vitamin

Bilinç mi maddenin ürünüdür yoksa madde mi bilincin ürünüdür?

Bu konuda 117 ileti var

Big Bang Teorisi
Evrenin, büyük bir patlamayla kendiliğinden (dışarıdan bir müdahale olmadan) oluştuğu ve bunu tetikleyen nedenlerin hiçlikteki kuantum dalgalanmaları olduğu teorisidir.
Bu teori birçok deneysel kanıtla desteklenmektedir.


Kozmolojik Enflasyon Teorisi
Evrenin, Big Bangten 10−36 saniye sonar başlayıp 10−33 - 10−32 saniyeye kadar devam eden üstel bir genişlemeyle devasa bir büyüklüğe geldiği teorisidir.
Bu genişleme süreci daha yavaş bir hızla devam etmektedir.

cVQqC1t.jpg?1


Big Wow Teorisi
İtalyan asıllı teorik fizikçi Paola Zizziye ait bir teoridir. Evrenin, kozmik enflasyon evresinde kuantum hesaplama karmaşıklığı seviyesine ulaştığını, bu durumun (Roger Penrose ve Stuart Hameroffun Orchestrated Objective Reduction (Orch-OR) teorisine göre) bir bilinç anı oluşturarak evrenin kuantum süper pozisyonunun çökmesine neden olduğu ve bunun neticesinde evrenin birçok olası durum içinden mevcut olası durumu aldığı teorisidir.
Bu teori, bilincin kuantum mekaniği ile temellendirilebileceğine işaret etmektedir.


Orchestrated Objective Reduction (Orch-OR) Teorisi
Bilincin teorisidir. Ana akım teoriler bilincin beynin ürünü olduğunu söyler. Temelinde nöronlar arasındaki iletişimi sağlayan sinapslerdeki (bağlantı noktaları) karmaşık hesaplamaların neticesi olduğudur.
Ancak, Roger Penrose ve Stuart Hameroff bilincin daha temel olduğunu iddia etmektedirler. Sebebi ise, Gödel'in Eksiklik Teoremine dayanmaktadır. Yani beyindeki hesaplanamayan davranışların varlığı.
Penrose, bunun nedeninin kuantum süper pozisyonunun çökmesi olacağını düşündü. Planck seviyesinden büyük (10−35 m) ölçeklerde parçacıkların kararsız duruma ulaşarak kendiliğinden çökmeye neden olduklarını söyledi. Bir elektronun kendiliğinden çökmesinin 10 miyon yılı bulurken, Schrödinger'in kedisi için bu çökme süresinin 10-37 saniye olduğunu hesapladı.
Stuart Hameroffun katkısı ise nöronlardaki mikrotübüllerin kuantum işleyişleri için en iyi adaylar olduğunu iddia etmesiyle oldu.
İkisi bir araya gelerek Orch-OR teorisini oluşturdu.

Hameroff, diğer bazı bilim insanlarının bilincin, beyin seviyesinde (100 milyar nöron) hesaplama yapabilecek bilgisayarlar tarafından oluşturulabileceği fikrine karşı çıkmaktadır.
Yani bilinç bir karmaşık hesaplar yapabilme ürünü değil tam tersine daha temel bir yapıdır demektedir.


Konuyu tartışmaya açmak istiyorum.
Bilinç mi maddenin ürünüdür yoksa madde mi bilincin ürünüdür?

tarihinde vitamin tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Big Bang Teorisi

Evrenin, büyük bir patlamayla kendiliğinden (dışarıdan bir müdahale olmadan) oluştuğu ve bunu tetikleyen nedenlerin hiçlikteki kuantum dalgalanmaları olduğu teorisidir.

Bu teori birçok deneysel kanıtla desteklenmektedir.

Kozmolojik Enflasyon Teorisi

Evrenin, Big Bangten 10−36 saniye sonar başlayıp 10−33 - 10−32 saniyeye kadar devam eden üstel bir genişlemeyle devasa bir büyüklüğe geldiği teorisidir.

Bu genişleme süreci daha yavaş bir hızla devam etmektedir.

cVQqC1t.jpg?1

Big Wow Teorisi

İtalyan asıllı teorik fizikçi Paola Zizziye ait bir teoridir. Evrenin, kozmik enflasyon evresinde kuantum hesaplama karmaşıklığı seviyesine ulaştığını, bu durumun (Roger Penrose ve Stuart Hameroffun Orchestrated Objective Reduction (Orch-OR) teorisine göre) bir bilinç anı oluşturarak evrenin kuantum süper pozisyonunun çökmesine neden olduğu ve bunun neticesinde evrenin birçok olası durum içinden mevcut olası durumu aldığı teorisidir.

Bu teori, bilincin kuantum mekaniği ile temellendirilebileceğine işaret etmektedir.

Orchestrated Objective Reduction (Orch-OR) Teorisi

Bilincin teorisidir. Ana akım teoriler bilincin beynin ürünü olduğunu söyler. Temelinde nöronlar arasındaki iletişimi sağlayan sinapslerdeki (bağlantı noktaları) karmaşık hesaplamaların neticesi olduğudur.

Ancak, Roger Penrose ve Stuart Hameroff bilincin daha temel olduğunu iddia etmektedirler. Sebebi ise, Gödel'in Eksiklik Teoremine dayanmaktadır. Yani beyindeki hesaplanamayan davranışların varlığı.

Penrose, bunun nedeninin kuantum süper pozisyonunun çökmesi olacağını düşündü. Planck seviyesinden büyük (10−35 m) ölçeklerde parçacıkların kararsız duruma ulaşarak kendiliğinden çökmeye neden olduklarını söyledi. Bir elektronun kendiliğinden çökmesinin 10 miyon yılı bulurken, Schrödinger'in kedisi için bu çökme süresinin 10-37 saniye olduğunu hesapladı.

Stuart Hameroffun katkısı ise nöronlardaki mikrotübüllerin kuantum işleyişleri için en iyi adaylar olduğunu iddia etmesiyle oldu.

İkisi bir araya gelerek Orch-OR teorisini oluşturdu.

Hameroff, diğer bazı bilim insanlarının bilincin, beyin seviyesinde (100 milyar nöron) hesaplama yapabilecek bilgisayarlar tarafından oluşturulabileceği fikrine karşı çıkmaktadır.

Yani bilinç bir karmaşık hesaplar yapabilme ürünü değil tam tersine daha temel bir yapıdır demektedir.

Konuyu tartışmaya açmak istiyorum.

Bilinç mi maddenin ürünüdür yoksa madde mi bilincin ürünüdür?

Konu hakkında cok sye okumadım yalnız ben diyalektik ile birlikte bilinç maddenin ürünudür diyorum.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Madde davranışları ile bilinci yaratır.

Bilincin ise bütün yaptığı maddeyi tanımlamaktır.

Maddenin ne olduğunu bilinç sayesinde öğreniyoruz.

Madde davranışlari ile bizde bilince neden oluyor..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

bu marx ve engels'e göre felsefenin temel sorusudur. bu yüzden felsefe bu soruya verilen cevaba göre, idealizm ve materyalizm olmak üzere iki temel akıma ayrılmıştır.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Big wow teorisini ilk kez duydum ama bu teoriyi baz alsak bile bilincin maddenin ürünü olduğu sonucu çıkıyor. Enflasyon sırasında evren bilinç kazanıp süperpozisyonu çökertti iyi güzelde enflasyondan önce yine madde vardı

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Big wow teorisini ilk kez duydum ama bu teoriyi baz alsak bile bilincin maddenin ürünü olduğu sonucu çıkıyor. Enflasyon sırasında evren bilinç kazanıp süperpozisyonu çökertti iyi güzelde enflasyondan önce yine madde vardı

Bildiğimiz madde, Big Bang'ten 70.000 yıl sonra ortaya çıkıyor, ondan önceki dönemlerde maddenin bileşenleri oluşuyor.

Chronology of the universe

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bildiğimiz madde 70.000 yıl sonra oluşuyor ama big bange sebep olan sanal parçacıklar ve vaküm enerjiside madde.

Madde değil!

Sanal parçacık, maddesel olmayan demektir. Matematikseldir veya metafizik.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Madde parçacıkları enerjiden son derece kısa bir zaman içinde oluşuyor. Planck zamanı içinde oluşuyor. Yani 10^-43saniyede...

Ondan sonraki aşama evrenin opak dönemi olarak bilinir. Sıcaklık çok yüksek olduğununda parçacıklar bir araya gelemiyorlar.

Aradan 300 bin yıl geçiyor. Bu arada evren soğuyor ve parçacıkların bir araya gelerek atomu oluşturması mümkün oluor.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Madde parçacıkları enerjiden son derece kısa bir zaman içinde oluşuyor. Planck zamanı içinde oluşuyor. Yani 10^-43saniyede...

Ondan sonraki aşama evrenin opak dönemi olarak bilinir. Sıcaklık çok yüksek olduğununda parçacıklar bir araya gelemiyorlar.

Aradan 300 bin yıl geçiyor. Bu arada evren soğuyor ve parçacıkların bir araya gelerek atomu oluşturması mümkün oluor.

Planck epoch

0 to 10−43 second after the Big Bang

The Planck epoch is an era in traditional (non-inflationary) big bang cosmology wherein the temperature was so high that the four fundamental forces—electromagnetism, gravitation, weak nuclear interaction, and strong nuclear interaction—were one fundamental force. Little is understood about physics at this temperature; different hypotheses propose different scenarios. Traditional big bang cosmology predicts a gravitational singularity before this time, but this theory relies on general relativity and is expected to break down due to quantum effects.

In inflationary cosmology, times before the end of inflation (roughly 10−32 second after the Big Bang) do not follow the traditional big bang timeline.

Kaynak: http://en.wikipedia.org/wiki/Chronology_of_the_universe

tarihinde vitamin tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Madde bilinci yaratabilir ama, tek başına bilinç zaten var olan maddeyi yaratamaz.

Evrende herşeyin temeli maddedir. Bu bağlamda bilinç bir istisna değildir.

Bilincin Fiziği başlığı altında Bilim forumunda bu konuya değindik..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Madde bilinci yaratabilir ama, tek başına bilinç zaten var olan maddeyi yaratamaz.

Evrende herşeyin temeli maddedir. Bu bağlamda bilinç bir istisna değildir.

Bilincin Fiziği başlığı altında Bilim forumunda bu konuya değindik..

Kuantum fiziği bilincin temel olabileceğini işaret ediyor.

Şöyle düşünün;

Maxwel, elektromanyetik kuramı oluştururken o dönemin fiziğinde yer alan temel parçacıklar bu kuram için yeterli değildi ve elektriksel yük taşıyan parçacık gerekliydi.

Şimdi de bilincin kuramı oluşturulurken de benzer bir durum var.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bu bir anket sorusuysa yanıtım madde bilinci oluşturur olacak.

Yok eğer konuyu irdeleyeceksek, maddeden soyut bir bilinci nerede gördünüz de böyle saçma bir soru soruyorsunuz demek lazım. Siz hiç madde yaratan bir bilinç gördünüz mü? Bu saçma kanıya nerden varıyorsunuz? Önce bir bunu açıklamanız gerekir.

Biz açıkça görüyoruz. Gözümüzün önünde madde organize olarak bilinç kazanıyor. Ne kadar iyi organize olursa bilinç düzeyi o kadar yükseliyor. Buna da evrim diyoruz. Bu bilimsel bir gerçek. Maddeden soyut bir bilinç olduğu ve madde yarattığı ise bir safsata. En küçük bir kanıtı yok. Teoremi bile yok. Böyle bir öngörüye yol açacak en küçük bir ipucu bile yok. Bu şöyle olur diye bir yordamı bile yok. Öyleyse bu safsataya inanılır mı?

Dürüst olup "ben materyalizme inanmıyorum, safsataya inanmak bana daha tatlı geliyor, uyuşturucu gibi kafa yapıyor, hayal görüyorum ve uyanmak da istemiyorum" diye harbiden itiraf etmek lazım. Bunun başka açıklaması yok çünkü.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Kaynak teorileri belirttim, okumaya, anlamaya zahmet eden varsa, değerlendirelim.

Bu alanda çalışmaları, araştırmaları olanlar varsa aramızda fikirlerini sunarlarsa faydalı olabilir.

Safsata, şu bu kısımları ile öğrenmeye yönelik birşey çıkmaz.

Sırf maddenin organizasyonu olarak kabul edersek, etrafımızdaki herşeye maddenin organizasyonu diyebiliriz. Çimento kamyonu da bir maddenin organizasyonu ise bilinç veya öncü bilinç sahibi olabilir mi? Okyanuslar bir bilinç veya öncü bilinç sahibi olabilir mi? Bu durumda bilinç nasıl bir organizasyon olursa ortaya çıkar, robotların bilinçli olma ihtimali var mı? Tek hücreli terliksi hayvan bilinç sahibi değil midir? vs...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bir insan materyalist düşünmeye karar vermedikten sonra düşüncede yol alması olanaksızdır. Bu bir ilk ön koşul. Eğer düşün serüvenine atılırken idealizme saplanırsa yol bitmiştir. Artık hayaller, sanrılar, tanrılar, cinler, periler birbiri ardına sökün eder. Zihin felç olur. Sağlıklı hiçbir düşünce üretemez. İdealizm bataklığına saplanan bir kişiden sağlıklı bir düşünce beklemek eşeğin ardında parfüm kokuları beklemekten farksızdır. O kişinin peşini bir bırakacaksınız. İstediği yere gitsin. Siz peşinden gitmeyeceksiniz. Bu budur.

Materyalist olmadan yol alınmaz. Bu bir yol kavşağı ve temel bir tercih. Bu tercihte yanılmak, bir daha doğruyu hiç bulamamaya yol açar. İdealizme saplanmanın tek çıkışı vardır. Bu yol çıkmaz sokak diye geri dönüp materyalizm tercihi ile yola tekrar çıkmak. İdealizmde ne kadar ilerlenirse bataklığa o kadar saplanılır ve geri dönmek o kadar zorlaşır.

Tabii materyalizmi tercih edince her şey bitip hidayete erilip bir şey olunmaz. Bu daha ilk çıkış noktası. Bundan sonra yola nasıl devam edileceği de önemli. Bundan sonra bilim ve felsefe kanatları ile yola devam etmek gerek. Bunlardan birisi yeterli, diğerine ihtiyaç yok diye bir yanılsamaya düşmek yolda kalmaya neden olur. İkisi de gereklidir. Birbirlerinin yerini tutamazlar. Çalışma yöntemleri farklıdır.

Felsefeye soracağınız soruyu bilime, bilime soracağınızı felsefeye sormayacaksınız. Hangi soruyu hangisine soracağınızı bileceksiniz. Hangi konuyu hangi alanda araştıracağınızı bileceksiniz. İkisiyle de araştırabilirsiniz ama hangisiyle nasıl araştıracağınızı bileceksiniz.

Örneğin tanrı bilimin konusu değildir. Ama bilimin tanrı ile ilgili yapacağı hiçbir çalışma yok mu? Olmaz olur mu, elbette var. İnsanlar arasında tanrıya neden, hangi gerekçe ile inandıklarını sorgulayan bir anket çalışması yapmak ve sonuçlarını değerlendirmek gibi. Tanrı inancının psikolojik ve sosyolojik etkilerini araştırmak gibi. Tanrı inancının tarihsel arka planını araştırmak gibi. Coğrafi bölgesel tanrı inançlarını kıyaslamak gibi.

Tanrı olabilir mi, bu mümkün mü sorusunu ise felsefeye soracaksınız. Bilime tanrı var mı yok mu diye sorarsanız ya yanıt vermez, ya da yoktur der. Tanrı vardır diyen bilim bir kere olmaz. Bu elde var bir. Bilimin bu soruya vereceği en politik yanıt, “varlığı hakkında elde bir kanıt yoktur” şeklinde olmalıdır. Olabilir bile dese bilim olmaktan çıkar. O artık bir safsatadır. Orada bilim yoktur. Tanrı olabilir diyen bilim olamaz, o bir yalancı, kendini bilim diye yutturan bir safsatadır.

Diyeceğim, kriterler belli… Gerçeği nasıl, hangi yöntemlerle arayacağımız belli. Hiçbir konuda olmadığı gibi bu konuda da hiçbir belirsizlik yoktur.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Kuantum fiziği bilincin temel olabileceğini işaret ediyor.

Şöyle düşünün;

Maxwel, elektromanyetik kuramı oluştururken o dönemin fiziğinde yer alan temel parçacıklar bu kuram için yeterli değildi ve elektriksel yük taşıyan parçacık gerekliydi.

Şimdi de bilincin kuramı oluşturulurken de benzer bir durum var.

Olay coktan tamamlanmis. once madde sonra bilinc olustu. Gozlemlediklerimiz neden birbiri ile uyusuyor saniyorsunuz? bir dinozor fosili varsa demekki biz yokken onlarr vardi. biz bakinca olusmadi :)

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

vitamin;

Bilinç derken neyi kast ediyorsun?

Enerjiyi manüple eden yasaları mı?

Bazı tanımların netleşmesi gerekir diye düşünüyorum.

Bilinç kelimesini duyduğumda aklıma gelen ilk şey, düşünme ve farkındalık yetilerinin toplamı.

Yani kısaca bir insan bilinci.

İlk aklıma gelen ile düşünmeye başladığımda, bir bilinç olabilmesi için de önce insan veya konuya angaje edersek madde olması lazım.

Bilinç tanımına göre madde tanımı da değişirse, ilk önce madde mi bilinç mi diye tartışılabilir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Kuantum teorisi Allah'ı ve ahireti ispatlıyor

Teknoloji ve ilim ilerledikçe vahiy, ilahi mesaj dahada netleşiyor, daha iyi anlaşılıyor ve doğruluğu ispatlanıyor.

Modern ilim deyince akla kuantum fiziği gelir.
Newton gibi fizikçilerin teorilerini alt-üst eden kuantum fiziği gün geçtikce doğrulanıyor.
Yaşadığımız dünyanın sadece mekanik olmadığını, herşeyin hareket ve gelip-geçici olduğunu ispat eden kuantum fiziğine biraz değinelim.

Bu teoriye göre en küçük moleküller hareket içinde. Yerinde durmuyorlar, titreşim içindeler ve sürekli hareket ediyorlar.
Üstelik dünyanın bir ucundaki kuant ile başka bir gezende olan bir kuant irtibat ve iletişim halinde.
Her an kuantlar birbiriyle iletişim halindeler. Bu şekilde bütün kainat oluşuyor.
Dünyanın herhangi bir yerinde bir parçacıkta bir deney yapıldığında, galaksinin başka bir ucunda da olsa
– hatta milyonlarca ışık yılı uzaklıkta da olsa -
bu parçacıkla bağlı olan parça da etkileniyor. Ve bu aynı anda (!) oluyor. Buna kuantum telepatisi deniliyor.

Bu dualizm sadece şuan mevcut olan maddelerde değil, ölmüş, yok olmuş olanlarda da geçerli.
Kuantum teorisine göre fiziki olarak kanıtlanan bir „ruh“ var. Bu ruhun başka bir alemde devamla var olduğu öne sürülüyor.
Albert Einstein zamanında bu ruhu keşfetmiş
fakat o zamanın şartları ile ne olduğunu tarif etmekte zorluk çektiği için „uzaktan garip bir eylem“ olarak nitelendirmiş.
Viyanalı kuantumfizikçisi Prof. Anton Zeilinger ise bu ruhun varlığını ve başka bir alemde devam yaşadığını ispat etti.
Araştırmacıların kuantkodu dedikleri bu eylem madde ve ruhu birleştiren bir kod.
Dolayısıyla başka bir alemin var olduğunu ve bu alemin bizim şimdiki alemimizi kuşattığını düşünüyorlar.

Teorinin en önemli yanı, kuantlar saniyede binlerce defa gelip gidiyorlar.
Yani bizim aslında gördüğümüz maddeler yerinde durmuyorlar,
saniyede binlerce defa belli kuantlar gidip geliyorlar, yani bozulup yeniden oluşuyorlar.
Önümüzdeki masanın, yediğimiz yemeğin, konuştuğumuz insanın,
şuan okuduğumuz bu yazının bazı parçaları saniyede binlerce defa gelip-gidiyor, yok olup, yeniden oluşuyor,
kuantlar başka bir yere gidip, yeni kuantlar tekrar o varlığı oluşturuyor.
Gözümüzün bunu algılaması mümkün değil.
Çünkü insan saniyede ancak 24 kare görebilir.
Bu nedenle çizgi filimlerde saniyede 24 kare çizilir – ki çizgi filim akıcı görünsün.

Bir kuant kaybolduğu zaman başka bir yerde yeniden var oluyor.
Yani bir elmayı oluşturan kuantlar kaybolduğunda başka yerde bir ekmeği oluşturabiliyorlar.
Bu şekilde kainattaki bütün varlıklar sürekli bir varlık-yokluk arasında gelip gitmekde.

Bahsettiğimiz bu veriler bizlere kainat hakkında önemli ipuçları veriyor:

Evrim diye birşey mümkün değil.
Çünkü madde dediğimiz şey saniyede binlerce defa yok olup var olduğuna göre, gelişme diye birşey imkansız oluyor.
Bu sayede hiçbirşeyin evrimleşmeye imkanı dahi yok.
Bu nedenle kuantumfiziği evrim teorisini tamamen yok sayıyor.

Herşeyin aniden ve yokluktan yaratıldığını ispat ediyor.
Çünkü kuantlar her saniyede gidip geliyorlar, süratle varlık alemine girip çıkıyorlar ve bu şekilde varlıkları oluşturuyorlar.
Kainatta olan varlıkların hepsi her an yeniden diriliyor, haşrediliyor.
Yani her an gözümüzün önünde yeniden yaratılıyor, adeta bir kitabın okunduğu zaman yazılması gibi bir kudret sergileniyor.
Bunun ise tesadüf ile olabilme imkanı sıfır.
Demekki bu işlemi bilen, gören ve organize eden birisi olması gerekiyor.
Eğer bir düzen var ise, bir iradeci de olsa gerek.

Bütün kuantlar birbiriyle irtibat halinde olması gerekiyor.
Her partikül diğer partiküllerin ne yaptığını adeta biliyor.
Bu nedenle kainattaki sistem birbiriyle bağlı olarak çalışıyor.
Evren tek ve bölünmez bir bütün haline geliyor.
En küçük bir parça en büyük bir parçanın özelliklerini taşıyor.
Yani masadaki kuant, Amerika´daki Johnny´in üzerindeki kuantlar ile irtibatlı.
Kainattaki bütün gezegenler ve galaksiler ve içlerindeki herşey kuantlardan oluşuyor
ve hepsi birbiriyle muhteşem bir nizam, intizam, organize ve iletişim içinde.
Yoksa kuantlar elma olduklarında elmanın formünü veya armut olduklarında armutun formünü bilmeleri imkansız olurdu.
Bildiklerine göre ve kendilerinde hiç bir şuur, akıl ve fikir olmadığına göre, onları gören, bilen, organize eden ve onlara sözü geçen başka biri olmalı.
Hepsi o aynı kaynaktan emri alıyorlar ve uyguluyorlar.

Zeilinger´in „ruh“ ispatı, başka bir alemin, yani ahiretin varlığını ispat ediyor.
O halde varlık alemi de gördüğümüzden ve algıladığımızdan ibaret değildir. İnsan cismen ve madde olarak vefat etse de,
ruh olarak başka bir alemde devam yaşıyor.
Maddeyi ve ruhu, varlığı ve yokluğu birleştiren kuantkodu, aslında ilahi kudretten başka birşey değil.

Madem insandaki zerreler saniyede binlerce defa yok olup var oluyor,
o zaman insanın hayatı da yokluk ve varlık arasında geçen ince bir yolculuktan ibaret.
Her an dökülmeye ve yok olmaya mahkum olan insan bu geçici kuantlara hayatını bağladığı zaman mutlaka huzursuz ve mutsuz olacaktır.
Çünkü her an ölme ihtimali %50. Var veya yok olma ihtimali eşittir.
Her an o giden kuantlar geri gelmeyebilir. Her an yok olan insan, zaten aslında yoktur.
Kendisini var, malik ve sahip olarak hissetmesi hakikati görmemesinden kaynaklanıyor.
Asıl hakikat, kuantları her an binlerce defa yok edip tekrar yaratan,
yani insanı her an binlerce defa öldürüp yeniden yaratan gücün elinde.
Sır orada gizli. Hakikat orada.
O hakikat bir gün insanı oluşturan kuantların tekrar oluşmasına izin vermeyecek
ve bizim “ölüm” dediğimiz süreç başlayacak. Cemil Şahinöz den alıntıdır

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Fiziki evrenin inşa edilme şekli, ruhun varlığına işaret etmeye yeterlidir.
Benim ruhu bulduğum noktalar kuantum mekaniğinin işleyişi ya da kuantum fiziği diyebiliriz,
bunlar, fiziki dünyanın ardında ruhla bağlantılı bir temel olabileceğini gösteriyor.
(7) (Kaliforniya Üniversitesi'nden ünlü parçacık fizikçisi Fred Alan Wolf)

Paul Davies ve John Gribbin, yeni fiziğin materyalizmi tamamen ortadan kaldırdığı gerçeğini şu şekilde özetlemektedirler:
Materyalizme hayat veren bilim olan fiziğin aynı zamanda materyalizmin ölümü için bir sinyal olduğunu söylemek doğrudur.
20. yüzyıl boyunca yeni fizik, bir seri şaşırtıcı gelişme ile materyalist doktrinin temellerini ortadan kaldırdı.
Önce, Newton'un mekan ve zaman konusundaki tahminlerini ortadan kaldıran görecelik kuramı geldi...
ve daha sonra kuantum teorisi geldi ve bizim madde görüntümüzü tamamen değiştirdi.(28)

Fizikçi Fred Alan Wolf ise, materyalizmi artık bilim adamlarının da terk etmiş olduklarını şu şekilde haber vermektedir:
Çoğu bilim adamı da dahil olmak üzere pek çoğumuz, yeni nesnel materyalizmi kabul etmiyoruz.
Kalbimizin derinliklerinde, bizden önceki simyacıların yaptıkları gibi,
tüm evrenden sorumlu olan şeyin, materyalizmden çok daha zengin bir şey olduğuna inanıyoruz.(29)

Delaware Üniversitesi Bartol Araştırma Enstitüsü parçacık fizikçisi Stephen M. Barr, bu gerçeği şu sözlerle ifade etmektedir:
Bilim bizi böyle bir serüvenin içine sürükledi.
Silahlarla, hava balonları ve gemiler ile değil; teleskoplarla ve parçacık hızlandırıcılarıyla donanmış
ve derin matematiğin işaretleri ve sembolleriyle konuşan bilim, bize, çok farklı kıyıları
ve bize oldukça yabancı olan fantastik yerleri getirdi.
Biz evreni incelemeye devam ettikçe, yolculuğun sonuna geldiğimizde
artık birer birer bize tanıdık gelen sınır taşlarını ve en eski evimizin planını kavramaya başladık.
Gerçeği bulmaya çalıştığımız bu yolculuk en sonunda bizi hepimizi içine alan
ve zihinlerimizin derinliklerinde hepimizin ''bir''
ve aynı enerjinin farklı silüetleri olduğumuz gerçeğini fısıldayan
evrensel bir bilincin varlığına (Dini tabirle Allah'a) yöneltmektedir.(30)


28- Paul Davies and John Gribbin, The Matter Myth "Dramatic Discoveries That Challenge Our Understanding of Physical Reality", Touchstone books, 1992, s. 14
29- Fred Alan Wolf, Mind into matter "A New Alchemy of Science and Spirit", 2001, Moment Point Press, s. 6-7
30- Stephen M. Barr, Retelling the Story of Science, http://www.firstthin...icles/barr.html

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Yanlış.

Bigbang yoktan va rolma değildir.

Maddenin/Varlığın (kütleli maddeden bahsetmiyorum, materyalizmödeki tanımıyla geniş kapsamlı ve enerjiyi de içeren madde anlayışından bahsediyorum) şekil, koşul ve kural değiştirmesidir.

Kısaca zaten var olan maddenin (varlığın) olduğundan farklı bir hale gelmesi (önceki hal ile benzer bir özelliğin olduğunu sanmıyorum evrende)

Bunu ikide bir yoktan var olma gibi yansıtmayı bırakın.

İkinci konu da,

Hiçlik diye bir kavram yoktur.

Hiçlik diye bir şey bulamazsınız.

Varlığın neresinden numune alırsanız alın, buna boşluk da dahil, hep varlık vardır.

Boşluğu oluşturan da o madde yapısı (varlık deniyor buna - materyalizmin madde dediği şey).

Örnek vermek gerekirse ortada içinde bir sürü şey gerçekleşen civa gibi bir yapı var. (sıvılığını ya da katılığını ya da formunu kastetmiyorum, maddeyi anlatmaya çalışıyorum)

Sizin vücudunuzla, vücudunuzu saran dış ortam da madde.

Yani başa dönüyoruz.

Materyalizmin binlerce yıl önce yaptığı tanıma.

Herşey Maddedir, Maddeden başka bir şey yoktur.

Bu öyle inançla oluşturulmuş bir fikir değil.

Bu tespit edilen bir gerçek.

Madde olmayan bir şey bulamayacaksınız. Çünkü yok öyle bir şey.

Bilinç de maddenin fenomenlerinden (dolaylı) biri.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Fiziki evrenin inşa edilme şekli, ruhun varlığına işaret etmeye yeterlidir. Benim ruhu bulduğum noktalar kuantum mekaniğinin işleyişi ya da kuantum fiziği diyebiliriz, bunlar, fiziki dünyanın ardında ruhla bağlantılı bir temel olabileceğini gösteriyor.(7) (Kaliforniya Üniversitesi'nden ünlü parçacık fizikçisi Fred Alan Wolf)Paul Davies ve John Gribbin, yeni fiziğin materyalizmi tamamen ortadan kaldırdığı gerçeğini şu şekilde özetlemektedirler:Materyalizme hayat veren bilim olan fiziğin aynı zamanda materyalizmin ölümü için bir sinyal olduğunu söylemek doğrudur. 20. yüzyıl boyunca yeni fizik, bir seri şaşırtıcı gelişme ile materyalist doktrinin temellerini ortadan kaldırdı. Önce, Newton'un mekan ve zaman konusundaki tahminlerini ortadan kaldıran görecelik kuramı geldi... ve daha sonra kuantum teorisi geldi ve bizim madde görüntümüzü tamamen değiştirdi.(28)Fizikçi Fred Alan Wolf ise, materyalizmi artık bilim adamlarının da terk etmiş olduklarını şu şekilde haber vermektedir:Çoğu bilim adamı da dahil olmak üzere pek çoğumuz, yeni nesnel materyalizmi kabul etmiyoruz. Kalbimizin derinliklerinde, bizden önceki simyacıların yaptıkları gibi, tüm evrenden sorumlu olan şeyin, materyalizmden çok daha zengin bir şey olduğuna inanıyoruz.(29)Delaware Üniversitesi Bartol Araştırma Enstitüsü parçacık fizikçisi Stephen M. Barr, bu gerçeği şu sözlerle ifade etmektedir:Bilim bizi böyle bir serüvenin içine sürükledi. Silahlarla, hava balonları ve gemiler ile değil; teleskoplarla ve parçacık hızlandırıcılarıyla donanmış ve derin matematiğin işaretleri ve sembolleriyle konuşan bilim, bize, çok farklı kıyıları ve bize oldukça yabancı olan fantastik yerleri getirdi. Biz evreni incelemeye devam ettikçe, yolculuğun sonuna geldiğimizde artık birer birer bize tanıdık gelen sınır taşlarını ve en eski evimizin planını kavramaya başladık. Gerçeği bulmaya çalıştığımız bu yolculuk en sonunda bizi hepimizi içine alan ve zihinlerimizin derinliklerinde hepimizin ''bir'' ve aynı enerjinin farklı silüetleri olduğumuz gerçeğini fısıldayan evrensel bir bilincin varlığına (Dini tabirle Allah'a) yöneltmektedir.(30)28- Paul Davies and John Gribbin, The Matter Myth "Dramatic Discoveries That Challenge Our Understanding of Physical Reality", Touchstone books, 1992, s. 1429- Fred Alan Wolf, Mind into matter "A New Alchemy of Science and Spirit", 2001, Moment Point Press, s. 6-730- Stephen M. Barr, Retelling the Story of Science, http://www.firstthin...icles/barr.html

Alkislarla mi yasiyosun sen kemalim? tarihinde BabyKnightt tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.


Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.


Giriş Yap

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.