Jump to content

Hawking: "Cennet Diye Bir Şey Yok."


Recommended Posts

Devletler ayakta kalmak için sürekli kendinden küçük ülkelere saldırmak zorunda değildir.

Para kazanmanın veya ekonomik güç elde etmenin tek yolu savaşmak değildir. Çin savaşarak mı kalkınıyor? Soros denen spekülatör savaşarak mı para kazanıyor? Savşarak para kazanmanın modası geçmiştir. Şimdiki zamanda savaşarak para kazanamazsınız, para kaybedersiniz. Arabalarım yürüsün diye savaşacak kadar aptal bir gelişmiş ülke bu dünyada yoktur. Elektrikli arabalardan haberiniz yok sanırım. ABD'nin ırak'a saldırmasının bence üç nedeni vardır. 1-) 11 eylül saldırılarından sonra kendi halkının moralini düzeltmek için veya kendi halkına ''bakın işte intikam almak için bir şeyler yapıyoruz, boş durmuyoruz '' diyebilmek için. 2-) Düşmanlarına karşı bir güç gösterisi yapmak için. 3-)Ve ırağın kolay bir lokma olması.

Gelişmiş ülkeler 1. ve 2. dünya savaşlarından ve hiroşimadan yeteri kadar ders almışlardır. Artık savaşmak isteyeceklerini hiç sanmıyorum. Şimdiki savaşlar fabrikalarda , borsalarda , uluslararası ticarette, seçim sandığında....

Osmanlı'da seçim sandığı olsaydı şehzadeler taht için savaş yapmazlardı. Gelecekte dünyada savaş olmayacağını düşünüyorum.

Ve son olarak mecbur kalırsa herkes savaşabilir.

Para kaybetmek ve kazanmak deyimlerini kullanirken, bunlarin birbirinin tamamlayicisi olma ozelliklerini unutmussunuz sanirim. Bir savas oldugu zaman, saldiri yapip kazanan veya kaybeden memleket ne derece para kaybediyorsa, savunma yapmak isteyip kazanan veya kaybeden memlekette bir o kadar para kaybediyor. Peki bunca kayip ne oluyor? Havaya ucup buhar mi oluyor? Birisi bu isten kar etmiyormu sonucta? Sizinkisi biraz sig bir mantik olmuyor mu peki?

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • İleti 96
  • Created
  • Son yanıt

Top Posters In This Topic

Top Posters In This Topic

Posted Images

Din olmasaydı Osmanlı savaşacak o kadar adamı nereden bulacaktı, hatta din olmasaydı Osmanlı ve Roma imparatorluğu bile olmayacaktı.

Bu bir arz talep meselesi askerler savaşı, şehitliği talep eder, imparatorluklarda cenneti, toprağı arz eder.

Yoksa iyi kötü karnı doyan bir insan, sonsuz cennet yaşamının olmadığını bilse neden savaşsınki.

Para, yağlama, ganimet, gittiği yerlerdeki kadınlara tecavüz. Bunlar için dünyanın adamını yine bulurdu.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Devletler ayakta kalmak için sürekli kendinden küçük ülkelere saldırmak zorunda değildir.

Para kazanmanın veya ekonomik güç elde etmenin tek yolu savaşmak değildir. Çin savaşarak mı kalkınıyor? Soros denen spekülatör savaşarak mı para kazanıyor? Savşarak para kazanmanın modası geçmiştir. Şimdiki zamanda savaşarak para kazanamazsınız, para kaybedersiniz. Arabalarım yürüsün diye savaşacak kadar aptal bir gelişmiş ülke bu dünyada yoktur. Elektrikli arabalardan haberiniz yok sanırım. ABD'nin ırak'a saldırmasının bence üç nedeni vardır. 1-) 11 eylül saldırılarından sonra kendi halkının moralini düzeltmek için veya kendi halkına ''bakın işte intikam almak için bir şeyler yapıyoruz, boş durmuyoruz '' diyebilmek için. 2-) Düşmanlarına karşı bir güç gösterisi yapmak için. 3-)Ve ırağın kolay bir lokma olması.

Gelişmiş ülkeler 1. ve 2. dünya savaşlarından ve hiroşimadan yeteri kadar ders almışlardır. Artık savaşmak isteyeceklerini hiç sanmıyorum. Şimdiki savaşlar fabrikalarda , borsalarda , uluslararası ticarette, seçim sandığında....

Osmanlı'da seçim sandığı olsaydı şehzadeler taht için savaş yapmazlardı. Gelecekte dünyada savaş olmayacağını düşünüyorum.

Ve son olarak mecbur kalırsa herkes savaşabilir.

Soros, savaşların bizzat kendisinden para kazanıyor.

ABD de sanki ilk defa Irak'a girmiş. O saydığın sebeplerin hepsi faso fiso. Yine ABD'nin İkinci Dünya Savaşına, Kore'ye ve Vietnam'a nasıl ve neden girdiğini biraz araştırman ufkunu genişletecektir.

Savaşarak para kazanmanın modası geçmiş diyorsun ya, sana şunu söyliyim, eğer savaşlar olmasa, bütün ülkeler için silahlanma yasaklansa ve bütün silahlar imha edilse global ekonomi çökerdi. Bu sözümü daha iyi anlaman için öncelikle ABD ile ilgili söylediklerimi bir araştır.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Bu evren koşullarına göre yarın "Cennet" diye bir yer olamayacağını, olsa bile peri masallarında var olabileceğini söylemek (Stephen Hawking)zaten normal olandır. Zaten kim diyor ki, Cennet elle dokunulup, gözle görülebilir, denetlenebilir, tahmin edilebilir ve anlaşılabilir bir şeydir diye.

Biz neyiz, Bu Kainat nedir?

Kendimizi neden bir peri masalı olarak kabul etmiyoruz?

Mutlaka asıl madde, gerçek öz, Biz mi olmak zorundayız?

Mutlaka bu sistem Biz merkezli midir?

Biz etrafımıza bakarız ve biz ne dersek o mudur?

O halde bundan 2000 yıl önce yaşayan insana Kozmoz hakkında gerekli bilgileri vermeyelim ve ona Dış Uzayı hayal etmesini ve bize gerçeğe uygun bir tasarı sunmasını söyleyelim.

Elinde veri olmadığı için Evren hakkında bir Cümle kuramaz.

Stephen Hawking de insan oğlunun bildiği evren ve sınırları hakkında elinde olan verilere göre Kozmoz tasarısı yapıyor.

Bu bir ilerleyiştir. İlerliyoruz. Bir şeyin sonunu getiremedik, Evren'in sonunu göremedik.

Durum böyle olduğu halde "Yaşlı" olan bilim insanlarının çıkıp da "Cennet yok, Tanrı palavra" diye ortaya çıkmaları genç bilim insanlarını rahatsız edebilir.

Bilim merak köreltici soğuk taş, paslı demir, dipsiz bir karanlık değildir.

Bilim için "İlerleme ve merak" kelimelerinin hakkını versinler. Kimse ölmeden önce bu "filmi" ben bitiricem triplerine girmesin.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Bu evren koşullarına göre yarın "Cennet" diye bir yer olamayacağını, olsa bile peri masallarında var olabileceğini söylemek (Stephen Hawking)zaten normal olandır. Zaten kim diyor ki, Cennet elle dokunulup, gözle görülebilir, denetlenebilir, tahmin edilebilir ve anlaşılabilir bir şeydir diye.

Biz neyiz, Bu Kainat nedir?

Kendimizi neden bir peri masalı olarak kabul etmiyoruz?

Mutlaka asıl madde, gerçek öz, Biz mi olmak zorundayız?

Mutlaka bu sistem Biz merkezli midir?

Biz etrafımıza bakarız ve biz ne dersek o mudur?

O halde bundan 2000 yıl önce yaşayan insana Kozmoz hakkında gerekli bilgileri vermeyelim ve ona Dış Uzayı hayal etmesini ve bize gerçeğe uygun bir tasarı sunmasını söyleyelim.

Elinde veri olmadığı için Evren hakkında bir Cümle kuramaz.

Stephen Hawking de insan oğlunun bildiği evren ve sınırları hakkında elinde olan verilere göre Kozmoz tasarısı yapıyor.

Bu bir ilerleyiştir. İlerliyoruz. Bir şeyin sonunu getiremedik, Evren'in sonunu göremedik.

Durum böyle olduğu halde "Yaşlı" olan bilim insanlarının çıkıp da "Cennet yok, Tanrı palavra" diye ortaya çıkmaları genç bilim insanlarını rahatsız edebilir.

Bilim merak köreltici soğuk taş, paslı demir, dipsiz bir karanlık değildir.

Bilim için "İlerleme ve merak" kelimelerinin hakkını versinler. Kimse ölmeden önce bu "filmi" ben bitiricem triplerine girmesin.

Evrenin sonu varmıymış ki, ben hiç sanmıyorum.Big Bang başlangıcı diyosan,o sadece varolan değişmesi gibi yorumlamak gerekir,

Cennet yok,Tanrı palavra kısmıda herkesin söyleyebileceği birşey değil,her ağızdan farklı algılanır bu sözler,

bu sözün ciddiyetide ancak böyle Bilim insanlarının ağzından çıkması doğrudur.Ve ciddiye alınır.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Evrenin sonu varmıymış ki, ben hiç sanmıyorum.Big Bang başlangıcı diyosan,o sadece varolan değişmesi gibi yorumlamak gerekir,

Cennet yok,Tanrı palavra kısmıda herkesin söyleyebileceği birşey değil,her ağızdan farklı algılanır bu sözler,

bu sözün ciddiyetide ancak böyle Bilim insanlarının ağzından çıkması doğrudur.Ve ciddiye alınır.

Evrenin sınırlarını mı görmüşler ki, Teoloji alanına Bilimsel Yöntemler ile giriyorlar.

Link to post
Sitelerde Paylaş

O ne idüğü belirsiz bi kul değil,seçilmiş bir insan,aynı cümlede bile kurmam..

bir ayet tefsirinde geçer ki cehennemlikler atıldığı zaman işte işte bizi yoldan çıkaran buydu bize yanlış şeyler söyleyen,bizim kabahatimiz yok diye bağırmaya kalkıştıklarında,onları baştan çıkaran şarlatan der ki bugün herşey için çok geçtir,kurtulmaya ihtimal yoktur,keşke beni dinlemeyeseydiniz..

sanırım hawking bu cümleleri kuracak ..

Link to post
Sitelerde Paylaş

O ne idüğü belirsiz bi kul değil,seçilmiş bir insan,aynı cümlede bile kurmam..

bir ayet tefsirinde geçer ki cehennemlikler atıldığı zaman işte işte bizi yoldan çıkaran buydu bize yanlış şeyler söyleyen,bizim kabahatimiz yok diye bağırmaya kalkıştıklarında,onları baştan çıkaran şarlatan der ki bugün herşey için çok geçtir,kurtulmaya ihtimal yoktur,keşke beni dinlemeyeseydiniz..

sanırım hawking bu cümleleri kuracak ..

Seçilme kriterleri nelerdir ?

Bak dinine saldırmıyorum, doğru düzgün soruyorum.

Link to post
Sitelerde Paylaş

ruhların yaratıldığı kal'ü belada Rahman bize men ene yani ben kimim dediğinde sen sensin biz biziz diye cevap vermişiz,bu bikaç kez tekrarlandıktan sonra ilk efendimin (asm) ruhu Rahman'ı kabul etmiş men ene,ente ene yani sen Rabbimsin bende senin kulunum demiş,seçilmiş olduğu ilk zaman diye adlandırıyorum o vakitte belli imiş zaten ama peygamber özellikleri var mührü,emin oluşu,günah işlememesi,sabrı diye nitelikleri daha sayılayamnacak çok,doğumundaki mucizeler,cennet kapısındaki ahmet yazısı,sayayım mı daha(:

Link to post
Sitelerde Paylaş

ruhların yaratıldığı kal'ü belada Rahman bize men ene yani ben kimim dediğinde sen sensin biz biziz diye cevap vermişiz,bu bikaç kez tekrarlandıktan sonra ilk efendimin (asm) ruhu Rahman'ı kabul etmiş men ene,ente ene yani sen Rabbimsin bende senin kulunum demiş,seçilmiş olduğu ilk zaman diye adlandırıyorum o vakitte belli imiş zaten ama peygamber özellikleri var mührü,emin oluşu,günah işlememesi,sabrı diye nitelikleri daha sayılayamnacak çok,doğumundaki mucizeler,cennet kapısındaki ahmet yazısı,sayayım mı daha(:

Peki bu bilgiyi yani ilk olarak Muhammed'in, Allah'ı kabul etmesi dolayısıyla da ''ben senin kulunum sen benim

rabbimsin demesi'' olayını biz kimden öğreniyoruz ?

Muhammed'in ağzından çıkan sözlerden yani hadislerden.

Bir insan, üstün olarak seçildiğini yine kendisi söylüyor ve tasdik ediyor.

Başka duyan yok bu ilk ''sen benim rabbimsin'' sözünü.

Öyle değil mi ?

Link to post
Sitelerde Paylaş

ruhların yaratıldığı kal'ü belada Rahman bize men ene yani ben kimim dediğinde sen sensin biz biziz diye cevap vermişiz,bu bikaç kez tekrarlandıktan sonra ilk efendimin (asm) ruhu Rahman'ı kabul etmiş men ene,ente ene yani sen Rabbimsin bende senin kulunum demiş,seçilmiş olduğu ilk zaman diye adlandırıyorum o vakitte belli imiş zaten ama peygamber özellikleri var mührü,emin oluşu,günah işlememesi,sabrı diye nitelikleri daha sayılayamnacak çok,doğumundaki mucizeler,cennet kapısındaki ahmet yazısı,sayayım mı daha(:

Bu masal nefis için anlatılır ne zamanda beri versiyon değişti?

Sana kaç defa diycem git dinini öğren diye, yine sapla samanı karıştırmıssın.

Efsanenin orjinalı şöyledir;

Hadisin rivayetlerinde vardir ki: Cenâb-i Hakk nefse demis:

“Ben neyim, sen nesin?” Nefis: “Ben benim, Sen sensin!” demis. Cenâb-i Hakk nefse azab vermis, atese atmis yine ayni soruyu sormus, nefis de ayni cevabi vermis: “Ben benim Sen sensin!”

Hangi azab verilirse verilsin nefis firavunluktan vazgeçmemis.

Daha sonra Cenâb-i Hakk nefsi aç birakmis ve ayni soruyu tekrarlamis: “Ben neyim, sen nesin?” Nefis demis: “Sen Rahîm olan Rabbimsin, ben ise âciz bir kulunum”.

tarihinde BOSS tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...
  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.


×
×
  • Yeni Oluştur...