Jump to content
AteshBey

Evrime sondan bir önceki soru...

Recommended Posts

Behe hakkında bir başlık açımalıyız muhakkak.

Bilim adamı kimliğini para basmak için kullanan bu düzenbaz hakkında türkçe içerik gerekli.

Bende kendi insanından yeterince bilgi olduğunu sanıyorum...Bilimsel düzeyde verilmiş yanıtlar..

Arayıp bulacağım..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Sence atar-damar nedir?

Atar-damar da kalp gibi atmaz mı?

Atar damarın bir kısmı yavaş yavaş odacık şeklini alıp gittikçe daha randımanlı çalışır hale gelemez mi?

Olmaz öyle şey...

Çünki eğer atar-damar varsa zaten kalpteki bir odacığa girmektedir...

Kalbi 3 odacıklı olan bir kurbağayı ele alalım... Tek yapman gereken şey birleişk olan karıncığı ikiye ayırmak... Timsahlardaki gibi bir ara kapakçık koymak... Her 1/X aşamasında işe yarayacak şekilde bunu yapabilecek misin? Yani atıyorum o kapakçığın oluşması için 100 milyon mutasyon gerekiyorsa istisnası her mutasyonun işe yaradığını nasıl kanıtlayacaksın bana? "Yoksa kalp dört odacıklı olduguna göre yarıyor demekki" mi diyeceksin?

Alveolsüz akciğere gelince:

A- yüzme kesesi (balık)

B- semender (salamander) akciğeri

C- kurbağa akciğeri

D- kara kurbağası akciğeri

E- sürüngen akciğeri

F- kuş akciğeri

http://www.eciwo.sdu.edu.cn/zhang/zh8.html

Sen bize söyle bakalım: Tanrı karada nefes alabilen semenderlere neden alveolsüz akciğer yapmış ta alveollü bir akciğer yapmamış?

Sürekli aynı kurnazlığı yapıyorsunuz...

Yüzme kesesi var ve balık yaşıyor

Yüzme kesesi alveolsüz akciğer olmuş, semender gene yaşıyor, demekki yüzme kesesi bu şekilde evrimleşmiş...

Kurbağa akcügeri var ve kurbağa yaşıyor demekki semenderin akciğeri gelişmiş, olmuş kurbağa akciğeri...

vs.vs.vs

Kısaca dediğiniz şu:

Yüzme kesesi evrim yolu ile gelişmiş bir akciğere dönüşebilir.... Akciğere dönüştüğüne göre arada meydana gelen tüm mutasyonlar işe yarıyor demektir.!

Siz benim sorumu indirgenemez komplekslik ile karıştırıyorsunuz... Halbuki ben şunu soruyorum kardeşim...

Semenderin alveolsüz akciğeri, alveollü bir akciğer olurken;

Oluşan tek bir alveol ne işe yarar? Onu geçtim Hatta bu tek alveol oluşurken birden çıkmadığına göre yarım alveol ne işe yarar? Yol her bir alveol bir bütün olarak ortaya çıktı ise tek bir alveol ne iş yapar? Olayı atom seviyesine kadar indirgeyebilirim...

1-Gözün amacı görmek daha da temelde ışığı ya da ışık değişimini algılamak olmuştur.

2-Başlangıçta ışığa duyarlı tek bir hücre bu işi yapabilir.

3-Daha fazla hücre yanyana gelirse daha geniş bir algı yüzeyi oluşturur.

4-Bu yüzey içe bükey bir yapıya dönüşürse, ışık yönünü daha iyi algılatan bir yapıya dönüşür.

5-Daha dairesel-küresel bir hal alırsa ve ışığın gireceği alan daralırsa bu yön algısı daha da artar.

6-Bu küreel yapı içi sıvı dolarsa ışığı odaklayabilir.

....

.... (sayamayacağımız ve belki de bilemeyeceğimiz pek çok basamak daha.)

tabi bu basamakların hepsinde bu kadar ışığa duyarlı hücrenin verisini derleyebilecek beyin ve iletim sistemi gelişimi de gerekir.

....

bu basamakların hepsinde bu özelliği geliştirmiş göz ve canlı hayatta kalmak için kendine fayda çıkarmıştır.

belki bu özelliği abartan yaratıklar fazla algıdan yok olmuş da olabilir. (özellikleri üstünlük ya da az gelişmişlik olarak yorumlamak yanlıştır.)

yani işin özü,

ışığa duyarlı hücreler, lens, iris.... bir araya gelip, hadi göz olalım görmeye yarayalım dememişlerdir.

ya da son karede amanın lens gelmedi hadi o zaman dağılalım dememişlerdir.

zaten bu yaklaşım akıllı tasarımı kabullenmişlik demektir.

adı üstünde evrim.

basamak basamak hep bir arada gelişmişlerdir.

zira ilk sözünü ettiğimiz, yüzeye dizili ışığa duyarlı hücrelerden oluşmuş bir ışık algı organı, çok gelişmiş bir lens geliştirmişse, bu gelişmiş lens fayda sağlamadığından, hatta zarar sağlayabileceğinden yok olmuştur.

Yine aynı kurnazlık...

Mesela iris...

bir iris bitmemiş hali ne işe yarar? Bunun cevabını verebiliyor musun? Yoksa tek bir mutasyonda iris aniden mi ortaya çıkıyor? 1/x i tamamlanmış bir iris ne işe yarar? Var mı bunun cevabı sende birader?

Benim itirazım şu... Bir yapı aynı anda hem görevini yapıp hemde evrilerek ilk halinden çok daha başka bir yapıya dönemez... Bu imkansızdır... Daha önce bunun simülasyonunu yapmıştım... Balıkların dolaşım sistemininin evrilimini örnek olarak almıştım...

İstanbul = Balık vücudu

Büyük çekmece gölü = Kalp

İsale hattı = Damar sistemi

Arıtma tesisi = Solungaçlar

Binalar = Organlar

Herhangi bir X binası = Yüzme kesesi (ya da ileride akciğer olacak organ)

Büyük çekmece gölünde iki adet pompa düşünelim... Biri şehirde kirlenmiş suyu çekerek göle getirsin diğeri, kirli suyu pompa ile arıtma tesisine göndersin... Arıtma tesisinde temizlenen su, cazibe ve isale hattı yolu ile tüm şehre dağıtılsın...

Soru şu;

Sistemi kapatmadan, tek damla su ziyan etmeden ve yaşamı da etkilemeden şehirdeki X binasını arıtma tesisine çevirip eski arıtma tesisini devreden çıkarabilir misiniz?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Olmaz öyle şey...

Çünki eğer atar-damar varsa zaten kalpteki bir odacığa girmektedir...

Kalbi 3 odacıklı olan bir kurbağayı ele alalım...

İnsanlar kurbağaların torunları değildir. Aynı atadan gelmişlerdir ama kurbağaların bugünkü kalbinin değişip insan kalbi olması diye bir şey yok.

Gözlemlenen, ilkel hayvanlarda dolaşım sisteminin az randımanlı, memeli ve kuşlarda ise daha randımanlı olduğu.

İnsanın kalbinin oluşması için çeşitli yollar olabilir.

Siz biraz, neden Allahın bütün yaratıklarda aynı tasarımı kullanmadığını düşünün. Kurbağa da mı sınavdan geçiyor?

...

Semenderin alveolsüz akciğeri, alveollü bir akciğer olurken;

Oluşan tek bir alveol ne işe yarar? Onu geçtim Hatta bu tek alveol oluşurken birden çıkmadığına göre yarım alveol ne işe yarar? Yol her bir alveol bir bütün olarak ortaya çıktı ise tek bir alveol ne iş yapar? Olayı atom seviyesine kadar indirgeyebilirim...

Tek bir alveol nasıl, nerede oluşmuş ki? Böyle olduğunu kim söyledi?

Akla yakın olan şey, ilkel hayvanlardan kuşlara ve memelilere doğru gelirken, akciğerdeki kıvrımlar gittikçe daha çok derinleşiyor. Bu kanla hava arasındaki yüzeyin artması demek ve her ufacık artışta canlı avantaj kazanıyor, daha iyi çoğalıyor.

Sana çeşitli hayvanlardan akciğer şeması getirdim. Evrimin nasıl olduğu açıkça görülüyor.

Her mütasyonun faydalı olması diye bir şey de yok. Mütasyonlar rasgele, faydalı olan kalır, zararlı olan elenir. Bazıları da sonuca bakıp, sadece faydalı mütasyon olur sanar.

....

Sistemi kapatmadan, tek damla su ziyan etmeden ve yaşamı da etkilemeden şehirdeki X binasını arıtma tesisine çevirip eski arıtma tesisini devreden çıkarabilir misiniz?

Sistem ne zaman kapanıp açılıyor?

Değişiklikler, bir kuşaktan öbürüne geçerken olur. Yavrular ana-babadan farklı olur, daha iyi olan daha çok çoğalır.

Siz, balıkların, haydi ben memeli dolaşım sistemine geçeceğim deyip, kalplerine odacık mı açtıklarını düşünüyorsunuz?

.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Siz benim sorumu indirgenemez komplekslik ile karıştırıyorsunuz...

karıştırmıyorum, evet öyle anlıyorum.

bir iris bitmemiş hali ne işe yarar?

işte bu da indirgenemez komplekslik iddiasının ta kendisi.

Bunun cevabını verebiliyor musun?

hayır bunun yanıtını veremem.

zaten bilim, amacı yanıt bulmak olan bir sistemdir. her yanıtı içinde barındıran bir kütüphane değildir bilim.

ne de onu iddia eden bir kutsal kitap.

bilimin ya da evrimci görüşün yanıtının olmaması da bilimin bilmiyor diye kenara atılmasını gerektirmez.

zira dediğim gibi bilim yanıt arama sistematiğidir.

bilim yanıt arar, yanıt bulunca da en az 2 soru daha üretir.

1/x i tamamlanmış bir iris ne işe yarar?

yukarıda alıntı yapıp, altına kurnazlık yaptığımı söylediğiniz yerde var.

hücreler bir araya gelip, "hadi Homo sapiens gözü olalım" dediğini varsaymaktasınız hep.

oysa herşey basamak basamak.

örneğin kuş tüylerinin temel amacı uçmak mıydı?

(evrimsel varsayımdır.)

hayır ilk amaç ısı yalıtımı, yani enerji tasarrufuydu.

bu ısı yalıtımını yani enerji tasarrufunu sağlayamayan canlılar yarışta hep gerideydi ve yok oldu.

kaldı elimizde tüylü kuşlar.

hareket ederken hava mukavemeti nedeniyle yavaşlayan, ve yine fazla enerji harcayıp av olan kuşlar da elendiler.

kaldı elimizde, tüylü ama tüyleri aerodinamik kuşlar.

koları daha uzun vetüyleri daha uygun olanlar iyi uçmaya başladılar, iyi uçamayanlar yine elendi,

kaldı elimizde, aerodinamik ve uzun tüylü hayvanlar.

yineliyorum;

yani tüyler;

" hadi aerodinamik bir hal alalım uzayalım, bir o kadar hafifleyelim, biraz yağlanalım ki yağmurda da uçabilelim.....

..... vs. vs. hadi kartal kanadı tüyü oluyoruz." diye yola çıkmadılar.

şimdi burada acaba

bu tüyler bu aerodinamik, uzun yağlı, hafif ....... ...... yapıya ulaşmadıkları halde nasıl evrimde elenmemiş sorusundan daha iyi bir soru bulamazsak, bilime, bilgiye hiçbir faydamız olmaz.

gördüğüm kadarıyla sorularınız, hep akıllı tasarım, yani bildiğimiz kör alllah inancının etkisinden kurtulamamış bir yaklaşımdadır.

saygılar

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Anlattıklarımdan zerre kadar bir şey anlamamışsınız ya da anlamamış gibi görünüyorsunuz...

Bana karşı örnek verirken hep bitmiş, tamamlanmış yapıyı örnek veriyorsunuz...

Mesela

Bir tane 2 odacıklı kalp, bir tane 3 odacıklı kalp, bir tane de 4 odacıklı kalp gösteriyorsunuz...

Sonrada diyorsunuzki "Normalde Akıllı Tasarımcılara göre bir insan kalbinin 4 odacıgından birini kapatırsanız o insan ölür, demekki kalp indirgenemez karmaşıklıktadır. Fakat bu yanlış çünki kurbağaların kalbi 3 odacıklıdır, hatta balıkların kalbi iki odacıklıdır... Demekki her durumda kalp çalışabiliyor.... Bu yüzden indirgenemez karmaşıklık saçma bir teoridir."

Bende diyorumki 4 odacıklı kalp bir evrim sürecinin ürünü olduğuna göre ya 3 odacıklı kalpten evrimleşmiştir, ya da iki odacıklı kalp direk 4 odacıklı hale gelmiştir... Ya da 4 odacıklı kalp bir evrim ürünü değildir (ki bu İK yı destekler)

Atıyorum, mesela 4 odacıklı kalp 3 odacıklıdan evrimleşmiş olsun... Ve üçüncü odacığı ikiye bölüp iki ayrı oda oluşturacağız diyelim... 3. odacığı tam ortadan ikiye kapakla ayıralım... Bu kapak yavaş yava oluşacaktır evrime göre... Farzedelimki aşşağıdan yukarıya tuğla duvar örüyoruz... 1. sırayı ördük... Kapakçık bitti mi? Hayır!, Peki kalp 4 odacık oldu mu? Hayır!, Peki bu tek sıra kapakçık o sırada faydalı ne iş yapıyor olabilir? Bir işe yarıyor ki doğal seleksiyon tarafından seçiliyor... O kapaçığın her 1/x aşaması mutlaka ve mutlaka bir işe yaramalıki evrile evrile kalbi dört odacığa ceçirsin... Tabii bu arada dört odacığa uygun solunum ve dolaşım sistemide aynı sırada evrimleşmelidir...

Sistem ne zaman kapanıp açılıyor?

Değişiklikler, bir kuşaktan öbürüne geçerken olur. Yavrular ana-babadan farklı olur, daha iyi olan daha çok çoğalır.

Siz, balıkların, haydi ben memeli dolaşım sistemine geçeceğim deyip, kalplerine odacık mı açtıklarını düşünüyorsunuz?

Sistem hiç bir zaman kapanmıyor... Kapanırsa zaten canlılık yokolur... her doğumu bir deprem olarak farzay, bu deprem sırasında sitemde meydana gelen her değişikliği mutasyon olarak farzet... ;)

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Atesh Bey'in ihtiyacı olan cevap bu mudur bilmiyorum ama insan embriyosunun oluşumu da evrimsel gelişime benzer.

AteshBey'in 7 günlükken dolaşım kanalları oluşmaya başladı, sağından ve solundan, 14 günlükken kalbi yoktu ama yaşıyordu sadece iki tane ana damar oluşmuştu, birbiriyle buluştu ve kalbi oluşturmaya başladı. Daha üç haftalıkken kalbi atmaya başladı, daha çok 2 bölümlü bir karıncıktan oluşuyordu. 6 haftalıkken kuyruğu küçülüp yokolmaya başladı, 40 haftalıkken doğdu nefes almaya başladı.

Her safhasında embriyo yaşayabilen bir canlıdır, bitmiş canlıdaki bütün karmaşıklık, daha basit ama organların gelişmesini sağlayacak bir şekilde gelişir, adım adım, küçük küçük...

Sorusunun cevabı da kendisinde saklıdır 2 odacıklı ve 0.1 karıncıklı bir kalp 2 odacıklı bir kalpten iyidir, çünkü 0.1 karıncık kanın %0.001 daha fazla oksiyen taşımasını sağlar ve bu fark yüzünden bu özelliğe sahip olanların %0.00001'i düşmanlarından daha hızlı kaçacak ve hayatta kalacaktır. Bu sayede o farka sahip olanlar bu özelliği nesiller sonra %0.002'e çıkartabilir.

Organlar aynı anda evrimeşir, yani 2 karıncık ve 0.01 kapakçığı olan bu canlılardan damarları %0.01 daha kalın olanının yaşama ve üreyebilme şansı %0.001 daha çoktur. Dolayısıyla organlar arasından da birbirine uyum sağlayabilenlerin kalma olasılığı daha çoktur. Yani 2 karıncık 0.01 kapakçıklı ve %0.001 daha kalın damarlı olan canlının 2 karıncık ve 0.01 kapakçıklı olana göre yaşama şansı daha fazladır.

Çevresindeki ışığı %0.01 daha fazla algılayabilen bir solucanın diğerlerine göre %0.0001 daha fazla yaşama şansı vardır. Gözünün insan gözüne benzemesi zorunluluğu yoktur.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bilelimöğrenelim güzel bir açıklama yapmış..

Umarım AteshBey anlamıştır.

Gelişmekte olan insan embryosunun geçtiği aşamalar için esikden ontogeny dictates phylogeny deyimi bile kullanılmıştır.

Her ne kadar bu özdeyiş gözden düşmüş ise de, gerçek payı vardır.

Canlılık mükemmellik değildir.

Hiç bir canlı mükemmel değildir.

Çünkü yaşam bir uzlaşmadır..

HACI

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Anlattıklarımdan zerre kadar bir şey anlamamışsınız ya da anlamamış gibi görünüyorsunuz...

Hiç embriyoloji diye bir şey duydunuz mu ? Tek bir hücreden hem de hiçbir sistemi kapatmadan oluşan ve çeşitli aşamalardan geçen bunca organın oluşumu size bu sorunuzla ve sorununuzla ilgili bir şeyler düşündürmeli ...Tüm aynı sınıf canlıların benzer gelişim ve oluşum aşamalarından geçmeleri de size bir şeyler düşündürmeli AteshBey... Burada size anlatılan bunca şeyi duyup sonra her şeyi insanların size baştan anlatmasını istemeniz herkes için bir zaman kaybı çünkü ...

tarihinde Andromeda tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Atesh Bey'in ihtiyacı olan cevap bu mudur bilmiyorum ama insan embriyosunun oluşumu da evrimsel gelişime benzer.

AteshBey'in 7 günlükken dolaşım kanalları oluşmaya başladı, sağından ve solundan, 14 günlükken kalbi yoktu ama yaşıyordu sadece iki tane ana damar oluşmuştu, birbiriyle buluştu ve kalbi oluşturmaya başladı. Daha üç haftalıkken kalbi atmaya başladı, daha çok 2 bölümlü bir karıncıktan oluşuyordu. 6 haftalıkken kuyruğu küçülüp yokolmaya başladı, 40 haftalıkken doğdu nefes almaya başladı.

Her safhasında embriyo yaşayabilen bir canlıdır, bitmiş canlıdaki bütün karmaşıklık, daha basit ama organların gelişmesini sağlayacak bir şekilde gelişir, adım adım, küçük küçük...

Sorusunun cevabı da kendisinde saklıdır 2 odacıklı ve 0.1 karıncıklı bir kalp 2 odacıklı bir kalpten iyidir, çünkü 0.1 karıncık kanın %0.001 daha fazla oksiyen taşımasını sağlar ve bu fark yüzünden bu özelliğe sahip olanların %0.00001'i düşmanlarından daha hızlı kaçacak ve hayatta kalacaktır. Bu sayede o farka sahip olanlar bu özelliği nesiller sonra %0.002'e çıkartabilir.

Organlar aynı anda evrimeşir, yani 2 karıncık ve 0.01 kapakçığı olan bu canlılardan damarları %0.01 daha kalın olanının yaşama ve üreyebilme şansı %0.001 daha çoktur. Dolayısıyla organlar arasından da birbirine uyum sağlayabilenlerin kalma olasılığı daha çoktur. Yani 2 karıncık 0.01 kapakçıklı ve %0.001 daha kalın damarlı olan canlının 2 karıncık ve 0.01 kapakçıklı olana göre yaşama şansı daha fazladır.

Çevresindeki ışığı %0.01 daha fazla algılayabilen bir solucanın diğerlerine göre %0.0001 daha fazla yaşama şansı vardır. Gözünün insan gözüne benzemesi zorunluluğu yoktur.

Bu cevabınızı sonradan okudum; kusura bakmayın, zaten aklın yolu bir işte, siz de aynı cevabı vermişsiniz AteshBey'e ...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Behe hakkında bir başlık açımalıyız muhakkak.

Bilim adamı kimliğini para basmak için kullanan bu düzenbaz hakkında türkçe içerik gerekli.

evet benzer bi başlığı da dawkins için açmamız lazım..

bu eşşoleşşeğin bebesi herif akademik cart curt adına milletin vergileriyle ateizm propagandası yapıyor..

bi gün biri gün görmemiş yerine piçaa sokacak ama ne zaman:)

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Atesh Bey'in ihtiyacı olan cevap bu mudur bilmiyorum ama insan embriyosunun oluşumu da evrimsel gelişime benzer.

ateshbeyin sorduğu soruyla senin embriyonun alakası bile yok..

AteshBey'in 7 günlükken dolaşım kanalları oluşmaya başladı, sağından ve solundan, 14 günlükken kalbi yoktu ama yaşıyordu sadece iki tane ana damar oluşmuştu, birbiriyle buluştu ve kalbi oluşturmaya başladı. Daha üç haftalıkken kalbi atmaya başladı, daha çok 2 bölümlü bir karıncıktan oluşuyordu. 6 haftalıkken kuyruğu küçülüp yokolmaya başladı, 40 haftalıkken doğdu nefes almaya başladı.

Her safhasında embriyo yaşayabilen bir canlıdır, bitmiş canlıdaki bütün karmaşıklık, daha basit ama organların gelişmesini sağlayacak bir şekilde gelişir, adım adım, küçük küçük...

bilelimogrenelim bilmeden öğrenmeden yazılır mı? nikinle müsemma olsana?:P

senin yaptığına bilimsel dille konuşacak olursak false analogy denir..

yani hatalı benzeşim....

ateshbey'in sorduğu sistemle senin bahsettiğin sistem arasındaki farkı görmezden gelip açıklamaya kalkışarak hayatının en büyük hatasını yapmışın..

polisler beşünde napıcan?

ateshbey daha döllenmiş yumurta aşamasındayken hedef ateshbey i oluşturacak olan program o yumurtada kayıtlıydı..

farkı gördün mü?

yumurtanın amacı ateshbey olmak..

tüm kayıtlar bilgiler bunun için..

şimdi ateshbey embriyosunun geçireceği amaca yönelik aşamalarla

gelişi güzel oluşmasını beklediğin (aslında oluşmaz) şeyin aşaması arasındaki farkı anlayabildin mi?

kafanda bisiklet planı olan usta , bisikleti aşama aşama yapmadan evvel

mutlaka planlayacaktır..

o plan üzere belli aşamalardan geçirecektir..

Sorusunun cevabı da kendisinde saklıdır 2 odacıklı ve 0.1 karıncıklı bir kalp 2 odacıklı bir kalpten iyidir, çünkü 0.1 karıncık kanın %0.001 daha fazla oksiyen taşımasını sağlar ve bu fark yüzünden bu özelliğe sahip olanların %0.00001'i düşmanlarından daha hızlı kaçacak ve hayatta kalacaktır. Bu sayede o farka sahip olanlar bu özelliği nesiller sonra %0.002'e çıkartabilir.

şu son derece subjektif olan """düşmanlardan hızlı kaçma""" geyiğini bıtakın artık.

babil masalları bile daha inandırıcı..

uzun boyunlu zürafa otlara eriştiğinden elenmekten kurtulmuş

kısa boylular elenmiş..

sanki zürafa sadece çok uzun ağaçların tepesinden beslenir

sanki otlayacak bütün otlar hep ağaçlardadır..

belgesel izleseniz bu saçmalıkları kendi gözünüzle görürsünüz..

Organlar aynı anda evrimeşir, yani 2 karıncık ve 0.01 kapakçığı olan bu canlılardan damarları %0.01 daha kalın olanının yaşama ve üreyebilme şansı %0.001 daha çoktur. Dolayısıyla organlar arasından da birbirine uyum sağlayabilenlerin kalma olasılığı daha çoktur. Yani 2 karıncık 0.01 kapakçıklı ve %0.001 daha kalın damarlı olan canlının 2 karıncık ve 0.01 kapakçıklı olana göre yaşama şansı daha fazladır.

hopp.. dur orada.. aynı anda nasıl evrimleşiyorlar?

mesela beyin ile göz aynı anda evrimleşip organizasyona girdiler mi demek istiyorsun?

peki ya babil masalı dinlemek ister misin? :)

Çevresindeki ışığı %0.01 daha fazla algılayabilen bir solucanın diğerlerine göre %0.0001 daha fazla yaşama şansı vardır. Gözünün insan gözüne benzemesi zorunluluğu yoktur.

bazı böcükler karanlıktan faydalanırlar..

senin ışıktan faydalanma teorin tamamen sapır saçma..

karanlıktan niye faydalanamıyor?

düşmanlardan daha iyi gizlenecek:)

sonuca gelirsek

hacının düşünmeden onayladığı (ki düşünse bile kafasının almayacağı belli olan) bu örnekle soruya cevap vermiş olmuyorsun..

planlı aşamayla plansız aşama arasındaki farkı anlamaya çalış..

(birisi gerzeklik edip de "plan senin kafanda, doğada plan falan yok derse intihar dilekçesi hazırlıcam)

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Dawkins ile Behe'yi aynı kefeye koyamazsınız.

Dawkins bir ateist ve bunu saklamıyor.

Ayrıca bilim adamı.. Bu da bir gerçek..

Daha da ötesi Dawkins kendini bir davaya adamış birisi..

O dava insanlığın baş düşmanı olan dinlerden insanlığı kurtarmak..

Bizim yapamadığımızı Dawkins yapıyor.

Bu uğurda kelleyi koltuğa almış biri gibi görünüyor..

Sizin gibi düşünen bir sapık ve yobaz Müslüman tarafından asasine edilebilir.

Ama o bir dava adamı.. Turan Dursun gibi..

Öğretileri geometrik olarak çoğalarak yayılır..

Behe bir hiç. Dava adamı değil..

Çünkü davasına inanan birisi değil.

Ayrıca akademik çevrede dışlanan, sevilmeyen biri..

Ancak Türkiye gibi geri ve bağnaz bir ülkede tutunabilir.

Kendisine bizim üniversitelerden birinde iş aramasını teklif edin..

Kabul edecektir..

YÖK ona iş bulsun..

HACI

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
ateshbeyin sorduğu soruyla senin embriyonun alakası bile yok..

bilelimogrenelim bilmeden öğrenmeden yazılır mı? nikinle müsemma olsana? :P

senin yaptığına bilimsel dille konuşacak olursak false analogy denir..

yani hatalı benzeşim....

ateshbey'in sorduğu sistemle senin bahsettiğin sistem arasındaki farkı görmezden gelip açıklamaya kalkışarak hayatının en büyük hatasını yapmışın..

polisler beşünde napıcan?

ateshbey daha döllenmiş yumurta aşamasındayken hedef ateshbey i oluşturacak olan program o yumurtada kayıtlıydı..

farkı gördün mü?

yumurtanın amacı ateshbey olmak..

tüm kayıtlar bilgiler bunun için..

şimdi ateshbey embriyosunun geçireceği amaca yönelik aşamalarla

gelişi güzel oluşmasını beklediğin (aslında oluşmaz) şeyin aşaması arasındaki farkı anlayabildin mi?

kafanda bisiklet planı olan usta , bisikleti aşama aşama yapmadan evvel

mutlaka planlayacaktır..

o plan üzere belli aşamalardan geçirecektir..

şu son derece subjektif olan """düşmanlardan hızlı kaçma""" geyiğini bıtakın artık.

babil masalları bile daha inandırıcı..

uzun boyunlu zürafa otlara eriştiğinden elenmekten kurtulmuş

kısa boylular elenmiş..

sanki zürafa sadece çok uzun ağaçların tepesinden beslenir

sanki otlayacak bütün otlar hep ağaçlardadır..

belgesel izleseniz bu saçmalıkları kendi gözünüzle görürsünüz..

hopp.. dur orada.. aynı anda nasıl evrimleşiyorlar?

mesela beyin ile göz aynı anda evrimleşip organizasyona girdiler mi demek istiyorsun?

peki ya babil masalı dinlemek ister misin? :)

bazı böcükler karanlıktan faydalanırlar..

senin ışıktan faydalanma teorin tamamen sapır saçma..

karanlıktan niye faydalanamıyor?

düşmanlardan daha iyi gizlenecek:)

sonuca gelirsek

hacının düşünmeden onayladığı (ki düşünse bile kafasının almayacağı belli olan) bu örnekle soruya cevap vermiş olmuyorsun..

planlı aşamayla plansız aşama arasındaki farkı anlamaya çalış..

(birisi gerzeklik edip de "plan senin kafanda, doğada plan falan yok derse intihar dilekçesi hazırlıcam)

vayyyyyyyyyyyyyyy sevgili karun bu yazı amaca yönelik bir yazı.

saygı ve sevgilerimi yolluyorum .

atesbey sanada

sevgiler

arada slmlaşalım yaw.

ha konuya gelirsek aslında evrim daha bunu yanıtını bilmemektedir

sadece ateistler ya bunu biliyolar ve acaba nerden kıvırsam diyorlar.

yada aslında olayı anlamadılar.

neymiş ind. kompleksliği şöyle açıklıyor adam:şimdi a vardı sonra bu daha avantajlı olduğu için b oldu. nasıl b oldu yaw a nedir b nedir bilmeyen aradaki bağı nasıl kursun

nası şimdi açıkladın mı sen .

şimdi arkadaşlar plan yoktur derseniz olmaz plansız hiçbirşey olmaz .

göz dendi? yaw plansız olur mu bunu oluşturan ne?mutasyon ve doğal selecsiyon şimdi bunlar şunları biliyor mu?

göz nedir ?görmek için ne gerekir.ışık nedir?neden ona ihtiyacım var?daha az görsem olmaz mı?neden daha az görmek kötüdür?iyi nedir?avantaj nedir? yaşam nedir?

şimdi kuş kanadı önce ısınmak için deniyor?

şimdi bu ikili ısı nedir?ısınmak nedir?ısıtan maddenin özellikleri nedir?bunu için mesela kafada bi tane el çıksa ısınılır mı sorusunu biliyorlar mı ki kafada el çıkmıyorda tüyler çıkıyor?

yani ben bir oluşum hakında hiçbir bilgiye sahip olmadan o şeyi nasıl oluştururum ki

diyelim ki ben ısınacam ve tüylerim çıktı ?bitti mi?dur yaw nasıl öyle hemen kolay mı?

sen aslında şunu söylemek istiyorsun değil mi?aslında ısınmak için bir çaba yoktu birden tüy çıkınca bakıldı ki o ısınmaya yaramaya başladı.yani burada planı red için olaya tersten bakmak zorundasınız ama hep düzden söylüyorsunuz

yani şöyle diyeceksiniz bundan sonra :daha iyi görmek için böyle oldu değil...

böyler oldu bakıldı ki :))))))) ulen bu daha iyi görmeye yarıyor..

fark var arada .

şimdi bakın ben doğal seleksiyonum ve birde arkadaşım var mutasyon biz şey bilmiyoruz.ama tüy yapacaz nasıl deneye deneye.

ama ben uzun yıllarda yapacam ya hani ,canlı o sırada ölmücek bu da başka birşey tabii....yani birsorundan kurtulmak için bir özellik kazanılıyorsa uzun yıllar boyunca o sorun onu öldürmüyor ki ortaya çıkabiliyor.ha aslında öldürüyor bunlar arad kalabilenler mi?kalmışlarsa o zaman sorun da yoktur değil mi?)

deniyorum bakın ...şimdi üşüyen bir canlı var .ben de arkadaşla beraber evrimi yapıp tüy yapacam ...

şimdi sorun ne üşümek ..ısınmak mı gerekiyor evet

1. kafadan bir el çıkıyor ısınmak için işe yaradımı?ilgisi bile yok öldü.

2. 5 penisi oluyor ne için ısınmak için işe yaradı mı yok.

3.ayagımın altında bir 2 metrelik bir direk oluşuyor.işe yaradı mı yok.

4.makattan 8 adet ağaç çıkyor işe yarıyor mu yok.haaa dur dur o yanıyor azcık ısınılyor.aaaa o zaman canlı da yanıyor

bu arad işe yaramak nedir? iş nedir?yaramak nedir? ayak nedir? ben kimim?

komik mi geldi olsılık budur işte .götten ağaça çıkması avantaj değilmidir.nederen biliyor bu ikili onu bir oluşsun bakalım belki yarar.sanki gelecekte olan faydayı mı planlıyorlar yok o zaman götten ağaçta çıkar.

off amma zor muş hiç bişi bilmeden evrim yapmak?

kaçıncı sırada bu tüyler?

şimdi biri çıkar 100000000000000000000000000000000 .sırada der hahahaha

sen deyince oluyo.

yani olasılk nedir bilmiyorsunuz bile .

bundan sonra yasaklıyorum .dedğinize dikkat edin bundan sonra şöyle olsa daha avantajlı olacağından böyle oldu demeyeceksiniz.o olunca olan şey bakıldı ki avantajlı diyeceksiniz.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Bu söylediğinizi kanıtlayabilir misiniz ?

"

Official Disclaimer

My ideas about irreducible complexity and intelligent design are entirely my own. They certainly are not in any sense endorsed by either Lehigh University in general or the Department of Biological Sciences in particular. In fact, most of my colleagues in the Department strongly disagree with them.

"

http://www.lehigh.edu/~inbios/faculty/behe.html

çalıştığı üniversitedeki akademik ünvanı üzerinden pirim yapma çabası neticesinde, üniversite sayfasından yazması istenilen bölüm belki bir ipucu olabilir.

kendi sözleri

saygılar.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Dawkins bir ateist ve bunu saklamıyor.

biz de bunu yapsak.

Daha da ötesi Dawkins kendini bir davaya adamış birisi..

O dava insanlığın baş düşmanı olan dinlerden insanlığı kurtarmak..

Bizim yapamadığımızı Dawkins yapıyor.

biz de bunu yapsak.

Bu uğurda kelleyi koltuğa almış biri gibi görünüyor..

Sizin gibi düşünen bir sapık ve yobaz Müslüman tarafından asasine edilebilir.

aydınlığın bedeli ağır.

Öğretileri geometrik olarak çoğalarak yayılır..

biz de onun gibi yapmazsak çoğalmaz.

ben bir sürelik boşvermişlikten sonra,

bunu yapmaya başladım.

Tüm İnançsız arkadaşlar bunu söylesin.

İnançsızım.

İnannalar nasıl binyıllardır saygı bekledilerse,

ve biz inançsızlardan gördülerse,

ve dinleri hep sevgi falan fila diyorsa...

hadi bakalım o zaman...

Biz inançsızlar olarak karşı saygıyı isteyelim artık.

Dinler ne kadar insana,

diğer inançlara,

dahası biz inançsızlara saygılı görelim

biz bu çelişkileri keskinleştirmezsek, pek çok insan yorumladıkları ve inandıkları light dinleri ile devam edecekler...

saygılar

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Doğru söylersin OldCode kardeşim..

Ama her ateist yeterince cesur değil.

Hatta çoğu korkak..

Ve ben onları suçlamıyorum..

Herkesin kendine göre bir yaklaşımı var..

Ateizm bir inanç ve dogma olmadığı için, sizin bu düşünceniz asla pratik uygulama alanı bulamayacaktır..

Ne acı..

HACI

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...