Jump to content
nogodbutAllah

Süpürge hortumu neden insan nefes borusu gibi sert boğumludur?

Recommended Posts


değerli kardeşlerim bu benzerlik beni çok düşündürdü ve mutlaka bunun bir nedeni olmalı diye 
uzun süre araştırma yaptım.zerre ufak bir şey bulamadım.fakat araştırmacılık ruhum beni rahat bırakmadı  yabancı kaynakları da taramaya başladım yine bir şey bulamadım.
fakat bu ikisi arasında ki benzerlik uyumo kadar fazla idi ki bulamamama rağmen yine de umudumu yitirmedim ancak açıkçası araştırma yı da erteledim ve uzun üre geçti  aslında olay tozlanmış nerede ise unutulmuş idi.

yeniden hatırlamama sebeb olan ise tevafuken  elektirikli vacumlu süpürgelerin tarihleri ve tarih içinde gelişim değişimleri ilk kim nasıl hangi fikirden buldu gibi bir konuyu araştırma isteğim ile oldu
bu konu yine küllerinden alevlendi yangına dönüştü
işte vacumlu süpürgenin hortumu neden  nefes borusu kıkırdak boğumları gibi çelik teller ile desteklenmiş tarihçesinden bakalım.meğer  ilk başta temizlik basınçlı hava üfürerek yapılıyormuş
ancak bu tozları dağıttığı için bunu izleyen süpürge mucidi Hubert Cecil Booth  temizliğin üfleyerek değil emmerek yapılması gerektiğini söyledi bunu ispatlamak için de cebinen mendilini çıkardı tozlu deri koltuğun üzerine torba gibi yaydı ağzını mendile dayayarak hızla içine çekmeye başladı ve tozların mendilde biriktiğini koltuğun temizolduğunu gördü.meğer bizim solunum sistemi doğal vacumlu süpürge tabii ki yapay süpürge hortumuda ondan esinlenencek malum  solunum sistemimiz günde ne kadar hava emiyor havadaki kir toz atıklar burunda kıllarla ve mukuslara yapışıp filtre ediliyor sonra yine soluk borusunda mukusa yapışıp balgam olarak zaten atılıyor yani bizim solunum sistemimiz  doğal vacum temizleyici. eh peki nefes borusu neden sert kıkırdak boğumlara sahip zira akciğer yüksek basınçla hava emmdiği için şayet soluk borumuz  yemek borusu gibi boğumsuz olsa birbirine yapışır kalırdı ve nefes alamaz boğulur giderdik o yüzden vacumlu süpürge hortumları nefes borusu gibi çelik tellerle boğumlandırılıyor ki yüksek emmiş gücü ile hortum kapanmasın hep açık kalsın Allahu Ekber.

 

"Elektrikli Süpürgeyi İlk Kim Buldu

1901 yılında, köprü mühendisi Hubert Cecil Booth tarafından gerçekleştirildi. O yıl, Bay Booth bir gün Londra’daki St. Pancras istasyonunun lokantasında otururken, vagonların nasıl temizlendiğini gördü. Sıkıştırılmış hava ile çalışan makineler aracılığıyla görevliler vagonları temizliyorlardı. Ancak makine ne denli güçle üflerse üflesin, havaya kalkan tozlar, bir süre sonra yeniden koltukların üzerine iniyorlardı. Bu durumu gören Bay Booth, üfleme sisteminin yanlış olduğunu, makinelerin tam tersine, tozlan emmeleri gerektiğini söyledi. Çevresindekiler, böyle bir şeyin mümkün olamayacağını öne sürdüler. Bunun üzerine cebinden bir mendil çıkardı ve oturduğu deri koltuğun üzerine torba şeklinde koydu. Ağzını beze dayadı ve hızla içini çekti. Mendili eline aldığında koltuğa değen kısmının tozlarla kaplanmış olduğu görüldü. Daha sonra bu sistemi geliştirdi ve “emici süpürge makinesi”nin ilk prototipini o yıl içinde yapmayı başardı. Vacuum Cleaner Co. Ltd adlı bir şirket kurdu ve 25 Şubat 1902 günü, Booth, şirketini tanıtan ilk broşürleri bastırdı.

O dönemde, pek az evde elektrik bağlıydı ve emici süpürgenin fiyatı da herkesin alamayacağı kadar pahalıydı. Bu nedenle Booth, ürettiği makineleri satmak yerine bir temizlik servisi kurmayı akıl etti. Dört tekerlekli bir atlı arabanın üzerine akaryakıt ya da elektrikle çalışabilen çok güçlü bir emici pompa yerleştirdi. Bu pompa, isteyen müşterinin evinin önüne kadar arabayla taşınıyordu. 230 metre uzunluğundaki hortum, birinci kat pencerelerinden birinden binanın içine sokulduktan sonra tüm halı, perde ve döşemeler üzerindeki tozlar emiliyordu. BBC’de kendisiyle yapılan bir programda, Booth, aygıtının tek olumsuz yönünün, çıkardığı aşırı gürültü olduğunu söyledi. Zira pompa çalıştığı anlarda, çevreden geçen atlar ürküyor, arabacılar çok zor durumlarda kalıyorlardı.

Booth’un süpürgesi, en önemli işlevlerinden birini,1902 yılında İngiltere Kralı VII.Edward’ın “taç giyme törenleri”nde yerine getirdi. Kral’ın taç giyeceği kilisede tüm hazırlıklar tamamlanmıştı. Birden, yerdeki açık mavi halı döşemenin son derece tozlu olduğu görüldü. Kral, taç giymek için bu zemine diz çökemezdi. Üstelik, alışılagelmiş yöntemlerle kiliseyi süpürerek temizlemek için de vakit çok geçti. Booth, bu durumu haber alınca, töreni düzenlemekle görevli saray yetkilisine giderek, yardım önerisinde bulundu. Bir saat sonra, Booth’un arabası, kilisenin önüne getirildi ve dev hortum sıraların arasında dolaşmaya başladı. Olayı öğrenen Kral çok memnun oldu ve Buckingham Sarayı’nda kendisi ve Kraliçe Alexandra için de bir “gösteri” düzenlemesini istedi. Bu gösteriden sonra Booth, makine satmama politikasında bir değişiklik yapmak zorunda kaldı. Çünkü bu kez sipariş, bizzat Kral’dan geliyordu ve çok geçmeden biri, Buckingham Sarayı’na, diğeri de Windsor Şatosu’na, iki adet emici süpürge satıldı.

Kraliyet ailesinin gösterdiği bu ilgi, Londra sosyetesine de yansımakta gecikmedi. İngiliz soyluları, bu yeni aygıtı yalnızca yararlı bir temizlik aracı olarak değil, aynı zamanda bir gösteri unsuru olarak da kabul ediyorlardı. Pek çok soylu ailenin düzenlediği suarelerde, Booth’un şirketinden gelen görevlilerin yaptığı temizlik, ilgiyle izlenen bir gösteri niteliğini taşıyordu. Halıların ve perdelerin temizlenişini soyluların büyük bir zevkle izlediğini öğrenen Booth, şeffaf bir hortum takarak, sosyete mensubu kişilerin kendi pisliklerini daha iyi görebilmelerini, böylece daha çok zevk alabilmelerini sağladı.

Elektrikli “ev tipi” ilk portatif süpürge, 1905 yılında San Francisco’da Chapman and Skinner tarafından piyasaya sürüldü. Ağırlığı 46 kilo olan bu makinenin bir benzeri de, ertesi yıl Booth’un Londra’daki tesislerinde üretildi.

Toz torbası, sapına bağlı olan portatif elektrik süpürgelerinin ilki de 1907 yılında ABD’nin Ohio eyaleti, Canton kentinde, J. Murray Spangler tarafından yapıldı. Spangler, bu ilk makinesinde, toz emici torba olarak karısından büyük ricalar karşılığında alabildiği bir yastık kılıfını kullanmıştı. Bir gün, bir rastlantı sonucu Spangler’in buluşunu gören hemşerisi J.H. Hoover, bu harika makineye büyük ilgi duydu. Asıl mesleği, koşum yapımcılığıydı. Ancak, otomobillerin sayısının hızla artması, onun işine olan ilgisini azaltmış, Hoover de yeni bir iş arayışına girmişti. Ne yapıp etti ve Spangler’den elektrik süpürgesinin yapım haklarını satın aldı. 1908 yılında, tanesi 70 dolardan ilk modellerini piyasaya çıkardı. Bu yeni aygıta olan ilgi öylesine büyük boyutlara ulaştı ki, üç yıl sonra Hoover, Kanada’da ayrı bir fabrika açmak zorunda kaldı. Oradan da tüm dünyaya yayıldı. Aygıtın bulucusu olan Spangler’in adı silinip giderken, Hoover adı yalnızca elektrik süpürgesinin simgesi olmakla kalmadı, birçok dilde elektrik süpürgesiyle temizlik yapmaya “Hooverlemek” dendi.

"
***
yahu  vacumlu temizliği ilk yapan bizim akciğerler soluk borusu ve ağızmış yani solunum sistemimiz miş zira o mübarek ciğer dışardan temiz havayı emmiyor körük gibi o hava içinde bir dünya toz ve kir var o toz ve kirler kıllar mukuslar nemler içine yapışıp zaten ciğere temiz hava gidiyor şayet soluk borumuz kıkırdaklı sağlam yapısı olmasa idi o kuvvetli emme ile basınçla soluk borumuz kapanırdı ve nefessiz kalıp ölürdük soluk borusu bu yüzden devamlı açık kalması için bu sert kıkırdak boğumlar olmak zorunda ve bunlar vacumlu temizliği icadına sebeb olmuş.düşün adam bir mendili toz torbası gibi kullanıp sandalyedeki tozları emmiyor.kaldı ki normal toz torbaları da dışarı toz üflüyor dyson un ve torba yerine su içine toz çekme ve tutma gibi sistemler gelişmiş malum fazla toz ve pislikler balgam şeklinde atılır.
ama yemek borusu katı sıvı  gıdaları mideye ileten bir köprüdür şayet nefes borusu  yemek borusu gibi olsa idi zınk diye kapanır boğulur giderdik.
Allaha çok şükür ki ona iman ediyoruz  O na inanıyoruz ve  O nu seviyoruz.
Allahu Ekber.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 saat önce, nogodbutAllah yazdı:


değerli kardeşlerim bu benzerlik beni çok düşündürdü ve mutlaka bunun bir nedeni olmalı diye 
uzun süre araştırma yaptım.zerre ufak bir şey bulamadım.fakat araştırmacılık ruhum beni rahat bırakmadı  yabancı kaynakları da taramaya başladım yine bir şey bulamadım.
fakat bu ikisi arasında ki benzerlik uyumo kadar fazla idi ki bulamamama rağmen yine de umudumu yitirmedim ancak açıkçası araştırma yı da erteledim ve uzun üre geçti  aslında olay tozlanmış nerede ise unutulmuş idi.

yeniden hatırlamama sebeb olan ise tevafuken  elektirikli vacumlu süpürgelerin tarihleri ve tarih içinde gelişim değişimleri ilk kim nasıl hangi fikirden buldu gibi bir konuyu araştırma isteğim ile oldu
bu konu yine küllerinden alevlendi yangına dönüştü
işte vacumlu süpürgenin hortumu neden  nefes borusu kıkırdak boğumları gibi çelik teller ile desteklenmiş tarihçesinden bakalım.meğer  ilk başta temizlik basınçlı hava üfürerek yapılıyormuş
ancak bu tozları dağıttığı için bunu izleyen süpürge mucidi Hubert Cecil Booth  temizliğin üfleyerek değil emmerek yapılması gerektiğini söyledi bunu ispatlamak için de cebinen mendilini çıkardı tozlu deri koltuğun üzerine torba gibi yaydı ağzını mendile dayayarak hızla içine çekmeye başladı ve tozların mendilde biriktiğini koltuğun temizolduğunu gördü.meğer bizim solunum sistemi doğal vacumlu süpürge tabii ki yapay süpürge hortumuda ondan esinlenencek malum  solunum sistemimiz günde ne kadar hava emiyor havadaki kir toz atıklar burunda kıllarla ve mukuslara yapışıp filtre ediliyor sonra yine soluk borusunda mukusa yapışıp balgam olarak zaten atılıyor yani bizim solunum sistemimiz  doğal vacum temizleyici. eh peki nefes borusu neden sert kıkırdak boğumlara sahip zira akciğer yüksek basınçla hava emmdiği için şayet soluk borumuz  yemek borusu gibi boğumsuz olsa birbirine yapışır kalırdı ve nefes alamaz boğulur giderdik o yüzden vacumlu süpürge hortumları nefes borusu gibi çelik tellerle boğumlandırılıyor ki yüksek emmiş gücü ile hortum kapanmasın hep açık kalsın Allahu Ekber.

 

"Elektrikli Süpürgeyi İlk Kim Buldu

1901 yılında, köprü mühendisi Hubert Cecil Booth tarafından gerçekleştirildi. O yıl, Bay Booth bir gün Londra’daki St. Pancras istasyonunun lokantasında otururken, vagonların nasıl temizlendiğini gördü. Sıkıştırılmış hava ile çalışan makineler aracılığıyla görevliler vagonları temizliyorlardı. Ancak makine ne denli güçle üflerse üflesin, havaya kalkan tozlar, bir süre sonra yeniden koltukların üzerine iniyorlardı. Bu durumu gören Bay Booth, üfleme sisteminin yanlış olduğunu, makinelerin tam tersine, tozlan emmeleri gerektiğini söyledi. Çevresindekiler, böyle bir şeyin mümkün olamayacağını öne sürdüler. Bunun üzerine cebinden bir mendil çıkardı ve oturduğu deri koltuğun üzerine torba şeklinde koydu. Ağzını beze dayadı ve hızla içini çekti. Mendili eline aldığında koltuğa değen kısmının tozlarla kaplanmış olduğu görüldü. Daha sonra bu sistemi geliştirdi ve “emici süpürge makinesi”nin ilk prototipini o yıl içinde yapmayı başardı. Vacuum Cleaner Co. Ltd adlı bir şirket kurdu ve 25 Şubat 1902 günü, Booth, şirketini tanıtan ilk broşürleri bastırdı.

O dönemde, pek az evde elektrik bağlıydı ve emici süpürgenin fiyatı da herkesin alamayacağı kadar pahalıydı. Bu nedenle Booth, ürettiği makineleri satmak yerine bir temizlik servisi kurmayı akıl etti. Dört tekerlekli bir atlı arabanın üzerine akaryakıt ya da elektrikle çalışabilen çok güçlü bir emici pompa yerleştirdi. Bu pompa, isteyen müşterinin evinin önüne kadar arabayla taşınıyordu. 230 metre uzunluğundaki hortum, birinci kat pencerelerinden birinden binanın içine sokulduktan sonra tüm halı, perde ve döşemeler üzerindeki tozlar emiliyordu. BBC’de kendisiyle yapılan bir programda, Booth, aygıtının tek olumsuz yönünün, çıkardığı aşırı gürültü olduğunu söyledi. Zira pompa çalıştığı anlarda, çevreden geçen atlar ürküyor, arabacılar çok zor durumlarda kalıyorlardı.

Booth’un süpürgesi, en önemli işlevlerinden birini,1902 yılında İngiltere Kralı VII.Edward’ın “taç giyme törenleri”nde yerine getirdi. Kral’ın taç giyeceği kilisede tüm hazırlıklar tamamlanmıştı. Birden, yerdeki açık mavi halı döşemenin son derece tozlu olduğu görüldü. Kral, taç giymek için bu zemine diz çökemezdi. Üstelik, alışılagelmiş yöntemlerle kiliseyi süpürerek temizlemek için de vakit çok geçti. Booth, bu durumu haber alınca, töreni düzenlemekle görevli saray yetkilisine giderek, yardım önerisinde bulundu. Bir saat sonra, Booth’un arabası, kilisenin önüne getirildi ve dev hortum sıraların arasında dolaşmaya başladı. Olayı öğrenen Kral çok memnun oldu ve Buckingham Sarayı’nda kendisi ve Kraliçe Alexandra için de bir “gösteri” düzenlemesini istedi. Bu gösteriden sonra Booth, makine satmama politikasında bir değişiklik yapmak zorunda kaldı. Çünkü bu kez sipariş, bizzat Kral’dan geliyordu ve çok geçmeden biri, Buckingham Sarayı’na, diğeri de Windsor Şatosu’na, iki adet emici süpürge satıldı.

Kraliyet ailesinin gösterdiği bu ilgi, Londra sosyetesine de yansımakta gecikmedi. İngiliz soyluları, bu yeni aygıtı yalnızca yararlı bir temizlik aracı olarak değil, aynı zamanda bir gösteri unsuru olarak da kabul ediyorlardı. Pek çok soylu ailenin düzenlediği suarelerde, Booth’un şirketinden gelen görevlilerin yaptığı temizlik, ilgiyle izlenen bir gösteri niteliğini taşıyordu. Halıların ve perdelerin temizlenişini soyluların büyük bir zevkle izlediğini öğrenen Booth, şeffaf bir hortum takarak, sosyete mensubu kişilerin kendi pisliklerini daha iyi görebilmelerini, böylece daha çok zevk alabilmelerini sağladı.

Elektrikli “ev tipi” ilk portatif süpürge, 1905 yılında San Francisco’da Chapman and Skinner tarafından piyasaya sürüldü. Ağırlığı 46 kilo olan bu makinenin bir benzeri de, ertesi yıl Booth’un Londra’daki tesislerinde üretildi.

Toz torbası, sapına bağlı olan portatif elektrik süpürgelerinin ilki de 1907 yılında ABD’nin Ohio eyaleti, Canton kentinde, J. Murray Spangler tarafından yapıldı. Spangler, bu ilk makinesinde, toz emici torba olarak karısından büyük ricalar karşılığında alabildiği bir yastık kılıfını kullanmıştı. Bir gün, bir rastlantı sonucu Spangler’in buluşunu gören hemşerisi J.H. Hoover, bu harika makineye büyük ilgi duydu. Asıl mesleği, koşum yapımcılığıydı. Ancak, otomobillerin sayısının hızla artması, onun işine olan ilgisini azaltmış, Hoover de yeni bir iş arayışına girmişti. Ne yapıp etti ve Spangler’den elektrik süpürgesinin yapım haklarını satın aldı. 1908 yılında, tanesi 70 dolardan ilk modellerini piyasaya çıkardı. Bu yeni aygıta olan ilgi öylesine büyük boyutlara ulaştı ki, üç yıl sonra Hoover, Kanada’da ayrı bir fabrika açmak zorunda kaldı. Oradan da tüm dünyaya yayıldı. Aygıtın bulucusu olan Spangler’in adı silinip giderken, Hoover adı yalnızca elektrik süpürgesinin simgesi olmakla kalmadı, birçok dilde elektrik süpürgesiyle temizlik yapmaya “Hooverlemek” dendi.

"
***
yahu  vacumlu temizliği ilk yapan bizim akciğerler soluk borusu ve ağızmış yani solunum sistemimiz miş zira o mübarek ciğer dışardan temiz havayı emmiyor körük gibi o hava içinde bir dünya toz ve kir var o toz ve kirler kıllar mukuslar nemler içine yapışıp zaten ciğere temiz hava gidiyor şayet soluk borumuz kıkırdaklı sağlam yapısı olmasa idi o kuvvetli emme ile basınçla soluk borumuz kapanırdı ve nefessiz kalıp ölürdük soluk borusu bu yüzden devamlı açık kalması için bu sert kıkırdak boğumlar olmak zorunda ve bunlar vacumlu temizliği icadına sebeb olmuş.düşün adam bir mendili toz torbası gibi kullanıp sandalyedeki tozları emmiyor.kaldı ki normal toz torbaları da dışarı toz üflüyor dyson un ve torba yerine su içine toz çekme ve tutma gibi sistemler gelişmiş malum fazla toz ve pislikler balgam şeklinde atılır.
ama yemek borusu katı sıvı  gıdaları mideye ileten bir köprüdür şayet nefes borusu  yemek borusu gibi olsa idi zınk diye kapanır boğulur giderdik.
Allaha çok şükür ki ona iman ediyoruz  O na inanıyoruz ve  O nu seviyoruz.
Allahu Ekber.

Gözlemleneyen ölçülemeyen  şeylere inanmam. :)

Ölçme ve gözlem etkilenmek demektir.

ALLAH ölçülemiyorsa gözlemlenemiyorsa hiçbir şeyi  etkileyemez.

Varlığıda yokluğuda birdir.Varlığın üzerinde Hakimiyeti yoktur.

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

İnsanın gırtlağı neden var, hangi salak böyle gırtlak falan koyup bu işi böyle saçma sapan, gerzekçe yapar ki diye düşüneceğine, salak salak sayıklayan bir amsatanın hezeyanları işte.

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 01.09.2019 at 12:37, nogodbutAllah yazdı:

o yüzden vacumlu süpürge hortumları nefes borusu gibi çelik tellerle boğumlandırılıyor ki yüksek emmiş gücü ile hortum kapanmasın hep açık kalsın

Alakası yok bence. Vakumlu süpürgelerdeki boğum dediğiniz şey aslında spiral yapıdır (Yani soluk borusu ile arasında fark var). Sağlamlıktan çok daha ziyade ürüne esnek yapı kazandırmak için kullanılır (Esneklik ile ilişkilendirseniz daha mantıklı olurdu). Spiral yapıda olmayıp çok çok daha fazla basınçlara maruz kalan ama hiç zarar görmeyen düz yapıda borular veya hortumlar da var. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

İnsanın doğadan esinlenip ortaya çıkarttığı bir çok araç gerek var. Neticede insan da doğada yaşıyor ve doğadan ilham alabilir. Buradan ne sonuca varabiliriz ki?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...