Jump to content

DETERMİNİZM VE KAOS


Recommended Posts

Hiçbir canlının yaşamadığı bir evren düşünelim. İnsan yok, bitki yok, organizma yok. Nitekim evren bir zamanlar öyleydi de. O zamanlarda deterministik miydi peki evren?

Müthiş bir kaos vardı evrende. Göktaşları başka göktaşlarına çarpıyor, ısınıyor, dönüyor, döndükçe ısınıyor ve yeni gazlar oluşturuyordu. Bu kaos arasında bizim dünyamız oluştu. Ortaya çıkan gazlar atmosferimizi oluşturdu. Artık o zamanlardaki gibi devasa göktaşları ya da başka gezegenler çarpmıyor dünyamıza çünkü her gezegen bir yörüngeye girdi dönerken. O kaos giderek düzene döndü ve aslında entropiyle biraz çelişiyor sanki bu durum. Entropi kaos demek değil ama bir düzensizliktir bir nevi. Ama evren giderek sanki bir saatin dişlileri gibi müthiş bir ahenkle işlemeye başlıyor. Gökadaların dönmeleri ve aldıkları şekiller vs... Özetle kaos bir düzen oluşturdu. Bu düzen biz insanların ya da evrendeki canlıların oluşması için mi oluştu peki? Asıl soru bu. Biz insanlık olarak canlılara daha da önemlisi bilince çok önem veriyoruz. Bilinç bizce evrendeki en önemli olgu. Bazen evrenin de bir bilinci olduğunu düşünüyoruz bu nedenle. O zaman bir amac için olmuştu tüm bunlar. Hatta tasavvuf öğretisi der ki insanlar allahın aynalarıdır, allah kendini görmek istemiştir ve insanlara kendi ruhundan üflemiştir. bu anlamların hepsini de biz yükledik ama dikkatinizi buraya çekmek isterim.

Peki evrenin determinizmi veya indeterminizmi insanın tekelindemidir? İnsan olmasaydı da bu olgularla yargılayacakmıydık evreni?

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • İleti 69
  • Created
  • Son yanıt

Top Posters In This Topic

O zamanlarda deterministik miydi peki evren?

Hiç kuşkusuz. Olmaması olanaksız. Tek gerçek determinizmdir.

Bir evrende hiç canlı oluşmayabilir. Tek bir evren olması olanaksızdır. Evrenler gazoz kabarcıkları gibi oluşup genişleyerek yok oluyor.

Gezegenler düzeni entropi ile çelişmez. Dönen gaz bulutu merkezde güneş olmak üzere topaklaştı. Topaklaşan yörüngedeki maddeler çarpışarak birleşti ve gezegenler oluştu. Sistem giderek entropi ile dağılacak. Milyarlarca yıl sonra Güneş yakıtını bitirerek kırmızı dev aşamasına geçerek önce dünyaya kadar olan gezegenleri yutacak ve Mars ısınacak. Sonra kütlesini uzaya salacak ve henüz yutmamış olduğu gezegenler ortadan kalkan çekim yüzünden boşluğa uzaklaşacak. Sistem ömrünü doldurup entropiye yenik düşecek, dağılacak. Sonunda evren de genişleyerek sönecek ve dağılacak. Evren canlılar gibi başlangıçlı ve sonludur. Sürekli evrenler oluşur.

Galaksilerin şekillerini de kütleçekimi ve dönüş hızı oluşturur.

Tasavvufun söylediklerinin aslı astarı yoktur. Bilimden başka yol gösterici yoktur...

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • 3 years later...

Determinizm, kendisini sürekli eleştiren ve yoklayan bir düşüncedir. Bir felsefedir, bu bakımdan kesin kanıtlanmış olamaz. Felsefenin görevi, öneriler ortaya atmaktır. Bilim, çalışma ilkesi olarak felsefenin determinizm önerisini benimsemiş ve bu yöntemle çalışmaktadır.

Bilimciler tüm olguları irdelerler. Hepsindeki determinist bağlantıları ortaya çıkarırlar. Eğer nedenselliğe aykırı gibi duran bir olgu görürlerse hemen determinizmi sınarlar. Acaba nedensellik dışı, nedenlerden bağımsız bir olgu ortaya çıkabilmiş mi, incelerler. Örneğin görünürde hiç su kullanmayan bir çöl canlısı görüldü diyelim. Bir canlı ne kadar su kaybını en aza indirmiş de olsa hiç su kaybetmemesi olanaksızdır. Bu nedenle su içmiyor da olsa bir şekilde su temin edebiliyor olması şarttır. Bilimciler arar tarar, ne yapar eder bu canlının nerden su temin ettiğini bulurlar. Aksi halde determinizm ihlal edilmiş olur. Suyu o canlıya maddi nedenlerin üstünde bir doğaüstü güç temin ediyor olur.

İndeterminist iddia iki şekildedir:

1.) Her şey raslantıdır, kaostan düzen nasıl çıktı bunu bilemeyiz, bilmemiz de gerekmez, bir şekilde çıkmış. Nasıl var olduğumuz önemli değil, bir şekilde var olmuşuz. Önemli olan var olduğumuzdur. Belki de var olduğumuzu sanıyoruzdur, hiç önemli değil. Önemli olan, evrenin indeterministik olması ve hiç bir kural ile bağlı olamayacağımızdır.

2.) Madde özünde kaotiktir, bundan çıkması, düzen oluşturması için bir neden de yoktur. Nedenler diye bir şey yoktur, kaostan düzen çıkmasının tek nedeni tanrıdır. O halde tanrı ne diyorsa odur. Kural yok, tanrının dedikleri vardır.

Şimdi başka bir örnek verelim: Açıklanmış nedenselliğe göre bir yıldızın olabileceği bir en küçük çap vardır. Bu çaptan aşağı yıldız, termonükleer reaksiyon başlayamayacağı için, olamaz. Eğer bu minimum çaptan aşağı bir yıldız gözlemlenirse, astronomlara alarm zilleri çalar! Determinizm ihlal mi oldu, çabuk bulun! Eğer astronomlar neden bu yıldızın bu çapta olabildiğini bulamazlarsa, determinizm açısından sorun devam ediyordur. Mutlaka reaksiyonu başlatan bilinmeyen nedeni bulmak zorundalar!

İşte determinizm böyle çalışır ve indeterminizmin olguların nedensiz oluştuğu veya nedenin maddi olmayan bir güç (tanrı) olduğu tezlerini çürütür.

Şimdiye kadar nedenselliği tümüyle açıklanamaz kalmış pek bir olgu yoktur. Tabii ki tüm nedensellik en küçük gedik kalmadan açıklanabilmiş değil. Böyle olsa determinizm bir felsefe olmaz, bilim olurdu. Felsefeye de artık gerek kalmazdı. Bilim tüm görevleri üstlenirdi.

Tabii ki örneğin ilk proteinin yeryüzünde nasıl ortaya çıktığı gibi bazı olguların nedenselliğini tam anlayamadık. Ama her şeyi zart diye bir anda anlamamız beklenemez. Asıl böyle olsa evren çok anlamsız olurdu. Zart diye anlayıverdiğimiz bir evrenin ne kıymeti olurdu ki? İyi ki evren çok karmaşık, hiç canımız sıkılmıyor, daima yapacak işler var!

Olanaklarımız, erimimiz ve teknolojimiz yettiği oranda dev bir çorbanın orasından burasından tuzuna bakıyoruz. Tüm çorbayı içemeyiz. İşte diyoruz yüzeyde tuzu iyi, (determinizm geçerli) ama acaba dipte tuzlanma olabilir mi? Bulabildiğimiz tüm olanaklarla determinizmi her alanda denetliyoruz. Tüm çorbayı içmedikçe veya en azından her metreküpünden örnek almadıkça, determinizm bir bilim değil, bilim felsefesi olarak kalıyor. Böyle olması da doğal.

Hemen göze çarpıyor ki indeterminist iddia kolaycı, tembel ve kestirmeci. Tam anarşistlere ve allahçılara göre. Salla gitsin, ne uğraşacaksın! Determinist savlama ise atak, iddialı, hatta küstah, cesur ve çalışkan bir iddia!

Daha uğraşacağız ve sadece yeryüzünde en az bir milyar yıl daha vaktimiz var. Evrenin ömrü çok daha uzun. Bu sürede mutlaka gizlerin büyük çoğunluğunu çözeceğiz. Belki de o bir türlü bulunamayan tanrı biz olup, evren yok olduktan sonra başka bir evrende tekrar var olmamızı sağlayacak bir bilgi tohumu yaratmanın bir yolunu bulmuş olacağız.

Tek bir evren olması kesinlikle mümkün değildir, bu aklen olanaksızdır...

determinizm hakkında güzel bir açıklama
Link to post
Sitelerde Paylaş

Bu konunun güncellenmesi beni biraz düşündürdü. Başlığı baştan sona yeniden okudum. Bana düşündürdüğü şu oldu:

Çok kısa bir süre içinde tartışma biçiminde büyük değişiklikler oldu. Sadece forum için söylemiyorum. Forum bu konuda sadece bir ayna...

Bir kere müslümler kafayı yedi. Hiç bir şey ortaya koyamıyorlar. Saçma sapan, iler tutar hiç bir yanı olmayan, sapır sapır her tarafından dökülen abuk sabuk iddialar ortaya atıyor ve bunlar tutmayınca "oooo yeaaaa, kam hıyır beybiii,,, Aaaaaayyyy!" gibi deli zırvası histerik çığlıklardan başka bir tepki veremiyorlar.

Agnostikler dersen öyle... "Ateistte ahlak ne gezer hahaaaaayyy... Yiiii ha haaa... Hah haaay!" gibi iğrenç şeylerden başka bir şey yazmıyorlar. Deistler zaten ortadan kayboldu gibi bir şey.

Ne oluyoruz?

Bir şeyler oluyor. İslam içten çürüyor. Uyuşturucuyu damardan vurdu vurdu, altın vuruşu yapıp intihar etmeyi düşünmeye başladı.

Hayal görmek, bu karabasanın kalkacağını hayal etmek ve allahın kuranın muhammedin buna benzer saçmalıkların olmadığı bir serap, bir düş görmek istemiyorum.

Ama bir şeyler oluyor.

Bundan eminim.

Ne olduğu hakkında acele bir sevinç yaşamak istemiyorum. Çünkü umut öyle az ve zayıf ki, bu islam karabasanının artık sonunun geldiğini ummak olanaksız görünüyor.

Ama yine de bir şeyler oluyor. Bir şeylerin değiştiğini hissediyorum. Bir şeyler değişmeye başladı.

Müslümler yılgın. Müslümler bezgin. Müslümler depresyonda.

Umarım beterin daha beteri olurlar. Umarım sonları en yakın zamanda gelir.

Umarım işledikleri cinayetler, sahtecilikler, hırsızlıklar, ahlaksızlıklar, hukuksuzluklar, faşistlikler fitil fitil burunlarından gelir. Umarım...

Ummak istiyorum. Umut olmasa bile...

tarihinde democrossian tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

Bu konunun güncellenmesi beni biraz düşündürdü. Başlığı baştan sona yeniden okudum. Bana düşündürdüğü şu oldu:

Çok kısa bir süre içinde tartışma biçiminde büyük değişiklikler oldu. Sadece forum için söylemiyorum. Forum bu konuda sadece bir ayna...

Bir kere müslümler kafayı yedi. Hiç bir şey ortaya koyamıyorlar. Saçma sapan, iler tutar hiç bir yanı olmayan, sapır sapır her tarafından dökülen abuk sabuk iddialar ortaya atıyor ve bunlar tutmayınca "oooo yeaaaa, kam hıyır beybiii,,, Aaaaaayyyy!" gibi deli zırvası histerik çığlıklardan başka bir tepki veremiyorlar.

Agnostikler dersen öyle... "Ateistte ahlak ne gezer hahaaaaayyy... Yiiii ha haaa... Hah haaay!" gibi iğrenç şeylerden başka bir şey yazmıyorlar. Deistler zaten ortadan kayboldu gibi bir şey.

Ne oluyoruz?

Bir şeyler oluyor. İslam içten çürüyor. Uyuşturucuyu damardan vurdu vurdu, altın vuruşu yapıp intihar etmeyi düşünmeye başladı.

Hayal görmek, bu karabasanın kalkacağını hayal etmek ve allahın kuranın muhammedin buna benzer saçmalıkların olmadığı bir serap, bir düş görmek istemiyorum.

Ama bir şeyler oluyor.

Bundan eminim.

Ne olduğu hakkında acele bir sevinç yaşamak istemiyorum. Çünkü umut öyle az ve zayıf ki, bu islam karabasanının artık sonunun geldiğini ummak olanaksız görünüyor.

Ama yine de bir şeyler oluyor. Bir şeylerin değiştiğini hissediyorum. Bir şeyler değişmeye başladı.

Müslümler yılgın. Müslümler bezgin. Müslümler depresyonda.

Umarım beterin daha beteri olurlar. Umarım sonları en yakın zamanda gelir.

Umarım işledikleri cinayetler, sahtecilikler, hırsızlıklar, ahlaksızlıklar, hukuksuzluklar, faşistlikler fitil fitil burunlarından gelir. Umarım...

Ummak istiyorum. Umut olmasa bile...

Demirefe sen misin :D 2012de hesabını neden sildirdin

Link to post
Sitelerde Paylaş

** İyilik ve kötülük yayılan, yansıyan şeylerdir. Yaptığınız iyilik ve kötülükler nedensellik örüntüsünü değiştirerek size yansır. Çünkü siz de nedenselliğin içinde deviniyorsunuz. Nedensellik ile bizler sürekli etkileşim içindeyiz. Bu etkileşim sürekli, kesintisiz ve geri beslemeli bir aktif sistemdir. Çünkü siz de nedenselliğin içinde deviniyorsunuz.

Nedensellik ile bizler sürekli etkileşim içindeyiz. Bu etkileşim sürekli, kesintisiz ve geri beslemeli bir aktif sistemdir. **

Nedensellik iyilik kötülük ayırımını nasıl yapabiliyor ? Fizik yasalarında iyi kötü ayırımı mı var ?

tarihinde osho tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
  • 5 years later...

Karl Popper ve Michio Kaku evrenin indeterministik olduğunu düşünüyor. Sanırsam Hawking te öyleydi. Veya kastettiği bu idi. Tanrı zar atıyor demişti. Belki de haklılar. Ama beni şaşırtan bilim insanların çoğunun deterministik olduğunu düşünüyordum. Halbuki görüş farklılığı fazla imiş.

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • 5 months later...
On 01.02.2012 at 22:24, demirefe yazdı:

Hatta klasik determinizmden kurtulamadığından şüphe edenler çoktur. Bunun nedeni "tanrı zar atmaz" demesidir. Bu, açık klasik determinizm ifadesidir. Ama onunki "tanrı belirsizliği ortadan kaldırıyor" şeklinde indeterminizm değildir.

İndeterminizm de teist ve ateist olabilir. Determinizm klasik ise teist, modern ise ateist bir felsefedir. Bu son paragrafta söylediğim, çok tartışma yaratan bir söylemdir. Bunu halletmek çoğu kişi için kolay değildir. Bilgili doçent düzeyinde kişilerin bu tartışmadan kaçındığına ben tanığım. Size de ters geldiyse söyleyin, daha genişletirim.

Einstein tanrıya inanmaz. Einstein gibi bazı fizikçilerin kullandığı tanrı ifadesi ilk sebep anlamında kullanılabilir. Ya da yasalara tanrı diyebilirler. Tanrı zar atmaz deyişi sadece temsili bir kullanımdır. 

Link to post
Sitelerde Paylaş
On 19.02.2012 at 17:30, panteon yazdı:

bunlar. Hatta tasavvuf öğretisi der ki insanlar allahın aynalarıdır, allah kendini görmek istemiştir ve insanlara kendi ruhundan üflemiştir. bu anlamların hepsini de biz yükledik ama dikkatinizi buraya çekmek isterim.

Peki evrenin determinizmi veya indeterminizmi insanın tekelindemidir? İnsan olmasaydı da bu olgularla yargılayacakmıydık evreni?

İnsan olmasa bu olgular olmayacaktı çünkü bilgi akıldan gelir. Kaostan gitgide düzen falan oluşmuyor. Sanırım astrofizikten pek haberin yok. Galaksiler kütleçekim ile toplanıyor diye ahenk oluşuyor sanma. Hala düzensizliğe gidiyoruz, çünkü buna mahkumuz. Evren gitgide genişliyor ve bir gün evren hiçliğe geri katılacak. Yok öyle ahenk düzen falan, kendinizi kandırmayın. Determinizm ve kaos tek gerçektir. 

Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...
  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.


×
×
  • Yeni Oluştur...