü arap sairi ve kurandaki siirlere Benzer AYETLER. Arap sairin şiir şöyle: Savaş, barış., yaş, kuru.. Tatlı, tuzlu.. Güneşler, aylar, rüzgarlar, yağmurlar.. Gece, gündüz.. Dişiler, erkekler.. Karalar, denizler.. Taneler, bitkiler.. Babalar, analar.. Toplu­luklar, dağınıklıklar.. - Peşpeşe gelen alametler.. Nur (Işık), karanlık.. Varlık, yokluk.. Rab ve putlar.. Halk saptı.. Üreyip doğan.. Diri gömülüp yok olan.. - Terbiye, biçilip gitmiş.. Zengin ve yoksul.. İyi ve kötü.. Gafiller helak olsun.. İşçi, işini iyi yapsın.. Emel sahibi, emel peşine düşmesin.. Hayır, Allah birdir. Doğmamış ve doğurulmamıştır. - İlk yaratan da, son yaratan da, öldüren de, sonra dirilten de odur. Erkeği ve dişiyi yaratan O'dur. Dünya ve ahiretin Rabbi O'dur. - Şimdi ey İyad halkı! Nerede Ad ve Semud kavmi? Nerede babalar ve dedeler? Nerede hastalar ve yaşlılar? - Hepsinin varacakları bir son var­dı. Kuss, kulların Rabbine, yeri bir döşek gibi döşeyen'e yemin eder ki, sûra üflendiği, halkın çağrıştığı, - yerin aydınlandığı, öğütçünün öğüt verdiği, rahmetten ümit kesenin kenara itildiği, hakkı düşünenin gerçe­ği gördüğü günde hepinizin birer birer haşr olunacağına yemin eder. Meşhur gerçekten, parlak nurdan, en büyük hedeften sapan kimseye; kudret sahibi Allah'ın hüküm verdiği, uyarıcı Muhammed (s.a.v.)'in ha­zır bulunduğu, yardımcının bulunmadığı, adalet terazisinin kurulduğu, kusurların ortaya döküldüğü, bir grup insanın Cennete, bir grubun da çılgın alevli ateşe gittiği günde yazıklar olsun!,."(5) - Muhammed ismi ya bu şiiri okuyan kişi Muhammed'e yaranmak istediği için geçiyor bu şiirde, kendi ekliyor araya ya da "Muhammed" bir isim değildir, sıfattır, "övülen, övülmüş" anlamında, Kuss b. Saide gelecek peygambere bu sıfatı yakıştırıyor övmek için. Tabi farklı açıklamalarım da var bunun için, eğer birisi çıkar da Kuss b. Saide'nin bir mucize gerçekleştirdiğini filan söylerse detaylıca inceleriz. Genel olarak hutbenin Kur'an ile birebir aynı olduğu görünüyor zaten ama yine de altını çizdiğim yerlerin Kur'an'da yerlerini bulalım: - Şiir: ...Gece, karanlık; gündüz, durağan; gök, burçları olan; yıldızlar parlar; denizler kabarır; dağlar birer çivi; yer yayılıp döşenmiş... - Kur'an: Burçları olan göğe andolsun. (Buruc Suresi, 1)Kur'an: Biz, yeryüzünü bir döşek, dağları da birer çivi yapmadık mı? (Nebe Suresi, 6-7) - Zaten dağların birer çivi ve yeryüzünün yayılıp döşenmiş olduğuyla ilgili ayetleri vermiştim, gökyüzünün bir yükseltilmiş bir tavan olduğu da birçok yerde geçiyor: Ve yükseltilmiş olan o tavana... (Tur Suresi, 5) Devam edelim: - Şiir: Nerede Semûd (toplumu), nerede Ad(toplumu)? Nerede babalar, atalar? - Kur'an: Âd ve Semûd kavimlerini de helâk ettik. Bu, onların (harap olmuş) yurtlarından size besbelli olmuştur. Şeytan, onlara işlerini süslemiş ve onları doğru yoldan alıkoymuştur. Hâlbuki onlar gözü açık kimselerdi. (Ankebut, 38) - Kur'an pek çok yerde eskileri anlatır ve; "onlar sizden daha zengin ve güçlülerdi, ama onları bile harap ettik" diyerek muhataplarını korkutmaya çalışır, devam edelim: - Şiir: Yemin ederim, yemin ederim ki Allah’ın indinde bir din vardır ki şimdi içinde bulunduğunuz dinden daha sevgilidir! - Kur'an: ...Muhakkak ki Allah'ın indinde dîn, İslâm'dır... (Ali İmran Suresi, 19) - Devam edelim: Şiir: Hani ya, dünya varlığından gururlanıp da kavmine, ‘Ben sizin en büyük Rabbiniz değil miyim?’ diyen Firavun’la Nemrud? Onlar, zenginlikçe, kuvvet ve kudretçe siz­den çok daha üstün idiler. Ne oldular? - Kur'an: Sonra da (firavun) dedi ki: “Ben sizin çok yüce Rabbinizim.” (Naziat Suresi, 24) - Kur'an: Allah kendisine mülk (hükümdarlık ve zenginlik) verdiği için şımararak Rabbi hakkında İbrahim ile tartışmaya gireni (Nemrut'u) görmedin mi! İşte o zaman İbrahim: Rabbim hayat veren ve öldürendir, demişti. O da: Hayat veren ve öldüren benim, demişti. İbrahim: Allah güneşi doğudan getirmektedir; haydi sen de onu batıdan getir, dedi. Bunun üzerine kâfir apışıp kaldı. Allah zalim kimseleri hidayete erdirmez. (Bakara Suresi, 258) - Kur'an: Ey münafıklar! Sizler tıpkı kendinizden evvel yaşayıp giden, münafık kimseler gibisiniz. Onlar kuvvetçe sizden daha güçlü, servetçe sizden daha zengin ve sayıca daha kalabalıktılar. (Tevbe Suresi, 69) - Kur'an: Onlar, yeryüzünde dolaşmadılar mı ki, onlardan öncekilerin akıbeti nasıl oldu, baksınlar. Onlar yeryüzünde kuvvet ve eserler bakımından, kendilerinden daha üstündüler. Fakat Allah, onları günahları sebebiyle aldı (öldürdü). Ve onlar için (onları), Allah’a karşı koruyacak hiç kimse olmadı. (Mü'min Suresi, 21) - Bir başkası: Şiir: Her şey fanidir; bâkî olan, ancak Allah’tır. Ki O, bir­dir, şeriki ve nâziri yoktur! İbâdet edilecek, ancak O’dur. Doğmamış ve do­ğur­mamıştır! (Bu siiri yazan islamdan 30 yil önce yasamistir ve bunlara müslümanlar putperest diyurlerdi.Amaaaaa putperest dedikleri sairin siirinide kurana aliyorlardi.) - Kur'an: Yerin üstünde ne varsa fânîdir. Ancak, yuce ve comert olan Rabbinin varligi bakidir. (Rahman Suresi, 26-27) - Kur'an: O, doğurmamış ve doğmamıştır. (İhlas Suresi, 3) - Devam: Şiir: "Doğu, batı., öksüzlük, topluluk.. Savaş, barış., yaş, kuru.. Tatlı, tuzlu.. Güneşler, aylar, rüzgarlar, yağmurlar.. Gece, gündüz.. Dişiler, erkekler.. - Kur'an: Ve anar, ibret alırsınız diye her şeyi çift yarattık. (Zariyat Suresi, 49) - Burada direk olarak söylemese de Kuss'un da her şeyin iki çift olduğunu düşündüğü anlaşılıyor, bu çiftlik inancı Çin mitolojisinde "ying-yang" olarak geçer. - Devam edelim: Şiir: İlk yaratan da, son yaratan da, öldüren de, sonra dirilten de odur. Erkeği ve dişiyi yaratan O'dur. Dünya ve ahiretin Rabbi O'dur. - Kur'an: Öldüren de dirilten de O'dur. Doğrusu, çiftleri; erkek ve dişiyi, yaratan O'dur. (Necm Suresi, 44-45) - Kur'an: Mûsâ, “O, göklerin ve yerin ve her ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbidir. Eğer gerçekten inanırsanız bu böyledir.” (Şuara Suresi, 24) - Devam ediyoruz: Şiir: Kuss, kulların Rabbine, yeri bir döşek gibi döşeyen'e yemin eder ki, sûra üflendiği, halkın çağrıştığı, yerin aydınlandığı, öğütçünün öğüt verdiği, rahmetten ümit kesenin kenara itildiği, hakkı düşünenin gerçe­ği gördüğü günde hepinizin birer birer haşr olunacağına yemin eder. Meşhur gerçekten, parlak nurdan, en büyük hedeften sapan kimseye; kudret sahibi Allah'ın hüküm verdiği, uyarıcı Muhammed (s.a.v.)'in ha­zır bulunduğu, yardımcının bulunmadığı, adalet terazisinin kurulduğu, kusurların ortaya döküldüğü, bir grup insanın Cennete, bir grubun da çılgın alevli ateşe gittiği günde yazıklar olsun!,. - Yer ile ilgili ayetleri zaten vermiştim, Kur'an'a göre de döşek gibi döşenmiş, yayılmıştır diğerlerinden devam edelim, bunları topluca ele alalım, şu ayetler Sûr'a üfürülmesinden, üfürüldükten sonra yerin aydınlanmasından ve peygamberlerle şahitlerin getirileceğinden bahseder: - Ve sur’a üfürülmüş, Allah’ın diledikleri hariç, göklerde ve yerde olanlar ölmüşlerdir. Sonra ona (sur’a) bir defa daha üfürüldüğü zaman onlar ayağa kalkarak bakınırlar. Ve Rabbinin nuru ile yeryüzü aydınlandı. Ve kitap ortaya kondu. Peygamberler ve şahitler getirildi. Ve onların aralarında onlara zulmedilmeksizin hak ile hüküm verildi. Herkese yaptığının karşılığı tam olarak verilir. Allah, onların yaptıklarını en iyi bilendir. (Zümer Suresi, 68-70) - Bu ayetler de Sur'a üfürüldükten sonra herkesin bir araya haşrolunacağından(toplanacağından), inanmayanların kenara itilip cezalandırılacağından ve inananın gerçeği görüp ödüllendirileceğinden bahseder: - De ki: “Allah sizi yaşatıyor. Sonra sizi öldürecek, sonra da kendisinde şüphe olmayan Kıyamet gününde sizi bir araya getirecek, ama insanların çoğu bilmezler.” (Casiye Suresi, 26) - Allah’ın düşmanları o gün ateşe haşrolunurlar. Böylece onlar (öncekiler ve sonrakiler) biraraya getirilirler. (Fussilet Suresi, 19) - Şüphesiz “Rabbimiz Allah’tır” deyip de, sonra dosdoğru olanlar var ya, onların üzerine akın akın melekler iner ve derler ki: “Korkmayın, üzülmeyin, size (dünyada iken) va’dedilmekte olan cennetle sevinin!” (Fussilet Suresi, 30) - Zaten bunlar bütün Müslümanlarca bilinen ve Kur'an'da çokça tekrarlanan masallar, her Müslüman adı gibi bilir ama ben yine de ayetlerle göstereyim dedim. Devam edelim; bu ayetlerde ise hiçbir yardımcının bulunmadığı, adalet terazisinin kurulduğu, kusurların ortaya döküldüğü anlatılmaktadır, inananların cennete, inanmayanların alevli ateşe gideceğini söyleyen ayetleri bir üstte verdim: - Bütün sırların ortaya döküleceği o kıyamet günü, artık insan için ne bir kuvvet vardır, ne de bir yardımcı. (Tarık Suresi, 10) - ...Sonra kıyamet gününde kiminiz kiminizi inkâr edip tanımayacak; kiminiz kiminize lânet edecektir. Barınağınız cehennem olacaktır. Yardımcılarınız da olmayacaktır. (Ankebut Suresi, 25) - Kıyamet günü için adalet terazileri kuracağız. Öyle ki hiçbir kimseye zerre kadar zulmedilmeyecek. (Yapılan iş) bir hardal tanesi ağırlığınca da olsa, onu getirip ortaya koyacağız. Hesap görücü olarak biz yeteriz. (Enbiya Suresi, 47) - Şairin bir başka şiiri şöyle: "Aşırı tutkusuyla gönül andı onu.Arasında gündüz olan geceleri yad etti. Bulutlardan boşalan sağanak yağmur, Damlaları arasında ateş vardı.Ateş ışığı gözleri kamaştırıyordu.Şimşek parıltısı, gözler önünde uçuyordu.Sağlam köşklerde hayırlar vardı.Diğerleri ise, ıssız ve bomboştu.Yeri durduran, yüce dağlardır.Denizlerin suları ise engindir. - Yıldızlar, gece karanlığında parlar,Bunların döndüğünü her gün görürüz.Sonra güneşi, gecenin ayı kışkırtır.Hepsi birbirini hızla takib eder. Büyük, küçük karışık olan her şey, Gün gelir toprağa girer, mezar olur. Şaşmayan kalblerin tahminleri bile,Bir çok şeyi kavrayamaz, aciz kalır. Doğruyu görüp ibret alan kimseler için, Benim bu söylediklerim, Allah'a giden yolu gösterir."(6) - Sanırım artık buna ayet vermeye gerek yok, Kur'an'da anlatılanlarla tamamen aynı. Herhalde bu kadarı yeterlidir. Peki Kur'an Muhammed'in Kur'an'ı mı yoksa Kuss'un kuranimi? Gördüğünüz gibi şiirler ile ayetler birebir aynı.---- Kuss b. Saide Kur'an'ın en büyük kaynaklarından biri görünüşe göre------. - Şimdi başkalarıyla devam edelim: Yesar, siyer kitabının baş kısmında semavatm, yeryüzünün, Güneş ile Ay'ın ve diğer yaratıkların yaratılması hakkında Zeyd b. Amr b. Nüfeyl'e ait güzel bir şiir nakletmiştir. - İbn Hişam ise bu şiirin Ümeyye b. Ebi Salt'a ait olduğunu söylemiştir. Sözü edilen şiir şudur: - «Övgü ve methimi, Allah'a hediye ederim. Beğenilmiş sözümü za­man durdukça eskitecek hiç birşey yoktur. Bu sözümü, fevkinde başka bir Rab ve ilâh bulunmayan en yüce melike sunuyorum. O melik, hiç kimseye boyun eğmez. Dikkat et ey insan, çukura yuvarlanmaktan sakın, sen hiç bir şeyini Allah'a karşı gizleyemezsin. Allah ile beraber başka bir tanrıya tapmaktan sakın. Çünkü doğru yol ortaya çıkmıştır. O'nun şefkatine sığın, cinler de onun şefkatini umarlar. Sen benim ilâhımsm Ey Rabbim, ümidimsin. Seni Rab olarak seçtim, senden başka ikinci bir ilâha boyun eğecek değilim. Sen ki lütuf ve rahmetinle, Musa'yı elçi ve çağrıcı olarak gönderdin. O'na dedin ki: Harun ile birlikte Firavun'a gidin. O ki taşkınlık etmiştir, onu Allah'a davet edin. O'na deyin ki: Sen mi şu yeri kazıksız olarak tesbit ettin ve onu bu sakin halinde meydana getirdin? O'na deyin ki: Sen mi şu gökleri sütunsuz olarak diktin, insaf et, sen mi bunu bina ettin? O'na deyin ki: Sen mi göğün ortasını aydınlatıcı kıldın, gece karanlı­ğı bastırdığında Ay'ı sen mi oraya yerleştirdin? O'na deyin ki: Sabah olunca kim Güneş'i Dünya'ya gönderir? Işığı Dünya'ya varınca kuşluk vakti her taraf aydınlanır. O'na deyin ki: Topraktaki bitkileri kim yeşertir? Hububat, toprağı kabartarak yükselir. Ondan çıkan taneler, bitki başlarında bulunur. Bunda da aklı başında olan kimseler için ibretler vardır. Sen kendi lütfunla ey Rabbim, Yunus'u kurtardın, Oysa o balığın karnında bir kaç gece kalmıştı. Ey Rabbim, senin adını teşbih ile anarsam günahımın çok olduğunu görürüm. Ancak sen, benim hatalarımı bağışlarsın. Ey kulların Rabbi, benim üzerime bağış ve rahmetini gönder, malı­mı ve çocuklarımı bereketli kıl, mübarek yap.»(7) - Yine ayet vermeye gerek yok, zaten şiirde anlatılanların çoğunun ayetlerdeki yerleri gösterildi yukarıda, Musa ve Harun olayını, Yunus olayını zaten biliyorsunuz, Kur'an'a göre de bitkileri Allah yeşertir ve bitkiler toprağı kabartarak yükselir. Bunlar zaten bilindik şeyler, Kur'an'la birebir aynı. Zeyd b. (simdi böyle bir siir yazan adama putperest denebilinirrmi?Müslümanlar hem siirini adamin kurana aliyorlarayet ollarak.Ardindan o putperest oluyorBizimkide müslüman perest. - Amr'a ait başka bir şiir: Zeyd b. Amr b. Nüfeyl, kendi şiirlerinin birinde şöyle demiş: "Dünya durdukça övgü ve sitayişlerimi, Beğenilen sözlerimi, kendisinden daha üst, Bir İlah ve daha yüksek bir hükümdar, Ve kendisine denk bir Rab bulunmayan, Allah'a hediye ve ithaf ediyorum." - Bu şiirin, Ümeyye b. Ebi's-Salt'a ait olduğunu söyleyenler de olmuş­tur. Doğrusunu Allah bilir. - Muhammed b. İshak, Zübeyr b. Bekkar ve di­ğerlerinin rivayetlerine göre Zeyd b. Amr, tevhide dair bir şiirinde de şöyle demiştir: - "Ağır kayalar yüklenen yerin teslim olduğu Allah'a yöneldim, o yer ki, dümdüz oldu, düzelince de onu, Tespit etmek için üzerine dağlar yerleştirdi. Tatlı ve berrak suları taşıyan bulutların yöneldiği, Allah'a yöneldim, o bulutlar ki, her nereye sevk edilirlerse, emre itaat ederler, gönderildikleri, Beldelere sağanak sağanak yağmur yağdırırlar. Rüzgarların kendisine yöneldiği Allah'a yöneldim. O rüzgarlar ki, halden hale dönüp giderler."(8) - Diğerlerine zaten yukarıda değindik, ayetleri yukarıda görebilirsiniz fakat şunun Kur'an'daki karşılığını da verelim: - Şiir: Tatlı ve berrak suları taşıyan bulutların yöneldiği, Allah'a yöneldim, o bulutlar ki, her nereye sevk edilirlerse, emre itaat ederler, gönderildikleri, Beldelere sağanak sağanak yağmur yağdırırlar. - Kur'an: Görmez misin ki Allah, bulutları sevk eder. Sonra, onları kaynaştırıp üst üste yığar. Nihayet yağmurun, onların arasından yağdığını görürsün. O, gökten, oradaki dağ (gibi bulut)lardan dolu indirir de onu dilediğine isabet ettirir, dilediğinden de geri çevirir. Bu bulutların şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alacak.(Nur Suresi, 43) - Kur'an'a göre de Allah bulutları sevk ediyor, ayrıca dolu yağdırıp onunla istediğini vuruyor, ilginç... Şu da muallaka şairlerinden Zuheyr b. Ebî Sulmâ'nın bir şiirinden bir beyit: - Kim ölümün sebeplerinden korkarsa, merdivenle göğün kapılarına yükselse bile, ölümün sebepleri ona ulaşır. (9) - Kur'an'a göre de ölümden kaçış yoktur, "gök kapıları" ve "merdivenle göğe çıkılması" da Kur'an'da işlenir: - Eğer onların yüz çevirmeleri sana ağır geldiyse; bir delik açıp yerin dibine inerek, yahut bir merdiven kurup göğe çıkarak onlara bir mucize getirmeye gücün yetiyorsa durma, yap! Eğer Allah dileseydi, elbette onları hidayet üzere toplardı. O hâlde, sakın cahillerden olma. (En'am Suresi, 35) - Bu konuda ayrıntılı inceleme için şu linke tıklayabilirsiniz: http://dinsizdeist.blogspot.ae/…/mirac-masalnn-kaynaklar.ht… Başka bir kaynaktan şiirlere devam edelim, yine Zuheyr b. Ebî Sulmâ'ya ait başka bir şiir: Gördüm ki Allah haktır, arttı, Bu düşüncemden sonra Allah korkum, Bilmez misin Allah Tübba'yı helak etti, Lokman b. Ad'ı ve Adiyâ'yı da helak etti, Bunlardan daha önce de Zü 'l-Karneyn'i, Firavun'un ordusunu ve Necaşıyi de helak etti. Kur'an'da Lokman ve Zülkarneyn övülür, helak edilmemişlerdir gerçi ama yine de bu isimlerin Araplarca bilindiği ve Kur'an'ın da bu masalları devam ettirip ibretler, öğütler vermeye çalıştığı ortada. - Ayrıca Araplar Allah adını kullanarak çok beddua ederlerdi, bunu Kur'an'da da sıkça görüyoruz, Urve b. el-Verd'e ait bir şiir: Allah kahretsin o çapulcuyu ki geceleyin, Taşlık ve bataklıklardan geçip deve kesilen yerlerde yaşar Allah'ın memleketlerini gez, zengin olmaya çalış Ya bolluk içinde yaşarsın ya da ölüp mazur görülürsün Kur'an'dan bir ayet: ...Allah, onları kahretsin. Nasıl da haktan çevriliyorlar! (Tevbe Suresi, 30) - Her şeyin yok olup sadece Allah'ın kalacağına dair Zuheyr b. Ebî Sulmâ'dan bir örnek: - Hiçbir varlığı kalıcı ve sonsuz görmüyorum, Sadece yüksek dağlar, gök, toprak Ve Rabbimiz kalıcıdır Bir de sayılı giinlerimiz ve geceler kalıcıdır Kur'an'dan bununla ilgili bir ayet vermiştim yukarıda, burada tekrar vermek gereksiz. - Zeyd B. Amr'dan başka bir şiir aktaralım: İnsan ve şeytan cinlerini kendimden uzaklaştırdım, Mert ve cesur kişi böyle yapar, Ne Uzza’ya taparım ne de iki kızına, Ne de Tasm Oğullarının iki putuna, Aklımın ermediği çocukluğumda, Rabb bildiğim Hubel'e de tapmam, Büyüyüp kendimi kurtardığımda tek bir Rabb 'e mi, Yoksa bin Rabb'e mi tapacağım. Bilmez misin Allah yok etti, Yolunu şaşırmış birçok kimseyi, İyi olanları ise bıraktı, Onların küçükleri büyüsün diye, Kişi elbet bir gün gerçeği yakalayacak, - Aynen susuz bir dalın yeşillenmesi gibi. Ben ancak Rahman'a Rabb 'imize kul olurum, Şefkatli Rabb'im günahlarımı bağışlasın diye, Allah 'tan Rabb'inizden daima korkun, Böyle olursanız felakete uğramazsınız, İyilerin yurdu cennet, Kafir'lerin ise yakıcı cehennem. Dünyada rezildirler, ölünce de, Gönülleri sıkıp daraltan azapla karşılaşırlar. - Bu siirinKur'an'la benzerliği ortada, ayet vermeye gerek yok, zaten bazılarını yukarıda işledik. İşte bu şairler Kur'an'ın en büyük kaynaklarından, - devam edelim: Zii'l-Kanıeyn'in peşine koştum; fakat yetişemedim Az kaldı Davud'u da görecektim Ebedi olmak ise mümkün değildir Hepimiz son bulacağız Sadece tanrı ve onun vech-i mabudu hariç - Bu da Abid b. el-Abras'ın bir şiiri. Anlaşılan Zülkarneyn çok ünlüymüş eski Araplarda, onu Kur'an'a almasalar olmazmış. Yukarıda her şeyin yok olup sadece Allah'ın baki kalacağına dair örnek vermiştim, şimdi bu şiirde geçen "vech"i de içeren bir versiyonunu vereyim: - Allah ile beraber sakın başka bir tanrıya tapma. Ondan başka tanrı yoktur. Allah'ın vechinden (zatından veya O'nun rızasına uygun olanından) başka her şey yok olucudur. Hüküm O'nundur ve ancak O'na döndürüleceksiniz. (Kasas Suresi, 88) - Muhammed'in belki de en önemli vahiy kaynağı Muhammed'in eşi Hatice'nin amcasının oğlu Varaka b. Nevfel'dir, ondan bir şiir aktaralım: Bazı insanlara nasihat ettim şöyle dedim Ben uyarıcıyım, sakın kimse sizi aldatmasın, Yaratıcınızdan başka ilahlara tapmayın, Sizi buna çağırırsalar deyin aramızda büyük bir engel var~ Tesbih ederiz o arşın sahibini ona sığınırız, Daha önce de Cudi ve Cumud dağları onu tesbih etti, Gök kubbesi altında her şey ona hizmet eder, Kimse onun egemenliğinden kaçamaz, Gördüğümüz hiçbir şeyin parlaklığı baki değildir, İlah bakidir, mal ve evlat helak olur, Hürmüze hazineleri bir fayda sağlamadı, Ad kavmi de uğraştı ama ebedi olamadı, Süleyman da, bütün milletler, Emrinde olduğu halde insanlar cinler - Kur'an'la benzerlik ortada, şiirde geçen konuları zaten yukarılarda işlemiştik. - Şimdi Kuss b. Saide'den bir şiir daha verelim: - Ölüm habercisi! Ölüler mezarlarında Üzerlerinde parça parça ipek kalıntıları Bırak onları nasılsa bir gün çağrılacaklar Uykularından uyandıklarında dağılacaklar Sonunda yeni bir şekle girecekler Yeni bir yaratılış, aynen ilk yaratılış gibi Bir kısmı çıplak, bir kısmı giyinik, Bir kısmının elbisesi yeni, bir kısmının da eskimiş olarak - Zaten bu şiirdeki benzerlikler de belli ölülerin uyanacakları, çıplak olacakları, yeni bir yaratılışla ahirete geçecekleri filan İslam'ın temel konularıdır, herkes bilir yani ama birkaç ayet verelim yine: - İnkâr edenler dediler ki: 'Siz büsbütün parçalanıp dağıtıldıktan sonra mutlaka yeni bir yaratılışa tabi tutulacağınızı bildiren bir adamı size gösterelim mi?' (Sebe Suresi, 7) - Tamam bu şairler putları reddeden birer hanif olabilirler ama sözleri neden Kur'an'la bu kadar benzerlik gösterir? Kelimesi kelimesine? İşte bunlar ilginçtir. - Varaka'dan bir şiir daha: - Amr'ın oğlu! Doğru yolu buldun nimete erdin, Allah'ın yakıcı ateşinden kendini kurtardın, Rabb'e boyun eğerek, onun dışında yoktur Rabb, Azgınların putlarını terk ederek, Aramış olduğun dini bularak, Rabbini tek bir Rab olarak kabulden hiç şaşmadın, Güzel bir diyarda bulunuyorsun, Orada eğlenir devamlı ikramlar görürsün Orada Allah dostuyla karşılaşırsın, İnsanları ateşe iten zorbalardan olmazsın, Rabbinin rahmeti ulaşır elbet insana, Yerin yetmiş kat altında bulunsa da, Korkulu bir diyarı ziyaret ettiğimde derim, Bana merhamet eyle, düşmanlarımı muzaffer eyleme, Bana merhamet eyle, onlar cinlerden umarken, Benim ilahım sensin, Rabbim ve ümidim, Duaları kabul eden Rabb'e boyun eğerim, Asla davetçiye kulak vermeyen kimselere ise boyun eğmeyi kabul etmem. - Bu kadar da olmaz! dediğinizi duyar gibiyim ama şaşırmayın xxxxxxxxxxxxxvahiy denilen şey bunlardır işte, bu kaynaklardan gelir, diğer pek çok kaynak dışında.xxxxxxxxxxxx - Ümeyye'den bir şiir daha verelim: - Rabbimizin alametleri apaçıktır, Bunları ancak inkarcılar tartışır, Gece ve gündüz yaratılmış, hepsi, Belli bir ölçüyle ortaya çıkarlar, Sonra Yüce Rab, gündüzü ortaya çıkarır, Işıkları yayılan güneş vasıtasıyla, Hanif dininden başka her din, Kıyamet günü Allah katında yalandır. - Yukarıda da vermiştik ama biraz daha peygamber adları ve eski kavimlerin geçtiği şiirlerden verelim, Adiyy b. Zeyd el-Ibadi'nin bir şiiri: Nerede bu toprakların sahipleri, Nuh halkı Sonra Ad ve Semud. Selame b. Cendel: Davud yapımı sağlam bir zırh Yarılıp kabuğundan çıkmış bakla tanesi gibi Eski kavimlerden, - Zuheyr b. Ebi Sulma: Sonra bu savaşta uğursuz çocuklarınız doğar, Ad kavminden Ahmer gibi, savaşta süt emerler savaşta sütten kesilirler Zuheyr b. Ebi Sulma, İrem Kavmi: Diğerlerini ise görürsün ki zırhlarını hazırlamışlar İrem 'den beri gelen Davud yapımı zırhlarını. http://dergi.ilahiyat.omu.edu.tr/…/1560393703_200519090107.… Yine muallaka şairlerinden Amr b. Külsüm'ün bir şiiri: - Ölüm bize nerede olsak yetişecektir. Çünkü biz ona mukadderiz, o da bize mukadderdir. Bu da ayet: Her nerede olsanız olun, ölüm size yetişir, göklere yükselmiş burçlarda da olsanız... (Nisa Suresi, 78 Tolonbey
  11. tolonbey

    Kasım Süleymani neden öldürüldü?

    Iste böyleee. Batili üllkeler müslümanlarin KAFASIZ yani BEYiNSiZ oldugunu cok iyi biliyor.Tanrinin USUNU kullanmayip Fellahin NAKLINI kullanirlar.Bu nedenle kandirilmalari cok kolaydir------------------------------------------------------------------------------------------------------------Irakin milli bayraminda kadin amarika elcisi saddamin yaninda resmi gecidi seyreder.Saddama derki sen bu orduyla rahatlikla kuveyti alirsin.Saddamda düsünürkü Amerika benim kuveyti almamdan yana ve orduyu hazirlamaya baslar,Ecevit derki eyyyyyyyyyyyyyyyyyy Saddam Amerika seni tuzaga düsürecek.Saddam Eceviti dinlemez KUVEYTE saldirinca amarika tepesine konar.----------------------------------------------------------------------------------------------------------Müslümanlar cocuk gibidir kim seyim HIYAR dese TUZU,BiBERI alir kosar.Amarikanin DISiSLERi bakani gelir ve menderese derki,demokrasi müslüman isi degil size yumusak seriat gerek.Menderes onu duyduya konya millet vekilini seriat icin hazirliklar baslar.Bunu habar Alan ordu ihtilali pattlatir Menderesle 3 arkadasini asarlar.Amerikalinin sözüne kafayi astirdi.Dünyada sistemlerin en mükemmeli DEMOOKRASiDiR.Ama bizim müslümanlar kafayi takmislar seriata,Yani koyunlar gibi sürü yasamak isteriz hep.------------------------------------------------------------------------------------------------------- Bu nedenle batililar bu müslümanlarla kedinin FAREYLE oynadigi gibi oynar sonrada yallah mideye.
  12. tolonbey

    Ateistlerin cevap veremediği basit soru

    Iste böyleee, Okadar derine dalmaya gerek yok. Muhammet diyürki ilk müslüman benim. Musada diyorki ilk müslüman benim. iBRAHiMDE diyorki ilk müslüman benim.Tabiki kuranda diyorlar. Görünüse bakilirsa bu yazilanlar yalan.Ibrahim yahudilerin peygamberi ABRAHAMDI.Bu Abraham YAHUDiiYDi. Musada Yahudiydi. Valniz Muhammetti müslüman peygamberler icinde.Bunu bile bilmeyenlerin hersözü iskembeden SALLAMADIR.
  13. iste böyleee. Hasan Aksu 2 saat · Cumhuriyet ve Atatürk Düşmanlarını tanıyalımSayfayı Beğen 4 saat · Sorarlarsa soldakine Müslüman dersiniz. Düzeniniz batsın
×
×
  • Yeni Oluştur...