Jump to content
Tabipp

ATEİZM in TANRILARI

Recommended Posts

Ateistik ahlaki prensipler diye bir şey yok. Sokun bunu kafanıza. Ateist ahlak, Müslüman ahlak, Hristiyan ahlak diye bir şey olmaz.

Bir rötuş yapayım; Müslüman ya da Hristiyan ahlakı tanımlamaları doğru. Zira ahlak değişken bir olgu. Gerçekte iyi ve kötüyü kategorize etmek için üzerinde uzlaşılan evrensel bir yol yok. Birine göre ahlaki olan diğerine ahlaki olmayabilir. Tüm değer yargıları subjektiftir.

tarihinde Tasvir-i Efkar tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Omnipotans paradoksu: Tanrı kendinden büyük bir şey yaratabilir mi, Tanrı kendının göremedıgı bır sey Yaratabilir mi gibi YANILGI ZIRVALIKLARINI kapsar...

Tanrı kendınen büyük bir şey yaratabilir mi demek Sonsuz + 1 cevabını istemek demektir...

Tanrı sınırlı bir büyüklükte değil ki ondan daha büyük bir şey isteyesiniz..

Evvela TANRININ BÜYÜKLÜĞÜNE SINIR GETİRİYORSUNUZ SONRA DAHASINI İSTİYORSUNUZ...

O zaman sonsuz + 1 ın cevabını verın de görelim..

Herseyı gören TANRININ görmedıgı bir alanın ön kabulunden hareketle sorulan ikinci soru da aynı YANILGIYI barındırıyor...

Herşeyi gören TANRININ görmedıgı bır alan yok kı o alan üzerinden soru sorasınız...

Gelelim omnipotans paradoksunun kristisizmine

Omnipotans, maximal güçtür. Maximum azamet (ya da mükemmeliyet) her şeyi yapabilmeyi içerir. Omnipotans paradoksu omnipotent bir varlığın yeteneklerine ilişkin böyle bir varlığın her şeye gücü yettiğini çürüten çeşitli paradoksal durumlara değinir. Paradoksun genel formu omnipotent bir varlığın kendi yetkilerini sınırlandırıp sınırlandıramayacağını ve hâlâ her şeye kadir olmasının korunup korunamayacağını sorar, dolayısıyla çok güçlü ama yine de sınırlı olmak bir paradokstur.

Teologların önerdikleri yanıtlar arasında en meşhur olanı Omnipotans Onun doğasına göre mümkün olan her şeyi yapabilmek demektir. Böylece Tanrı mantıksal absürdlük yapmaz. Örneğin O 1+1=3 yapamaz. Aynı şekilde, o, tanımı gereği, en büyük mümkün varlık olduğu için O kendinden daha büyük bir varlık yapamaz. Tanrı'nın doğası onun eylemleri sınırlıdır. Teologlar İncil'de İbraniler pasajında bulunan "Yalan Tanrı için imkânsızdır" ayetinin bu yanıtı desteklediğini söylerler. Tanrı mantık kurallarına itaat eder, çünkü Tanrı sonsuza dek mantıksaldır. (Kaynak: en.wikipedia.org)

Bu durumda Tanrı "mutlak surette omnipotent" değil, sadece "omnipotent"dir. Zira Y tamamen omnipotent ise o zaman Y kesinlikle her şeyi yapabilir. Bir dizi kelimede ifade edilebilen her şey, kendi içinde çelişki olduğu gösterilse bile, bizim mantık yasalarıyla düşündüğümüz gibi Y eyleme bağlı değildir. "Salt Omnipotans" Y'yi omnipotans paradoksuna doğru düşen istikrarsız bir pozisyona koyacaktır.

Eğer paradoksu "durdurulamayan bir güç taşınamaz bir obje ile karşılaşırsa ne olur?" ortak varyantı için hafifçe başka şekilde ifade edilirse o zaman paradox kendi içinde bir çelişki ve dört köşeli üçgen oluşturmaya benzer bir problem haline gelir. İki özellik birbirini dışlar. ANCAK, Tanrı tabanlı formlara bu çelişkiyi uygulamak zordur. Bu kare üçgen durumundan tamamen farklı. Ve elbette, o zaman sorun ortaya çıkar; omnipotan bir varlık bu durdurulamaz ve taşınamaz mantıksal çatallanmayı kırabilir mi?

Soru sahte olsa başka bir suje için sorulduğunda yine sahte olması gerekirdi. Özneyi değiştirerek soruyu yeniden imar edersek; mesela Ali kaldıramayacağı taşı yaratabilir mi? Bu sorunun cevabı ya evet ya hayır olur. Ancak özne Tanrı olunca soru anlamsızlaşıyor. Bu da demek oluyor ki arıza soruda değil sorunun sujesi olan Tanrı tasavvurunda, ya da daha doğrusu ona yüklenen omnipotans özniteliğinde.

Omnipotans Paradoksunun Bir Başka Versiyonu

Teistlere göre tanrının öznitelikleri arasında Omnipotence (her şeyi sınırsızca yapabilme yetisi) ve Omniscience (her şeyi sınırsızca bilme yetisi) ve Omnipresence (her yerde birden bulunma yetisi) vardır. Kadir-i Mutlak niteliğini diğerlerine de dahil ederek göz önünde bulundurun. Mutlak Güç ve Mutlak Bilgi kombinasyonu Doğaüstü Varlığın eylemlerinin ve farkındalığının hiçbir sınırı olmadığı anlamına gelir. Bu da demek oluyor ki Tanrı sınırlama ötesidir.

Fakat, basit bir mantık egzersizi bu iki özelliğin birbirini dışladığını gösterir. Tek bir varlığın hem Kadir-i Mutlak ve hem Alim-i Mutlak olması imkansız.

Richard Dawkins, kitabında bu paradosktan şöyle söz eder:

''Eğer Tanrı her şeyi biliyorsa, her şeye gücü yetme özelliğini kullanarak yapacağı müdahaleleri zaten önceden biliyordur. Fakat bu onun bu belirli müdahalelerini yapma konusunda fikrini değiştiremeyeceği anlamına gelir ki bu da her şeyi yapabilme gücünün olmadığı anlamına gelir.''

Karen Owens bu çelişkiyi şiirsel bir yolla dile getirmiştir:

Can omniscient God, who

Knows the future, find

The omnipotence to

Change His future mind?

''Her şeyi bilen,

Geleceği gören Tanrı,

Gelecekteki fikrini değiştirmek için,

Her şeye gücü yetme özelliğini kullanabilecek mi ? ''

tarihinde Tasvir-i Efkar tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Öyle demıyoruum...

Tanrının vucudunun bılınmez oldugunu akılların onu ıdrak etmesının mumkun olmadıgıını soyluyorum

(Hadıd suresı ayet 3)

''Batındır(yanı mahıyetı akılların ıdrakından uzaktır)''

Eger vucudunun maddeyı ve enrjıyı yanı bızı kapsadıgını söylersek O'nun mahıyetının ne oldugunu söylemiş oluruz...

ama Zahırdır(yanı varlıgının delilleri acıktır)(hadıd suresı ayet 3)

Vucudunun ne oldugunu soylemek mumkun degıl ama mekandan munezzeh oldugunu pektabıkı soyleyebılırız...Ve varlıgının apacık oldugunu da soyleyebılırız, sadece NE OLDUGUNU söyleyemeyız....

Ben vücudunu sormuyorum ki...

Vücudunun Madde dışında olması maddeyi kapsayamaz mı demektir?

Israrla sorunun etrafından dolanıyorsun.

Ve bunu neden yaptığını da biliyorum.

Çok basit soru soruyorum:

Sanan göre Varlık ikiye mi ayrılır? Yaratan ve yaratılan olarak.

İkiye ayrılırsa sonsuz olan yaratan, yaratılanı kapsar mı kapsamaz mı?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Ben vücudunu sormuyorum ki...

Vücudunun Madde dışında olması maddeyi kapsayamaz mı demektir?

Israrla sorunun etrafından dolanıyorsun.

Ve bunu neden yaptığını da biliyorum.

Çok basit soru soruyorum:

Sanan göre Varlık ikiye mi ayrılır? Yaratan ve yaratılan olarak.

İkiye ayrılırsa sonsuz olan yaratan, yaratılanı kapsar mı kapsamaz mı?

Sorunun etrafında dolanmıyorum, net olarak cevaplıyorum...

Sen Yaratıcının yaratılanları kapsamasından hareketle vucudunun ne oldugunu soruyorsun eger bunu sordugunun farkında degılsen o başka...

''Hıcbırsey O na denk degıldır''(ıhlas suresı ayet 4) den hareketle onun Vucudunun yaratılan herhangı bırseye denktır demek veya onun Vucudunun bır parcası Yaratılan herhangı bırseye denktır demek mumkun degıl..

tarihinde Tabipp tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tanrısız ahlak çatısı mümkün, ancak tanrılı ahlak hiçbir şekilde temellendirilemez.

Euthyphro dilemma'nın iki boynuzundan kurtulmak için diyorsun ki: "Tanrı moral düzene ne uyar ne de onu icat eder. Aksine Onun gerçek doğası, değer standardıdır. Tanrı neyin iyi olduğunun standardı için kendi karakterinden başka hiçbir şeye yönelmez ve böylece bize neyin iyi olduğunu ifşa eder. Yani Tanrı doğası gereği iyidir ve o bize doğayı ortaya koymaktadır."

Formule edersek;

Eğer X Tanrı'nın doğasında bulunuyorsa, o zaman X iyidir.

Eğer X iyi ise, o zaman X Tanrı'nın doğasında bulunmalıdır.

Bu durumda Tanrı'nın moral doğasının tekdüze bir formatta olabileceği iddiasını haklı çıkarman gerekiyor.

Öyleyse şu soruyu sorabiliriz: adalet Tanrı'nın doğası gereği mi iyidir, yoksa iyi olduğu için mi Tanrı'nın doğasındadır?

Adalet Tanrının doğası geregı iyidir ve iyi oldugu için Tanrının dogasıdır..

Sen hep aynı sacmalamaya mı devam edeceksın...

Ikı secenekten bırını secme zorunlulugum neden olsun kı?

Her bırı kendı içinde çelişki barındıran secenekler sinsice kurulan tuzaklarken ben neden bu tuzaga düşeyim...

2 kere 2 kac eder?

A-3

B-5

(buyur cevapla bakalım sen de)

Tanrısız ahlakı temellendirmen MÜMKÜN değil....

Artık her şahsın ahlakı anlayışı kendıne özgü olur...

Tecavuzcu ölümlü dünyada zevk almak ıcın her yolun meşru oldugunu savunur ve bu haraketı ahlaki gösterebilir...

Bunu engelleyecek herhangı ateistık aklahi bır prensip yoktur...

Biri kibir ahlaksızlıktır der, biri kibrin ahlaksız oldugunu söyleyenin ahlaksız oldugunu söyler...

Bu paradoksu çözmek hıcbır zaman mümkün değildir...

Akıl denılen olguya göre karar verırım dersen karşı tarafın akılsız oldugunu ima etmiş olursun ve akılsız olanın sen olmadıgını ona ispat edemezsin..

Ahlak sorunsalına sahip olan ateistlerin Euthyphro ikilimi gibi sinsi ayak oyunlarıyla teizmi eleştirmeleri saçmalıktır...

tarihinde Tabipp tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Sorunun etrafında dolanmıyorum, net olarak cevaplıyorum...

Sen Yaratıcının yaratılanları kapsamasından hareketle vucudunun ne oldugunu soruyorsun eger bunu sordugunun farkında degılsen o başka...

''Hıcbırsey O na denk degıldır''(ıhlas suresı ayet 4) den hareketle onun Vucudunun yaratılan herhangı bırseye denktır demek veya onun Vucudunun bır parcası Yaratılan herhangı bırseye denktır demek mumkun degıl..

Ben vücut bile demiyorken sen vücut diyerek tanrının bir vücudu olduğunu söylüyorsun.

Tanrının vücudu varsa onun sınırları da vardır o halde.

Peki yaratılanlar tanrıya göre nerede?

Bir meleğin, bir insanın, bir bakterinin, bir fotonun, bir atomun durumu tanrıya göre nasıldır?

Bunlar tanrıdan bağımsız mıdırlar? (müdahale etmeden bahsetmiyorum) Madem tanrının vücudu var bunlar bu vücudun dışındalar o halde.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Ben vücut bile demiyorken sen vücut diyerek tanrının bir vücudu olduğunu söylüyorsun.

Tanrının vücudu varsa onun sınırları da vardır o halde.

Peki yaratılanlar tanrıya göre nerede?

Bir meleğin, bir insanın, bir bakterinin, bir fotonun, bir atomun durumu tanrıya göre nasıldır?

Bunlar tanrıdan bağımsız mıdırlar? (müdahale etmeden bahsetmiyorum) Madem tanrının vücudu var bunlar bu vücudun dışındalar o halde.

Yaratıcı mekandan munezzehtır..

Yaratıkların kapladıgı tum alanları kaplar ve daha fazlasıdır...

Yanı mekana hem içkindir hem de aşkındır...

Ama vucudu hakkında yanı mahıyetının ne oldugu hakkında bır bilgiye sahip değiliz..

Sen de ısrarla o vucudun yaratık denılen varlıgı kaplayıp kaplamadıgını söyluyorsun..

Batındır yanı mahıyetı bilinmez(Hadıd suresı ayet 3)

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Yaratıcı mekandan munezzehtır..

Yaratıkların kapladıgı tum alanları kaplar ve daha fazlasıdır...

Yanı mekana hem içkindir hem de aşkındır...

Ama vucudu hakkında yanı mahıyetının ne oldugu hakkında bır bilgiye sahip değiliz..

Sen de ısrarla o vucudun yaratık denılen varlıgı kaplayıp kaplamadıgını söyluyorsun..

Batındır yanı mahıyetı bilinmez(Hadıd suresı ayet 3)

Hud/7. O, hanginizin amelinin daha güzel olacağı konusunda sizi imtihan için, henüz Arş'ı su üstünde iken gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratandır. Böyle iken “Ölümden sonra şüphesiz diriltileceksiniz” desen, inkârcılar “Mutlaka bu, apaçık bir büyüdür” derler.

Hacc/47. Bir de senden acele azap istiyorlar. Hâlbuki Allah asla va’dinden caymaz. Şüphesiz Rabbinin nezdinde bir gün, sizin saydığınız bin yıl gibidir.

Kuran'da Allah "Benim mekanım da var, yanımda zaman da var." dese müritleri ısrarla "Yok, sen yanlış biliyorsun, sen zamandan da mekandan da münezzehsin." diyorlar. Putuna mı inanmalı, kuluna mı?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Yaratıcı mekandan munezzehtır..

Yaratıkların kapladıgı tum alanları kaplar ve daha fazlasıdır...

Yanı mekana hem içkindir hem de aşkındır...

Ama vucudu hakkında yanı mahıyetının ne oldugu hakkında bır bilgiye sahip değiliz..

Sen de ısrarla o vucudun yaratık denılen varlıgı kaplayıp kaplamadıgını söyluyorsun..

Batındır yanı mahıyetı bilinmez(Hadıd suresı ayet 3)

Edip Harabinin Vahdetnamesini bir okumanızı tavsiye ederim.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Yaratıcı mekandan munezzehtır..

BU hangi testin veya gözlemin sonucu?

Yoksa senden öncekilerden duyduğun ve tekrarladığın bir şey mi?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

BU hangi testin veya gözlemin sonucu?

Yoksa senden öncekilerden duyduğun ve tekrarladığın bir şey mi?

Sevgili düşmanım :D

Bir Müslüman Kuran sayesinde kendını tanıdıgı gibi YARATICIYI da tanır ve evrenı de tanır

Mekandan münezzeh olması Kuranın bır yorumudur..

Her dua edenın yanında olması...Konuşan iki kişinin yanında olması ... Tüm işleri düzenlemesi vs vs ...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Sevgili düşmanım :D

Bir Müslüman Kuran sayesinde kendını tanıdıgı gibi YARATICIYI da tanır ve evrenı de tanır

Mekandan münezzeh olması Kuranın bır yorumudur..

Her dua edenın yanında olması...Konuşan iki kişinin yanında olması ... Tüm işleri düzenlemesi vs vs ...

Kısaca sana verilen kitaptan ve duyduklarından bunu böyle biliyorsun.

Allah dediğin şeyi görmüşlüğün duymuşluğun yok.

Burada konuştuklarının hepsini ya duydun ya da kuran denilen kitaptan okudun.

Değil mi?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Kısaca sana verilen kitaptan ve duyduklarından bunu böyle biliyorsun.

Allah dediğin şeyi görmüşlüğün duymuşluğun yok.

Burada konuştuklarının hepsini ya duydun ya da kuran denilen kitaptan okudun.

Değil mi?

Kuranı teorık, hayatı da pratık sahası olarak düşün...

Teorık ile pratık yüzde yüz uyuştugundan KURANIN gerçekliği apacık ortaya çıkmış olur...

Yanı körü körüne bir inanış değil gayet rasyonel bir sorgulamanın neticesinde varılan sonuç...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Sevgili düşmanım :D

Bir Müslüman Kuran sayesinde kendını tanıdıgı gibi YARATICIYI da tanır ve evrenı de tanır

Mekandan münezzeh olması Kuranın bır yorumudur..

Her dua edenın yanında olması...Konuşan iki kişinin yanında olması ... Tüm işleri düzenlemesi vs vs ...

İnfitar/9-12. “Hayır, yanlış yapıyorsunuz! Siz tutup dini, dirilip hesap vermeyi yalan sayıyorsunuz. Halbuki yanınızdan ayrılmayan muhafızlar var. O muhafızlar değerli, şerefli kâtiplerdir. Yaptığınız her şeyi bilip yazarlar.”

Kaf/16-18. "Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona verdiği vesveseyi de biz biliriz. Çünkü biz ona şah damarından daha yakınız. Üstelik, biri insanın sağ tarafında, biri sol tarafında oturmuş iki alıcı melek de (onun yaptıklarını) alıp kaydetmektedir. İnsan hiçbir söz söylemez ki onun yanında (yaptıklarını) gözetleyen (ve kaydeden) hazır bir melek bulunmasın."

Zuhruf/80. Yoksa onların sırlarını ve gizli konuşmalarını duymadığımızı mı sanıyorlar? Hayır öyle değil, yanlarındaki elçilerimiz (melekler) yazmaktadırlar.

Secde/5. Gökten yere kadar bütün işleri Allah yürütür. Sonra bu işler, süresi sizin hesabınızla bin yıl olan bir günde O’na yükselir.

Her dua edenin, konuşan iki kişinin yanında olmasından maksat, kiramen katibin melekleridir, bu melekler her insanın sağ ve sol omzunda otururlar, tek işleri bu kişinin yaptığı herşeyi Allah'a ispiyonlamaktır, yalnız raporları Allah'a biraz geç gider, o raporlar Allah'a gidene kadar dünyada 1000 yıl geçer. CIA'in, KGB'nin, MOSSAD'ın bu gün yaptığı işleri onlar çok uzun zamandır yapıyorlarmış.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Kuranı teorık, hayatı da pratık sahası olarak düşün...

Teorık ile pratık yüzde yüz uyuştugundan KURANIN gerçekliği apacık ortaya çıkmış olur...

Yanı körü körüne bir inanış değil gayet rasyonel bir sorgulamanın neticesinde varılan sonuç...

Peki duyduklarınla okuduklaırnın gerçek olduğu ne malum?

Gerçek olduğuna delilin nedir?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Peki duyduklarınla okuduklaırnın gerçek olduğu ne malum?

Gerçek olduğuna delilin nedir?

Evrenın ve canlılıgın TASARLANDIGINI, hayatta bır ANLAMIN oldugunu,insanın bir AMACININ oldugunu ve AHLAKLI olması gerektıgını YARATICI ve bunları tam karşılayan YARATICI KELAMI(Kuran) ile gayet rasyonel temellendırebılıyorum...

tarihinde Tabipp tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Evrenın ve canlılıgın TASARLANDIGINI, hayatta bır ANLAMIN oldugunu,insanın bir AMACININ oldugunu ve AHLAKLI olması gerektıgını YARATICI ve bunları tam karşılayan YARATICI KELAMI(Kuran) ile gayet rasyonel temellendırebılıyorum...

Bunlar inanç.

İnancını bilgiye çeviren somut neler var?

Yorumlarını bir tarafa koy.

İnancını bilgiye çeviren kanıtları sunar mısın?

1, 2, 3, diye sıralayabilirsin.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Etrafınıza baktığınız zaman Allah'dan başka birşey göremiyorsunuz.

Bu sizin mi sapkınlığınız, yoksa bizim mi?

Bunları yazmadan once biraz düşünseydiniz ya...

Evet göremiyorsun Allah'ı ve melekleri. Ama göreceksin bi gün. Allah Kuran'da beni ve meleklerimi görmedikleri halde bana inanan benden korkan bana ibadet edenler için hazırladım cenneti der.hatta kabirden kalkınca melekleri göreceksin ve biz onlara bugün gözün çok kesindir işte beklemediğin gün bu gün diyeceğiz der.havatı havadaki sinyali enerjiyi vs de göremiyorsunuz ama var bunlar.yediğin meyvalara bi bak sekline tadına büyüklüğüne herşey sana göre ayarlanmış dimi daha binlerce örnek düşününce Allah'ı görürsün

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bunlar inanç.

İnancını bilgiye çeviren somut neler var?

Yorumlarını bir tarafa koy.

İnancını bilgiye çeviren kanıtları sunar mısın?

1, 2, 3, diye sıralayabilirsin.

Tasarım, anlam ve amac inanc değildir...

Gayet somut çıkarımlardır..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tasarım, anlam ve amac inanc değildir...

Gayet somut çıkarımlardır..

Tabi canım.

O yüzden yaklaşımlar coğrafyaya ve kültüre göre değişiyor değil mi?

Sen hiç kültüre ve coğrafyaya göre değişen bir formül gördün mü? :)

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...